Kırklareli ili ve ilçeleri

10 Kasım 2014 Yazan  
Kategori ŞEHİRLER VE İLÇELER

KIRKLARELİ ili hakkında geniş bilgiler
Yüzölçümü: 6.550 km²
Nüfus: 340.559 (2013) Yılı verilerine  göre
İl Trafik No: 39

Bir sınır kenti olan Kırklareli’nde Antik dönem, Orta Çağ, Bizans, ve  Osmanlı kültürünü yansıtan birçok eserler     bulunmakta olup, kıyı turizmi, kültür, karavan, kamping ve su sporları turizmi, av ve doğa turizmi gibi birçok dal için ideal bir merkez konumundadır.
Marmara Bölgesi’nin Trakya kesiminde yer alan Kırklareli, kuzeyinde; Bulgaristan, doğusunda Karadeniz; güneydoğusunda İstanbul; güneyinde Tekirdağ; batısında ise Edirne ile çevrilidir.

Kırklareli 1924 yılında il olmuştur. Bugün, Kırklareli’nin Babaeski, Demirköy, Kofçaz, Lüleburgaz, Pehlivanköy, Pınarhisar ve Vize olmak üzere yedi ilçesi, 26 belediyesi ve 175 köyü bulunmaktadır.
TARİHÇESİ
Türkler, Kırklareli ‘ni Bizanslılardan 1368 de ikinci kez aldıkları zaman adı Rumca ‘da “yurttaşlar topluluğu” anlamına gelen SARANTA ECCLESIA idi; yani KIRKKİLİSE. İlimiz Kırkkilise ismini muhtemelen Hıristiyanlığın 313. yılında İmparator Konstantinus tarafından serbest bırakılıp varlığının Roma Devleti tarafından resmen kabul edilmesinden sonra almıştır. Yunanca’da “yurttaşlar topluluğu ” kelimesinden alınan kilise ismi ” Dindarlar Birliğini” oluşturdu. Bundan sonra kilise eyalet yöntemlerine uygun olarak dinsel bölgeler oluşturmaya başladılar. Kırklareli bu dönemde yurttaşlar topluluğunun yeriydi. Kırklareli aynı zamanda “İlk Hıristiyan Yeri” olması dolayısıyla da “Kutsanmış Kent” olarak geçmektedir tarihe. Sonraki yıllarda Dindarlar Topluluğu tarafından “Ruhların Kurduğu Kent” olmuştur.
1603 yılında ilimize gelmiş olan Polonyalı yazar Simeon, Kırklareli ‘nin kayalık bir arazi üzerine kurulduğunu ve kilise çokluğundan dolayı Greklerin buraya Dessera Kondi Eklesiai denildiğini yazmaktadır.

Avcılık ve toplayıcılık Dönemi Paleolitik(eski taş)Çağ:1milyon-M.Ö.1200
İnsanların Trakya’da ilk yerleşimleri yaklaşık 1 milyon yıl öncesine rastlar.Günümüzden 14 bin yıl öncesine kadar süregeldiği kabul edilen ve kültürel tarihin en uzun dönemi olan bu süreç “Eski Taş Çağı” olarak bilinen “Avcılık ve toplayıcılık” dönemidir. İklimsel değişimler, el becerilerinin gelişimi, alet yapımı vb. olayların tümü bu dönemlere aittir. Bulgulara rastlanan yerlerden; Yarımburgaz mağarasındaki kazılarda bulunan yaklaşık 600 bin yıl öncesine ait kültür katmanları çok iyi korunmuş durumdadır.

