Mantar ve çeşitleri

24 Mart 2014 Yazan  
Kategori BİTKİLER VE SAĞLIK

Mantar nedir
Mantar hakkında bilgiler

Hangi mantarlar yenir
Zehirli mantarlar hangileridir
Botanik Bilgi : Boy, biçim ve bölge bakımından büyük değişiklikler gösteren, yüz bin kadar çeşidi bulunan bir çeşit bitkidir. Karada ve tatlı sularda yaşarlar. Mantarların içinde tıbbi etkileri olanlar, gıda olarak kullanılanlar, zehirlenmelere sebep olanlar, hayvanlarda ve bitkilerde hastalık yapanlar, antibiyotik madde oluşturanlar ve kimya sanayiide kullanılanlar vardır.Yenen mantarların çoğu bazitli mantarlardır. Bunların 500 kadar cinsi ve 13500 kadar türü vardır. Sporları şişkin bir hif ucunda 4 tane olarak meydana gelir. Makbul olan türü şemsiye mantarıdır. Büyük ve göz alıcı bir şekildedir. Şapkası başlangıçta yuvarlak veya yumurta biçimindedir. Sonradan çan, şemsiye veya tabak şekline döner. Rengi beyazımtırak gri ile esmerimtırak gri arasında değişir. Çapı 25-30 cm kadardır. Eti yumuşak ve süt gibi beyazdır. Lezzeti hoştur. Yer mantarı da yenir. Huni biçimindedir. Şapkasının eti sarımtırak beyaz ve sarı kenarlıdır. Kokusu kayısıyı hatırlatır. Lezzeti ise karabiberi andırır. Hazmı güçtür.

Selenyum ve potasyum zengini başta göğüs olmak üzere pek çok kansere karşı koruduğunu ve zengin bir içeriğe sahip olduğunu söyleniyor
“Selenyum, vitamin B2, potasyum, pantetonik asit, bakır, niasin ve fosfor kaynağı olan mantar, kanserin yanı sıra astım, romatizma ve kalp hastalıklarına da yatkınlığı azaltır”

HAFIZAYI GÜÇLENDİRİYOR
Günde 1 kase mantar tüketiminin migren ağrılarını da azalttığını söyleyen Yiğit, çinkodan zengin olan mantarın, bağışıklık sistemini güçlendirme, yara iyileştirme ve sağlıklı hücre bölünmesi gibi etkileri olduğunu vurguluyor:
“Niasinden zengin olan mantar türlerinin Alzheimer ve yaşa bağlı bilişsel becerilerin azalmasını önlediği, ve güçlü bir antioksidan olduğu çalışmalarla kanıtlandı.”

MANTARIN FAYDALARI

Tüm dünyada onbinlerce çeşidi bulunan mantar protein ve demir açısından çok zengindir. Ayrıca mantarda A, B, D, P ve K vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, fosfor ve bakır mineralleri de bulunur.

Mantar İçerdiği Protein değeri sayesinde etin yerini tutar. Bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnci arttırır. Göze ve vücuda kuvvet verir. Bedensel ve zihinsel gelişimi destekler. Öğrenme yeteneğini arttırır. Yorgunluğu giderir. Bol miktarda demir minerali içeren mantar, kansızlığa iyi gelir. Kandaki kolesterol oranını düşürerek kalp ve damar hastalıları ile kalp krizine karşı koruyucu etki gösterir.

Mantar Nasıl Kullanılır? Protein değeri yüksek bir besin olmakla birlikte yağ oranı düşük olduğu için mantar diyetlerde sıklıkla kullanılır. Mantar lezzetli ve besleyici bir besin olmakla birlikte zehirli pek çok türü olduğu için yabani mantar uzman kişiler tarafından toplanmalı ve dikkatli tüketilmelidir. Bu nedenle kültür mantarlarını tercih etmek daha sağlıklı olur. Ayrıca, mantar vücutta üre asidi bıraktığı için Romatizmalılara tavsiye edilmez.
Kalp sağlığına mantar dopingi
Bazı kişiler mantarların hiçbir besleyici özelliği olmadığına inanır. Fakat çorba, salata, sandviç veya her neyin içinde olursa olsun bu lezzetli mantarlar kalbiniz için çok önemlidir.

