Güneş

10 Şubat 2014 Yazan  
Kategori BİLİM TEKNİK

Güneş hakkında bilgiler

Güneş konusundaki bilgilerin başlıca kaynağı yeryüzüne ulaşan ışığıdır. Astronomlar güneş ışığını ayrıntılı olarak inceleyebilmek için, teleskoplara takılan özel fotoğraf makinelerinin çektiği görüntülerden yararlanırlar. Ayrıca Güneş’in yüzeyinden uzaya radyo dalgaları, X ışınları, gamma ışınları ve kozmik ışınlar iç katmanlarından da nötrino denen çok hafif ve hızlı parçacıklar yayılır. Bu parçacıkların varlığını saptamak çok güçtür; ama Güneş’in iç yapısına ilişkin doğrudan bilgi edinebileceğimiz tek kaynak da bu parçacıklardır.

GÜNEŞ’İN YAPISI
Güneş çok sıcak bir gaz küresidir. O sıcaklıkta hiçbir madde katı ya da sıvı halde bulunamayacağı için bütünüyle gazlardan oluşur. Yıldızların çoğunda olduğu gibi Güneş’in yapısında da büyük ölçüde hidrojen, önemli miktarda helyum ve çok az oranda başka kimyasal elementler vardır. Ama bu elementlerin hepsi, hatta demir gibi metaller bile buharlaşarak gaz haline gelmiştir.

Bir enerji kaynağı olarak bakıldığında Güneş %90’ı hidrojen, %10’u helyumdan oluşmaktadır. Bunlarla birlikte çok az miktarda da ağırmetaller içermektedir.
Dünyaya en yakın yıldız olarak güneş yer kürenin başlıca enerji kaynağıdır. Çapı 1.400.000 km olan yıldızın bu büyüklüğü dünyanın yaklaşık 109 katıdır. 2.105 kg’dır.Yoğunluğu ise dünyanın 1/4 ü kadardır. Güneş kendi çevresinde dönüşünü yaklaşık 90 dünya gününde tamamlamaktadır.

GÜNEŞ’İN OLUŞUMU
Güneşin oluşumunun bundan 5 milyar öncesine dayandığı tahmin edilmektedir. Buna göre bir gaz bulutu çekim kuvveti etkisiyle büzüşmüşmesiyle oluşmuştur. Bu büzüşme hidrojen atomları helyuma dönüşmesi( Füzyon tepkimesi-Kaynaşma tepkimesi) olarak tanımlanan güneş tepkimelerinin oluşumuna kadar sürdüğü sanılmaktadır.

Işıkküre: Görünür ışığın yayıldığı yerdir. 300km kalınlığındadır. 5800K’lk sıcaklığa sahiptir. Güneşin görülen kısmıdır. fakü denilen dünya büyüklüğünde lekeli bölümlere sahiptir. Buralarda sıcaklık 7000K dahi olabilmektedir.

Renkküre: Işıkkürenin üstündedir. Güneş tutulması sırasında görülebilmektedir. kalınlığı 2500km’dir.

Taç: Sıcaklık bu tabakada 1 milyon dereceye kadar çıkmıştır. En dışta olan tabakadır. Syreklik bir tabakaya sahiptir.

GÜNEŞ PATLAMASI
Güneşin kara cüceye dönüşerek yok olması bir çok açıdan dünyanın da yok olması anlamına gelecektir. Güneş sisteminin bozulması bununilk örneği olacaktır. Fakat güneş sisteminin dağılmayıp dünyanın hala aynı yörüngede döndüğünü düşünsek bile dünyada yaşamdan söz etmek imkansız hale gelirdi. Bilindiği gibi dünya güneşten gelen ışık yardımıyla ısınmaktadır. Örneğin güneşe en uzak 4. gezegen olan Satürn’de sıcaklık -178°C dir.
Güneşin dünya yaşamın aolan en büyük etkisi ise bitkilerin besin üretimi tepkimelerinde güneş ışığının kullanılmasıdır.

Bilkilerin yaptığı fotosentez tepkimesi dünya için yegane besin kaynağıdır. Bu tepkimeyle beraber güneş ışınında bulunan enerji üretilen besin içerisine depo edilerek kimyasal enerjiye dönüştürülür. Böylelikle üretilen besinlerin bir kısmı bitkinin yaşaması için kullanılırken bir kısmı da diğer canlılar tarafından beslenme amacıyla kullanılmaktadır. Hayvanlar bitkilerde n aldıkları besini (glikoz) oksijenli solunumda canlıların kullanabileceği enerji olan Adenozin Tri Fosfat(ATP)’ adönüştürürler. Atp de canlılarda metabolik faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde kullanılırlar.

Tahmin edilebileceği gibi fotosentez olayı olmadığında dünyadaki besin üretimi bitecek bitkiler ve dolayısıyla hayvanlar yok olacaklardır.
6CO2 + 6H2O
C6H12O6 + 6O2

CO2 :Karbondioksit
H2O :Su
C6H12O6 : Besin (glikoz)
O2 : Oksijen

Yukarıdaki tepkime fotosenteze ait tepkimedir. Bu tepkimeye göre karbondioksit ve su tepkimeye giriyor, tepkime gerçekleşirken güneş ışığı bitkilerde bulunan klorofil tarafından tutuluyor, bunun sonrasında hayvanların solunumda kullanacağı oksijen ve besin üretililiyor.
Basitmiş gibi görünen bu tepkime dünyanın besin ve oksijen üretiminin temelini oluşturmaktadır. Bu da güneşin canlılar için nasıl bir enerji kaynağı olduğunun göstergesidir.