İlk Tarımcı Köy Toplulukları Dönemi Neolitik(yeni taş)Çağ : M.Ö.5800-4800
Dünya ikliminin günümüz koşullarına uygun bir biçime kavuşması ile beraber,yaklaşık 8000 yıl öncesinde Trakya’mızda doğal çevre koşulları ve bitki örtüsü de bugünküne benzer özellikler kazanmıştır. Bu dönem Anadolu’da 10-12 bin yıl önce oluşmuştu.İnsanlar ilk olarak buğday,arpa,mercimek ekimi;koyun,keçi,sığır vb. hayvanların evcilleştirilmesi;ahşap,taş ve kerpiçten ilk kalıcı konut inşaatlarına Anadolu dan daha sonra yaklaşık günümüzden 7 bin yıl öncesinde başladıkları bilinmektedir. Bölgenin ilk bilinen köy yerleşimleri; Edirne-Enez civarındaki Hoca Çeşme ile İstanbul arasında yer alan Fikir tepedir.Burası Balkanların bilinen en eski Neolitik kültür katmanlarının sahasıdır. Kırklareli’mize 3 km mesafede yer alan Aşağı Pınar tarih öncesi Neolitik döneme aittir.M.Ö. 5800’lere kadar uzanan bu yerleşim alanında kalın ahşap direklerden oluşan ve direk aralarının dallarla örülerek, kerpiçle sıvandığı yapılara rastlanmıştır.Çok odalı bu yapılarda ayrıca fırın,ocak,ambar gibi işlevsel alanlar mevcut olup; bazılarında da kült (dini) amaçlı bölümler veya dokuma tezgahı vb. amaçlı kısım ve odalara da rastlanmıştır.

Kent Toplulukları ve Devletin Ortaya çıkışı Tunç çağı M.Ö. 3200-1200
Anadolu ve Yakın Doğuda M.Ö. 3 binlerde başlayan gelişmeler;şehir devletleri süreci;Batı Anadolu’daki TRUVA ile tanımlanan kentsel kültürleşme aşaması Trakya’da ancak koloniler tarzında M.Ö. 2400 lerde oluşmaya başladığı görülür.Bu tarz yerleşimin de bu günkü Kırklareli merkezinde değil çevresinde varolduğu bilinmektedir. Bu yerleşim bir yangınla harap olmuşsa da iki binli yıllar itibarıyla yeniden canlandırıldığı görülmektedir.Aşiret düzeninin hakim olduğu bu dönem sonlarına doğru siyasi bir örgütlenme başlatılmıştır.Kırklareli Kanlı geçit mevkiinde Anadolu tunç çağı yerleşimleriyle benzerlik taşıyan taş surlarla çevrili bir alan tespit edilmiştir. Sur içinde bir iç kale ve alt şehir tarzındaki bu yerleşim biriminde de her türden çanak-çömlek ve basit ahşap yapılaşma ile meydana getirilmiş bir köy oluşumudur.Bu alanın üzerindeki diğer katta ise yeniden biçimlendirilmiş Truva benzeri bir yapılaşma görülür. İşte bu ikinci kat kısmında yerlinin yanı sıra Anadolu’ya ait çanak çömleklerin de varlığı burasının bir koloni yerleşim alanına dönüştüğü tezini desteklemektedir.

Siyasi Yapılanma ve Trak Beylikler Dönemi Demir Çağı M.Ö. 13. – 16.Yüzyıllar
Tunç çağı daha çok geniş boyutlu göçlerin,ticaretin ve diyalogların yaşandığı bir dönemdir. Anadolu ve Ege’deki; Hitit ve Miken uygarlıklarını yıkan bu karanlık dönemi başlatan bu göç dalgasının bir bölümünün büyük olasılıkla Trakya üzerinden geldiği sanılmaktadır.Trakya’da yapılan araştırmalar sonucunda Demir çağında kesin yerleşimlerin yoğun olarak yaşandığını göstermektedir. Nitekim Trakya’ya adlarını veren Trakların da bu dönemde yeniden yapılanış sürecine girdikleri ve dışarıdan gelerek Trakya’da iskan eden topluluklar üzerinde şekillenen bir kültür oluşturdukları sanılmaktadır. Traklar önemli bir Doğu Avrupa ve Kuzeybatı Anadolu uygarlığı olarak, varoldukları uzun zaman süreci içerisinde önemli ve özgün bir kültürün temsilcisi olmuşlardır.ancak klasik dünya anlayışı dışında, farklı olarak; Keltler,Kimmerler ve İskitler gibi Traklarda da yazının kullanılmadığı görülmektedir. Farklı bir çağrışım yapan bu topluluk Klasik Dünya’nın BARBAR olarak adlandırdığı bir topluluktur. Bu insanlar kalıcı olmayan yaşama ve her şeyin gelip geçiciliğine göre bir yaşam yönü tayin etmişler, ticaret tarım vb. kayıt gerektiren işler yerine; Hayvancılık, avcılık faaliyetleri ile sınırlı bir günlük yaşamı tercih etmişlerdir.

