Siirt ili ve ilçeleri

22 Eylül 2018 Yazan  
Kategori ŞEHİRLER VE İLÇELER

SİİRT İLİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 11.003 km²
Nüfus: : 291 bin 528 (2008) yılı sayımına göre
İl Trafik No: 56
Siirt, dört mevsimin en güzel şekliyle yaşandığı iklimi, her türlü sebze ve meyvenin yetiştiği bereketli toprakları, el emeği göz nurunun ürünü olan battaniye ve kilimleri, şifa kaynağı Pervari Balı, iri taneli fıstığı, kendine has lezzeti olan Zivzik Narı, doğal güzellikleri, tarihi eserleri, bağrında barındırdığı evliyaları ile görülmeye değer bir yerdir.

COĞRAFYA
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeydoğu ucunda yer alan Siirt doğudan Şırnak ve Van, kuzeyden Batman ve Bitlis, batıdan Batman, güneyden Mardin ve Şırnak İlleri ile çevrilidir. Bölge, Güneydoğu Anadolu düzlüklerinden sonra birden yükselmekte, doğu ve kuzey kesimleri bol yağış almaktadır. Bu nedenle, kuzeyden Muş Güneyi Dağları, doğudan Siirt Doğusu Dağlarıyla çevrili olan il alanı, Dicle Irmağı’nın önemli su toplama alanlarından birini oluşturmaktadır. İl topraklarının tümü Dicle Havzası’na girmektedir. Havza, Fırat, Kızılırmak ve Sakarya Havzaları’ndan sonra ülkenin dördüncü büyük su toplama alanıdır. Siirt yaz, kış bol yağış alan zengin çayırlarla kaplı yaylalar ile çevrilidir. Kaynakwh:

İKLİM
Siirt’te karasal iklim hüküm sürmekte ve dört mevsim en belirgin özellikleriyle yaşanmaktadır. Doğu ve kuzey bölgelerinde kışlar daha sert ve yağışlı, güney ve güneybatı bölgelerinde ılık geçer. Yazları sıcak ve kuraktır.

DAĞLAR
İl’in kuzeydoğusunda genellikle tek tek yükselen bu dağların başlıcaları 2.741 m. yükseltili Doğruyol Dağı (Beknovi Dağı), 2.631 m. yükseltili Kapılı Dağı ve 2.350 m. yükseltili Koran Dağı’dır. Siirt Doğusu Dağları, İl’in güneydoğusunda daha dağınık ve daha alçaktır. Bu kesimlerdeki en önemli doruklar, Eruh’un güneyindeki Yassı Dağı (2.280 m.), bunun batı yönündeki uzantısını oluşturan Şeyh Ömer Dağı (1.409 m.)’dır. Buradaki dağların dorukları dışındaki kesimler, batı ve güney yönündeki eğime bağlı olarak aşınmış ve platolara dönüşmüş durumdadır. Siirt’te bu dağların dışında da bazı yükseltiler vardır. Bunların en önemli si Kurtalan’ın güneyindeki 1.530 m. yükseltili Dilek Tepesi’dir. Genellikle çıplak olan bu dağların kuzey yamaçlarında yer yer meşe ağaçlarından oluşan topluluklara rastlanmaktadır.

AKARSULAR
Siirt İli, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeydoğu ucunda yeralır. Bölge, G.doğu Anadolu Düzlükleri’nden sonra birden yükselmekte, doğu ve kuzey kesimleri bol yağış almaktadır. Bu nedenle, kuzeyden Muş Güneyi Dağları, doğudan Siirt Doğusu Dağları’yla çevrili olan il alanı, Dicle Irmağı’nın önemli su toplama alanlarından birini oluşturmaktadır. İl topraklarının tümü Dicle Havzası’na girmektedir. Havza, Fırat, Kızılırmak ve Sakarya Havzaları’ndan sonra ülkenin dördüncü büyük su toplama alanıdır.

EKONOMİSİ
Faal nüfûsun % 65’i tarım ve hayvancılıkla uğraşır.