GÜNEŞ ENERJİSİ
Güneş enerjisi canlılar için besin üretimine kaynak oluşturmakla birlikte başka enerji türlerine dönüştürülerek de kullanılabilmektedir. Endüstriyel uygulamalar açısından bakıldığında güneş enerjisi sıcak su eldesinde kullanılabilmektedir. Güneş paneli ya da güneş kollektörü denilen yapılar aracılığıyla sıcak su üreten sistemler neredeyse tüm dünyada yaygınlık kazanmıştır. Bunun yanında güneş ışığını elektrik üretmek maksadıyla kullanan ve güneş pili ya da fotovoltaik pil denilen ürünlerle de güneş enerjisinden yararlanılmaktadır. Bu ürünler güneşten gelen ışık yardımıyla elektron harekiti oluşturmakta bu da bir ekeltrik akımı meydana getirmektedir.

Güneş, çevresinde dolanan bütün büyük ve küçük gezegenlerin, kuyrukluyıldızların, meteorların ve öbür gökcisimlerinin oluşturduğu Güneş sisteminin merkezinde yer alır. Dünya da Güneş’in çevresinde dolanan dokuz büyük gezegenden biridir ve Güneş’ten ortalama 149.600.000 km uzaktadır (bak. DÜNYA;Gezegen). Güneş sistemindeki gezegenler ve öbür gökcisimleri yalnızca Güneş’in ışığını yansıttıkları için parlak görünür; gerçekte hiçbirinin kendi ışığı yoktur ve gezegenlerin en büyüğü olan Jüpiter bile Güneş’in yanında küçük kalır.
Güneş’in çapı yaklaşık 1.392.000 kilometredir; bu da Jüpiter’in çapının neredeyse 10 katı, Dünya’nın çapının ise hemen hemen 109 katı eder. Güneş’in hacmi Dünya’nın hacminin yaklaşık 1.300.000 katı, buna karşılık kütlesi (tahminlere göre 1,99 x 103″ kg) Dünya’nınkinin ancak 333.000 katı düzeyindedir. Demek ki Güneş’teki ortalama madde yoğunluğu Dünya’daki ortalama madde yoğunluğunun hemen hemen dörtte biri kadardır. Ama bu madde bütün hacme eşit dağılmadığı için, Güneş’in merkezi Dünya’dan en az 30 kat, sudan 150 kat daha yoğundur.

Güneş’in yüzeyindeki kütleçekim kuweti Dünya’daki yerçekiminin 28 katından fazla olduğu için, Dünya’da tartıldığında 70 kg gelen bir insan Güneş’e gidip tartılabilse yaklaşık 2.000 kg gelirdi. Ama hiç kuşkusuz Güneş’te ne insan, ne de başka bir canlı yaşayabilir; çünkü yüzeyindeki sıcaklık 6.000°C’ye yakındır. Merkezindeki sıcaklık ise 15.000.000°C’yi bulur.

Güneş’in yapısındaki çeşitli elementlerin varlığı güneş tayfının incelenmesiyle saptanmıştır. Çok ayrıntılı ve özenli bir incelemeyle, güneş tayfında parlak renklerin yanı sıra binlerce karanlık çizginin bulunduğu görülebilir. Bazı dalga boylarındaki ışınların atmosfer gazlarınca soğurulmasından ileri gelen bu koyu renk çizgilere Fraunhofer çizgileri denir. Çünkü bu çizgilerin varlığını 19. yüzyılda ortaya konmuştur. Laboratuvarda yapılan deneylerde, gaz halindeki çeşitli elementlerin tayfında da aynı çizgiler görülebilir. Böylece astronomlar, güneş tayfmdaki Fraunhofer çizgilerinin yerini deney sonuçlarıyla karşılaştırarak Güneş’in atmosferinde hangi elementlerin bulunduğunu söyleyebilirler. Nitekim helyum elementi ilk kez güneş tayfında saptanmış, yeryüzündeki varlığı sonradan anlaşılmıştır. Bu incelemelerden çıkarılan sonuçlara göre Güneş, aralarında demir ve nikel gibi metaller de bulunmak üzere 63 kadar elementi içerir.

GÜNEŞ’İN YOK OLUŞU
Güneş’in ısı ve ışık olarak yaydığı enerji, merkezinin hemen çevresinde sürüp giden nükleer tepkimelerden kaynaklar: .. Bu tepkimelerde, hidrojen çekirdekleri birleşerek helyum çekirdeklerine dönüşürken büyük bir enerji açığa çıkar {bak. Nükleer Enerji). Güneş büyük olasılıkla 5 milyar yıldır bu yoldan uzaya enerji yaymaktadır ve astronomların görüşüne göre yaklaşık 5 milyar yıl daha enerjisi tükenmeyecektir. Astronomlar Güneş’in ancak bu kadar ömrü olduğunu düşünüyorlar. Çünkü Güneş’imiz giderek ısınıyor. Bu tırmanışın sonuna doğru yaklaşırken, sıcaklığı bugünküne göre yaklaşık yüzde 20 oranında artacak ve sonunda hızla genleşerek bir kırmızı deve dönüşecektir. Bu da Güneş’in “ölümü”nün başlangıcı olacaktır.