COĞRAFİ KONUMU
Kırklareli,Türkiye ‘nin kuzeybatısında, Marmara Bölgesi ‘nin Trakya kesiminde yer almaktadır. Dünyadaki konumu itibariyle 41derece,13 dakika, 34 saniye ve 42 derece 05 dakika 03 saniye kuzey enlemleri ile 26 derece 54 dakika,14 saniye ve 28 derece 06 dakika 15 saniye doğu boylamları arasında yer almaktadır.
Kuzeyinde Bulgaristan; doğusunda Karadeniz; güneydoğusunda İstanbul; güneyinde Tekirdağ; batısında ise Edirne bulunmaktadır. Toprakları, kuzeyden Bulgaristan sınırını oluşturan Reze Deresi Vadisi, doğudan Karadeniz, güneyde Ergene Irmağı ana vadisi ve batıdan ise Ergene Irmağına karışan Teke Deresi’nin su bölüm çizgisi olan sırtlarla kuşatılmıştır. Yüzölçümü 6650 km(kare) olup, il Merkezi’nin denizden yüksekliği 203 m.dir.

DAĞLAR
Kırklareli büyük ölçüde dağlık ve platoluk bir arazi görünümündedir.İl coğrafyasının %48’ini dağlar oluşturmaktadır. Bölgenin en önemli yükseltisi ise kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Yıldız Dağları (Isıranca)’dır. Karadeniz’e paralel uzanan bu dağlar, Bulgaristan sınırından başlamakta ve Durusu Gölü’ne kadar alçalarak uzanmaktadır. Isırancalar, Kuzey Anadolu Dağları ile aralarında yapısal fark olmasına rağmen, aynı doğrultuda uzandıkları için Kuzey Anadolu Dağlarının Trakya’daki uzantısı olarak kabul edilmektedir. Ege Havzası ile doğrudan Karadeniz’ e ulaşan akarsuların havzalarını birbirinden ayıran bu kütle, bütünüyle orta yükseklikte bir dağdır. Bu dağların en yüksek noktası ise Kırklareli ile Demirköy arasında yer alan Mahya Tepesi’dir (1031 m). Yıldız Dağlarının diğer önemli yükseltileri ise Karamanbayır’ı Tepe (986 m.), Boyunduruk Tepe (958 m.), Fatma kaya Tepesi (901 m.),
Paraşüt Tepe (877 m.), Sivri Tepe (851 m.) ve Kale Tepe (846 m.)’dır. Yıldız Dağları kuzeyde Karadeniz’e dökülen, güneyde Ergene Ovası’na inen akarsularla derin olarak parçalanmıştır. Bu özellik İl ‘in kuzeybatısında ve Karadeniz eğimli kıyı kuşağında daha belirgindir. Ergene Ovasına doğru dağlar iyice alçalmakta ve yerini düşük yükseltili platolar almaktadır.

