Zonguldak ili ve ilçeleri

07 Mayıs 2017 Yazan  
Kategori ŞEHİRLER VE İLÇELER

Zonguldak ili hakkında tüm bilgiler
Yüzölçümü: 8.629 Km²
Nüfus: 601.567 kişi (2014 ) yılı verilerine göre
İl Trafik No: 67
Zengin tarihi bir geçmişi olan göz alabildiğince yeşili, bin yıllık mağaraları, doğal ve tarihi güzellikleriyle Zonguldak görülmeye değer bir ildir.

Batı Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Zonguldak, doğusunda Karabük, batısında Düzce ve Karadeniz, güneyinde Çankırı ve Bolu, kuzeydoğusunda Bartın, Kuzeyinde de Karadeniz ile çevrilidir. İl toprakları dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip olup, akarsu vadileri ile yer yer derin şekilde parçalanmış, orta yükseklikteki alanlardan oluşmuştur

İSMİNİN KAYNAĞI
Zonguldak adının kaynağına ilişkin değişik söylentiler vardır. Bu söylentilerden birine göre; kent merkezinin Üzülmez Deresi’nin ağız kısmında yer alması ve derenin ilk çağda “Sandra” adıyla anılması, burada kurulan yerleşmenin de “Sandaraca” adını taşıması nedeniyle, zamanında bu adın Zonguldak’a dönüşmüştür. Diğer söylentiye göre de, yörenin sazlık ve bataklıklarla kaplı olması ve bunun yörede “Zongalık” olarak adlandırılmasına bağlı olarak, sözcüğün zamanla değişerek bugünkü halini aldığı şeklindedir. Bir diğer söylentiye göre ise kent adını, ocakları ilk eşleten Fransız ve Belçika şirketlerinin kentin hemen yanındaki Göldağı mevkiini nirengi noktası almaları sonucu, Göldağı kesimi ya da bölgesi anlamına gelen “Zone Ghuen Dagh”ın Türkçe okunuşundan almıştır.

TARİHÇESİ
Zonguldak yöresinin tarih öncesi çağları ile ilgili bilgiler tam bir kesinlik kazanamamıştır. MÖ.VI.yüzyılın başlarında Megaralı Kolonistler Karadeniz kıyılarında bir takım ticari kentler ve iskeleler kurmuşlardır. Bunların başında Herakleia Pontika (Krdz.Ereğlisi), Teion (Filyos-Hisarönü), Sesamos (Amasra) ve Kromnay gelmektedir. Bu yerleşim alanları ve iskeleler yüzyıllar boyunca önemini korumuştur.

Antik Çağlarda Bithynia ile Paplagonia’nın kesiştiği noktada bulunan Zonguldak yöresinde Frig (MÖ.1200/750-676), Kimmer, Pers (MÖ.555-333), Makedonya (MÖ.IV.yüzyıl), Bithynia ve Pontus Krallığı ( MÖ.IV.-I.Yüzyıl), Roma (MS.I.-IV.yüzyıl) ve Bizans (MS.IV.-XIII.yüzyıl) dönemlerinde yerleşimler olmuştur. Bu dönemlere ait kalıntılar günümüze kadar gelmiştir.

Zonguldak yöresi Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Kutalmışoğlu Süleyman Şah ve kardeşi Mansur’un akınlarına uğramıştır. Emir Karatekin 1084’te Karadeniz Bölgesi’ndeki yerleşim alanları ile birlikte Zonguldak’ı da ele geçirmiştir. Ardından Bizanslılar yeniden yöreyi ele geçirmişlerdir. Anadolu Selçuklularının çöküşünden sonra Kastamonu ve Zonguldak yöresinde bir beylik kuran Hüsamettin Çoban Bey Zonguldak yöresini tamamen egemenliği altına almıştır. Bu arada Cenevizliler ve Bizanslılar sürekli buraya akınlar düzenlemişlerdir. Candaroğulları yöreyi ele geçirdilerse de o dönemdeki siyasi karışıklıktan ötürü Zonguldak’ı alamamıştır. Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlı topraklarına katılmış, ancak Ankara Savaşı’ndan (1402) sonra Timur yöreye hakim olmuştur. Timur’un Anadolu’dan çekilmesinden sonra Çelebi Mehmet 1413’te Osmanlılarda bütünlüğü sağlamıştır. Yöre, Fatih Sultan Mehmet zamanında, 1460’ta kesin olarak Osmanlı topraklarına dahil olmuştur.

