Mineral Nedir mineral çeşitleri

10 Mayıs 2013 Yazan  
Kategori BİTKİLER VE SAĞLIK

Mineral çeşitleri nelerdir
Mineraller, vücudun sağlıklı kalabilmesi için gerekli olan ve vücudumuzun kendi kendine oluşturamadığı inorganik maddelerdir.

Minerallerin Görevleri nelerdir
Mineraller,Vitaminler ile birlikte çalışarak vitaminlerin ve diğer besin maddelerinin etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Böylece, sağlıklı diş ve kemik yapısı, kalbin düzenli ve verimli çalışması, kas fonksiyonları, üreme sağlığı, hücre korunması ve gelişimi, sağlıklı dolaşım ve sinir sistemi, vücuttaki su dengesinin korunması gibi pek çok hayati fonksiyonda görev alırlar. Bu nedenle, insan vücudu için sağlıklı ve dengeli beslenmede vitamin ve minerallerin önemi büyüktür.

Vücudun sağlıklı kalması için ihtiyaç duyduğu Mineral Çeşitleri 15′ten fazladır. Vücut, ihtiyaç duyduğu bu mineralleri yeterli miktarda karşılayamazsa yetersiz beslenme sonucu Mineral Eksikliği; aldığı mineralleri fazla miktarda kaybetmesi sonucu Mineral Kaybı oluşur. Mineral Eksikliği pek çok hayati fonksiyonun aksamasına ve ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Bu nedenle, mineral eksikliğinden korunmak için sağlıklı ve dengeli beslenmek ve yeterli sıvı almak gerekir. Minerallerin yeterli miktarda alınmasının yanında, alınan minerallerin de normalden fazla kaybedilmemesi gerekir. Mineral Kaybı vücudun ihtiyacı olan minerallerin çeşitli nedenlerle fazla miktarda vücuttan uzaklaştırılması sonucu Mineral Eksikliği oluşmasına neden olur. Mineral kaybının en önemli nedenlerinin başında gelen sigara ve alkolün dışında; ishal, terleme, idrar söktürücü ilaçlar vb. yollarla vücudun sıvı ve mineral kaybetmesidir. Mineral Kaybının önlenmesi için alkolden ve sigaradan uzak durulmalı ve dengeli beslenme ve yeterli sıvı alımına özen gösterilmelidir. Vücudun mineral ihtiyacı hamilelik ve emzirme döneminde, büyüme ve gelişme çağındaki çocuklarda ve sporcularda daha fazladır.

Mineral Fazlalığı ve Zararları:
Mineral Eksikliği, her mineralin almış olduğu görevlere göre çeşitli ve hayati fonksiyonlarda aksaklıklara ve sağlık sorunlarına yol açar. Bununla birlikte minerallerin belli bir dozdan fazla alınması da zararlıdır ve çeşitli sağlık sorunlarına neden olur.

Başlıca Mineraller ve bu minerallerin özellikleri:

Bakır Minerali
Bakırın İnsan Vücudu açısından önemi Vücut dokusunun yenilenmesinde ve kemik yapısının sağlamlığının sağlanmasından görevli enzimler için gereklidir. Protein sentezlenmesinde ve enerji üretiminde görev alır. Alyuvarların oluşumuna katkıda bulunur. Çinko ve C Vitamini kullanımı ile beyin ve sinir sistemi sağlığı için gereklidir. Saç ve deri sağlığı için faydalıdır.

Bakır Eksikliği:
Bakırın yeterince alınmaması durumunca kansızlık görülür. Bakır Eksikliği, vücut direncinin azalmasına, güçsüzlük, deride yara ve egzama gibi problemlere yol açar. Ayrıca, saç dökülmesi, iştahsızlık, ishal ve çarpıntı meydana gelebilir. Bağışıklık sistemi zayıflar. Kemikler ve dokuların yapısı olumsuz etkilenir. İnsan vücudu besinlerdeki bakırın ancak %5 kadarını emebilmektedir. Bakır eksikliği, bakır açısından yetersiz beslenme, bakırın yeterince emilememesi ya da fazla çinko alımı gibi nedenlerden kaynaklanabilmektedir.

Bakır Fazlalığı ve Bakırın Zararları:
Bakırın aşırı dozda alınması, vücutta bakır fazlalığı oluşmasına neden olur. Bakır Fazlalığı ise kanser riskini büyük oranda arttırmasının yanı sıra depresyon, şizofreni, bunaklık, hipertansiyon gibi ciddi zihinsel ve bedensel rahatsızlıklara yol açar.