PLATOLAR
Plato, akarsularla parçalanmış düzlüklerdir. Eski aşınma yüzeyleri olan Yıldız Dağları Masifi, dış
kuvvetlerle (akarsular, rüzgar, sel suları vb.) parçalanıp aşınarak, aşıntı platolarını oluşturmuştur. Bölgede yükseltileri 200-500 m. arasında değişen düz alanlar geniş yer tutmaktadır. il’ de gerçek dağlık alanı oluşturan Kırklareli- Demirköy çizgisi dışında kalan alanlar platoları oluşturur. Yer yer parçalanmış ve yarılmış olan bu alanlar, dalgalı düzlük şeklinde birbirine çok benzer. Platolar, kuzey ve güney platoları olmak üzere ikiye ayrılır. Kuzey Platoları Yıldız Dağları ile Karadeniz kıyı kuşağı arasında çeşitli yükselti basamaklarına sıralanmıştır. Belli başlıları Demirköy ve Limanköy platolarıdır.Güney Platoları ise Ergene Ovası ile Yıldız Dağları arasındaki sahayı kaplar. Yer yer birbirinden Ergene Irmağı’nın kolları ile parçalanmış halde ayrılan bu platoların yükseltisi, güneye doğru inildikçe düşmekte ve giderek ova tabanındaki balçıklı kesimlerle birleşmektedir.

İKLİMİ

Kırklareli iklimi yörelere göre farklılık göstermektedir. Yıldız Dağları’nın kuzeye bakan kesimlerinde Karadeniz iklimi görülür. Buna bağlı olarak yazlar serin, kışlar ise soğuktur. Yaz ve kış mevsimleri arasındaki sıcaklık farkı az olup, mL düşen yıllık ortalama yağış oranı 800-900 mm. dolayındadır. Denizden uzak iç kesimlerde ise karasal iklim görülmektedir. Yazlar sıcak, kışlar soğuk ve zaman zaman kar yağışlı geçmektedir. Yaz ve kış mevsimleri arasında sıcaklık farkı yüksektir. M ye düşen yıllık ortalama yağış oranı 600-700 mm. dolayındadır. Yıldız Dağları ‘rın güney eteğinde yer alan Kırklareli merkezinde de karasal iklim hakimdir. Her mevsim yağış almakla birlikte, yıllık yağış miktarı kıyı kesimlere göre oldukça azdır. Kırklareli’de yıllık sıcaklık ortalaması 13°C, mL düşen yağış ortalaması ise yaklaşık 570 mm. dolayındadır.

OVALAR

Ergene ovası

Yıldız Dağlan’ ndan sonra, Ergene Havzası yönünde vadilerin tabanlar genişlemekte ve Bölgenin hemen tüm ovaları burada toplanmaktadır. Bu ovaların tümüne “Ergene Ovası” denilmektedir. Ovalar Vize, Pınarhisar, Kırklareli Merkezi’nin güney kesimleri ile Pehlivanköy, Babaeski ve Lüleburgaz sahasını kaplamaktadır. Ergene Havzası 3. jeolojik zamanda Trakya Yarımadası ‘nın güneye kıvrılmasıyla çukurlaşmıştır. Çukurlaşan bölgeye Yıldız Dağlarından taşınan alüvyonlar dolmuş, vadi tabanları birleşerek irili ufaklı ovalan oluşturmuştur. Bu ovaların yükseltisi ise 50-150 m. arasında değişmektedir.

AKARSULAR
Kırklareli akarsuların hepsinin havzası açıktır. Yani bu akarsular, açık denizlere dökülmektedir. Akarsular havza, debi ve rejim yönünden farklı özellikler gösterir. Yıldız Dağları, “su bölümü çizgisi” olması nedeniyle akarsu havzalarını ikiye böler.

DENİZ
Karadeniz: Kırklareli’nin doğusunda Karadeniz yer almaktadır. Karadeniz’deki tuzluluk oranı Ege ve Akdeniz’e göre düşüktür. Karadeniz’e dökülen akarsuların fazla miktarda tatlı su taşımaları ve yağışların bol olması nedeniyle, yüzey sularının tuzluluk oranı düşüktür. Bu oran Denizin orta kesiminde %0 18 iken, Kıyıköy, Iğneada kıyılarında %0 16 dolayındadır. Iğneada yakınlarında tuzluluğun az olması, suların donmasını kolaylaştırmaktadır.