XVIII.yüzyılın ikinci yarısında Şile’den Cide’ye kadar olan Karadeniz kıyılarındaki bir çok iskele “hatab (odun) iskelesi” ismini taşıyordu. Bunlardan belli başlıları; Karasu, Ereğli, Filyos, Bartın, Amasra ve Cide’de bulunuyordu. Bugünkü Zonguldak’ın il merkezinin bulunduğu yer Ereğli’ye bağlı Tahta İskelesi’nin çevresinde İstanbul’a gönderilecek kereste depoları bulunuyordu.

XIX.yüzyılda Zonguldak’ta taşkömürü yataklarının bulunması ve üretime geçilmesi ile birlikte Zonguldak önem kazanmıştır. 1899’da kaza merkezi yapılmış, yabancı şirketlerin Kozlu’daki yönetim merkezleri 1909’da buraya taşınmıştır. Zonguldak’ın Belediyesi 1899’da kurulmuştur. Bu dönemde Kastamonu vilayetine bağlı, Kastamonu merkez sancağı ile Bolu sancağının sınırları içerisinde bulunuyordu. I.Dünya Savaşı sırasında Zonguldak Limanı Rus donanması tarafından bombalanmıştır. Mondros Mütarekesi’nden sonra (30 Ekim 1918) taşkömürü üretim bölgesini ele geçirmek amacıyla Fransızlar 8 Mart 1920’de Ereğli ile birlikte Zonguldak’ı da işgal etmişlerdir. Fransız birlikleri 21 Haziran 1920’de yöreden çekilmiştir. TBMM 1920’de Zonguldak’ı bağımsız Mutasarrıflık yapmış, sancakların kaldırılmasından sonra da, 1924’te il konumuna getirilmiştir.

COĞRAFYASI

Oldukça engebeli bir arazi üzerine kurulmuş olan kent topraklarının önemli bir bölümünü, akarsu vadileriyle yer yer derin bir biçimde parçalanmış alanlar ve orta yükseklikteki dağlar oluşturur.

Bol yağışlı bir iklime sahip olan Zonguldak, akarsular bakımından da oldukça zengindir. Filyos Irmağı, Devrek Irmağı, Alaplı Irmağı, Gülüç Çayı ve Üzülmez Dereleri ilin en önemli akarsularıdır. Karadeniz Ereğlisi’ nde Kızılcapınar ve Gülüç, Merkez’de Ulutan baraj gölleri ile Karapınar’da

Çobanoğlu, Çatalağzı’da ise Dereköy göleti ilin yapay gölleridir.

İl topraklarının % 52’si ormanlarla kaplıdır. Yörenin yüksekliklerinde iğne yapraklı, daha aşağılarda yayvan yapraklı, akarsu kenarlarında ise kavak, söğüt gibi ağaçlar bulunmaktadır. Bu ana yeşil dokuyu bol çeşitli orman altı bitki türleri tamamlamaktadır. Zonguldak’ da Karadeniz iklimi görülmektedir. Mayıs – Ağustos ayları arasındaki ortalama deniz sıcaklığı 20 C’ dir

Zonguldak Kuzey Anadolu Dağları’nın batı kesimini oluşturan Karadeniz’e paralel iki sıra dağlarla engebelenmiştir. Kıyı dağlarından Küre Dağları ilin kuzeydoğu kesiminde yer alır. Ayrıca kuzeyini kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan Zonguldak Dağları, batı ve güney kesimini de Akçakoca Dağları kaplamaktadır. Zonguldak Dağlarından olan Göl Dağı 771 m.ye, Akçakoca Dağlarından da Orhan Dağı 905 m. ile ilin en yüksek kesimleridir. Bunların dışında Baçaklıyayla Tepesi (1.637 m.), Soğukoluk Tepesi (1.268 m.), Göktepe (1.416 m.), baba Dağı (1.120 m.), Kızıl Tepe (Kızıltaş) (1.468 m.), Atyaylası Tepesi (710 m.), Kantar tepe (905 m.), Orhan Tepe (920 m.), Arkut Dağı’nın (Gökçeler Dağı) kuzey uzantıları ve Keltepe (1.999 m.) ilin diğer engebeleridir.