Bakır içeren yiyecekler nelerdir?
Zeytin, badem, fındık, ceviz, taze ve kuru üzüm, arpa, tam ekmek, bal, kuzu ciğeri, sarımsak, portakal, pancar, pekmez, brokoli, fasulye ve bezelye bol miktarda bakır içeren besinler arasındadır.

Günlük Bakır İhtiyacı: Bebeklerde günlük 0,5 – 1 mg, çocuklarda 1 – 2 mg ve yetişkinlerde de ortalama 2,5 mg kadar bakır alınması günlük bakır ihtiyacını karşılayacaktır.

Bor Minerali
Borun Faydaları, ve Görevleri: Yüzlerce sanayi kolunda, farklı amaçlarla kullanılmasının yanında, bor sağlık açısından da önemli bir mineraldir. Kalsiyum, magnezyum ve fosfor mineralleri ile D Vitamininin vücutta korunmasına ve etkili bir şekilde kullanılmasına yardımcı olarak diş ve kemik sağlığının korunmasına katkıda bulunur. Beyin fonksiyonlarını geliştirir. Östrojen hormonunun çalışmasını destekler ve kemik erimesini azaltır. Borun bir diğer özelliği de doğal bir antibiyotik oluşudur. Bor, tedavi amacıyla da tıpta kullanılmaktadır. Özellikle, kemik erimesi, migren, sinir hastalıkları, halsizlik ve kanser tedavilerinde kullanılmaktadır.

Bor Eksikliği:
Borun yeterli miktarda alınmaması, D vitamini eksikliğine ve buna bağlı olarak da kemik erimesi ve zayıflamasına ve kemiklerin daha kolay kırılmasına neden olur. Eksikliğinde ayrıca, konsantrasyon zorluğu ve hafıza zayıflığı görülebilir.

Bor Fazlalığı ve Zararları: Yüksek dozda alınması zehirleyici etki gösterebilir.

Bor Minerali Hangi Besinlerde Bulunur? Badem, fındık, elma, üzüm, çilek, hurma, şeftali, erik, patates, sarımsak, brokoli ve domates bol miktarda bor içeren besinler arasındadır.

Günlük Bor İhtiyacı:
Yetişkinlerde günlük alınması gereken bor miktarı 13 mg kadardır.

Çinko Minerali
Çinko Mineralinin Görevleri ,Vücuttaki pek çok fonksiyonda görev alır. Protein sentezi, büyüme ve cinsel gelişimin yanı sıra bilhassa bağışıklık sistemi için gereklidir. Vücudun kendi kendini iyileştirmesi ve yenilemesi gereken durumlarda ve zihinsel fonksiyonlarda önemli roller üstlenir. Cildin ve kasların erken yaşlanmasını önler. Hücre yenilenmesini destekleyerek cildi güzelleştirir, tırnakları güçlendirir ve saç dökülmesini önler.

Çinko Eksikliği:
Çinko eksikliğinde, bağışıklık sistemi zayıflar; halsizlik, yaraların geç iyileşmesi, saçlarda zayıflama ve dökülme gibi belirtiler görülür. Ayrıca, gelişme geriliği, iştahsızlık, öğrenme ve dikkat eksikliği görülebilir. Çinko Eksikliği bunların dışında, çocuklarda cinsel gelişim geriliğine ve yetişkinlerde ise sperm sayısı azlığına neden olmaktadır. Tırnaklardaki beyazlama çinko eksikliğinin belirtileri arasındadır. Yemeklerin yanlış pişirilmesi sonucu besin değerlerini kaybetmesi,alkol ve stres çinko eksikliğine neden olan başlıca faktörlerdir.

Çinko Fazlalığı ve Çinkonun Zararları:
Bulantı, kusma ve ishal, huzursuzluk, terleme ve titreme gibi sorunlara ve kolesterol dengesizliğine neden olabilir. Ayrıca, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve aşırı kullanımlarda tümör oluşumuna neden olur.

Çinko içeren besinler hangileridir?
Et, deniz ürünleri, baklagiller, tahıllar, yumurta, fındık, süt ve süt ürünleri ile lifli besinler bol miktarda Çinko içeren besin maddeleridir.

Günlük Çinko İhtiyacı:
Yetişkinlerde günlük çinko ihtiyacı ortalama 15 – 20 mg kadardır. Gebelikte ve sporcularda çinko ihtiyacı daha fazladır. Bununla birlikte, Günlük 50 mg dan fazla çinko almak yan etkilere neden olabilir.