ORMANLAR
Yıldız Dağları’nın Karadeniz’e bakan yamaçları sık bir orman örtüsü ile kaplıdır. Bu ormanlar, kıyıdan başlayarak dağların yamaçları boyunca 1000 metreye kadar yükselir. Buradaki ağaçlar geniş yapraklı olup, kış mevsiminde yapraklarını dökerler. 1031 m. yüksekliğe ulaşan Yıldız Dağları’nın kuzey yamaçları ile 500-600 m.ye kadar olan güney yamaçlarında, doğu kayın ormanları yaygındır. Kayın ormanları, Yıldız Dağları’nın genel doğrultusu olan Kuzeybatı-Güneydoğu istikametinde Bulgaristan sınırı yakınlarına ve İğneada ‘nın güneyinde yer alan Panayır Deresi. Havzasına kadar devamlı bir şerit halinde gelişmektedir. Yıldız Dağları ‘nen kuzey yamaçlarında egemen olan kayınlar sahile doğru 250-300 m.ye kadar devam etmektedir. Kıyıköy’de denize dökülen akarsuların açmış olduğu vadilerde kayın bulunmaz, ancak bu saha, Çoruh meşesi, Macar meşesi ve saçlı meşe türleri ile örtülüdür.Bulgaristan sınırı ile doğuda Şükrüpaşa-Annağan (Hedye) hattı arasındaki alan ormanların egemen olduğu bölgedir. Buradan kuzeybatıya doğru gidildikçe kayın ormanlarının içerisine adacıklar halinde gürgen kümelerinin karıştığı görülür. Bu sahanın batısındaki ormanlarda ise saplı meşe egemendir. Ayrıca meşe ormanları içerisinde kızılcık, üvez, akçaağaç, fındık, muşmula ve yabani erik de bulunmaktadır.

SANAYİ
İlde sanayi daha çok D-100 karayolu etrafında ve özellikle Lüleburgaz’da yoğunlaşmıştır. Kırklareli’nde sanayi artan bir hızla gelişmektedir. 1987-2001 döneminde yüzde 6,7 ile sanayi, İl’in en hızlı büyüyen sektörü olmuştur. Kırklareli’nin İstanbul ve Avrupa’ya yakın olması bunun temel nedenlerindendir.
Kırklareli’de toplam 224 sanayi tesisi bulunmaktadır.
.
Gıda ürünleri, içecek ve tütün imalatı yapan 92, tekstil ve tekstil ürünleri imalatı yapan 55, deri ve deri ürünleri imalatı yapan 3, ağaç ürünleri imalatı yapan 11, kağıt hamuru, kağıt ve kağıt ürünleri imalatı, basım ve yayım 2, kok kömürü, rafine edilmiş petrol ürünleri ve nükleer ve yakıt imalatı yapan 3, kimyasal madde ve ürünleri ile suni elyaf imalatı yapan 5, plastik ve kauçuk ürünleri imalatı yapan 5, metalik olmayan diğer mineral ürünlerin imalatı yapan 21, ana metal ve fabrikasyon metal ürünleri imalatı yapan 14, makine ve teçhizat imalatı yapan 2, elektrik ve optik donanım imalatı yapan 2, ulaşım araçları imalatı yapan 1, başka yerde sınıflandırılmamış imalat yapan 8 tesis bulunmaktadır.

İLÇELERİ
Babaeski, Demirköy, Kofçaz, Lüleburgaz, Pehlivanköy, Pınarhisar ve Vize’dir.