İlin en önemli limanının bulunduğu Ereğli geniş bir koy konumundadır. Baba Burnu, Hisar Burnu Zonguldak’ın Karadeniz’e yönelik çıkıntılarıdır.

Karadeniz sahilinde, Ereğli-İnebolu arasındaki engebeli arazi Mezozoik çağda oluşmuştur. Bu nedenle de birçok yerde kömür içeren tabakalar yüzeyde kendini gösterir. Kretesinin altındaki karbonifer şeridi 160 km. uzunluğundadır. Filyos Çayının batısında kalan Zonguldak-Kozlu-Kandilli “Batı Kömür Havzası” Filyos Çayının doğusundaki pencereler “Doğu Kömür Havzası” adını alır. Azdavay ve Söğütözü gibi doğu kömür havzasına ait yerlerde prodüktif kömür damarlarına rastlanmaktadır.

Zonguldak’ın büyük bir bölümünü kaplayan dağlık alanların dışında kalan alanlar platolarla kaplıdır. Başlıca vadiler; Filyos Çayı Vadisi, Alaplı Irmağı Vadisi, Gülüç ırmağı Vadisi ve Üzülmez Deresi Vadisidir. İlin engebeli yapısından ötürü düzlük alanlar fazla değildir. Karadeniz kıyılarında kıyı düzlükleri bulunmamaktadır. Yalnızca Çaycuma ve Ereğli’de akarsu vadi tabanlarının genişlediği kesimlerde küçük ovalar bulunmaktadır.

Zonguldak su kaynakları bakımından oldukça zengindir. Filyos Çayı dışında büyük akarsular olmamasına rağmen, küçük akarsular il topraklarını parçalamıştır. Üzülmez deresi, Gülüç Deresi, Alaplı Çayları il topraklarındaki küçük akarsuları da toplamaktadır. Doğal bir gölü olmayan ilde, Gülüç, Ulutan ve Kozlu Baraj gölleri sulama amaçlı kullanılmaktadır. Ayrıca Çatalağzı’nda Dereköy, Karapınar’da Çobanoğlu göletleri ilin yapay gölleridir.

İKLİMİ

Zonguldak’ta Karadeniz iklimi hüküm sürmekte olup, her mevsim yağış almaktadır. En fazla yağış sonbahar ve kış mevsimlerinde görülür. Denizden iç kesimlere doğru gidildikçe, iklim biraz daha sertleşir. Yıllık yağış ortalaması 1234.96 mm., en yağışlı aylar 148.65 mm., Aralık ve 141.72 mm. ile Ocak aylarıdır. Yağışlar kıyılardan iç kesimlere doğru gidildikçe hem azalmakta hem de yağmurdan kara dönüşme özelliği göstermektedir.

İl topraklarının büyük bir bölümü ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlarda kayın, meşe, kestane, çınar, ıhlamur ve kızılağaç, gürgen, karaçam, sarıçam, kızılçam ağaçları bulunmaktadır. Akarsu kenarlarında da söğüt ve kavak ağaçları vardır. Bitki örtüsü bakımından çok zengin olan ilde, her çeşit bitkiye rastlanmaktadır.

EKONOMİ

Zonguldak’ın ekonomisi madencilik, sanayii, tarım, hayvancılık ve balıkçılığa dayalıdır.Zonguldak ilinin ekonomisi mâdenciliğe ve sanâyiye dayanır. Ormancılık, hayvancılık ve tarla tarımı ikinci önemli bir kaynaktır. İl sınırları içinde zengin kömür (kara elmas) yatakları bulunur. Bunlara dayalı demir-çelik fabrikaları ve bunlara bağlı yan sanâyii ekonominin belkemiğidir. Zonguldak bir nevi işçi şehridir.

Tarım: Zonguldak il ekonomisi büyük ölçüde mâdenciliğe ve sanâyiye dayanmasına rağmen, faal nüfûsun yarısı tarım sektöründe (tarım, ormancılık, avcılık ve hayvancılıkta) çalışır.