TARIM
Tarla tarımı önemlidir. Başlıca tarım ürünleri, buğday, arpa, pirinç, nohut, mercimek, tütün ve soğandır.
Meyvecilik de oldukça ileridir. Türkiye’de yetişen narın beşte biri Siirt’te yetişir. Yaklaşık 8-10 bin tondur. Ayrıca ceviz, antepfıstığı, üzüm, zerdali ve bâdem bol miktarda yetişir.

HAYVANCILIK
Önemli bir geçim kaynağıdır. Siirt yaylaları hayvancılığa çok elverişlidir. Sığır, koyun, kıl keçisi, tiftik keçisi beslenir. Ayrıca arıcılık da yaygın olarak yapılır. Pervari balı Türkiye çapında meşhurdur.

MADENLERİ
Siirt tuz bakımından da çok zengindir. Kaynak olarak çıkan tuzlu suyun buharlaştırılması ile elde edilir. Çay, Şirvan, Melefan, Sadak, Serkol, Sulha, Ziriki ve Kozluk tuzlaları başlıca tuz çıkarılan yerlerdir. Senede 5 bin tona yakın tuz elde edilir. Bakır ve krom yatakları henüz işletilememektedir. İl sınırları içinde bulunan bâzı kuyulardan çıkarılan petrol, Batman’daki rafineride işlenir.

SANAYİ
İlde sanâyi gelişmemiştir. Başlıca sanâyi tesisleri arasında Siirt Yem Fabrikası, Un Fabrikası, Meyan Balı Fabrikası, tuğla ve kiremit fabrikaları ve teneke fabrikası yer alır. Ayrıca çok sayıda dokuma tezgâhlarında, tiftik ipliğiyle Siirt battaniyeleri dokunur. Eğlence köyünde, petrol sondajı esnâsında çıkan 80°C’lik sıcak su “jeotermal” imkânı henüz değerlendirilememiştir. Seracılıkta bu imkân kullanılabildiğinde verim çok artacaktır.

ULAŞIM
Siirt’e kara ve demiryolu ile ulaşılır. Demiryolu hattı Diyarbakır’dan sonra, Siirt’in Kurtalan ilçesine uğrar. İl dâhilinde demiryolu uzunluğu 83 km’dir. Diyarbakır-Siirt-Bitlis karayolu Siirt’ten geçer. Elazığ-Bingöl-Muş yolu Bitlis’te 6 numaralı devlet yolu ile birleşir.

Siirt il sınırları içinde devlet yollarının uzunluğu 352 km, il yollarının uzunluğu 559 km’dir

TARİHÇESİ
İl Adının Kaynağı :Siirt adının Sami Dili’nden geldiği öne sürülmektedir. Bazı kaynaklarda bu adın, Keldani Dili’nden, kent anlamına gelen Keert (Kaa’rat) sözcüğünden kaynaklandığı yazılıdır. Siirt sözcüğü, isim kaynaklarında; Esart, Sairt, Siirt, Siird, gibi çeşitli biçimlerde kullanılmıştır. Süryani’ler kente Se’erd (yöresel söyleniş biçimiyle Sert) demişlerdir. XIX.Yy.’da Sert, Seerd, Sört, Sairt olarak kullanılmış, günümüzde de Siirt biçimiyle benimsenmiştir.

Diğer bir kaynakta Siirt isminin, “Seert” anlamındaki “üç yer” manasına geldiği söylenir. Siirt adının nereden geldiği konusunda değişik görüşler vardır. Kadri PERK’in, Cenup Doğu Anadolu Tarihi’nde Siirt, Sert, Tigra, Mosert; Hüseyin CAHİT Tarihi’nde Serad; Şemsettin SAMİ’nin Kamus’unda Tiğrakert olarak geçmektedir.

Şimdiki Siirt, eski Siirt’in üstündeki sırtlarda kurulmuş olduğu için yukarıdaki sözü edilen “Sırt” kelimesi mevki ve kelime ilgisi bakımından daha uygun olarak görülmektedir.