Merkez

MERKEZ
Merkez bucağına bağlı 14, Dereköy bucağına bağlı 8, İnece bucağına bağlı 8, Üsküp bucağına bağlı 4, Yoğuntaş bucağına bağlı 5 köyü vardır. Yüzölçümü 1.604 km2 olup, nüfus yoğunluğu 48’dir. İlçe toprakları genelde düzdür. Kuzey ve kuzeybatısında Istranca Dağları yer alır. Başlıca akarsuları Teke ve Babaeski dereleridir.
Ekonomisi tarım ve sanâyiye dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, üzüm, soğan, çavdardır. Yüksek kesimlerde başlıca gelir kaynağı hayvancılıktır. Yem, nebâti yağ, un, süt, ürünleri, tuğla, tarım âlet ve makina fabrikaları başlıca sanayi kuruluşlarıdır. İlçe topraklarında Kuvars yatakları vardır.
İlçe merkezi, Istranca Dağlarının güney eteklerinde Yayla ve Kırklar tepeleri arasında bir vâdide kurulmuştur. Eski İstanbul-Edirne karayolu ilçeden geçer. Bugünkü İstanbul-Edirne karayoluna 36 km’lik bir yolla bağlanır. Mandıra istasyonundan ayrılan bir hat, ilçeyi İstanbul-Edirne demiryoluna bağlar. Deniz seviyesinden 210-240 m yüksekliktedir. İlçe belediyesi 1878’de kurulmuştur.

Babaeski

BABAESKİ
Merkez bucağına bağlı 22, Karacaoğlan bucağına bağlı 12 köyü vardır. Yüzölçümü 652 km2 olup, nüfus yoğunluğu 84’tür. İlçe topraklarının tamamı Ergene Ovasında yer alır. Kuzeyinde Istranca Dağlarının uzantıları vardır. Bunların yüksekliği 150 metreyi geçmez. Başlıca akarsuları Ergene, Kavak ve Babaeski dereleridir.
Ekonomisi tarım ve sanâyiye dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, buğday, mısır, yulaf, ayçiçeği, erik, üzüm ve çeşitli sebzelerdir. Hayvancılık ve arıcılık gelişmiştir. En çok sığır ve koyun beslenir. Alpullu Şeker Fabrikası, en büyük sanâyi kuruluşu olup, ayrıca ilçede un ve yağ fabrikaları da vardır. Alpullu Şeker Fabrikası Türkiye’nin ilk şeker fabrikasıdır. “Alpullu” ismini, burada şeker fabrikası kurulduktan sonra almıştır. Fatih Sultan Mehmed Han zamanına kadar uzanan “Alpullu” ismi aslında, şeker fabrikası kurulduktan sonra Pancarköy adı verilen köyün ismiydi.
İlçe merkezi, Sazak Deresinin güney kıyısında kurulmuştur. Edirne, İstanbul kara ve demir yolları ilçeden geçer. İl merkezine 36 km mesâfededir. Gelişmiş bir yerleşim merkezidir. Belediyesi 1854’te kurulmuştur.

Demirköy

DEMİRKÖY
Merkez bucağına bağlı 11, İğneada bucağına bağlı 4 köyü vardır. Yüzölçümü 945 km2 olup, nüfus yoğunluğu 14’tür. İlçe topraklarının büyük bölümü dağlıktır. Dağlar ormanlarla kaplıdır. Güney ve batısında Istranca Dağları yer alır. Deringeçit, Rezve ve Bulanık dereleri başlıca akarsularıdır.
Ekonomisi ormancılık, balıkçılık ve tarıma dayalıdır. Kıyıları balıkçılığa çok müsaittir. İğneada’da modern bir balıkçı barınağı vardır. Tarım alanları az olduğundan, başlıca tarım ürünleri patates, buğday, fasulye ve elmadır. Ormanlardan elde edilen kereste başlıca gelir kaynağıdır. Parke fabrikası başlıca sanâyi kuruluşudur.
İlçe merkezi, Bulanık Deresi kıyısında bir yamaçta kurulmuştur. Batısında Yıldız Ormanları yer alır. İl merkezine 74 km mesâfededir. İlçe belediyesi 1923’te kurulmuştur.