Ormanlar geniş bir bölgeyi kaplamasına rağmen ekili alan azdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, yulaf, mısır, bakla ve fasulyedir. Sebze ve meyvecilik gelişmiş olup, en çok karalahana, hıyar, sakızkabağı, pırasa, ıspanak, armut, fındık, erik, dut, ceviz, kestâne, kızılcık ve kiraz yetiştirilir.

Ekime müsâit alanlar az ve engebeli olduğu için tarım araçlarının kullanılmasına izin vermez fakat tarımda sulama gübreleme ve modern araçlar kullanılır.

Hayvancılık: Zonguldak ilinde çayır ve mer’a çok az olmasına rağmen hayvancılık (besi hayvancılığı) oldukça gelişmiştir. “Jersey” ırkı inekleri ile sığır cinsi ıslah edilmiştir. Sığır sayısı daha fazladır. Ayrıca koyun, kılkeçisi ve tiftik keçisi beslenir. Tavukçuluk ve arıcılık gelişmiştir.

Zonguldak ilinde balıkçılık da önemli yer tutar. Zonguldak ve Bartın kıyılarının açıkları hamsi sürülerinin yuvalandığı yerlerdir. Ereğli ve Amasra’da balıkçı barınakları vardır. Bu ilde hamsinin yanında kalkan, istavrit, palamut, mezgit, lüfer ve torik de avlanır.

Ormancılık: Zonguldak ili orman varlığı bakımından çok zengin sayılır. 540.000 hektara yakın orman ve 30.000 hektara yakın fundalık alanı vardır. Orman içinde 254 ve orman kenarında 269 köy vardır. İl genelinde bol miktarda sanâyi odunu ve yakacak odunu elde edilir.

Mâdenler: Zonguldak ili mâden kömürü bakımından Türkiye’nin en zengin ilidir. Mâden kömürü Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumunun Ereğli Kömür İşletmesi tarafından çıkarılır. Faal nüfûsun % 15’i ve 50.000’e yakın kişi mâden çıkarma işlerinde çalışır. Mâden kömürü çıkarılan üretim havzasında 14 milyar ton kömür rezervi vardır. Zonguldak ilinde zengin mâden kömürü yanında demir, manganez, barit, kalker, dolamit, kuvarsit, alüminyum ve kil de bulunmaktadır.

Kömür yatakları Ereğli’nin doğusunda Köseağzı yakınından başlar, Kozlu, Zonguldak, Kilimli arasında büyük damarlar hâlinde bulunur. Çatalağzı bölgesinde yer yer kaybolur. Kömür havzasının boyu 180 km, eni 50 km’dir. 1829’da bulunan kömür 20 sene sonra işletilmeye başlanmıştır. Bu bölgedeki kömürün enerjisi bol, kalitesi üstün ve dünyânın en iyi cins taşkömürleri arasında yer alır. Senelik istihsal 10 milyon tona yakındır. Devrek’te bakır ve Çaycuma’da volfram çıkarılır.

Zonguldak’ta bir kısmı yer üstünde çalışırken, çok sayıda kişi de yerin çok derinliklerinde mâden kömürünü yer üstüne çıkarmak için çalışır.

Enerji: Zonguldak ilinde kömür artıkları ile çalışan Çatalağzı Termik Santrali vardır. Üretilen elektrik enerjisi Marmara bölgesine ve Batı ve İç Anadolu’ya verilir. Termik Santral, Etibank tarafından işletilir.

Sanâyi: Zonguldak ili sanâyi bakımından İstanbul, Kocaeli ve İzmir’den sonra gelir. Zengin mâden kömürü, enerji santrali, liman şehri oluşu, gür orman varlığı, başta demir-çelik tesisleri olmak üzere pekçok sanâyi tesisinin kurulmasına ve ilin ileri bir sanâyi bölgesi hâline gelmesinin başta gelen sebebi olmuştur. Zonguldak limanı 1893’te yapılmıştır. Karabük Demir-Çelik Fabrikasının yapımına 1937’de başlandı. 1948’de Karadeniz Ereğlisi limanı yapıldı. 1949’da Filyos Ateş Tuğla Fabrikası açıldı. Eskiden beri Ereğli ve Bartın’da bulunan büyük tekne tersâneleri geliştirildi. Çok sayıda, mobilya fabrikaları, kireç, kâğıt ve bisküvi fabrikaları; 1970’ten sonra artan özel sektöre âit fabrikalar önemli sanâyi kuruluşlarıdır.

