Manisa ili ve tüm ilçeleri

24 Haziran 2018 Yazan  
Kategori ŞEHİRLER VE İLÇELER

MANİSA İLİ VE  İLÇELERİ

Manisa İli’nin yüzölçümü 13.810 km 2 ‘dir.
Nüfusu : 1.316.750 kişidir (2008 ) yılı sayımına göre
İl trafik plaka numarası 45’tir.

Ege Bölgesi’nde yer alan Manisa ilimiz İl Merkezinden doğuya gidildikçe yükselti artmaktadır. İdari bakımdan doğudan Uşak ve Kütahya, kuzeyden Balıkesir, güneyden Aydın, güneydoğudan Denizli, güneybatı ve batıdan İzmir İlleriyle çevrilidir. Manisa Ege bölgesinde, tarihi, ovası ve üzümü ile tanınan bir ilimizdir.
Kuzeyde Marmara Bölgesi’ne, doğuda İç Anadolu Bölgesi’ne, güneydoğuda Akdeniz Bölgesi’ne komşu olan bölgemiz batıda da Ege Denizi’yle çevrilidir (adını komşu olduğu denizden alır). Marmara Bölgesi’yle olan sınırı batıda Baba Burnu’ndan başlayarak Edremit Körfezi’nin kuzeyinde yükselen Kaz Dağı’na uzanır.

COĞRAFİ YAPISI
İlin güney ve kuzeyi dağlarla kaplıdır. 2070 m. yüksekliğe sahip olan ve Salihli ilçe sınırlarındaki Bozdağlar kütlesinde bulunan Kumpınar Tepe İl’in en yüksek dağıdır.
Manisa’da yeryüzü şekillerinin bütün biçimlerine rastlanabilmektedir. Fakat, ağırlık toplam alanın % 54.3’ünü kapsayan dağlardadır. İkinci sırada % 27.8 ile platolar ve üçüncü sırada % 17.9 ile ovalar yer almaktadır. Arazinin ana çizgilerini, doğu-batı doğrultusunda uzanan ve kuzey-güney ve güneydoğu-kuzeybatı doğrultularına çatallanan oluk şekilli çukurlar oluşturmaktadır. Bu çukur kısımların kenarında kalan yüksek kütleler dağ sıralarını oluştururken, doğudan batıya doğru eğik bir geniş alanı da ovalar teşkil etmektedir. Platolar Demirci Dağlarının geniş etekleri üzerinde yer alır.
Ovaların yeraldığı çöküntü alanları, genelde akarsuların ve sellerin getirdiği alivyonlarla dolduğu için oldukça verimli topraklar meydana gelmiştir. Dağlık ve sarp alanlar, ilin doğu, güney ve kuzeyinde bulunmaktadır. Batıya gidildikçe verimli ovaların arazi içindeki payı artarak büyümektedir.

İl topraklarının % 33.79’u tarım yapılan arazilerdir. Manisa, Akhisar, Alaşehir, Güneşli,Salihli, Sarıgöl, Bakırçay ve Turgutlu ovaları en önemli tarımsal alanlardır. Arazi dağılımı içinde Manisa’nın sahip olduğu tarım arazisi büyük bir potansiyele sahiptir. Çayır ve meralar % 4.61, Orman ve Fundalıklar % 36 oranında yer kapsamaktadır. % 25.60 oranındaki kullanılmayan arazi grubuna, yerleşim merkezleri, yollar, nehir ve göl yatakları ile ekonomik olarak tarım yapılamayan verimsiz durumdaki tarıma elverişsiz araziler ve su yüzeyleri girmektedir.

GÖLLER VE AKARSULAR
Doğal göl sayısı azdır ve bunlar pek önemli gölller değildir. Gölmarmara ilçesindeki Marmara Gölü 320 milyon m3 su depolayabilecek büyüklüktedir. Demirköprü Barajı 1.022 Milyon m 3 su depolama potansiyeli ile ilin en önemli su depolama alanıdır.
İlin sınırları içinde en önemli nehirler Gediz ırmağı ve Bakırçayı’dır.