TARİHSEL GELİŞİMİ
Siirt, Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının kesiştikleri alanda kurulmuştur. Bu yüzden kuzeyinde ve güneyinde ortaya çıkan uygarlıklar, yörenin kültürel gelişmesinde etkili olmuştur. Bölgenin dağlık oluşu ve ulaşım imkanlarının yetersizliği, gelişmiş kentlerin kültür merkezlerinin ortaya çıkmasını engellemiştir.

Yakın zamana kadar Siirt tarihinin İ.Ö. IV.Yy. öncesi dönemleri bilinmemekteydi. 1963 yılında Halet ÇAMLIBEL ve R.J.BRAIDWOOD başkanlığında kurulan Güneydoğu Anadolu Tarih Öncesi Araştırmaları Karma Projesi kapsamında, Siirt İli’nde yapılan yüzey araştırmalarında Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Helenistik, Roma, Bizans–İslam ve Yakınçağ’ı kapsayan dönemlere ait buluntular ortaya çıkarılmıştır. Günümüzdeki kültürel yapı Türk – İslam Kültürü’nün etkisiyle biçimlenmiştir.

19. Yüzyılda Siirt :
XIX.Yy. içerisinde Siirt’te meydana gelen tek siyasal olay 1894 tarihinde Sason’da meydana gelen Ermeni ayaklanmasıdır. Rusya ve İran’daki Ermeni Komiteleri’nin de kışkırtması ile büyük bir isyan olayı ile karşılaşıldı. Bu durum karşısında Osmanlı Devleti sert tedbirler almak zorunda kaldı. Sason ayaklanması İngiltere’yi harekete geçirdi. Çünkü, Ermeni meselesi, Rusya ve İngiltere’yi menfaat çatışmasında birleştiriyordu. İngiltere Ermeni’lerin bağımsızlığını isterken; Rusya, Ermeni’lerin Rusya’ya katılmasından yanaydı. Merkezi Tiflis’te olan Ermeni Hınçak Komitesi ile Taşnaksutyun Komiteleri’nin amacı, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermenilerin Rusya ve İran’daki bütün Ermenilerle birleştirip bağımsız bir Ermenistan Devleti’nin kurulmasını sağlamaktı.

Böyle bir amaç İngiltere’yi memnun etmesine rağmen, Rusya, kesinlikle karşı çıkmıştı.
8 Ağustos 1884’te Sason’un Şenlik Köyü’nde, Kürtlerin birkaç koyunu gasbetmesi ile başlayan olaylar, Ermenilerin Türk Köyleri’nde katliama girişmesi ile genişlemiştir.
Ermenilerin vergi vermemek ve hükümet memurlarına pasif direnişte bulunmak üzere daha önceden anlaşmaları da olayların genişlemesinde etkili olmuştur.
Ermenilerin başlattığı bu ayaklanmayı II. Abdülhamid’in görevlendirdiği VI. Ordu bastırmıştır.

Osmanlı Devleti’nin bu döneminde Siirt Yöresi’nde genellikle yarı özerk bir yönetim biçimi hakimdi. 1831’de yapılan Osmanlı nüfus sayımı kayıtlarında, XIX.Yy.’da Siirt Yöresi’nde Hazzo (Kozluk)’nun Diyarbakır Eyaleti’ne bağlı bir hükümet olduğu belirlenmiştir.

Bugün Siirt İli’nin kazalarından biri olan Şirvan (Şirve) ise liva olarak Van Eyaleti içinde yer almaktaydı.
1867 Vilayet Nizamnamesi, Siirt Livası’nın Diyarbekir Vilayeti’ne bağlı olduğunu göstermektedir.

Siirt Livası’nın, Merkez kaza, Pevvan (Bervade) ve Garzan (Kurtalan’ın eski yerleşme yeri, şimdiki Yanarsu Bucağı) olmak üzere toplam 3 kazası vardı.
1877’de Merkez Kaza, Eruh, Şirvan, Rızyan ve Sason’dan oluşan Siirt Sancağı, Diyarbekir Vilayeti’ne bağlıydı. Siirt, bu yönetsel durumunu 1880’de de korudu.