Çaycuma’da Türkiye’nin üçüncü büyük kâğıt fabrikası, yem fabrikası, deri ve kösele atölyeleri, CDK Demir Sanâyi Koll, Şti., Devrektaş, Çaytaş, Dokap Orman Ürünleri işleten fabrikalar bulunmaktadır.

İlin en önemli sanâyi kuruluşları Karabük Demir-Çelik İşletmeleri (KDÇİ) ile Ereğli Demir Çelik İşletmeleri (Erdemir)’dir. Türkiye’de ağır sanâyiinin kalbi Ereğli ve Karabük’te atar. Ereğli’deki tesisler Ortadoğu’nun en büyük tesisleridir. Karabük’teki fabrika genel olarak inşaat demiri, pik boru benzeri yuvarlak maddeler, Ereğli saç levhalar, teneke gibi yassı maddeler îmâl eder.

Ulaşım: Karayolu: Milletlerarası E-5 karayolunun İstanbul-İzmit-Bolu-Ankara bölümü Gerede yakınından ayrılan Devrek-Çaycuma ile Zonguldak’a ulaşır. Karasu’dan îtibâren Karadeniz’e (kıyıya) paralel olarak uzanan yol Adapazarı’ndan ayrılan bir yol ile birleşerek E-5 karayoluna bağlanır. Gerede yakınından ayrılan diğer bir yol Karabük-Safranbolu-Bartın-Kurucaş’a ulaşır. Bu hat üzerindeki yerleşim merkezleri de Gerede vâsıtasıyla E-5 karayoluna bağlanır.

İl sınırları içinde devlet yolları uzunluğu 1003, il yolları 490 km olup, bu yollar oldukça iyi kalitededir. 3000 km yol vardır (1994).

Demiryolu: Ankara-Kayseri hattından ayrılan Çankırı ilinin güneydoğu ve güneybatı doğrultusundan geçerek Eskipazar’ın kuzeyinde Zonguldak il topraklarına giren hat; Karabük-Çaycuma-Bartın ilçelerinden sonra kıyıya paralel giderek Zonguldak’a ulaşır. Ankara-Zonguldak arasında hergün Kara Elmas Ekspresi karşılıklı olarak çalışır. Ayrıca Zonguldak-Karabük, Zonguldak-Çaycuma ve Zonguldak-Gökçebey arasında karşılıklı olarak günde 3 posta treni sefer yapar.

Denizyolu: 1953’te işletmeye açılan Zonguldak limanı 460 m uzunlukta ve 25 m genişlikte kuzey mendireği ile 412 m uzunlukta ve 12 m genişlikte güney mendireği vardır. Aynı anda 7 gemi doldurma ve boşaltma yapabilmektedir. Rıhtımlarda havzada üretilen kömür yüklenir ve ocaklarda kullanılacak direkler boşaltılır. Yolcu gemileri ve feribotlar 300 m uzunluktaki rıhtıma yanaşırlar.

Ereğli’de iki ayrı liman vardır. Ayrıca Deniz Kuvvetlerinin 8640 m’lik kapalı ambarı ile Ereğli Kömür İşletmesinin açık kömür depoları da bulunur. Bartın limanında da 1500 m’lik bir kapalı ambar ile yükleme boşaltma kapasitesi 800 ton olan bir liman bulunmaktadır (1994).

Türkiye’deki taşkömürü 1848’den bu yana kullanılmaktadır. İldeki sanayi kuruluşlarının büyük çoğunluğu kömür ve kömür ürünlerine dayalıdır. Ereğli’deki Erdemir Demir-Çelik Tesisleri, Çimento Fabrikası, Çaycuma’daki Kağıt fabrikası, Hisarönü’ndeki Filyos Ateş Tuğlası Fabrikası ve Çatalağzı Termik Santrali başlıca sanayii kuruluşlarıdır.Bunun yanı sıra tuğla, kiremit, mermer, seramik, sunta ve kereste gibi inşaat malzemeleri üreten atölyeler ile Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun işlettiği ocaklar bulunmaktadır.