İKLİMİ
Ege bölgesi içinde geniş bir alanı kapsayan Manisa İlinde, Akdeniz iklimi ile beraber İç Anadolu’nun karasal iklim özellikleri egemendir. Ovalar ve ovaları çevreleyen vadilerde, karasal nitelikli Akdeniz İklimi görülürken, yüksek dağlık bölgeler ve platolar ile kuzey ve kuzey doğusunda ki dağlar ve platolarda İç Anadolu’nun karasal nitelikli iklimin etkileri görülür.

Batıdan doğuya doğru gidildiğinde toprak, iklim ve topografya gibi çevre koşulları yavaş yavaş değişmeye başlar. Bu değişime bağlı olarak, bitki örtüsü de değişir. Bitki örtüsü batıdan doğuya doğru ova bitkileri, makiler, ormanlar ve alpin bitkilerinden oluşur. Bu düzenli bir sıra biçiminde birbirini izlemez. Egemen bitki örtüsü ormanlar ve makilerdir.
Doğal bitki örtüsünün büyük çoğunluğu, kuraklığa dayanıklı, sert yapraklı, sürekli yeşil kalan Akdeniz Bitki türleridir.

İl’de ortalama sıcaklık 16.8 o C’dir. En sıcak aylar, ortalama sıcaklığın 30 o C’nin üzerine çıktığı Haziran.Temmuz ve Ağustos aylarıdır. Yıllık sıcaklık ortalaması kışın (Ocak Ayı) 6 o C’nin altına düşmez. Yılda ortalama 25 gün donlu geçer. Yılda ortalama 107.5 gün sıcaklık 30 o C’nin üzerindedir. Ortalama olarak yılın 91 günü yağışlı geçmektedir. Yıllık ortalama yağış miktarı m 2 ye 750.3 kg’dır. En fazla yağış Aralık, Ocak ve Şubat aylarında görülür.

MADENLER
İl yer altı kaynakları bakımından da zengindir. Salihli’de altın ve uranyum; Selendi’de bakır, kurşun, çinko; Alaşehir’de civa, çimento hammaddesi ve traverten; Turgutlu’da demir, nikel ve tuğla kiremit hammaddesi; Merkez ilçede çimento hammaddesi; Demirci’de kianit, feldispat, mika ve perlit; Kula’da dolomit, mermer; Saruhanlı’da magnezit ve traverten; Gördes’te linyit, mika ve feldispat, kianit; Akhisar’da mermer ve zımpara taşı; Soma’da da linyit yatakları bulunmaktadır.

TARİHCESİ

artemis tapınağı

Manisa ve yöresinin tarih öncesi ile ilgili pek bilgi yoktur.
Hermessos ve Kaikos ya da bugünkü adıyla Gediz ve Bakırçay vadilerinde kurulmuş olan Tantalis (Manisa) ve Thyateira (Akhisar) bölgede bilinen ilk yerleşimlerdir.

Manisa’nın, Yunanistan’ın Teselya Bölgesi’ndeki Pelion Dağı civarından göç eden Magnetler tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Bölge M.Ö. 1450-1200 yıllarında Hititlerin etkisinde kalmıştır. Kybele bereket tanrıçası kabartması yöredeki Hitit varlığın göstermektedir. M.Ö. 1200’lerde ise Lidyalılar gelmiş ve Kızılırmak’a kadar bütün Batı Anadolu’ya egemen olmuşlardır. Tarihte, devlet güvencesinde ilk parayı basan Lidya Krallığı’nın başkenti bugünkü Sardes (Sart) şehriydi. Paktalos (Sart) Çayı’ndan çıkarılan altın madeni ile ünlüydü. Lidya Krallığı gücü ve zenginliğiyle ünlü son Kral Krezüs’ün adıyla özdeşleşmiştir. Ancak M.Ö. 546 yılında Persler tarafından yıkılmıştır. İrili ufaklı çok sayıda tümülüsün yer aldığı Bintepeler Mevkii bu devri simgeleyen eserleri barındırmaktadır.

