Samsun ilimiz

09 Kasım 2017 Yazan  
Kategori ŞEHİRLER VE İLÇELER

SAMSUN İLİ GENEL BİLGİLER
Nüfus : 1.261.810  (2014 ) Sayımına göre
Yüzölçümü : 9.579 km²

Karadeniz Bölgesi’nin orta kesiminde yer alan Samsun, doğuda Ordu, güneydoğuda Tokat, güneyde Amasya, güneybatıda Çorum, batıda Sinop illeri, kuzeyde de Karadeniz ile çevrilidir. İl toprakları güney kesimde yer alan orta yükseklikteki dağlık alandan alçak düzlüklerin yer aldığı Karadeniz kıyısına doğru alçalır.İlin büyük bir bölümünü Kuzey Anadolu Dağları engebelendirir. Kızılırmak Vadisinin doğusunda Canik Dağları, batısında Küre (İsfendiyar) Dağlarının doğusu yer alır. Amasya-Çorum il sınırı yakındadaki Kunduz Dağı (1.791 m.), Bünyan Dağı, Sıralı Dağ, Akdağ (2.082 m.) ve Yunt Dağı ilin en yüksek tepeleridir. Bu dağların Karadeniz’e bakan yamaçları ormanlarla kaplıdır.
İl topraklarındaki düzlükler, Karadeniz kıyısında yer alan diğer illere göre daha geniştir. Çarşamba Ovası, Bafra Ovası bunların başlıcaları olup, Yeşilırmak ve Kızılırmak’ın taşıdığı alüvyonların birikmesi ile oluşan bu düzlükler birer delta ovasıdır. İl topraklarında yer alan düzlükler, Mert Çayı ve Kürtün Çayı gibi bir çok akarsuyun getirdiği alüvyonlarla oluşmuştur. İldeki plato ve yaylalar fazla yüksek değildir. Yaylalar, Ladik, Havza, Veziköprü ve Kavak ilçelerinde yer alır.

TARİHİ
Samsun”da ilk yerleşmeler tarih öncesi dönemlere kadar uzanmaktadır.İlk yerleşmenin Samsun”un 14 km doğusunda Tekkeköy”ün hemen güneyinde yer aldığı tespit edilmiştir.Buradaki mağaralarda düz yerleşim yerlerinde yapılan kazılarda PALEOLİTİK(eski taş devri-M.Ö.600,000-10,000) ve MEZOTOLİK(orta taş devri-M.Ö.10,000-8,000) çağa ait eserler bulunmuştur.
Samsun “un bilinen en eski halkı faskalardır.Son tunç çağında(M.Ö.1600-1200) bu bölgede yabani bir kavim olan Faskaların oturduğu Hitit yazılı kaynaklarından da alınmıştır.Faskaların mert ırmağı ağzında bugün Dündar tepe ve öksürük tepe olarak bilinen yerde bir site kurdukları ileri sürülmektedir.
Samsun ve Karadeniz”in kıyıları coğrafi konumu nedeniyle bu kıyıları ele geçirmek isteyen bir çok koloninin saldırısına uğramıştır.
Önce frizlerin egemenliğin giren bölge (M.Ö.1182),M.Ö.7.yy “ın ilk çeyreğinde Frig devletini yıkan Kimmerlerin eline geçmiştir.M.Ö.8.yy. ortalarında Anadolu da yunan kolonileri kurulmaya başlanmıştı.Karadeniz kıyılarında en çok koloni kuran İon şehir devletlerinden Miletos (Millet) lulardır.
Grekler(Yunanlılar)samsun yöresine geldiklerinde Kızılırmak”ın batısındaki bölgede Paphlagonlar dedikleri halk yaşamakta, Themiskyra”dan (terme) doğuya doğru ise amazonlar; Khalybler,tibarenoslar ve Mossynoikoslar adı verilen halk toplulukları bulunmaktadır.
Antik kaynakların belirttiğine göre bu günkü S amsun”un kuzey batısında Kara Samsun denilen yerde,ENETE adı verilen küçük bir site bulunmaktaydı.Bu yerleşme M.Ö.6.yy başında miletoslular tarafından zapt edilerek kolinize edilir ve yenden inşası yapılarak AMİSOS adı verilir.
Bu çağlarda şehir pek çok defalar el değiştirmiştir.M.Ö.5, yy “da Atinalılar;M.Ö.4,yy”da önce Persler daha sonra da Makedonyalılar(büyük İskender)egemen olmuştur.M,Ö.331. yılında Büyük İskender Amisos”u bağımsız şehir olarak ilan etmiştir.
Amisos M.Ö.3.yy “ınortalarında merkezi Amasya”da olan PONTUS DEVLETİ”nin sınırları içersine girmiştir.Amisos pontus kralı Mithridates VI.zamanlarında(M.Ö.120.-M.Ö.63)en parlak dönemini yaşamıştır.
Pontus krallığı ile roma imparatorluğu arasında uzun süren savaşlar esnasında şehir Pontuslularla,Romalılar arasında el değiştirmiştir.Ancak M.Ö.47”de CAESAR”ın zile yakınlarında pontus ordularıyla yaptığı savaş Sonunda Amisos kesin olarak roma egemenliğine girmiştir. Bu savaş sonucu kısa surede kazandığı zaferi yüceltmek için”CAESAR” geldim, gördüm,yendim (veni,vidi,vici) şeklinde o meşhur sözlerini söylemiştir. Caesar “Amisos”a bağımsızlığın vermiştir.
395”de Roma imparatorluğunun Batı Doğu olmak üzere ikiye ayrılmasın ile Amisos şehri Doğu roma (Bizans)toprakları içinde kalmıştır.
Hıristiyanlığın yayıldığı Bizans döneminde Amisos bir Piskoposluk merkezi olmuştur.
Müslümanlığın doğuşundan sonra 634-635 lerde Bizans”a İslam seferleri başlamıştır.
863 de Malatya emiri Ömer.B.Abdullah Amisosu fethetmiştir.Ancak seferden dönerken Müslümanlar ağır bir yenilgi almışlardı. Müslümanların Bizans”a karşı düzenlediği seferler 1000 yıllarına kadar aralıklarla devam etmiştir.
1000 yıllarının ilk yarısında artık Bizans Anadolu’daki eski üstünlüğünü kaybetmiş durumdadır.
1040 yılındaki Dandankan savaşı ile bağımsız bir devlet olan Selçuklular ana doluya akınlara başlamışlardır.
1071”Selçukluların Bizans la yaptığı Malazgirt savaşı zaferle sonuçlanmış,zaferi izleyen 5-6 yıl içerisinde Anadolu’nun egemenliğine geçmiştir.
1071”den sonra Amisos, Anadolu”da kurulan Türk devletlerinden DANİŞMENTLİLER”in bölgesinde yer almıştır.