İlde yetiştirilen tarımsal ürün olarak; arpa, buğday, mısır, patates olmak üzere sebze ve kivi, ceviz gibi çeşitli meyve yetiştirilmektedir. Son yıllarda sera sebzeciliği gelişme göstermiştir. Hayvancılıkta ise yüksek kesimlerde koyun, kıl keçisi ve Ankara keçisi yetiştirilir. Kırsal alanlarda da sığır ve manda besiciliğinin yanında tavukçuluk ve arıcılık da yapılmaktadır. Hayvancılığa bağlı olarak süt, peynir, yoğurt üretilmektedir. Kıyı kesimlerinde balıkçılık yapılmakta olup ilin ekonomisinde önemli bir yeri vardır. Türkiye’nin balık üretiminin büyük çoğunluğu buradan sağlanmaktadır.

Orman yönünden zengin olan ilde; halkın belirli bir kesimi ormancılıktan sağlamaktadır. Özellikle bu ormanlardan elde edilen maden direği ocaklarda kullanılmaktadır. Ayrıca ilde halı ve kilim tezgahlarında dokumacılık, Devrek’te baston yapımı gibi küçük el sanatları da ekonomisinde etkilidir. Son yıllarda yayla turizmi, dağcılık, mağaracılık ve av turizmi yaygın biçimde yapılmaya başlanmıştır.

TURİZM

İl sınırları içinde bulunan en önemli antik kentler Ereğli (Herakleia Pontike) ve Filyos (Teion)’dur. MÖ VI. yüzyılda Frig soyundan gelen Marian dinlerce kurulan ve önemli bir ticari iskele (emperion) durumunda olan Ereğli adını mitolojinin ünlü kahramanı Herkül’den (Herakles) almıştır. Kent Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerinde de önemini korumuştur. Cehennem ağzı Mağaraları’nın bulunduğu Acheron Vadisi Ören yeri başta olmak üzere, Hellen, Roma, Bizans ve Osmanlılar döneminin ürünleri olan sur kalıntıları, Ereğli kalesi, Herakles (Herkül) sarayı, Çeştepe fener kulesi, Bizans su sarnıcı, Krispos anıt mezarı, Bizans kilisesi, Ayasofya Kilisesi ve Halil Paşa Konağı yörenin önemli tarihsel kalıntılarıdır. İlin diğer antik kenti durumundaki Filyos ise antik dönemde Teion (ya da Tion) olarak bilinmektedir. Yöredeki kalıntılar, Roma, Bizans ve Ceneviz dönemi izlerini taşır. Antik liman, kale, su kemerleri, açık hava tiyatrosu ve kilise kalıntıları bu dönemlerden kalmıştır.

AKARSULARI

Akarsular: Zonguldak ili akarsu bakımından oldukça zengindir. Başlıca akarsuları: Filyos Çayı, Köroğlu Tepesinden gelen Gerede Çayı ve Bolu’dan gelen Bolu suyu ile beslenir. Zonguldak içinden geçerken Soğanlı ismini alır. Karabük’te Araç Çayı ile birleşir. Hisarönü doğusunda Karadeniz’e dökülür.

Diğer akarsular Araplı Irmağı, Üzülmez Deresi ve Gülünçırmak gibi küçük akarsulardır. Göller: Zonguldak ilinde önemli tabiî ve sun’î göl yoktur.

İLÇELERİ

MERKEZ

Merkez ilçe, ilin batısında, 637 kilometrekarelik bir alanda, Türkiye Taşkömürü Kurumu ve Çatalağzı Termik Santralının üretim ve işletme sahalarıyla iç içedir. Karadeniz’de yaklaşık 17 kilometrelik kıyısı olan merkez ilçe, aynı zamanda çevresinde yer alan belde ve köylerin de istihdam, ticaret merkezidir.

Zonguldak, Kozlu, Kilimli ve Çatalağzı’da farklı yerel yönetimler bulunmasına karşın, hem birbirlerine yakınlıkları hem de benzer sorunları yaşamaları nedeniyle, ilgili belediyelerce 1971 yılında Zonguldak Metropoliten Planlama Örgütü kurulmuştur.

Merkez ilçe sınırları içinde kalan toprakların büyük bir bölümü jeolojik yapı, topografik özellikler ve mülkiyetten kaynaklanan sorunlar nedeniyle yerleşime elverişli değildir. Mevcut yerleşimler doğrudan kömür üretim bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Taşkömürü üretiminin yapıldığı maden ocakları, ağırlıklı olarak merkez ilçe sınırları içinde yer almaktadır.