Bölge; M.Ö. 546 yılından M.Ö. 334 yılına kadar Pers egemenliğinde kalmıştır. Sardes bu dönemde de önemli bir ticaret merkezidir. M.Ö. 334’de Trakya üzerinden Anadolu’ya geçen Büyük İskender, Pers ordularını yenerek Suriye’ye doğru ilerlemiş ve Pers egemenliğine son vermiştir. Büyük İskender’in M.Ö. 323 yılında ölümünden sonra satraplıkların birbirleriyle mücadelesi M.Ö. 301 yılında İskender İmparatorluğu’nun sonunu getirmiştir.Bu döneme ait en önemli eser Sardes Örenyeri’ndeki Artemis Tapınağı’dır.

Daha sonra Bölge Bergama Krallığı’nın egemenliğine girmiştir. Bölgenin önemli kentlerinden Philadelphia’ya (Alaşehir) ismini dönemin krallarından II. Attalos Philadelphos vermiştir. Bergama Krallığı III. Attalos’un ölümünden sonra (M.Ö. 133), vasiyeti üzerine Roma İmparatorluğu’nun yönetimine devredilmiştir. M.S. 17 yılında meydana gelen büyük depremde bölgedeki Magnesia, Thyateira, Philadelphia ve Sardes gibi bütün yerleşimler büyük ölçüde yıkılmışsa da İmparator Tiberius’un katkılarıyla yeniden inşa edilmiştir.

Roma döneminde bölgede üretim ve ticaret canlanmış, Gediz ve Bakırçay vadilerinde mevcut tarımsal ürünlere yeni çeşitler eklenmiştir. M.S. 395 yılında Teodisius’un imparatorluğu iki oğlu arasında pay etmesiyle Manisa ve çevresi Doğu Roma yani Bizans İmparatorluğu’nun sınırları içinde kalmıştır. Hıristiyanlığın batıya doğru yayılmasında, Philadelphia, Sardes ve Thyateira kentlerinin önemli rolü olmuştur. Magnesia da bu dini ilk benimseyen kentlerden olmuş sonra da önemli bir piskoposluk merkezi haline gelmiştir.

Manisa 1313 yılının 25-26 Ekim’ine tekabül eden Regaip Kandili gecesi Alpagı oğlu Saruhan Bey komutasındaki askerler tarafından fethedilmiş ve Saruhanoğulları Beyliği’nin merkezi haline getirilmiştir. 1346 yılında ölen Saruhan Bey’in türbesi şehrin merkezindedir. Yerine önce oğlu İlyas Bey, onun ölümüyle de İshak Çelebi bey olmuş ve beyliğin en ihtişamlı dönemlerini yaşatmıştır. Ulu Camii ve Medresesi, Mevlevihane ve Çukur Hamam gibi birçok eseri İshak Çelebi şehre kazandırmıştır. Tahminen 1390 yılına doğru vefat etmiş ve kendi yaptırdığı türbesine gömülmüştür.Manisa 1391 yılında Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı topraklarına katılmış, ancak Ankara Savaşı sonrası Timur bölgeyi yeniden eski sahiplerine iade etmiştir. 1412 yılında ise Çelebi Mehmed kesin olarak Manisa’yı Osmanlı egemenliği altına sokmuş ve Saruhan Sancağı adıyla idari bir birim haline getirmiştir. Manisa 1437-1595 yılları arasında Osmanlı şehzadelerinin saltanat tecrübesi kazandıkları önemli siyasi merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bu dönemde II. Murad, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murad, III. Mehmet ve I. Mustafa gibi daha sonra Osmanlı tahtına da oturmuş padişahların da içerisinde olduğu 16 şehzade Manisa’da sancakbeyliği yapmışlardır.
1923’de Saruhan adıyla vilayet olan şehrin adı, 1927 yılında Manisa olarak değiştirilmiştir.

İLÇELER
Manisa ilinin ilçeleri; Ahmetli, Akhisar, Alaşehir, Demirci, Gölmarmara, Gördeş, Kırkağaç, Köprübaşı, Kula, Salihli, Sarıgöl, Saruhanlı, Selendi, Soma ve Turgutlu’dur

AHMETLİ
İlçenin yüzölçümü 240 Km2.dir.Ahmetli, doğusunda Salihli, batısında Turgutlu, kuzeyinde Gölmarmara ve Saruhanlı, güneyinde Ödemiş ilçeleri ile çevrilidir. Gediz Havzasında yer alan ilçenin güneyinde Boz Dağlar, kuzeyinde Çal dağı ilçeye paralel Ege denizine dik olarak uzanmaktadır. İlçe toprakları genelde yüksek olmayan dağlar ve Gediz ovasından meydana gelmektedir.
İlçede Akdeniz bitki örtüsü hakimdir. Güney kesimlerinde genellikle çınar, meşe, çam ağaçlarından oluşan geniş ve iğne yapraklı türlerin oluşturduğu ormanlar bulunmaktadır.