MANTARLA İNCE BELLİ OLABİLİRSİNİZ
Mantar; buğday tohumu ve tavuk ciğerinde de bol miktarda bulunan ‘ergothioneine’ bakımından çok zengin bir kaynaktır. Bu madde, beyaz mantarlarda ve etli ‘Portobello’ mantarında bol miktarda bulunur. Bir porsiyonu yaklaşık 22 kalori olan Portobello mantarı; zengin miktarda magnezyum da içerir. Ayrıca bu mantarlar atardamarlarınızın genç ve bel bölgenizin ince kalmasına da yardımcı olur. Fareler üzerinde yapılan bir araştırma ise; beyaz mantarların doğal öldürücü hücrelerin üretimini artırdığını gösterdi. Buradaki iyi haber şu; eğer aynı durum insanlarda da geçerli olursa, bu tür hücreler tümörlere ve virüslü hücrelere karşı savaşırlar. Ayrıca her şey bir yana; bu mantarlar çok da lezzetlidir…

DOĞRUDAN ŞİFA KAYNAĞI
Mantarların bazıları doğrudan şifa kaynağıdır. Kayın mantarı (Pleurotus spp.), Ganoderma lucidum (Reishi), Grifola frondosa (Maitake), Lentinula edodes (Shiitake) gibi mantarlardan elde edilen polisakkarit-protein komplekslerinin tümör hücrelerinin ve AIDS’in gelişmesini durdurabildiği anlaşılmıştır. Mantarların antiviral, antibakteriyel ve antifungal tesir gösterdiği; soğuk algınlığının, mide ve baş ağrısının, hepatit B hastalığının tedavisinde faydalı olduğu; hâlsizlik ve uykusuzluğun azalmasına, kan kolesterol seviyesinin düşmesine, beyin kanamalarının, damar sertliğinin, böbrek yetmezliğinin, yüksek tansiyonun önlenmesine vesile olduğu ve bağışıklık sistemini güçlendirerek yaşlanmanın geciktirilmesinde rol aldığı bilinmektedir.
B kompleks vitaminleri bakımından zengin olduğu için mantarlar, sinir sisteminin daha zinde ve güçlü çalışmasında faydalı tesirler gösterir. Folik asit yetersizliğine bağlı olarak meydana gelen kansızlık (anemi) tipinin tedavisinde mantar iyi bir alternatiftir. Mantarın kan şekerini ayarlamada da faydalı özelliği vardır. Ayrıca mantar, karaciğer ve böbrek rahatsızlığı olanlara da tavsiye edilmektedir. Sindirim metabolizması sonunda az miktarda ürik asit teşekkülüne yol açtığı için mantar, gut hastalığı (nikriz) olanlarda öncelikli bir protein kaynağıdır. Ülkemizde yenilen mantarlar hakkında çok fazla ilmî çalışma yapılmadığından, bu mevzuda üzerinde en çok çalışılmış olan dünyaca meşhur bazı türlerden vereceğimiz bilgilerin bir kısmının bizim mantarlarımız için de geçerli olduğunu düşünebiliriz.

Bazı mantar türlerinin bağışıklık mekanizmasını güçlendirici tesirleri araştırmalarla ispatlanmıştır. Kanser başta olmak üzere bazı hastalıklarda kullanılan kemoterapide (ilâç tedavisi) birçok yan tesir görülmektedir. Bazen yan tesirler çok şiddetli olmakta, âdeta yeni bir hastalığa yol açmaktadır. İlâçların toksik (zehir) tesirlerinin yeni enfeksiyonlara zemin hazırlaması ve böbrekler ile karaciğerde yaptığı tahribat da ciddi bir problemdir. Rabb’imizin Şafî ismiyle tabiat kitabının sayfaları arasına gizlediği birçok şifa vesilesi maddeyi, bugün henüz bilmiyoruz. Her hastalığın çaresinin bulunacağına dâir hadîs-i şerîfin müjdesine kulak verip, araştırmalarımızı bu yönlere tevcih edebilirsek, mantarlar gibi daha birçok varlığın yaratılışlarındaki hikmeti anlamada mesafe kat edebiliriz.