Merkez ilçe sınırları içinde mağara, orman alanları, trekking alanları, termal kaynak, sahil bandı gibi turizme konu olabilecek büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Gökgöl Mağarası, Harmankaya ve Değirmenağzı Şelaleleri, Göldağı, Ulutan ve Milli Egemenlik orman içi dinlenme alanları, Türkali, Göbü, Kapuz ve Ilıksu plajları özellikle yöre halkının rağbet gösterdiği alanlardır.

ALAPLI

İlçe topraklarının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı olan Alaplı ilçesi, Alaplı Irmağı’nın denize döküldüğü alanda kurulmuştur.

İlkçağda Cales adıyla bilinen Alaplı’nın tarihi Kdz.Ereğli ile özdeş olup, kalıcı izler Cenevizlilere dayanmaktadır. Cenevizlilerce ‘Somakol’ (som altın kolları) adı verilen ilçe, 1326’da Orhan Bey zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

Alaplı Irmağı’nın oluşturduğu düzlüklerde buğday, mısır, arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve, fındık, ceviz yetiştirilmekte, büyükbaş-küçükbaşhayvan, kümes hayvanı yetiştiriciliği, kültür balıkçılığı ve kıyılarda deniz balıkçılığı yapılmaktadır. İlçede son yıllarda iplik, tekstil, kereste, boru, profil, un ve fındık işleme fabrikalarının yanında, sandal, tekne ve gemi yapımı gibi endüstriyel faaliyetler de sürdürülmektedir.

Kocaman ve Belediye Plaj Tesisleri, Bölüklü Yayla, Kavukkavla piknik alanı yörenin en önemli turistik çekicilikleridir.

ÇAYCUMA

İlin tarıma en elverişli bölgesi olan Filyos Vadisi içinde yer alan Çaycuma, daha önceleri Çarşamba adıyla Devrek’e bağlı bir bucak iken 1944 yılında ilçe oldu.

Buğday, mısır, arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve (seracılık), küçükbaş-büyükbaş hayvancılık, kültür balıkçılığı, Filyos beldesinde deniz balıkçılığı ilçenin önemli tarımsal ver hayvansal gelirlerini oluşturur.

İlçede, 1970 yılında açılan ve ülkemizin üçüncü büyük kağıt fabrikası ola SEKA Çaycuma Kağıt ve Selüloz Fabrikası, Filyos Ateş Tuğla Fabrikası gibi kamu yatırımlarının yanında, tuğla, kiremit, briket, kireç, kereste, kum-çakıl, un, yem, konserve, süt ürünleri fabrikaları da bulunmaktadır. Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi, Saltukova Havalimanı gibi son dönemde faaliyete giren tesisler, bölge halkının geleceği açısından önem taşımaktadır.

İlçenin en eski yerleşim birimi olan Filyos (Teion, Billaios), Filyos Çayı’nın Karadeniz’e döküldüğü alanda kurulmuştur. Filyos, MÖ 3. yüzyılda ticari amaçla kurulmuş bir Milet kolonisidir. Kent ilkçağda Karadeniz’in kuzeyinden getirilen malların boşaltıldığı önemli bir ticaret merkeziydi. Çeşitli dönemlerde Roma, Bizans ve Cenevizlilerin hüküm sürdüğü beldede kale, açık hava tiyatrosu, su kemerleri, antik liman mendireği gibi kalıntılar bulunmaktadır.

DEVREK

Doğusunda Yenice, batısında Kdz.Ereğli ve Alaplı, kuzeyinde Gökçebey ve Zonguldak, güneyinde Mengen ile komşu olan Devrek, Batı Karadeniz Dağları ile Bolu Dağları arasında kalan dalgalı ve yer yer yüksek bir arazi üzerinde kurulmuştur.

Topraklarının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı Devrek’te doğal yetişen kızılcık, mantar gibi orman altı bitkilerinin yanı sıra buğday, arpa, çavdar, mevsimlik meyve-sebze yetiştiriciliği, seracılık, kümes ve büyükbaş-küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, kültür balıkçılığı, kültür mantarcılığı gibi alanlarda üretim yapılmaktadır.