Demir Minerali:
Demir Minerali, İnsan vücudu için önemi ve faydaları açısından vazgeçilmez bir mineraldir. B vitaminlerinin kullanımı, bakır ve kalsiyum emilimi, kanda oksijeni taşıyan kırmızı kan hücrelerinin ve çeşitli enzimlerin üretimi için gereklidir. Demir minerali, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklardan korunmaya yardımcı olur. Vücut direncini arttıran demir yorgunluğa karşı etkilidir. Demir minerali vücudun büyümesine de yardım eder. Bu nedenle, özellikle gelişme çağındaki çocuklar için vücut ve beyin gelişimi açısından çok önemlidir.

Demir Eksikliği ve buna bağlı olarak oluşan kansızlık yani anemi ise demir eksikliği anemisi olarak adlandırılır. Kadınlar erkeklerden daha fazla demir tüketirler. Bu nedenle Kadınlarda Demir Eksikliği daha fazla görülür. Demir eksikliği konsantrasyon bozukluğu, halsizlik, kalp çarpıntısı, yorgunluk, solgunluk, sinirlilik, bağışıklık sisteminde zayıflık, saçlarda ve kemiklerde kırılganlık gibi sorunlara yol açar. Ayrıca, saç dökülmesi, saçlarda ve tırnaklarda çatlamalar, dudak kenarlarında yaralar ve yutma güçlüğü gibi şikâyetlere sebep olabilmektedir. Özellikle C vitamini demir emilimini kolaylaştırdığı için Anemiden korunmaya yardımcı olur. Gebelikte, bebeklerde ve çocuklarda demir ihtiyacı daha fazla olduğu için özellikle bu dönemlerde demir eksikliği sonucu oluşabilecek gelişim bozukluklarının önüne geçmek için yeterli miktarda demir alınmalı, gerekirse demir hapları ile demir takviyesi yapılmalıdır.

Demir Fazlalığı ve Zararları:
Fazla miktarda demir almak damar sertliğine, hücrelerin erken yaşlanmasına ve yağlanmasına neden olmaktadır. Ayrıca, demir fazlalığı, kanser riskini arttırmasının yanı sıra, siroz, şeker hastalığı, kalp büyümesi, halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı, bulantı, kusma ve nefes darlığı gibi sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

Demir Minerali Hangi Besinlerde Bulunur?
Kuru kayısı ve kuru üzüm gibi kurutulmuş meyveler, kırmızı et ve karaciğer, pekmez, tahıllar, yumurta, lahana, fasulye, pancar, patates, fındık, badem, şeftali, armut, hurma, kabak ve balık bol miktarda demir içeren besin maddeleridir.

Günlük Demir İhtiyacı:
Yetişkinlerde erkeklerin günlük demir ihtiyacı ortalama 8 – 10 mg kadardır. Bu miktar gebelik, emzirme ve adet dönemlerinden dolayı kadınlarda biraz daha fazladır.

Flor Minerali ve Görevleri:
Diş ve kemik sağlığı için çok önemlidir. Diş çürümelerini önler. Kemikleri güçlendirerek kemik erimesi ve kırılmalarını engeller.

Flor Eksikliği:
Yetersizliği, dişleri zayıflatır ve diş çürümesini hızlandırır. Kemiklerin zayıflamasına ve kemik erimesine yol açar. Özellikler bebeklerde ve çocuklarda flor eksikliği önlenmelidir. Bunun için gerekiyorsa, aşırıya kaçmamak şartıyla, flor takviyesi yapılabilir. Ayrıca, içme sularına flor katılarak flor eksikliği önlenmeye çalışılır.

Flor Fazlalığı ve Florun Zararları:
Dişlerde sararmaya ve diş minesinin tahrip olmasına neden olur. Ayrıca, kemiklerde ve eklemlerde de normal dışı gelişimler ortaya çıkabilir. İçme suyuna flor katılarak, flor eksikliği önlenmeye çalışılır. Ayrıca, pek çok diş macununa da eklenmektedir.

Flor içeren besinler nelerdir? Başlıca flor kaynaklarıçay ve deniz balıkları, özellikle de somon balığıdır. Flor içeren besinler çok sınırlı olduğu için florlusu tüketmeye özen göstermek ve çayı, florlu suyla hazırlamak flor eksikliği ile başa çıkmak açısından daha faydalı olur.

Fosfor Minerali
Fosforun Görevleri ve Faydaları: Kemik ve diş yapısının temelini oluşturan fosfor, kalp düzeni, böbrek fonksiyonları, kaslar, sinirler ve beyin için gereklidir. Hücrelerin büyümesine yardım eder.Proteinlerin sentezlenmesi, enzimler ve hücrede enerji üretimi ile ilgili kimyasal olaylara katılır.