İlçe ve çevresine genelde Akdeniz iklimi hakimdir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçmekte olup, yağışlar genellikle yağmur, bazen de kısa süreli kar olarak görülmektedir.

İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen ürünlerin başında üzüm gelmektedir.

İlçenin tarihi çağları ile ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır.

Osmanlı döneminde köy niteliğinde olan bu yerleşimle ilgili kaynaklarda herhangi bir kayda rastlanmamıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra, Turgutlu kazasına bağlı bir nahiye olan ilçenin ismi Ahmetli olarak değiştirilmiş, 1987 yılında da ilçe konumuna getirilmiştir.

AKHİSAR
Manisa’ya 52 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 1.750 km2,dir.Akhisar, kuzeyinde Soma, Kırkağaç ve Balıkesir, doğusunda Gördes, güneyinde Turgutlu ve Salihli, batısında Turgutlu ve Saruhanlı ilçeleri bulunmaktadır. Akhisar’ın bulunduğu alan dağlık ve Gediz çöküntü alanının uzantısı olan Akhisar Ovası’nda kurulmuştur. İlçenin kuzeyinde Demirci Dağları ile Gölcük Dağları bulunmaktadır. Aynı zamanda bir bütün olarak Simav Dağları ismini alan bu kütle yer yer aşınmış ve platolara dönüşmüştür. Demirci Dağları vadilerle parçalanmıştır. Yunt Dağları’nın bir bölümü de batıdan ilçe arazisine girmekte olup, yer yer zengin bir orman örtüsü ile kaplıdır. İlçenin diğer engebesini de Çal Dağı ve Göldağı oluşturmaktadır.

Akhisar Ovası kuzeyde Kadıdağ, batıda Yatağan Tepesi ve Yunt Dağı ile sınırlanır. Akhisar Ovası alüvyal bir yapıya sahip olup, 30 km. uzunluğunda 15 km. genişliğindedir. Ovayı ilçenin en önemli akarsuyu olan Kum Çayı sulamaktadır. Onun yanı sıra Gördes Çayı ile Kayacık Deresi de ilçenin diğer akarsularıdır. Bir bölümü Salihli ilçesinde bulunan Marmara Gölü’nün bir bölümü de Akhisar ilçesi sınırları içerisindedir.

İlçede yazlar sıcak ve kurak olup kışlar ılık ve yağışlı geçer. Yer yer Akdeniz ikliminin etkisi de görülmektedir.

İlçenin ekonomisi ağırlıklı olarak tarıma dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler buğday, arpa, pamuk, üzüm, tütün ve zeytindir. Dünyaca ünlü şark tütününün en kaliteli türleri Akhisar’da yetiştirilmektedir. Yerleşim alanlarının yakınlarında sebze üretilir. Platolarda sınırlı ölçüde hayvancılık yapılmaktadır. Marmara Gölü’nde sazan başta olmak üzere su ürünleri üretilmektedir. Ayrıca ilçede mobilya, statik toz boya, oto boya, granit seramik, tarım aletleri, gıda maddeleri üreten fabrikalar bulunmaktadır.

Tarihi çağlarda Pelopia ismi ile tanınan Akhisar, Seleukoslar döneminde Thyatreia adı ile yeniden kurulmuştur.