Beyin ve sinis sistemine faydalıdır.
Mantar, içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde yaşlanmayı geciktiriyor, beyin ve sinir sistemini alzheimer gibi hastalıklardan koruyor.Mantarın zehirlileri öldürücü olabiliyor ama zehirli olmayanların çok değerli ve vücut için çok faydalı bir besin maddesi olduğu şüphe götürmüyor.
Mantarın, bitkisel besinler içinde en besleyicilerden biri olduğunu ifade eden Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, ete yakın oranda ve çok değerli bir protein kaynağı olmasının yanı sıra, vücut için gerekli aminoasitlerin tümünü bulundurduğunu belirtti.

Bu yönüyle mantarın büyüme, gelişme, hastalıklardan korunma açısından önemli yararlar sağladığını anlatan Yorulmaz, yağ içeriği bakımından fakir olması nedeniyle kalorisinin düşük olduğunu ve şişmanlatmadığını, bu özelliği ile kilo vermek isteyenlerin diyetinde yer alması uygun bir besin maddesi niteliği taşıdığını kaydetti.

Vitaminler açısından da çok zengin olan mantarın B grubu vitaminleri, A vitamini, K ve özellikle zengin bir D vitamini kaynağı olduğunu belirten Yorulmaz, ”Özellikle en başta büyüme gelişme çağındaki çocuklar ve kemik erimesi açısından daha büyük risk altında olan kadınlar olmak üzere her insanda kemik ve dişlerin sağlığını sürdürme açısından, bu zengin D vitamini kaynağı çok daha büyük önem taşımaktadır” diye konuştu. Mantarın mineraller açısından da çok iyi bir besin olduğunu anlatan Yorulmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Mantar kalsiyum, potasyum, fosfor, demir, çinko ve bakır içerir. Tüm bu özellikleri ile kansızlığı, kalp damar hastalıklarını, tansiyon yüksekliğini, inme, astım, romatizmal hastalıklara yakalanma tehlikesini, migreni, diş çürüklerini ve kemik erimesini önler ve vücudun bağışıklığını güçlendirir. Mantar, hem vitamin hem de mineral içeriğiyle yaşlanmayı geciktirir, beyin ve sinir sistemini alzheimer gibi kronik hastalıklardan korur. Sodyum miktarının düşük olması nedeniyle tansiyon yüksekliği ve kalp damar hastalığı bulunanların da yiyebileceği, iyi bir besindir.”

Mantarın içindeki çinko içeriğinin cildi güçlendirdiğini, yaraların iyileşmesini hızlandırdığını ve vücudun hastalıklara direncini artırdığını biliniyor

Mantar besinmi zehirmi ?
Mantar satın alırken görünümü taze olan beyaz ya da açık krem renkli, sıkı dokulu, temiz ve tombul, parlak renkli ve canlı olanların tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Mantar eğer güvenilir değil ise öldürücü zehirlenmelere yol açabildiğini unutmamalıyız.Türkiye’de de yenilebilir ve zehirli toplam 2 bin 500 mantar çeşidi bulunduğu bilinmektedir. Yenilebilen mantarların yetiştiği bölgelerde de onlardan ayırt edilmesi son derece zor. Zehirli ve zehirsiz mantarlar, görünüşleri ve tatları ile birbirinden farksızdır. Zehirli mantarlar taze, kurutulmuş, turşu, konserve olarak çiğ veya pişirilerek yenilmiş olsa bile asla güvenli değildir, zehirlenme hatta ölüme yol açabilmektedir.

Dünyada ve Türkiye’de zehirlenmelere sıklıkla neden olan  ve en ölümcül olan amanita phalloides türündeki mantar insan vücuduna girdiğinde karaciğer, böbrek gibi hayati organların tüm hücrelerinde tahribat yapar,vücuda 50 gram miktarında girmesinin bile ölüme yol açar. Yapılan çalışmalarda, mantar zehirlenmesinin çocuklarda yüzde 2,8, erişkinlerde ise yüzde 2,5 olarak belirlenmiştir. Zehirlenen kişide sersemlik, uykuya eğilim, tansiyon düşüklüğü, gözlerde yaşarma, bulanık görme, göz bebeklerinde küçülme, yüz ve boyunda kızarma, bol tükürük salgılanması, bulantı, kusma, terleme, kas krampları, ishal, ateş, karın ağrısı, koma gibi belirtiler görülür.