Fosfor Eksikliği:
Özellikle kasları ve kemikleri olumsuz yönde etkileyerek kas hücrelerinin zarar görmesine, kasların ve kemiklerin güçsüzleşmesine neden olur. Sinir – kas ilişkisinde ve beyin fonksiyonlarında aksaklıklara yol açar. Fosfor Eksikliğinin en önemli nedenleri yetersiz beslenme, fosforun bağırsaklardan yeterince emilememesi,alkol kullanımı ve idrar söktürücü ilaçlardır.

Fosfor Fazlalığı ve Zararları:
Fosfor Eksikliği gibi Fosfor fazlalığı da sağlık açısından zararlıdır. Fosfor fazlalığı, kalsiyum dengesini bozarak kalsiyum dengesizliğinden kaynaklanan sorunlara neden olur ve kemik yoğunluğunun ve gücünün azalmasına yol açar. Bunun neticesinde kemikler direncini yitirir ve kolay kırılır. Fosfor fazlalığı, tansiyonu da yükseltir. Ayrıca, çeşitli tarım ilaçları gibi aşırı fosfor içeren maddelerin içilmesi ya da bu maddelerle temas edilmesi halinde Fosfor Zehirlenmesi meydana gelebilir.

Fosfor Hangi Besinlerde Bulunur?
Et, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri gibi proteinbakımından zengin besinler bol miktarda fosfor içeren besinler arasındadır. Ayrıca, maden suları, mısır, meyveler ve meyve suyu, pırasa gibi besinler de fosfor minerali açısından zengin besinlerdir..

Günlük Fosfor İhtiyacı: 1 yaşına kadar olan bebeklerde günlük fosfor ihtiyacı 250 mg, 10 yaşına kadarki çocuklarda ise ortalama 800 mg dır. 11-24 yaş arasındaki dönem fosfor ihtiyacının en fazla olduğu dönemdir. Bu yaşlarda günlük 1200 mg kadar fosforun alınması gerekir. 24 yaşın üzerindeki yetişkinlerde ise günlük ortalama 800 mg fosfor almak yeterlidir.

Günlük Flor İhtiyacı: Bebeklerde ve Çocuklarda günlük 1 – 2 mg almak yeterli olmakla birlikte, yetişkinlerde günlük flor ihtiyacı 2 – 3 mg kadardır.
Selenyum Minerali
Selenyum Minerali ve Selenyumun Görevleri:
Güçlü bir antioksidan olan selenyum, bağışıklık sistemini güçlendirir ve kanser riskini azaltır. Hücreleri korur ve yaşlanmayı geciktirir. Doku esnekliğini arttırarak ve kalp hücrelerini destekleyerek kalp ve damar sağlığının korunmasına yardımcı olur. Başta sperm üretimi ve canlılığı olmak üzere, üreme sağlığında rol alır. Vücuttaki zehirli maddelerin zararlı etkilerini azaltır ve vücuttan atılmalarına yardımcı olur. Karaciğerin faaliyetlerini düzenli olarak sürdürmesine katkıda bulunur.

İyot Minerali ve Görevleri:
İyot Mineralinin büyük bir kısmı Tiroid bezinde bulunur ve Tiroid bezinin fonksiyonlarını düzenler. İyot, tiroid bezinin etkilediği zihinsel fonksiyonlar, normal büyüme ve gelişme, enerji kullanımı ve kilo kontrolü, beyin ve sinir sisteminin düzenli çalışması gibi başlıca fonksiyonlarda önemli görevler alır.

İyot Eksikliği:
Yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu vücutta iyot yetersizliği oluşması durumunda önemli sağlık sorunları meydana gelir. İyot Eksikliği, tiroit bezinin fonksiyonlarını yerine getirmesine engel olarak başta guatr olmak üzere, zekâ geriliği, gelişim bozukluğu, kısırlık gibi şikâyetlerin oluşmasına neden olur.

İyot Fazlalığı ve Zararları:
Fazla miktarda iyot alınması tiroit bezinin hormon üretimini bozarak iyot eksikliğinde görülen durumların oluşmasına neden olur. Ayrıca, deride alerji ve sivilce görülebilir.

İyot Hangi Besinlerde Bulunur? Süt, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler ve deniz ürünleri bol miktarda iyot içeren besinler arasındadır. İçme suyu önemli bir iyot kaynağı olmakla birlikte, özellikle iyot miktarı yetersiz içme sularının kullanımı iyot eksikliği oluşmasına neden olabildiği için iyotlu tuzlar kullanılarak iyot eksikliğinin giderilmesi amaçlanır.