1086 “da Danışmentliler Amisos”u kuşatmışlarsa da ele geçiremezler. Ancak Amisos”un yakınında devlet kurarlar. Bundan sonra eski kente “Hıristiyan samsun “denir.
Anadolu Selçuklu devleti zamanında (1185) samsun kılıç aslanın oğullarından Rüknettin Süleyman şah”ın payına düşer. Bu tarihten sonra şehrin adı SAMSUN olarak geçmeye başlar. Hıristiyan samsun önce Bizanslıların; 14 yy”ın ilk yıllarından başlayarak da uzun süre Cenevizlilerin yönetiminde kalır.
Anadolu Selçuklu Devletinin zamanında Anadolu inşa ettiği Türk birliğinin Moğol istilasıyla 1243 “de dağılmaya başlamasıyla Müslüman samsun sırasıyla ilhanlıların,pervane oğullarının (1297), candaroğullarının (1322) ve Tacettinoğullarının (1348) denetimine girer.
Osmanlıların güçlenerek genişlemeye başladığı dönemde1393”te canik beyliklerinden kubat oğullarının eline geçer.Yıldırım Beyazıt 1398 de Müslüman samsun”u tekrar alır. Yıldırım Beyazıt tarafından tekrar oluşturulan Anadolu’daki Türk birliği Beyazıtlın”ın 1402 deTimurla yaptığı Ankara savaşında yenilmesiyle,bozulur. Osmanlı egemenliğine alınmış beylikler Timur tarafından tekrar canlandırılır.
1043 yılından sonra kubat oğulları,taşanlar oğulları, candaroğlları, Tacettinoğulları beylikleri tarafından yönetilir.
Anadolu da tekrar birliği oluşturmak için seferlere başlayan Osmanlı devletini ikinci kez kuran çelebi sultan Mehmet her iki samsunu 1413 de Osmanlı yönetimine katmıştır.
Cenevizliler aşağı şehri yakıp gemiller kaçmışlardır. Samsun bu dönemde liman acısından sinoptan sonra ikinci planda kalmıştır.
Çelebi sultan Mehmet canik”i oğlu şehzade murat”ın idaresindeki Amasya sancağına bağlar (1419). Şehrin valiliğin ise Tacettinoğlu Hüsamettin Hasan Bey e verir.Ancak 1421’de Osmanlıda çıkan karışıklıklardan yaralanmaya çalışan Tacettinoğlu Hüsamettin Bey bağımsızlığın ilan eder. Bunun üzerine Amasya sancakbeyi lala yörğüç paşa samsuna gönderilir ve samsun tekrar Osmanlı toprakların katılır. (1428)
Osmanlı yönetiminde samsun;canik bölgesinin merkezi olarak Amasya”ya sonra da sivas”a (paşa sancağı) bağlanır.1514 yılında ise Erzincan eyaletine bağlanır. 15yy”da samsun kazakların saldırısına uğramıştır.
18 yy “da samsun limanı kuzey limanları ile (özellikle kırım) önemli ticari ilişkiler kurmuştur. Ancak Osmanlının 1774”de kırımı terk etmesi bu ticareti canlanmaya başlayan kenti olumsuz etkilemiştir.

