Uçak düştü ( Gerçek hikayeler )

04 Temmuz 2015 Yazan  
Kategori EDEBİYAT, HİKAYE,MASAL,ÖYKÜ,FIKRA

Uçak düştü (Metin Yiğit )
Gerçek hayat hikayeleri…
Karadeniz’in güzel şehirlerinden birine bağlı orman köyünün bir kaç kilometre yakınlarına, beş kişilik küçük bir uçak düşmüştü. Zamanın teknolojisi günümüzdeki gibi gelişmiş olmadığı için uçağın düşmesindende akibetindende uzun sayılacak bir süre kimsenin haberi olmamıştı.

Civarda çobanlık yapan Derviş uçağın düşmesinden bir gün sonra uçağın enkazını gören ilk insan olmuştu. Etrafa saçılmış parçalar, kırılan ağaç dalları ve bir birlerine bir kaç metre aralıklarla tam beş ceset kanlar içinde yatıyordu.

Derviş etrafına bakındı kimseler yoktu. Çevreyi araştırdı. Uçak parçaları yaklaşık olarak bir dönümlük alana yayılmıştı. Gözleri tam ayağının ucunda duran şahane bir kol saatine takılınca heyecanla eğilip saati yerden aldı. Gözleriyle tekrar etrafını süzdü. Bir kaç metre ötedeki ceseti gözüne kestirdi. O yöne doğru ilerledi. Onunda kolundaki saati aldı. Sırasıyla hepsini dolaşıp biri hariç dördünün saatlerini almıştı. Çok aramasına rağmen beşincinin saatini bulamamıştı.

Tekrar etrafına baktı. Aklından geçeni yapıp yapmama konusunda tereddütlüydü. Ama etrafta kimselerin olmayışı onu cesaretlendirmişti. Fazla düşünmeden, bu kez ölülerin tüm ceplerini karıştırıp para ve değerli ne varsa hepsini bulduğu yarı yırtık bir poşete doldurdu. Topladıkları adeta küçük bir servet değerindeydi. Etrafı son bir kez iyice taradı. Para edecek değerde ne varsa taşıyabileceği herşeyi toplamıştı. Hepsini bir seferde taşıyıp götürmesi mümkün değildi.

Yakın civarda bildiği küçük bir mağara vardı. Defalarca gidip gelip topladığı şeyleri mağaraya doldurdu. Çok yorulmuş adeta kan ter içinde kalmıştı. İşi tamamen bitince mağaranın girişini iyice kapatıp oradan hızla uzaklaştı.

Üçgün sonra tekrar kaza yerine geldiğinde cesetlerin yerinde olmadığını gördü. Etrafa yayılan uçak parçaları bir araya toplanmış, en üstüne yeşil bir branda örtülmüş, etrafı kesilmiş ağaç dallarıyla kapatılmaya çalışılmıştı.

Oysa iki gündür uçak haberi tüm ülkede konuşulan en önemli konuydu. Dervişin radyoyla gazeteyle işi olmazdı. Zaten radyo köyde bir iki kişide vardı. Onlarda pil biter korkusuyla ara sıra açıyorlardı.

Günün teknolojik imkanları yetersiz olduğu için olayın fazla bir yankısı olmamıştı., Uçak kazasında ölenlerin yakınları dışında acısını duyan, yasını tutan pek olmamıştı.

Uçak kazazedelerinin ailelerinin nasıl yaşadığını, neler çektiğini kimler bilir bilinmezdi ama hayatı tamamen değişen biri vardı çoban Derviş…

Artış Derviş ağa diyenler vardı kendisine. Anlaşılmaz bir şekilde, ne iş yaptığını kimseler bilmeden zengin olmuştu. Köyün en güzel tarlalarını satın almış, herkesin gözünün kaldığı yeni ev yaptırmıştı. Ahırında onlarca hayvan besliyordu.

Yıllarca varlık içinde yaşadıktan sonra işleri ters gitmeye başlamıştı. Önce kendisi dışardayken şiddetli yağan yağmur evini yaptığı tarla ile birlikte dere yatağına sürüklemiş evi yıkılmıştı. Karısı ve çocuğu sel sularına kapılıp gitmişti.

Bir hafta içinde neyi var neyi yok satıp İstanbul’a gitmek için otobüse binmişti. Yıllardır kimseye faydası olmadan, yaşamıştı. Hiç arkadaşı dostu olmamıştı. Ama bol bol dedikodusu yapılmıştı.
Paraları mendillerin içine sararak ceketinin ceplerine eşit bir şekilde dağıtmıştı. Yol boyunca ceketini hiç çıkartmamıştı. Fakat nasıl olduysa bir mola yerine geldiklerinde ceketini çıkarıp tuvalete gitmişti. Tuvaletteyken bağırışmalar duyunca, nedenini anlamak için, aceleyle dışarı çıktığında gözlerine inanamamıştı.

Yolculuk yaptığı otobüs alev almış yanıyordu. Aklına ceketi gelince adeta şuurunu kaybetmişti. Kimsenin beklemediği bir şekilde yanan otobüsün içine daldı. Ceketini kaptı dışarı çıkmak için hamle yapmış ama ,alevler kendisine hücum etmişti. Derviş dışarı çıkmayı başaramamıştı. Alev alan vücudundaki ateşi korkunç çığlıklar atarak söndürmeye çalıştı fakat başarması mümkün değildi. Yanan otobüsü söndürüp içindeki yolcuyu kurtarmaya çalışanlar geç kalmışlardı.İçerdeki adamın son anda kolundan sıyırıp dışarı attığı saate herkes şaşkınlıkla bakıyorlardı.

Bu hikayenin tüm hakları yazara aittir. Site ve Yazar ismini vererek yayınlayabilirsiniz

H. Metin Yiğit

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar


2 Yorum yapılmış "Uçak düştü ( Gerçek hikayeler )"

  1. İbrahim Saatyapan demişki 21 Ocak 16 06:50 

    Teşekkür Ederim Vermiş olduğun emeğe.Okumak insanın ruhunu aydınlatıyor.Alınacak mesaj gayet açık bir şekilde anlaşılıyor.Zaten yüce kitabımızın ilk emri Oku.Rabbim yolunuzu açık eylesin dualarımızı kabul eylesin işaallah değerli kardeşim.İbrahim Saatyapan Marmara Üniversitesi Şube Müdürü.

  2. Metin Yiğit demişki 21 Ocak 16 20:55 

    Allah sizlerden razı olsun inşallah yazdığınız bu güzel yorum için teşekkür ederim. Bizler için şevk vermesi açısından mutluluk verici hayırlı günler Allaha emanet olun inşallah

Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!