Kofçaz

KOFÇAZ
Merkez bucağına bağlı 16 köyü vardır. Yüzölçümü 551 km2 olup nüfus yoğunluğu 12’dir. İlçe toprakları hafif dalgalı platodan meydana gelmiştir. Teke ve Babaeski Çayları başlıca akarsularıdır. Dağlık kesim ormanlarla kaplıdır.
Ekonomisi tarım ve ormancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, yulaf, olup ayrıca az miktarda erik, elma, baklagiller ve üzüm yetiştirilir. Hayvancılık gelişmiştir. En çok yaylacılık metoduyla koyun beslenir.
İlçe merkezi, Istranca Dağlarının yüksek kesimlerinde kurulmuştur. Eski ismi Kesirlik’tir. İl merkezine 27 km mesâfededir. 1958’de ilçe olan Kesirlik’in belediyesi aynı sene kurulmuştur. Kırklareli’nin nüfus bakımından en küçük ilçesidir.

Lüleburgaz

LÜLEBURGAZ

Merkez bucağına bağlı 23, Büyükkarıştıran bucağına bağlı 11 köyü vardır. Yüzölçümü 984 km2 olup nüfus yoğunluğu 95’tir. İlçe topraklarının hemen hemen tamâmı düzdür.

İlçe merkezi Ergene havzasının ortalarında ve hafif dalgalı bir alanda kurulmuştur. Edirne-İstanbul karayolu ilçenin içinden Sirkeci-Edirne demiryolu ise 8 km güneyinden geçer. İl merkezine 61 km mesâfededir. Askerî birliklerin olması, ilçenin gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Nüfus bakımından ilin en büyük ilçesidir. Belediyesi Cumhuriyetten önce kurulmuştur.

Marmara Bölgesi’nin Trakya kesiminde, Kırklareli İli’ne bağlı bir ilçe olan Lüleburgaz’ın doğusunda Tekirdağ ve Vize, güneyinde ve güneybatısında Tekirdağ, batısında Babaeski, kuzeyinde Kırklareli Merkez ilçesi ile Pınarhisar bulunmaktadır.
Lüleburgaz Ergene havzasının step görünümlü düzlükleri üzerinde kurulmuştur. Bu düzlükleri doğu-batı doğrultusunda Ergene Nehri, kuzeyden Ergene’ye katılan kaynarlı deresi ile Lüleburgaz (Poyralı) Deresi bölmektedir. İlçe topraklarını sulayan bu akarsulardan başka Ceylanköy yakınlarında bir de gölet bulunmaktadır.

İl merkezine 61 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 984 km2dir .İlçede karasal İklim hüküm sürmekte olup, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer.

İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık ve sanayie dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, arpa, şeker pancarı, ayçiçeğidir. Ayrıca yulaf, üzüm, elma, erik ve baklagiller yetiştirilir.
İlçede hayvancılık oldukça gelişmiş olup, kıvırcık koyun ve sığır besiciliği yapılmaktadır. Bunun yanı sıra arıcılık da yapılır. Sanayii kuruluşu olarak, peynir, yağ, un, tuğla, boya, döküm ve cam üreten işletmeler bulunmaktadır. Hamitabat’ta doğalgaz üretilmekte ve dağıtımı yapılmaktadır.

Pehlivan köy

PEHLİVANKÖY
Merkez bucağına bağlı 8 köyü vardır. Yüzölçümü 114 km2 olup, nüfus yoğunluğu 62’dir. İlçe toprakları Ergene havzasında yer alır. Teke ve Süloğlu dereleri başlıca akarsularıdır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri, buğday, şekerpancarı ve ayçiçeği olup, ayrıca az miktarda üzüm, kavun, karpuz, arpa, elma, baklagiller ve erik yetiştirilir. Hayvancılık gelişmiş olup en çok sığır yetiştirilir. Trakya Cam Sanayii A.Ş. ile nebati yağ ve toprak eşyâ yapan atölyeler başlıca sanâyi kuruluşlarıdır.
İlçe merkezi, Ergene Irmağının kuzeyinde kurulmuştur. Edirne-İstanbul demiryolu ilçeden geçer. İl merkezine 48 km mesâfededir. Eski ismi Pavliköy’dür. 1957’de ilçe olan Pehlivanköy’ün belediyesi 1949’da kurulmuştur.