Samsun 19 yy. ilk yarısında Hazinedar oğulları yönetiminde kalmıştır. Bu dönemde buharlı gemilerin Karadeniz”de ticareti canlandırması;ayrıca, kaliteli tütün ekiminin Bafra çevresinde başlayarak samsun yöresine yayılması kentte gelişmelere neden olmuştur. Samsun”un Türk nüfusu artığı gibi Avrupalı tütün alıcıları ve çeşitli ham madde tüccarları samsun’a yerleşmeye başlamıştır.
1869”da çıkan bir yangında Samsun”un hemen hemen tamamı kül haline gelmiştir.Ancak o dönemde zengin bir ticaret merkezi haline gelmiş olan samsun yangından sonra çabuk kalkınmıştır.
I.Dünya savaşı sırasında deniz ticareti felce uğradığı için, ekonomik yönden büyük sıkıntılar çeken samsun, 1915”te Rus savaş gemiler 4 kez topa tutulmuş ve büyük ölçüde hasar görmüştür.
I.Dünyaya savaşından sonra parçalana ve düşmanlar tarafından istila edilen vatanımızı kurtarmak için harekete geçen Mustafa Kemal Paşa 9.ordu müfettişi sıfatıyla bandırma vapuruyla 19 Mayıs 1919”da samsuna gelerek, milli mücadeleyi başlatmıştır. Samsun bu özelliği nedeniyle kurtuluş savaşımızın bir simgesi durumuna gelmiştir.
19 Mayıs Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından”Gençlik ve spor Bayramı”olarak ilan edilmiştir. İlan edildiği 1936 yılından beri her yıl “19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı”olarak kutlanmaktadır.
19 yy. sonlarında Trabzon vilayetine bağlı muta sarraflık olarak yönetilen samsun, 1925”te il olmuştur.

COĞRAFİ YAPISI
Samsun ili genelde pek yüksek olmayan plato ve dağlardan oluşan topografik yapı göstermektedir.
İl sınırları içinde doğu, batı doğrultusunda uzanan iki dağ sırası bulunmaktadır. Bunlar il topraklarının güney kesiminde doğuda Canik Dağları ve batı kısımda ise Çangal Dağlarıdır. İlin en yüksek noktası 2062 m. ile Akdağ’dır. Kunduz dağı, Bünyan dağı, Sırçalı Dağ, Yurt dağları ilin diğer yükseltileridir.
Samsun ili topraklarında platolar geniş bir alana yayılmış olup, il topraklarının % 37,2’sini kaplar. İl topraklarının % 17,9’unu da ovalar oluşturmaktadır. Akarsuların açmış olduğu vadilerde ve akarsuların denize ulaştığı yerlerde birikinti ovaları oluşmuştur. İlin en önemli vadileri Kızılırmak ve Yeşilırmak vadileridir. Bafra ve Çarşamba ovaları ve bu iki ovanın arasında Samsun ovası ilin en önemli ovalarıdır. Bütün bu ovalarda başlıca geçim kaynağı tarımdır.

Doğal bitki örtüsü açısından Samsun ili zengindir. 1000 – 1200 m. yüksekliklerde gürgen, meşe, ıhlamur, kestane, kayın, dışbudak; 1200 – 1800 m. yüksekliklerde ise iğne yapraklı ağaçlara rastlanır. Kıyılara yaklaştıkça özellikle akarsular boyunca söğüt ve kavak ağaçları vardır.
En zengin orman alanları Çarşamba, Alaçam, Kavak ve Vezirköprü ilçelerinde bulunmaktadır.