Kereste, yonga, levha-sunta, mermer, kireçtaşı, çivi, lastik ürünleri fabrikaları yörenin endüstriyel alandaki belli başlı yatırımlarıdır.

Bastonculuk yörenin simgesi olmuş el sanatlarındandır. Yaklaşık yüz yıllık geçmişi olan ve gövdesinde kızılcık, sapında ise genellikle ceviz ağacının kullanıldığı baston yapımcılığı günümüzde daha da geliştirilerek sürdürülmektedir.

Yedigöller Milli Parkı, Bostandüzü orman içi dinlenme alanı ve Milli Egemenlik Parkı yörenin en önemli rekreaktif alanlarıdır. Akarsularda olta balıkçılığı, orman alanlarında ise kara avcılığı yapılmaktadır.

GÖKÇEBEY

Zonguldak-Ankara demiryolu üzerinde bulunan ve geçmişte Tefen Bucağı adıyla Devrek İlçesi’ne bağlı olan Gökçebey, 1990 yılında ilçe olmuştur.

İlçe son yıllarda sanayi alanında görülen yatırımlarla dikkati çekmektedir. Panel radyatör, seramik, yapı elemanları, kum-çakıl, kereste, deterjan, un, çiçekyağı fabrikaları, ilçenin önemli istihdam alanlarıdır.

Pamukdüzü, Kabalaklı, Çamlık gibi yerler yörenin başlıca piknik ve mesire yerleridir. Bakacakkadı beldesinde faaliyete başlayan 100.Yıl Atatürk Hizmet Köyü, yeme-içme tesisleri, konaklama tesis, havuz, spor tesisleri, yürüyüş ve piknik alanları gibi aktiviteleriyle ilimizin en göze çarpan turistik tesisi görünümündedir. Asar Tepesi ve Gaziler Köyünde kale, sütun ve mezar kalıntıları, Hacı Musa beldesinde ise ağaç işçiliğinin ürünü olan Herkime Evleri bulunmaktadır.

KARADENİZ EREĞLİ

Doğal bir liman konumundaki Kdz.Ereğli, Megaralı ve Marıandynli kolonilerce kurulmuş, daha sonra adı Herakleia Pontica olmuştur. Frig, Kimmer, Lidya, Asur, Med, Makedonya, Roma, Bizans, Ceneviz ve Selçuklu uygarlıklarına mekan olan ilçe, 1320 tarihinde Orhan Bey zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

K.Ereğli yakınlarındaki Köseağzı mevkiinde kömürün bulunması ve maden ocaklarının işletmeye açılmasıyla birlikte yöre önem kazanmış, 1960’ta ülkemizin ikinci büyük demir çelik fabrikası olan Erdemir’in açılmasıyla bir sanayi kenti kimliğine kavuşmuştur.

İlçede antik çağdan ve daha sonraki uygarlıklardan kalan birçok tarihsel kalıntıya rastlamak hala olasıdır. Kale, sur duvarları, su kemerleri, deniz feneri, su sarnıcı, Ayasofya kilisesi, Bizans kilisesi, Halil Paşa Konağı, Hoca Nasrullah Efendi türbesi kentin tarihsel / kültürel geçmişinin izlerini taşımaktadır. Yarı tanrı Herakles’in (Herkül) Kerberus’la savaşımına mekan olan Cehennemağzı Mağaraları, hem ilkçağın önemli kehanet merkezi, hem de ilk Hıristiyanların gizli ibadet yeri olması gibi özelliklere sahiptir.

Kent içindeki parklar, Kırmacı,Çeştepe mevkileri, Kızılcapınar ve Gülüç baraj gölü çevresi, Belediye ve Erdemir plajları,Çavuşağzı, Kireçlik, Kandilli sahilleri yöre halkının rağbet ettiği başlıca rekreasyon yerleridir.


Kaydet

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar


1 Yorum yapılmış "Zonguldak ili ve ilçeleri"

  1. fatih vatansever demişki 12 Eylül 10 13:02 

    cok güzel bir yer kdz eregli aynı zamanda askerlik yaptıgım cok güzel anılarımın gectigi unutamıyacagım güzel bir yer ikinci memleketim gibi sevdigim bir yer eregli şirin ve güzel bir yer

Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!