Yorulmaz, mantar zehirlenmesi durumunda, mümkünse hastanın kusturulması ve hiç zaman kaybedilmeden mümkün olan en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna, yediği mantarın örneği ile götürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bizim mutfağımıza mantar yeni girmiştir.Kullanımın daha çok yaygınlaştırılması gerekmektedir. Mantarı, hemen her yemeğin içinde kullanmamız gerekmektedir. Mantarın yoğun olarak tercih edilmesinin çeşitli sebepleri var. En önemli özelliği, çok az miktarda şeker ve yağ ihtiva etmesi nedeniyle, kalorisinin oldukça düşük olmasıdır. 100 gram taze mantarda 20-40 kalori bulunur. Bu nedenle özellikle diyet yapanlarca tercih ediliyor.

SİNİRLERİ YATIŞTIRIR.
Mantarın B kompleks vitaminleri ve C vitamini bakımından da zengindir.Vitamin yönünden zengin olmasının sinir sistemi üzerinde de önemli etkisi vardır. Mantar, sinir sisteminde yatıştırıcı etki yapmaktadır.

Mantar, mineral maddeler bakımından zengindir. Bunlar Mantarın besin değerinin artmasını sağlar. Mantar, bol miktarda kalsiyum, fosfor, potasyum gibi mineraller ihtiva eder.
Ayrıca, içinde bol miktarda folikasit bulunması nedeniyle, mantarın kansızlığı giderici özelliği de bulunur. Kolesterolü düşürücü etkisi nedeniyle ise kalp ve damar hastalığı bulunanlar tarafından rahatlıkla diyet yiyeceği olarak tüketebilirler.


Piknik alandakiler zehirli mantara dikkat
Türkiye’de 115 mantar cinsi ve 280 mantar türü bulunuyor. Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Gökhan Günaydın, yenilebilen mantarlar olan cüce kız, horoz ve kalıncanın doğal ortamında bulunan insanlar tarafından tanınıp ayırt edilebildiğini söylüyor:
“Ancak zehirlenmeler genellikle mantarı tanımayan, mantar yeme alışkanlığı olmayan ve mantar yetişen ortamlara göçler sonucunda taşınan ailelerde ya da piknik yapanlarda oluyor.”

Turşusu da tehlikeli
Zehirlenmeler çoğu zaman, yağmur mevsimi sonrasında çocukların doğada buldukları zehirli çiğ mantarları yemesi, ailelerin zehirli mantarları toplayıp pişirmesi gibi nedenlerle aniden ortaya çıktığını söyleyen Gökhan Günaydın, “Bunların yanında zehirli mantarlardan yapılan turşular nedeniyle de aylar sonra dahi zehirlenmeler olabiliyor” dedi.
NOT : Kırlarda doğal olarak yetişen mantarların zehirli ve zehirsiz türlerinin birbirinden ayrılmasının son derece zor olduğu, uzmanların bile bu konuda zaman zaman yanılabildiklerinden dolayı kontrollü yetiştirilen kültür mantarının yenmesi gerekmektedir.

Bazı mantar çeşitleri

 

Kuzu göbeği mantarı

KUZU GÖBEĞİ MANTARI
Koyu krem renklidir.
Şapka kısmı çok değişken büyüklükte olup, genelllikle 4-8 cm. yükseklikte ve 4-6 cm. çapındadır. Şekil bakımından kabaca yumurta gibidir; düzensiz, boyuna yönde düzgün bir sıra oluşturmayan, yuvarlak, biraz uzunca veya köşeli olabilen oldukça geniş, derin olmayan oyukları vardır, oyukların kenarı dolambaçlı sırtlarla ağ gibi görünür, çukur kısımları kırmızımsı sarı renkte, damar gibi çıkıntılar daha sarımtırak, bazan pembe veya kırmızılı zeytin rengindedir. Şapkanın dip kısmı sapa dik olarak oturur.