ALAŞEHİR
İl merkezine 110 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 977 km2dir.Alaşehir, kuzeyinde Salihli ve Kula, doğusunda Uşak ve Sarıgöl ilçesi, güneyinde Aydın, batısında da İzmir ili ile çevrilidir. İlçe, Batı Anadolu’daki doğu-batı yönlü ovalardan biri olan Gediz Ovası’nın doğu kesiminde yer almaktadır. Gediz Ovası bir çöküntü alanı olup, ilçeyi ikiye bölmektedir. İlçe toprakları, Alaşehir Çayı’nın da içinden aktığı bir grabenden ve bunu güney ile kuzeyden sınırlayan oldukça yüksek plato ve dağlardan oluşmuştur. İlçenin jeomorfolojik yapısı dört bölümden meydana gelmiştir. Bunlar, güneydeki Bozdağlar, kuzeyindeki Uysal Dağları ve bu iki dağ kütlesi arasında kalan Alaşehir Ovası ve güneydoğusundaki engebeli Uluderbent Çayı vadisidir.
Alaşehir Çayı’nın suladığı Alaşehir Ovası da bu dağların arasında 400 km2’lik bir alanı kaplar. Bu ova aynı zamanda Gediz çöküntü alanının bir uzantısıdır. İlçe topraklarını Alaşehir Çayı dışında Buldan Derbendi, Sarıkızçayı, Zeytin Çayı, Avra Çayı, Şahyar Deresi, Alkan Çayı, Kurudere, Değirmendere ve Göbekli Deresi sulamaktadır.

İlçede Akdeniz ikliminden karasal iklime geçiş özelliği gösteren bir iklim egemendir.

İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık, sanayie dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, üzüm başta olmak üzere, tütün, pamuk, tahıl, armut ve zeytin yetiştirilir. Hayvancılıkta sığır ve koyun yetiştirilir. İlçede ayrıca 60 üzüm ihracatı yapan firma, 40 üzüm işletmesi, Tariş Üzüm Entegre Tesisleri ve Suma Fabrikası ile Sarıkız Maden Suyu Fabrikası bulunmaktadır.

Alaşehir Pergamon Kralı II.Attalos (MÖ.150-138) tarafından kurulmuş olup, o dönemdeki ismi Philadephia’dır.

DEMİRCİ
Yüzölçümü 1220 km2 dir. Demirci, doğu ve kuzeydoğusunda Kütahya, kuzeyinde Balıkesir, güneyinde Selendi ve Kula ilçeleri, batısında Gördes ve Köprübaşı ilçeleri ile çevrilidir. Manisa’nın en dağlık ve en engebeli kesiminde yer alan Demirci’nin düzlük alanları çok azdır. Manisa’nın Kütahya ve Balıkesir illeri ile doğal sınırını çizen Demirci Dağları ilçenin kuzeydoğusundan başlayarak kuzeybatıya kadar uzanır. Aynı zamanda Demirci-Simav Dağları denilen bu dağ kütlesinin en yüksek noktası Damrık Ziyaret Tepesi’dir (1.800 m.). Bu dağların güneye ve batıya doğru genişleyen kollarının büyük bölümü aşınma nedeniyle platoya dönüşmüştür.
Aynı zamanda ormanlarla kaplı olan bu dağlarda iğne yapraklı ağaçlar çoğunluktadır. İlçe topraklarını Demirci Dağları’nın güney yamaçlarından doğan Demirci Çayı (Demrek Çayı), Gümele Deresi, Değirmen Dere, Iklıkçı Dereleri, Alaağaç Deresi, Çağıllar Deresi, Aziz Deresi ve Minnetler Deresi sulamakta olup, Demirköprü Barajına dökülmektedirler

İlçenin güneyinde Akdeniz iklimi, kuzeye ve ilçe merkezine doğru da iklim sertleşerek karasal iklime dönüşmektedir.

İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık, halıcılık, ormancılık ve dokumacılığa dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başlıcaları; tütün ve meyvecilik gelişmiş olup, elma, kiraz, ayva, antep fıstığı, hünnap, armut, figani efendi eriği ve yayla bağcılığı gelmektedir. Hayvancılıkta süt inekçiliği ve son yıllarda da tavukçuluk artmıştır. İlçe halkının en önemli geçim kaynağı Demirci Halısıdır. İlçe genelinde 10.000 civarında el halısı tezgahı vardır

İlçe topraklarında feldispat, mermer ve perlit maden yatakları vardır. Mahmutlar, Çanakçı, Söğütçük ve Kovancı köylerinden çıkartılan madenler seramik sanayiinde değerlendirmek üzere fabrikaların bulunduğu illere sevk edilmektedir.