İKLİMİ
Samsun ilinin iklimi kıyı ve iç kesimlerde ayrı özellikler göstermektedir. Kıyı kesimlerinde Karadeniz, iç kesimlerinde ise Akdağ ve Canik dağlarının etkisi izlenmektedir. Samsun ili sıcaklık ve yağışlar açısından Doğu ve Batı Karadeniz iklimine benzememektedir.

Samsun’da genç delta ovalarında alüvyonlar bulunmakla birlikte, dik yamaçlarla ayrılmış taraçalarda eski alüvyonlar görülmektedir. Güneydeki dağlık kesime geçiş alanı neojen yaşlı, killi-kireçli tortularla kaplıdır. Kıyı dağları Kretase lavlarından oluşmuştur. Aynı dağların iç kesimlerinde killi, çakıllı tortular bulunur. İç kesimlerde Neojen tortular ve yer yer alüvyonlarla kaplı ovaların güneyinde de birinci ve ikinci zaman yaşlı ve kıvrımlı kayaçlar Kretase ve Eosen Flişlerine rastlanır. Geniş alanlarda ise volkanik oluşumlar görülmektedir. Samsun’da Eosen, Kretase ve Neojen dönemli oluşumlara sıkça rastlanmaktadır.

DAĞLAR
Samsun ili topraklarının Karadeniz kıyıları düzlüklerle, güneye uzanan iç kesimleri ise, yükseklikleri fazla olmayan dağ sıraları ile kaplıdır. Bölge, Karadeniz kıyıları ile bu kıyılara içeriden paralel olarak uzanan yüksek dağlar arasındadır. Bu dağlar Ünye-Çarşamba kesiminde doğu-batı, Samsun-Bafra kesiminde doğu-güney, batı-kuzeybatı yönünü takip eder. Doğudan batıya doğru uzanan ve birbirinin devamı olarak görünen başlıca iki sıra dağ vardır. Bunlardan doğudakine Canik Dağları, batıdakine ise, Çangal Dağları denir.
Canik Dağları : Büyük bölümleri Ordu ilinde bulunan Canik Dağlarının batı uçları Samsun topraklarında bulunur. Yükseklikleri az olan bu dağ sıraları Karadeniz ile iç kesimler arasındaki ulaşıma engel olmazlar. Yüksekliği ortalama 1500 metredir.
Çangal Dağları: Samsun ili sınırlarının batı ucundan içeri giren Çangal Dağlarının büyük bir kısmı Sinop ili sınırları içerisindedir. Çangal dağlarının ortalama yüksekliği 1500 metredir.

Sıralı Dağlar: Samsun ilinin önemli yüksekliklerinden birisi olan Sıralı Dağlar Kavak ilçesinin doğusunda yer alır ve yüksekliği 1300 metredir.
Kocadağ: Samsun ilinin kuzey kesiminde Kavak ilçesi yakınlarında bulunan Kocadağ 1310 metre yüksekliktedir.
Akdağ: Samsun ilinin en yüksek dağı olan Akdağ ın yüksekliği 2062 metredir. Ladik ilçesi ve Amasya arasında bulunan Akdağ zengin orman yapısına sahiptir.
Kunduz Dağları: Samsun ili Vezirköprü ilçesi toprakları üzerinde bulunan Kunduz Dağlarının yüksekliği 1783 metredir. Ünlü kunduz ormanları ile birlikte anılan dağ orman ürünlerinin çokluğu ile ülke çapında bir şöhrete sahiptir.
Hacılar Dağı: Ankara -Samsun karayolu üzerinde,Kavak ilçesinden sonra yer alan Hacılar dağının yüksekliği 1150 metredir. Bundan sonra Mahmur dağlarını görmekteyiz.
Nebyan Dağları: Samsun’un kuzey batısında bulunan Koca Dağın batısında bulunan Nebyan Dağlarının yüksekliği 1224 metredir.
Kürtün ırmağının sağında limana doğru uzanan Toraman tepe 125 metre, yüksekliklerinde tepeler de mevcuttur.