1892 Devlet Salnamesi, Siirt Sancağı’nın Diyarbekir Vilayeti’nden ayrılarak, Bitlis Vilayeti’ne bağlandığını ifade etmektedir.
Eskiden Siirt İli’ne bağlı olan Beşiri Kazası, Diyarbekir Vilayeti Merkez Sancağı’na bağlı kaldı. Bu dönemde Bitlis Vilayeti; Merkez Sancağı, Muş, Genç ve Siirt Sancakları’ndan oluşmaktaydı.

Siirt Sancağı’nın ise, Merkez Kaza, Şirvan, Eruh, Pervari ve Garzan (Kurtalan) olmak üzere toplam 5 kazası vardı.
1896 Devlet Salnamesi kayıtlarında daha önce Siirt’e bağlı iken bugün Batman’a bağlı olan Sason Kazası’nın Muş Sancağı içinde yer aldığı gösterilmektedir.

Siirt Sancağı 1892 – 1896’daki yönetsel konumunu 1903’te ve 1916’da da korumuştur.
1918’de Siirt Sancağı’nın yönetsel konumunda yapılan tek değişiklik, Şırnak’ın ilave edilmesiyle kaza sayısının 6’ya çıkarılmasıydı.

SİİRT’İN İLÇELERİ
Siirt iline bağlı 6 ilçe vardır. Bunlar: Kurtalan, Eruh, Baykan, Pervari, Aydınlar ve Şirvan’dır. Nüfus bakımından en büyük ilçe Kurtalan en küçük ilçe ise Aydınlar’dır. Siirt’e en yakın ilçe Aydınlar en uzak ilçe ise Pervari’dir.

AYDINLAR ( TİLLO )
18 Mayıs 1990 tarihinde ilçe olan Aydınlar’ın eski adı Tillo’dur. Aydınlar İlçesi, Siirt’e 7 km. uzaklıktadır. Doğusunda Pervari, kuzeydoğusunda Şirvan, batısında Siirt ili ile çevrilidir.Tillo’nun Süryani’ce manası “Yüksek Ruhlar” dır. 1514’te Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Seferi sonunda Osmanlı egemenliği ne geçen İlçe, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Siirt ili’ne bağlı bir bucaktı. İlçe’de İsmail Fakirullah Hz. ve İbrahim Hakkı Hz. gibi değerli alim ve mutasavvıfların yaşamış olması ilçe’yi kültür açısından önemli kılmaktadır. İlçe’de ayrıca İsmail Fakirrullah Hz. ve İbrahim Hakkı Hz.’ne ait eserlerle, kullandıkları eşyaların sergilendiği özel bir müze bulunmaktadır.

İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık ve inanç turizmine dayalıdır. İlçede yetiştirilen tarımsal ürünler arasında buğday, arpa, kırmızı mercimek, tütün ve sebze ve meyve gelmektedir. İlin en önemli ekonomik etkinliği hayvancılık olup, yaylalarda koyun, kıl keçisi ve yöreye özgü Ankara keçisi yetiştirilip, arıcılık yapılır

BAYKAN
1949’da ilçe merkezi Diyarbakır-Bitlis devlet karayolu üzerinde bulunan tarihi bir geçmişe sahip olan “Havil hanları ” Mevkii ‘ne nakledilmiş, daha sonra ilçenin adı Baykan olarak değiştirilmiştir.Baykan ilçesi 20 Mayıs 1938 yılında halen ilçe merkezine bağlı köy durumundaki Tüten ocak’ta (Koh) kurulmuştur. . İlçe Siirt ili’ ne 47 Km. uzaklığında, Doğusunda Şirvan, batısında Kurtalan, Batman ili, Kozluk ilçesi,güneyinde Siirt, kuzeyinde Bitlis ili bulunmaktadır. 2000 nüfus sayımına göre 31500 ‘dür. Önceleri Med’ ler, 5504’ten sonra Pers’lerin egemenliğine giren İlçe M.Ö. 350’ ler de Makedonya’lıların eline geçti. İ.Ö. 226’da Part güçlerinin ege men olduğu Baykan sonraları Roma’lılarca işgal edildi. Roma’ dan sonra Bizans, Arap ve Selçuklu egemenliğinde kalan İlçe, 1256’da İlhanlı Devleti topraklarına girdiği bilinmektedir. 1504’lerde Safevi egemenliğinde olan Baykan, 1514’ te Osmanlı topraklarına katıldı. Baykan, 11 Haziran 1938’de ilçe durumuna geldi.