Pınarhisar

PINARHİSAR
İlçe merkezi, Vize-Kırklareli karayolu üzerinde kurulmuştur. İl merkezine 29 km mesâfededir. 1953’te ilçe olan Pınarhisar’ın belediyesi 1909’da kurulmuştur.
Marmara Bölgesi’nin Trakya kesiminde, Kırklareli’ne bağlı bir ilçe olan Pınarhisar, doğusunda Vize, güneyinde Lüleburgaz, kuzeyinde Demirköy, batı ve kuzeybatısında da Kırklareli Merkez ilçesi bulunmaktadır.

Merkez bucağına bağlı 16 köyü vardır. Yüzölçümü 581 km2 olup, nüfus yoğunluğu 43’tür. İlçe toprakları alçak bir platodan meydana gelir. Kuzeyinde Mahya Dağı yer alır. Soluk, Koyrak ve Kaynarlı dereleri başlıca akarsularıdır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, şekerpancarı, ayçiçeği, yulaf, arpa olup ayrıca az miktarda üzüm, elma, baklagiller ve erik yetiştirilir. Hayvancılık önemli gelir kaynağıdır. Ençok kıvırcık koyun beslenir. Yem, nebâti yağ, kireç ve çimento fabrikaları başlıca sanayi kuruluşlarıdır.

Kırklareli’nin orta kesiminde yer alan ilçe alçak bir plato üzerinde kurulmuştur. İlçenin kuzey kesimleri 500-600 metreyi bulan tepeler ve kayalıklarla şekillenmiştir. Bu platonun kuzey kesimini Istranca Dağlarının en yüksek bölümünü oluşturan Mahya Dağı (1.031 m.) engebelendirmektedir.

İl merkezine 30 km uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 581 km2 , denizden yüksekliği 192 m.dir. İlçenin bitki örtüsü step görünümünde olup, yer yer ormanlarla kaplıdır. İlçede karasal İklim hüküm sürmektedir. Yazları kurak ve sıcak, kışları ise yağışlı ve soğuktur. Yıllık yağış oram 792 kg ’dır.

İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık ve küçük sanayie dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; buğday, arpa, yulaf, ayçiçeği, şeker pancarı, üzüm, baklagiller, elma ve eriktir. İlçede yetiştirilen kıvırcık koyunu önemli bir gelir kaynağıdır. Belli başlı sanayi kuruluşları ise; bitkisel yağ, yem ve çimento fabrikalarıdır. Ayrıca süt ürünleri üreten kuruluşlar da bulunmaktadır.

Vize

VİZE
Merkez bucağına bağlı 18, Kıyıköy bucağına bağlı 3, Sergen bucağına bağlı 3 köyü vardır. Yüzölçümü 1119 km2 olup, nüfus yoğunluğu 31’dir. İlçe toprakları dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Istranca Dağları, ilçe topraklarını ikiye ayırır. Pabuç, Kazan ve Sulcak dereleri başlıca akarsularıdır. Istranca Dağlarının kuzey kesimleri meşe ve kayın ormanları ile kaplıdır.
Ekonomisi tarım ve ormancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, şekerpancarı, ayçiçeği, arpa olup, ayrıca sebze ve meyve yetiştirilir. Hayvancılık önemli gelir kaynağıdır. En çok koyun ve inek beslenir. Kıyılarda küçük çapta balıkçılık yapılır. Orman ürünlerinden yakacak olarak faydalanılır. Peynir, marmelat, salça ve ameliyat ipliği üreten tesisler başlıca sanayi kuruluşlarıdır. İlçe topraklarında manganez yatakları vardır.
İlçe merkezi Eski İstanbul-Edirne karayolu üzerinde kurulmuştur. İl merkezine 54 km mesâfededir. Bir tâtil köyü olan Kıyı Köy ilçeye 34 km mesâfededir. İlçe belediyesi 1923’te kurulmuştur.