Sap
Boyu 3-6 cm, eni 1-3 cm arasında değişir. Kuvvetli olup silindir şeklindedir. İçi boştur, fakat düzenli bir boşluk göstermeyip, dibinde daha genişler. Dış kısmı buruşuklu ve uzunluğuna oluklu, yukarı tarafında az olarak kepeklidir. Rengi kirli beyaz, sarımtrak, yaşlanma ile kahverengimsidir. Çok gevrek bir yapıdadır.

Etli Kısım
Mum kıvamında, gevrek ve kırmızımtrak sarı renktedir. Hoş bir tada ve kokuya sahiptir.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Toprakta, orman açıklıklarında, yol ve akarsu kenarlarında, bitki örtüsü yanmış arazide ilkbaharda, Mart ve Mayıs ayları arasında görülür. Akçaağaç, Fındık, Kayın, Dişbudak ve Karağaçların altında tek tek bulunur

Çok iyi yenen bir mantardır, yavaş pişirildiği zaman çok lezzetli olur. Pişirilmeden önce çok iyi temizlenmelidir. Bir oturuşta çok fazla yenilmemelidir.

Melez mantar

MELEZ MANTAR (Sarımtraktır)
Yarım küre veya çan şeklinde, 5-15 cm büyüklügündedir, daha sonra merkezinde hafif bir kubbe bırakarak yayvanlaşır. Bilhassa rutubetli havalarda yapışkandır. En dış örtüsü kolayca zar gibi soyulabilir. Zar gibi ince bir örtü ile sapa baglanır, bu örtü daha sonra sap üzerinde bir yüksük halinde kalır. Şapka altın rengi, limon rengi, turuncu sarı, turuncu veya turuncu esmerdir.
Borucuklar: Kısa boylu, gençken limon renkli, kükürt renkli, sarıdır, daha sonra zeytin yeşili olur. Delikçik yüzeyi sapa dik, borucuklar geniş olarak baglanır veya sap üzerinde birazcık aşagı devam eder.
Delikçikler: Küçük ve yuvarlak, daha sonra köşelidir. Renk bakımından kükürt rengi sarı, daha sonra zeytin yeşilidir. Yaralanınca kırmızımtrak esmer olur.

Sap
Çabucak aşınan krem renkli bir Yüksüğü vardır ve beyaz veya sarımtrak örtünün kalıntısı olarak bir bütün halindedir. Boyu uzunca, düzenli kalınlıkta ve dolguludur. Sarıdır, fakat çabucak pas rengine benzeyen esmere döner. 5-10 cm uzunluktadır. Yüksüğün yukarı tarafında kalan kısmı ya kahverengi tanecikli yahut da belli belirsiz aglı gibidir.

Etli Kısım
Katı ve altın sarısı rengindedir, yumuşak ve süngerimsi sulu hale gelir, dokunulunca kırmızımtrak kahverengi olur.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Haziran ve Kasım ayları arasında teşvik edici şartlar altında melez ve yapraklı agaç meşçerelerinde, hem vadilerde hem de yamaçlarda tek tek ve nadir olarak görülür. Tadı mulayim, ekşi,iyi; kokusu hoş, biraz reçineye benzer. Şapkanın dış derisi soyulmalıdır, çünkü öyle yapışkandır ki dokundugu her şeye yapışır. Bununla beraber, genç numunelerin dış kısmını soymak oldukça zordur, bu sebebten hiç olmazsa silinmelidir. Mantar salamura kurma, çorba ve salça için en uygun malzemedir, yumurta ile de kızartılabilir

Kaypak mantar

KAYPAK MANTAR( Sarımtrak esmer, çamur renklidir.)