Demirci yöresinde yapılan araştırmalar, Paleolitik Çağdan itibaren burada bir yerleşim olduğunu göstermektedir.. Cumhuriyetin ilanından sonra Saruhan İline (Manisa) bağlı kaza konumunu sürdürmüştür.

GÖLMARMARA
İl merkezine 58 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 138 km2dir.Gölmarmara, doğusunda Gördes, batısında Saruhanlı ve Ahmetli, kuzeyinde Akhisar, güneyinde Salihli ilçeleriyle çevrilmiştir. İlçe toprakları Marmara Dağı eteklerinde yer almaktadır. İlçenin hemen güneyinde, 12 Km. uzaklıkta, Gördes Çayı’nın suları ile beslenen Marmara Gölü bulunmaktadır. Göl, yaklaşık 35 Km2 yüzölçümüne sahiptir.

İlçede Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup, Yaz ayları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer. Nem oranı yüksektir.

İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında tütün ve pamuk gelmektedir. Son yıllarda bağcılık ve zeytincilik de önemli gelişmeler göstermiştir. Ayrıca buğday, arpa, pamuk, üzüm, tütün ve zeytin de yetiştirilir. Yerleşim alanlarının yakınlarında sebze ve meyve yetiştirilir. En çok domates, lahana, kavun ve karpuz üretilir. Platolarda sınırlı ölçüde hayvancılık yapılmaktadır.

İlçenin ilkçağ tarihi ile ilgili herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.1410 yılında Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Osmanlı döneminde, ilçe merkezinin hemen arkasında bulunan Marmara Dağı ve yakınındaki göl nedeniyle Gölmarmara olarak anılmaya başlanmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra köy niteliğindeki Gölmarmara 1987 yılında Manisa’ya bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.

GÖRDES
ilçenin yüzölçümü 1.052 km2 dir. Gördes, doğusunda Demirci ve Köprübaşı, güneyinde Salihli, batısında Akhisar ve Kuzeyinde ise Balıkesir iline bağlı Sındırgı ilçeleriyle çevrilidir. İlçe toprakları küçük akarsu vadileriyle yarılmış bir yayla görünümündedir. Manisa ilinin dağlık ve engebeli kuzey kesiminde yer alan Gördes’in kuzeyinde Kepez Dağı, kuzeydoğu ve doğusunda Demirci-Simav Dağları, güneydoğusunda da Çomaklı Dağı bulunmaktadır. Bu dağların orta kesiminde de Gördes Çayı Vadisi bulunmaktadır.

İlçe topraklarını Demirci-Simav Dağlarının güney yamaçlarından doğan Gördes Çayı sulamaktadır. Gördes Çayı bir süre sonra Kumçayı ismini alarak Gediz Nehri’ne akar. Kumçayı Vadisinin tabanında Gediz Ovasının uzantısı olan Gördes Ovası bulunmaktadır. İlçenin güneydoğusunda Demirköprü Baraj Gölü bulunmaktadır. Demirci-Simav Dağlarının eteklerinde, kuzeyden güneye doğru alçalan Gördes-Uşak Platosu olarak isimlendirilen düzlükler bulunmaktadır. İlçenin dağlık kesimlerinde iğne ağaçlı yapraklarından oluşan zengin bir orman örtüsü bulunmaktadır.

İlçede Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir.
İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık, halıcılığa dayalıdır. Tarımsal ürünlerin başında tütün gelmektedir. Son yıllarda haşhaş ekimi de yapılmaktadır. Anadolu Türk halılarının düğüm tekniğine isim veren Gördes halıcılığı XVII.yüzyıldan itibaren yaygınlaşmaya başlamış, kısa sürede Anadolu’nun ünlü halı merkezlerinden biri haline gelmiştir.
İlçedeki kızılçam ormanlarından reçine üretimi yapılmaktadır. İlçe topraklarında feldispat, tianit, mika, linyit ve uranyum yatakları vardır. Kayacık ve Ece de de Madensuyu kaynakları bulunmaktadır.

Eski bir yerleşim yeri olan Gördes’in ilk Çağdaki ismi İulia Gordos’tur.