AKARSULAR
Yeşilırmak: Yeşilırmak nehri Köse Dağlarından çıkar. Erbaa ilçesinden geçerek Çarşamba’ya ulaşan Yeşilırmak ilçeyi ortadan ikiye bölerek, Civa Burnun’dan Karadeniz’e dökülür. Üçtaşlar bölgesinde Ters akan ırmağı ile birleşir. Uzunluğu 416 km olan Yeşilırmağın akış hızı saatte 5 km, en kurak mevsimde su yüksekliği 9 metre doğu sahilinde ise 5.5 metredir.
Kızılırmak: Sivas’taki Kızıl Dağından doğan Kızılırmak Türkiye’nin en uzun akarsuyudur. Osmancık ilçesinden Karadeniz bölgesine giren ırmak 1151 km uzunluğundadır. Kargı civarında kuzey doğu Samsun-Sinop sınırına girer. Bafra’nın batısında kollara ayrılan ırmak Bafra Burnundan Karadeniz’e dökülür. Delice, Devrez ve Gökırmak Kızılırmak’ın önemli kollarındandır. Bafra yakınlarında yapılan ölçümlere göre en kurak zamanda genişliği 46 metre derinliği 1.30 metredir. Saniyede 21 metreküp su akıtır. Akış hızı ise saatte 4 ila 6 km arasındadır.
Terme Çayı: Terme çayı Kara ormandan doğar. Simenit etrafındaki sazlıkları besleyen Terme çayı ilçeyi ikiye bölerek Karadeniz’e dökülür. Genişliği 30 metre derinliği yaklaşık 1 metre olan Terme çayı çeltik tarlalarına hayat verir.
Diğer Akarsular: Mert Irmağı, Kürtün Çayı, Tersakan Çayı, Karaboğaz Deresi, Akçay, Uluçay, Esenli, İncesu, Hızırilyas, Ballıcaderesi ve Güdedi gibi irili ufaklı akarsular vardır.

GÖLLER

Ladik gölü

Bölgedeki göller zaman zaman değişen akarsu yataklarından meydana gelmiştir. Yörenin gölleri Bafra, Çarşamba ve Ladik ilçelerinde toplanmıştır.
Liman Gölü: Bafra ya 20 km uzaklıktadır. 3 km büyüklüğündeki göl bazı kollarla denize açılmıştır. Bu kolların uzunluğu bazı yerlerde 2000 metreyi bulur. Gölde kefal ve sazan balığı avcılığı yapılmaktadır. Liman gölünün güneyinde Balık gölü kuzeyinde ise Karaboğaz gölü vardır.
Ladik Gölü: Tersakan ırmağının kaynağını teşkil eden Ladik gölü Ladik’e 10 km uzaklıktadır. Gölde alabalık ve turna balığı bulunmaktadır. Balıkçılık yanında geniş bir sazlık alana sahip olan Ladik gölünden toplanan sazlar hasır yapımında kullanılır. Gölün uzunluğu 5 km genişliği 2 km ve yüz ölçümü 10 km2 karedir.
Simenit Gölü: Bu Göl Terme çayı yatağının değişmesi ile meydana gelmiştir. Terme hudutları içerisinde bulunan gölde balıkçılık yapılmaktadır. Termeye 20 km uzaklıkta bulunan göl, kanalla birbirine bağlanmış iki göl görünümümdedir. Kışın yağmur suları ile beslenen göl,fırtınalı zamanlarda zaman zaman deniz suyunu göle karışması ile dolar.
Diğer Göller: Bunlar,Bafra da Kızılırmak tarafından meydana getirilmiş Karagöz, Dutdibi, Çernek, Uzun göl ve Tombul gölüdür. Çarşamba’da Yeşilırmak ta Akçagöl, Akarcık, Dumanlı ve Kör ırmak adıyla bilinen gölleri oluşturmuştur.

OVALAR
Çarşamba Ovası: Erbaa ilçesinde geçen Yeşilırmak nehri Çarşamba ilçesine ulaştıktan sonra Civa Burnundan Karadenize dökülürken çok kıymetli alüvyonlu Çarşamba ovasını meydana getirir. Kirazlık’tan başlayan Çarşamba Ovasının yüz ölçümü 89.500 hektardır. DSİ tarafından yaptırılan su kanalları sayesinde arazinin % 70 i tarıma elverişli hale getirilmiştir. Geri kalan % 30 luk kısım ise ormanlık, sazlık ve bataklıktır. Sulama alanı 82.707 ha olup 19.031 ha ‘ının inşaatı devam etmektedir.
Bafra Ovası: Bafra ilçesine gelen Kızılırmak, Bafra’da çeşitli kollara ayrılır. Bafra burnundan denize dökülen Kızılırmak, ardında geniş ve alüvyonlu topraklar bırakır. 47727 hektarlık ova nın 6150 ha lık alan halihazırda sulanmaktadır. Türkiye’nin en verimli ovalarından biridir. DSİ tarafından yaptırılan sulama kanalları ile sulanan ovanın kuzey kısımları çorak arazidir. Bu yerlerde hayvancılık yapılmaktadır.

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!