Şapka Koni şeklinde, yarım küre gibi tümsektir, daha sonra yayvanlaşır. Tutkallı denecek derecede yapışkan, parlayan bir örtüsü vardır, bu, ince zar halinde kolayca soyulabilir, yağmur ile yıkandığında lifsi ışınsal çizgili-yollu görünüm alır. Renk bakımından kestane renginden koyu morumtrak hahverengiye değişir, nadiren koyu sarıdır. Gençken sapa zar gibi bir örtü ile bağlıdır, bunun kalıntısı önce beyaz sonraları morumsu kahverengi bir yüksük halinde sapın üzerinde kalır.
Borucuklar: Kısadır ve delikçikler yüzeyi olarak sapa geniş oturur. Önceleri yumurta sarısı, daha sonra limon veya zeytin yeşili rengindedir.
Delikçikler: Önce zarımsı beyaz bir deri ile örtülüdür, bu örtü mantar geliştikçe şapkanın kenarından kopar ve delikçikler açığa çıkar: Renk sarıdır ve değişmez, olgun numunelerde sarımtrak zeytin yeşili rengindedir.

Gençlikte dibi, yukarısından daha incedir; yaşlanınca silindir şeklini alır; orta derecede kalındır. Gevşek bir yüksüğü vardir, yüksüğün üst tarafı beyazdır, yaşlanma ile aşınıp kaybolur. Yüksüğün yukarısında kalan sap kısmı sarı ve kahverengi tanecikli, aşağısındaki kısmı beyaz veya siyahımsı kahverenklidir.

Etli Kısım
Beyazımtraktır, sonraları limon sarısı renk alır, dip kısımda pembemsidir, bu renkler değişmez. Sulu ve yumuşak kıvamdadır.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Hazirandan Ekime kadar iğne yapraklı, bilhassa çam meşçereleri altında ve kenarındaki çayır, yosun ve eğreltiler arasında çok sayıda kümeler halinde görülür. Orta derecede yaygın olan bir mantardır. Etli kısmın kokusu meyveye benzer, lezzeti mulayimdir. Bilhassa genç numuleri yemek için iyidir.

ÇÖREK MANTARI (Sarıdır.)
Şapka kısmı 10-20 cm büyüklükte, bazan biraz daha geniştir. Yarım küre şeklinde, daha sonra tümsek, nihayet yayvandır. İyi pişmiş, kabarmış çöreğe benzer. Kenarı başlangıçta içeri kıvrıktır. Şapkanın zarı düzgün değil, çıplak ve kurudur. Islak olduğu zaman parlar ve hafif yapışkandır. Rengi çok değişken, kestane kahverengisi veya soluk olabilir. Kenarının rengi hafifçe daha açık olur:
Borucuklar: Sıkı bir şekilde yanyana yer alırlar. Sapa boyları kısalarak bağlanırlar, uzun ve incedirler. Önce boz beyaz daha sonra yeşilimsi sarı, zeytin yeşili rengindedir. şapkadan kolayca ayrılabilirler.
Delikçikler: Küçük ve yuvarlaktır. Önce kirli beyaz, daha sonra sarımtırak, nihayet yeşilimtırak sarıdır.

Kuvvetli ve katıdır, Çoğunlukla ortada veya aşağıda şişkindir. Gençken dip tarafında şişkin olup daha sonra kalınlık bakımından muntazam olur. 15-20 cm kadar boyda, 3-4 cm kadar kalınlıkta olabilir. Renk bakımından önce beyaz açık bozdur, sonra esmer kahverengiye döner. Yukarı kısmı, ince, belirsiz beyaz soluk renkli damarlı ağ gibi görünüşe sahiptir, bazan bütün yüzeyi böyledir.

Etli Kısım
Gençken sert, beyazımtırak, olgun numunelerde yumuşak, sünger gibi sarımtıraktır. Şapkada dış zarın altına gelen kısımda esmerimtıraktır.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Hazirandan Ağustosa ve Eylülden Kasıma kadar yapraklı ağaçlardan meşe, huş, bilhassa kayın, iğne yapraklılardan çam, bilhassa genç ladin meşçereleri altında ve çevresinde, oldukça asit karakterde topraklarda, ormandaki yol kenarlarında, orman sınırı boyunca, yaprak çürünyüsü üzerinde ekseriyetle çok sayıda bazan tek tek görülür. Hoş kokusu ve fındık gibi, mulayim, hoş ve lezzetli tadı ile yenilebilen en iyi mantarlardan biridir. Kurutularak veya yağ içinde saklanabilir.