Günlük İyot İhtiyacı:
Yetişkinlerde tavsiye edilen günlük iyot miktarı ortalama 150 mg kadardır. Bu miktar, bebeklerde günlük yaklaşık 50 mg, 12 yaşına kadarki çocuklarda ise 100 – 120 mg kadardır. 12 yaşın üzerindekiçocuklarda iyot ihtiyacı yetişkinler seviyesindedir. Hamilelikte iyot ihtiyacı artar. Bu nedenle, hamilelikte ve emzirme döneminde 200 mg kadar iyot almak gerekir.

Kükürt Minerali
Kükürt Minerali ve görevleri: Solunum sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur ve vücudun oksijen dengesini korur. Beyin fonksiyonlarının çalışmasını destekler. Saç, tırnak ve cilt sağlığı için gereklidir. Alerjik rahatsızlıklara karşı koruyucudur. Uyuz ve egzama gibi deri hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve safra salgılarını arttırır. B Grubu vitaminlerinin kullanılmasına yardımcı olur. Bazı zararlı bakterileri öldürücü etkisi vardır. Kükürtün faydaları arasında yaşlanmanın belirtilerini azaltması da sayılabilir.

Kükürt Eksikliği: Kükürt eksikliği ender olarak görülmekle birlikte, kükürtün vücutta yeterince bulunmadığı durumlarda saçlarda zayıflık ve deride solgunluk görülür.

Kükürt Fazlalığı ve Kükürtün Zararları:
Aşırı kükürt böbreklere zarar verir. İnsan vücudu fazla kükürt alması durumunda baş ağrısı, boğaz ve mide yanması, kusma gibi belirtiler gösterir. Ayrıca, alerjik deri hastalıklarına neden olur. Kükürt fazlalığı en çok astım hastalarını olumsuz etkiler.

Kükürt içeren besinlerde hangileridir? Kırmızı et, tavuk ve balık eti, yumurta, havuç, soğan, sarımsak, kereviz, turp, lahana, ıspanak, çilek, muz, maydanoz, marul, patates, incir ve hurma kükürt içeren besinler arasındadır.

Günlük Kükürt İhtiyacı: Vücudun kükürt ihtiyacını karşılaması için alması gereken günlük kükürt miktarı ortalama 1000 mg kadardır.

Krom Minerali
Krom Minerali ve Görevleri:
Kan şekeri ve kolesterol seviyesini kontrol eder ve dengede tutar. Böylece özellikle şeker hastaları için çok faydalıdır. Enzim ve hormonların kullanımı ile yağ ve proteinlerin sentezlenmesinde görev alır. Kemik erimesini ve yaşlanmanın etkilerini azaltır. Ayrıca, krom minerali vücuttaki yağı kasa dönüştürerek, kilo verdirmese de vücut hatlarının daha düzgün görünmesine ve kas yapmayayardımcı olur. Bu özelliği nedeniyle, özellikle zayıflamak ve iştahlarını kontrol altına almak isteyenler krom kapsülü kullanmaktadırlar.

Krom Eksikliği:
Dengesiz beslenme sonucu oluşan krom eksikliği, huzursuzluk, halsizlik ve yorgunluğa neden olur. Kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyerek damar sertliği ve şeker hastalığı riskini artırır. Krom Eksikliği olanlarda sürekli açlık hissi ve yeme isteği, tatlılara düşkünlük görülür. Krom eksikliği iştahı kontrol etmeyi engellemesinin yanı sıra vücudun yağlanmasına da neden olmaktadır.

Krom Fazlalığı ve Kromun Zararları:
Fazlası krom zehirlenmesine neden olacağı için bilinçli ve ölçülü tüketilmelidir. Bazı durumlarda baş dönmesi ve deri döküntüsü görülebilir. Özellikle şeker hastaları doktora danışmadan krom desteği (krom kapsülü / hapı gibi) almamalıdır.

Krom Hangi Besinlerde Bulunur? Et, pirinç, yer fıstığı, üzüm suyu, peynir, buğday, süt ve süt ürünleri, yumurta, tavuk, mısır, mantar ve patatesbol miktarda krom içeren besinler arasındadır. Ayrıca, ısırgan otu, civanperçemi, meyan kökü ve yulaf da krom minerali açısından zengin bitkilerdir.

Günlük Krom İhtiyacı: Vücudun 50 – 200 mg arasında değişen oranlarda günlük krom ihtiyacı vardır.