İlçenin ekonomisi tarım,hayvancılık ve madenciliğe dayalıdır. Ovalık alanların azlığından ötürü yetiştirilen tarımsal ürünler oldukça azdır. Bağcılık ön plandadır. Mera hayvancılığı ilçenin başlıca geçim kaynağıdır. Ormancılık, hayvan ürünlerinin işlenmesi, el sanatları ve arıcılık geliştirilmeye çalışılmaktadır. İlçedeki Sulha Tuzlası Tekel tarafından işletilmekte olup, tuz üretimi yapılmaktadır. İlçe topraklarında bakır yatakları olup, 1960 yıllarına kadar işletilmiş ve daha sonra üretim durdurulmuştur. Bunun dışında krom yatakları da vardır.

ERUH
Eruh ilçesi. Doğusunda Şırnak, batısında Siirt, kuzeyinde Pervari güneyinde Güçlükonak ilçeleri ile çevrilidir. İl merkezi ne 53 Km.uzaklıktadır. Eruh’ un kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte M.Ö. 1000 yılların dan itibaren Urartu, daha sonra Med, Pers, Selçuklu ve İslam İmparatorlukları hakimiyetinde kalmış olup Yavuz Sultan Selim zamanında bölge ile birlikte Osmanlı topraklarına katılmıştır
Eruh, Siirt İli’nin en eski ilçelerinden biri olduğu Hicri 1288, Miladi 1872 tarihli Diyarbekir Sal namesi’nde (Yıllıkta) Siirt Sancağı’na bağlı dört kaza arasında Eruh Kazası’da sayılmakta; Zilan, Dergül ve Pervari adlarında üç nahiyenin bağlı olduğu, Hicri 1315, Miladi 1899 tarihli Bitlis Sal namesi’nde ise; yine Eruh’un Siirt Sancağı’na bağlı bir kaza olduğu Dergül, Lodi ve Fındık adlarında üç nahiyesinin bulundu ğu kaydedilmekte olup, her iki tarih arasında Pervari Nahiyesi’ nin Eruh’tan ayrılarak ayrı bir ilçe haline geldiği anlaşılmakta dır. Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte il olan Siirt İli’ne bağlı ilçe statüsüne kavuşturulmuştur.

İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, arpa, soğandır. Az miktarda da fasulye ve nohut yetiştirilir. Hayvancılıkta koyun, kıl keçisi ve tiftik keçisi yetiştirilir. Küçükbaş hayvancılık daha çok göçer aşiretleri tarafından yapılmaktadır. Keçi sütü üretilmekte olup, küçük mandıralarda peynir yapılmaktadır. Yün, kıl ve tiftikten Siirt battaniyesi ve keçe yapılmaktadır.

PERVARİ
İl merkezi’ ne 96 Km.uzaklığında olan Pervari ilçesi, Siirt’in kuzeydoğusunda yer almaktadır. Kuzeyde Hizan ve Bahçesaray ilçeleri, doğusunda Çatak ve Beytüşşebap ilçeleri, güneyinde Şırnak ili ve Eruh ilçesi,batısında Aydınlar ve Şirvan ilçeleri bulunmaktadır. İlçenin toplam nüfusu 28834′ tür. İ.Ö. 550’lerde Persler’ce sonra da Makedonyalılar’ca işgal edilen yöre İ.Ö. 306’da Selökid Krallığı sınırları içinde kaldı. İ.Ö. 129’da Partlar’ın eline geçen Pervari, İ.S. 77’de Roma İmparator luğu’na katıldı. IV. ve V. Yüzyıllarda Bizanslılar’ la Sasani’ler arasında el değiştiren yöre 700’lerde Arap hakimiyetine girdi. 1243’te Moğollar’ca işgal edildi. 1514’te Osmanlı topraklarına katıldı.Pervari, 1871’de kaza durumu na getirildi.