Tirmit mantarı

TİRMİT MANTARI (Çok açık kırmızımtırak sarıdır.)
15 cm kadar büyüklükte, kuru ve et gibidir, hiçbir zaman yapışkan olmaz. Gençken yarım küre şeklinde tümsek olup olgunlaşınca açılır ve derin olmayan huni şekline dönüşür, üst tarafı düzensiz, dalgalu gibi bir hal alır. Kenarı başlangıçta içeri kıvrıktır, daha sonra düzensiz olarak dalgalı olur. Gençken sarımtırak kahverengi olgunlaşınca kırmızımsı kahverengi olan mantarın iki formu vardır: Kırmızı kahverengi tipi iğne yapraklı ağaç ve kayın ormanlarında yosunlar arasında gelişir, ateş sarısı tipi yalnızca kayın ve meşe ormanlarında bulunur.

Lameller
Gençken sarımsı beyaz turuncu, olgunlaşınca sarı açık kahverengidir, dokunulduğunda kahverengi olur. Bol miktarda beyaz sıvıya sahiptir. Oldukça sık olup sap üzerinde az olarak aşağı devam eder.

Sap kısmı12 cm kadar uzunlukta ve oldukça kalın, sağlamdır. Mum gibi bir örtüsü vardır. Şapka ile aynı renkte veya birazcık daha açık, şapka tarafındaki birkaç santimetrelik kısımda sarımsı, diğer kısımlarında kırmızımtırak kahverenktedir.

Etli Kısım
Gençken yumuşak, beyaz, olgunlukta sünger gibi, katı ve açık sarıdır, daha sonra yavaş yavaş kahverengi lekelilik kazanır.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Temmuz ve Eylül arasında yapraklı ağaç meşçerelerinde bilhassa kayın ormanlarında ve sınırlarında, bazen çam meşçerelerinde gelişir.
Badem gibi latif tadı, balık gibi kokusu vardır. Kolay tanınabilen bir mantardır, bilhassa bol miktarda çıkarılan beyaz sıvısı ile iyi ayırdedilebilir, bu sıvı çok lezzetlidir, renk değiştirmez ve balık kokusundadır. Taze mantar kesildiği zaman bol miktarda beyaz sıvısı akar, halbuki kuru ve yaşlı nümunelerde bu özellik yoktur, yani yaşlı mantar numuneleri beyaz sıvıdan yoksundur. Salamura edilmiş balık gibi olan kokusu, mantar numuneleri öldükçe artar. Yenilebilen iyi bir mantardır, hatta çiğ olarak bile emniyetle yenebilir. Tuzlanıp baharatla muamele edildiği, sıcak yağda kızartıldığı zaman çok lezzetli olur. Kızartılırken lamelleri yukarı gelecek şekilde tavaya konulmalıdır. Çorbalar için de iyidir. Bununla beraber, tadı çok acı olan ve şapkasının ortasında konik bir çıkıntı bulunan Lactarius rufus ile karıştırılmamalıdır, bu mantar zehirli değildir fakat yenmesi lezzet bakımından tavsiye edilmez. Bir lezzet denemesi yapmak üzere latif olduğundan emin olmak için küçük bir parça çiğ olarak tadılabilir.

KANLICA MANTARI (Parlak kırmızımtırak sarı, tunç rengindedir.)

Kanlıca mantarı

Şapka büyüklüğü 5-15 cm kadardır. Mantar gençken ortası hafifçe çukurdur, kenarı içeri kıvrıktır, büyüdükçe ortası daha da çukurlaşarak hemen hemen huni şekline döner. Renk turuncudur, açık sarıdan erik sarısına kadar değişir, kenarda 1 milimetre genişlikte halka halinde açık parlak sarıdır ve belirgindir. Genel görünüşle turuncu ve sarıdan ibaret halkalıdır. Yeşil renkleme yoktur.