Kalsiyum Minerali:
İnsan vücudu açısından Kalsiyumun önemi, özellikle kemik oluşumu ve diş sağlığı açısından almış olduğu görevleri nedeniyle, çok fazladır. Bu nedenle insan vücudundaki kalsiyumun % 99′u kemiklerde ve dişlerde bulunur. Kalsiyumun, kas büyümesi ve kasların gerginliği, enerji üretimi, kanın pıhtılaşması, sinir iletimi ve kalbin düzenli çalışmasında önemli görevleri vardır. Gebelik ve doğumdan sonra süt yapımında da büyük rolü vardır. Ayrıca kanser ve kalp hastalıkları riskini azaltır.

Kalsiyum Eksikliği:
Kalsiyum eksikliğinde, başta kemiklerin ve dişlerin zayıflaması sonucu raşitizm, kemik erimesi ve diş çürümesi gibi sorunlar ortaya çıkar. Saç ve tırnaklarda kırılmalar meydana gelebilir. Ayrıca, eklem ağrıları, kas krampları, egzama, kalp çarpıntısı, yüksek tansiyon, sinirlilik, uykusuzluk ve depresyona neden olabilir. Gebelikte ve yeni doğan bebeklerde kalsiyum ihtiyacı daha fazladır. Bu nedenle, özellikle gebelikte ve bebeklerde kalsiyum ihtiyacını karşılamaya özen göstererek kalsiyum eksikliği sonucu oluşabilecek gelişim bozukluklarının önüne geçilmelidir.

Kalsiyum Fazlalığı ve Zararları: Fazla kalsiyum alınması böbrek taşı ve kireçlenmesi, kas güçsüzlüğü, kemiklerde kireçlenme gibi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

Kalsiyum içeren besinler nelerdir? En çok Kalsiyum içeren besinler süt ve peynir, yoğurt gibi süt ürünleridir. Ayrıca, lahana ve nane gibi yeşil sebzelerde, yumurta, incir, badem, fındık, fıstık, tereyağı, pekmez, keçiboynuzu ve balık gibi besin maddelerinde bol miktarda kalsiyum bulunur.

Günlük Kalsiyum İhtiyacı :
Normal Yetişkinlerde, Gebelikte, bebeklerde ve çocuklarda değişiklik gösterir. Normal bir yetişkin günde ortalama 1000 mg. Kalsiyum almalıdır. Gebelikte ve 50 yaşın üzerindekilerde bu oran ortalama olarak 1500 mg.’a kadar yükselir. Çocuklarda ise 500 – 600 mg kadar kalsiyum, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılayacaktır.

Magnezyum Minerali:
Magnezyum, sinir sisteminin aşırı duyarlılığını azaltarak sakinleşmeye yardımcı olduğu için ” Anti-stres Minerali ” olarak da bilinir. Enzimlerin harekete geçirilmesi ve kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde rol alır. C vitamini, sodyum, potasyum, kalsiyum ve fosfor gibi vitamin ve minerallerin daha etkili kullanılması için de gereklidir. Ayrıca cildi düzgünleştirir, saçı güzelleştirir, tırnakları kuvvetlendirir. Sinir sistemi sağlığı, vücut ısısının dengede tutulması gibi pek çok fonksiyonda görev alan magnezyum, kemik ve diş gelişimi ve sağlığı açısından da gereklidir. Astım ve alerjik nezleyi hafiflemesi de Magnezyumun Faydaları arasındadır. Adet dönemi öncesi magnezyum takviyesi adet sancılarını azaltır. Gebelikte görülen kramplara karşı koruyucudur.

Magnezyum Eksikliği:
Magnezyum eksikliği kalp, böbrek, beyin ve karaciğer fonksiyonlarında aksaklıklara yol açarak halsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk ve uyku bozukluları, dalgınlık, hafıza zayıflığı, öğrenme güçlüğü, böbrek yetmezliği, kalp çarpıntısı, kramp gibi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Bebeklerde havale tehlikesini arttırır. Stres, gebelik ve emzirme gibi durumlarda vücudun günlük magnezyum ihtiyacı artar.Alkol kullanımı magnezyum eksikliğine yol açtığı için özellikle “alkol bağımlılarında” ve sık alkollü içki içenlerde magnezyum eksikliği çok görülür.

Magnezyum Fazlalığı ve Zararları:
Vücut normalde fazla alınan magnezyumu vücuttan uzaklaştırır fakat kalsiyum eksikliği magnezyum fazlalığının oluşmasına neden olabilir. Magnezyum fazlalığı bitkinlik, böbrek ve sindirim sistemi hastalıkları, terleme ve depresyon gibi sağlık sorunlarına yol açar.