ŞİRVAN
İl merkezine 26 Km. uzaklığında olan Şirvan ilçesi Siirt’in kuzeyende yer almaktadır. Doğusunda Pervari, batısında Baykan kuzeyende Bitlis ili,güneyinde Siirt ili bulunmaktadır. İ.S. 77’de Roma Etkinliğine giren Şirvan 395’ten sonra Bizans, 572’de Sasanlı Devleti sınırları içinde yer aldı. 700’lerde Arapların eline geçti. Yöre 1100’lerde Artuklu 1243’te Moğol egemenliğine girdikten sonra 1514’te Osmanlı topraklarına katıldı.
İlçe Cumhuriyet’ten önce İmparatorluk idaresinde Siirt Sancağı’na bağlı en eski yerleşim birimlerinden biridir. 1871 tarihli Diyar bekir Salnamesi’nde Siirt Sancağı’na bağlı dört kaza arasında Şirvan Kazası’da sayılmak tadır. Daha önceleri Küfre Beyliği Şirvan’dan uzun süre egemen liği sürdürmüştür. Şirvan’da Küfre diye anılan mahallenin adı o zamandan kalmıştır. 1871 yılında Şirvan Siirt Vilayet olmadan önce Bitlis İli’ne bağlı bir bucaktı.

İlçede karasal iklim hüküm sürmekte olup, yazları sıcak ve kurak, kışlar sert, soğuk ve yağışlı geçer. Yabani fıstık ağacının genel merkezlerinden biri olan Pervari’de çok sayıda yabani fıstık ağacı bulunmaktadır.

İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında arpa, buğday, baklagiller, yem bitkisi, Siirt fıstığı ve sebzedir. Bunların yanı sıra üzüm, nar, şeftali, kayısı ve ceviz gibi ürünler de yetiştirilmektedir. Hayvancılıkta büyük ve küçükbaş hayvancılığın yanında arıcılık da yapılmaktadır. Pervari balı ile ünlenmiştir. Yöreye özgü Ankara keçilerinin koyu renkli tiftiğinden Siirt battaniyesi dokunmaktadır.

KURTALAN
İl merkezine 34 Km. uzaklığında olan ,Kurtalan ilçesi, Siirt ilinin batısında bulunmaktadır. Doğusunda Siirt ili, batısında Beşiri ilçesi,güney doğusunda Eruh ,güneybatısın da Hasankeyf ilçeleri bulunmaktadır. 1500’lerde Şerefhan Beyliği toprakları içinde olan Kurtalan 1514’te Osmanlı sınırları içine girdi.

Kurtalan “Garzan” adıyla Siirt’in eski kazalarından biridir. Ancak yerleşim yeri bir kaç defa değişmiş,1938 yılında adının Kurtalan ve yerinin de Mısrıç köyü olarak değiştirilmiş,1944 yılında Tren yolu hattının Mısrıç köyüne ulaşmasıyla ilçe merkezi oraya taşınmıştır.

İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık ve petrole dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; buğday, mercimek, arpa ve üzümdür. Az miktarda tütün, soğan, nohut, badem ve nar yetiştirilir. Büyük ve küçükbaş hayvancılık ilçe halkının önemli bir geçim kaynağıdır. 1945 yılında Garzan’da petrolün bulunmasından ötürü petrol üretim alanı burada da yaygınlaşmıştır. İlçe topraklarında çimento hammaddesi içeren yataklar bulunmaktadır.

Tüm Siirtli kardeşlerimize selamlar olsun

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!