Lameller
Başlangıçta kırmızımtırak sarı beyaz, daha sonra açık portakal rengi tonundadır. Sapa doğru kıvrımlı şekil alır, sap üzerinde birazcık devam eder.
Sap kısmı 3-6,5 cm boyunda 0,8-2,5 cm kalınlığında, silindir şeklindedir. Renk bakımından portakal sarısı, dip kısmında kırmızımtırak sarı beyaz, yukarı kısmında şarap kırmızısı turuncudur. Sapın etli kısmı kırmızı-pembedir ve koparıldığında turuncu renkte bir sıvı çıkarır. Gençken içi dolguludur, daha sonra şapkaya kadar olan alt kısımda boşlukludur.

Etli Kısım
Kırmızımtırak sarı beyaz renkli, meyve kokulu ve yumuşak, sünger gibidir.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Çam meşçerelerinde ve çam ormanı açıklıklarında, çayırlıklarda, Avrupa’da yapraklı ağaç ormanlarında, ilkbahar ve sonbaharda yağmurlardan sonra görülür. Mantar gençken, kırılıp koparıldığı yerinden portakal renkli bir sıvı çıkarır, bu sıvı hava ile temas edince kırmızı olur, iki saat sonra kırmızımtırak portakal esmeri renk alır ve acıdır. Mantarın tadı acıdır fakat nahoş değildir, lezzetlidir.

Zehirli mantarlara dikkat
Geçmişte ‘bitki’ olduğu söylenen, ancak daha sonra bazı farklı özellikleri sebebiyle hayvanlardan ve bitkilerden farklı ayrı bir âlem olarak kabul edilen mantarların mikroskopik ölçülerde hastalık yapanları olduğu gibi ilâç olanları da vardır. Şapkalı mantarlar olarak bilinen büyük türlerin bazıları ise, gıda olarak kullanılabilecek mahiyette yaratılmış nimetlerdendir. Ancak onları da iyi tanımak gerekir. Aksi takdirde gıda niyetine çok şiddetli bir zehir de yiyebiliriz.

Günümüzün hayat tarzı; stresin, sinir, damar ve kalb hastalıklarının giderek artmasına sebep olmaktadır. Yoğun iş temposu içinde çabuk yemek (fast food), fazla miktarda yağın alınmasına yol açmakta, buna ilâveten masa başında uzun süreli oturma ve hareketsiz kalma, alınan enerjinin bir kısmının kullanılmadan vücutta depolanmasına sebep olmaktadır. Kalb-damar hastalıkları, gelişmiş ülkelerin en büyük sıhhat problemlerinden biridir. Bu yüzden son 50 yılda koroner arter hastalıklarının gelişmesinde rol oynayan risk faktörlerinin ortaya çıkarılması ve bunların önlenmesi için çok sayıda çalışma yapılmıştır.

Mantarlar, yüksek gıda değeri ve beslenmeye faydası bilinen gıdalardandır. Ayrıca bağışıklık sistemini düzenleyici, ur teşekkülünü önleyici ve yan tesiri olmayan kan basıncını düşürücü hususiyetleri dolayısıyla bazı mantar türleri hususi olarak üretilmektedir. Mantar çok eski tarihlerden beri değerli bir besin maddesi olarak bilinir. Mantarın % 88–91 kadarı su olduğundan, taze mantarlar, diğer sebzelere nazaran çok kolay sindirilen proteinlere sahiptir. Sağlık için gerekli olan proteinlerin yanında, B kompleks vitaminler ve mineral maddeler bakımından da zengin olan mantarlar, bütün olarak değerlendirildiğinde, yüksek gıda değerine sahip nimetlerden kabul edilir.

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar


5 Yorum yapılmış "Mantar ve çeşitleri"

  1. alı demişki 23 Kasım 10 22:30 

    fazla yeme

  2. rümeysa demişki 01 Nisan 12 17:20 

    çok faydalı ödevime yaradı

  3. rümeysa demişki 18 Nisan 12 15:39 

    süperrrrrrrrrr ödevime yardımcı oldunuz.

  4. beyza damla demişki 15 Mayıs 12 13:23 

    hiç ödevime yaramadıııııııııııııııııı

  5. Metin Yiğit demişki 15 Mayıs 12 18:55 

    Değerli kardeşim ödevininin içeriğini tam olarak belirtisen yardımcı olmaya çalışırız başarılar dilerim

Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!