Magnezyum içeren besinler nelerdir? Balık ve tavuk eti, peynir, yumurta, tam unlu ekmek, yerfıstığı, patates ve portakal bol miktarda magnezyum içeren besin maddeleridir.

Günlük Magnezyum İhtiyacı: Yetişkinlerde ortalama 300 mg. dır. Bu miktar 65 yaş üzerindekilerde 350 mg a, gebelik ve emzirme dönemlerindeki kadınlarda 600 mg a kadar çıkabilmektedir.

Manganez Fazlalığı ve Manganezin Zararları:
Beslenme yoluyla manganez fazlalığı oluşmaz. Bilinen bir yan etkisi olmamakla birlikte manganez işletmelerinde çalışanlarda Parkinson gibi sinir sistemi rahatsızlıkları görülebilmektedir.

Manganez içeren besinler nelerdir? Yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, kepekli tahıllar, fındık, ceviz, badem, avokado, kuşkonmaz ve çay manganez içeren besinler arasındadır.

Günlük Manganez İhtiyacı: Yetişkinlerde günlük manganez ihtiyacı ortalama 4 mg kadardır.

Manganez Minerali ve Faydaları:
Antioksidandır. Vücutta protein sentezlenmesinde, sindirimde ve besinlerden enerji üretilmesinde görev alır. Kemiklerin büyümesi ve gelişmesi ile bağ dokuları için gerekli bir mineraldir. Sinir fonksiyonlarında ve gelişiminde etkilidir. Cinsel gücü arttırır ve kısırlıkta faydalıdır. Kanın normal pıhtılaşması için gereklidir.

Manganez Eksikliği:
Yetersizliği, sürekli yorgunluk, hafıza problemleri, kısırlık, kilo kaybı, özellikle çocuklarda ve bebeklerde büyüme geriliği ve gelişim bozuklukları, kemik ve kıkırdaklarda anormal oluşumlar, bulantı, kusma, saçlarda beyazlaşma ve saç uzamasında yavaşlamaya neden olabilir. Ayrıca, diyabet ve pankreas bozuklukları görülebilir. Diyabet hastalarında vücutta olması gerekenin yarısı kadar manganez bulunmaktadır.

Potasyum Minerali
Potasyum Minerali – Potasyumun Faydaları ve Görevleri: Potasyum Minerali, beslenmede hayati önemi olan bir mineraldir. Vücuttakisu ve mineral dengesinin korunmasına yardımcı olur. Besinlerin hücre içine taşınması, sinir sistemindeki mesajların iletilmesi, kalp ve kaslar için önemlidir. Tansiyonu dengeler. Beyne oksijen taşıyarak zihin faaliyetlerini destekler.Alkolün, vücuttaki fazla suyun,şekerin ve tuzun vücuttan uzaklaştırılmasında görev alır.

Potasyum Eksikliği:
Potasyum yetersizliğinin başlıca nedenleri yetersiz beslenme ve ishal, idrar söktürücü ilaçlar, kusma ya da terleme yoluyla vücudun mineral kaybetmesidir. Aşırı kahve tüketimi ve stres de potasyum eksikliği nedenlerindendir. Dolaşım bozukluğu, kas güçsüzlüğü sonucu yorgunluk ve halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve kusma, kabızlık, zihin bulanıklığı, baş ve karın ağrısı, kramplar ve kalpte ritim bozuklukları gibi rahatsızlıklara neden olur. Sporcu sakatlanmalarının en önemli nedenlerinin magnezyum ve potasyum eksikliği olduğu bilinmelidir.

Potasyum Fazlalığı ve Zararları:
Potasyumun aşırı miktarda alınması başta böbrekleri ve kalbi etkiler ve kas zayıflığı, kalp çalışmasının ve ritminin bozulması gibi rahatsızlıklara neden olur. Potasyum Fazlalığı, potasyumunçeşitli nedenlerle aşırı miktarda alınması ya da böbrek hastaları ve ameliyat sonrası idrar azlığı gibi potasyum fazlasının yeterince uzaklaştırılamamasına neden olan durumlardan kaynaklanmaktadır.

Potasyum içeren besinler nelerdir? Lahana, brokoli, pazı gibi yeşil yapraklı sebzeler, zeytin, balık, sarımsak, portakal suyu, patates, muz, hurma, incir, avokado, kayısı, badem, fındık ve süt ürünleri bol miktarda potasyum içeren besinler arasındadır.

Günlük Potasyum İhtiyacı: 1 yaşına kadarki Bebeklerde günlük potasyum ihtiyacı ortalama 600 mg dır. 10 yaşına kadarkiçocuklarda potasyum ihtiyacı 1000 ile 2000 mg arasında değişir. Yetişkinlerde ise günlük potasyum ihtiyacı 2000 – 3000 mg kadardır.

Selenyum Eksikliği: Ciddi kas zayıflıkları, kalp ve damar sağlığında bozulmalara neden olan selenyum eksikliği, çocuklarda da gelişimin yavaşlamasına neden olur. Göz sağlığını olumsuz etkiler. Erken yaşlanma, sinir sistemi hastalıkları ve zekâ geriliğine neden olabilir. Sperm üretimi ve kalitesi azalarak kısırlık oluşabilir. Üreme sağlığı açısından, erkeklerin Selenyum ihtiyacı kadınlara oranla daha fazladır.

Selenyum Fazlalığı ve Zararları:
Sindirim sistemi sorunları, saç, tırnak ve diş kaybı, çeşitli deri, omurilik ve kemik iliği hastalıkları, ateş gibi sağlık sorunları görülür. Daha yüksek dozları öldürücü olabilir.

Selenyum Hangi Besinlerde Bulunur?
Arpa, buğday gibi tahıllar, deniz ürünleri, et, karaciğer, pekmez, süt ve süt ürünleri, yumurta, tereyağı, mantar, soğan, lahana, brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler ve tavuk eti bol miktarda selenyum içeren besinler arasındadır.

Günlük Selenyum İhtiyacı: Yetişkinlerde günlük selenyum ihtiyacı 80 – 100 mg dolaylarındadır. Gebelikte ve emziren annelerde günlük selenyum ihtiyacı 200 mg a kadar çıkabilir.

Sodyum Minerali
Sodyum Minerali ve Sodyumun Faydaları, Önemi ve Görevleri: Vücutta sodyum su dengesinin korumasında ve besinlerin hücre duvarından geçişinde görev alır. Sinir ve kas fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için de gereklidir.

Sodyum Eksikliği:
Eksikliğinde halsizlik ve güçsüzlük, baş dönmesi, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, hafıza bozukluğu ve konsantrasyon zayıflığı, baş ağrısı, depresyon, mide bulantısı ve kas krampları gibi sağlık sorunları oluşur. Yetersiz tuz alımı, tuz alınmadan fazla miktarda su tüketilmesi, böbrek hastalıkları, yanıklar ile ishal, kusma ve terleme yolu ile vücudun tuz kaybetmesi sodyum eksikliği oluşmasının başlıca nedenleridir.

Sodyum Fazlalığı ve Zararları:
Normalde fazlası idrar ve terleme yoluyla vücuttan uzaklaştırılır. Bununla birlikte, sodyum fazlalığı yüksek tansiyon, potasyum kaybı, vücutta su tutulması ve ödemlere neden olur. Sodyum fazlalığında potasyum takviyesi yaparak, potasyum eksikliğinden doğabilecek zararlı sonuçlardan korunmaya çalışılmalıdır. Sodyum Fazlalığının en önemli nedenleri fazla tuz ve tuzlu, yani bol miktarda sodyum içeren, besinler tüketmek, yetersiz su alımı ya da ishal, terleme ve kusma yoluyla vücudun sodyuma oranla daha fazla su kaybetmesi nedeniyle kandaki sodyum oranının artması olarak sayılabilir.

Sodyum içeren besinler nelerdir? Vücuda giren Sodyumun büyük bir kısmı tuzdan elde edilir. Ayrıca, maden suları, başta hamsi olmak üzere deniz ürünleri, peynir, kırmızı ve yeşil biber, fındık, fıstık, ceviz, kereviz ve havuç bol miktarda sodyum içeren besin maddeleridir.

Günlük Sodyum İhtiyacı:
Normal sağlıklı bir yetişkin için günlük sodyum ihtiyacı 2 – 3 gram civarındadır ve bu sodyum miktarı 5 gram tuzdan sağlanabilir. Normal şartlarda sodyum ihtiyacı rahatlıkla karşılanır, fakat ishal gibi vücudun sıvı ve mineral kaybettiği durumlarda kaybedilen sodyumun geri kazanılması için su ile birlikte bir miktar tuz alınmalıdır. Vücudun ihtiyaç duyduğu sodyumun miktarı hamilelerde artarken, yüksek tansiyon hastalarında azalmaktadır. Ayrıca, bebeklere 1 yaşına gelene kadar tuz ve tuzlu besinler verilmemelidir. Zaten anne sütü sodyum açısından en ölçülü şekilde yaratılmıştır.

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!