KIRKAĞAÇ
ilçenin yüzölçümü 543 km2dir.Kırkağaç, doğu ve güneyinde Akhisar, batı ve kuzeybatısında Soma, kuzey ve kuzeydoğusunda da Balıkesir ili ile çevrilidir. Manisa ilinin kuzeybatısında Bakırçay havzasında yer alan Kırkağaç’ın güneybatısını Soma Dağı engebelendirmektedir. İlçenin batısındaki dağ sıralarından kuzey doğuda Hacet Dağları, güneybatıda da Yeldoğu dağları bulunmakta olup, bu dağların yükseklikleri 1.000 m.yi geçmemektedir.

İlçe topraklarının büyük bir bölümünü Bakırçay Vadisi’nin genişlemesi ile oluşmuş Kırkağaç Ovası ile Gelenbe Ovası kapsamaktadır. Kırkağaç Ovası Değirmentepe Boğazı ile Gelenbe Ovası’na Soma Boğazı ile de Soma Ovası’na, Harta Boğazı ile de Akhisar Ovası’na bağlanmaktadır.
İlçede ılıman Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer.

İlçenin ekonomisi tarım ve madenciliğe dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; Kırkağaç kavunu, karpuz, buğday, zeytin, üzüm, arpa ve baklagillerdir. Az miktarda da tütün, pamuk, susam, mısır ve kiraz yetiştirilir. İlçe topraklarında linyit yatakları bulunmaktadır.
İlçenin Eski Çağ tarihinden başlayan ve günümüze kadar ulaşan bir tarihi geçmişi vardır. Gelenbe bucağındaki yortan mezarlarından, İlk Tunç Çağında (MÖ.3500-2000) yıllarında burada yerleşim olduğu anlaşılmaktadır.

KÖPRÜBAŞI
İl merkezine 120 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 300 km2 dir.Köprübaşı, kuzeyinde Gördes, batısında Gölmarmara, güneybatısında Salihli, güneyinde Kula ve Alaşehir, doğusunda da Selendi ilçesi ile çevrilidir. İlçe topraklarını Dibek ve Çomak Dağlarının güney uzantıları, doğusunda Toprak tepe, batısını da Tülüce ve Kayran dağları engebelendirir. Kayran Dağlarının eteklerinde kurulan ilçenin büyük bir bölümü Demirköprü Barajı’nın içerisindedir. Gediz ve Demirci Çayı vadisi ilçenin belli başlı düzlükleridir.

İlçede, Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup, Akdeniz iklimi ile kara ikliminin etkisi altındadır. Bu nedenle yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer.

İlçe ekonomisi tarım ve halıcılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünlerin başında tütün gelmektedir. Az miktarda buğday, arpa ve sebze üretilmektedir. Evlerde bulunan tezgahlarda el halısı dokumacılığı yapılmaktadır. Demirköprü Barajı’ndan ötürü Su Ürünleri Kooperatifi kurulmuştur.

Eski Borlu Kasabası’nın Demirköprü Barajı altında kalmasıyla birlikte halkın bir kısmı, bugünkü Borlu Kasabası’na bir kısmı da Köprübaşı’na gelerek yerleşmişlerdir (1958). 1967 yılında Belediye teşkilatı kurulan Köprübaşı, 1990 yılında Manisa’ya bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.

KULA
İl merkezine 118 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 960 km2 dir.Kula, kuzeyde Demirci ve Selendi batıda Salihli, güneyde Alaşehir, doğuda da Uşak ili ile çevrilidir.

İlçe genel yapısı itibariyle dağınık bir görünüm vermekle birlikte yer yer küçük ovalara da rastlanmaktadır. Bunlar içerisinde en önemlisi ilçe merkezinde başlayıp Yurtbaşı Köyüne kadar uzanan 16 Km. uzunluğundaki ve 5 Km. enindeki Kula ovasıdır. İlçe topraklarını Gediz Irmağı sulamaktadır.

İlçenin bitki örtüsü yer yer ormanlarla kaplıdır.Toplam ormanlık alanı 25.167 hektardır

İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık, dokumacılığa dayalı olup, bunların yanı sıra tabaklık, leblebi ve ayakkabı imalatı, halıcılık, keçecilik, semercilik, kalaycılık, bakırcılık ve demircilik gibi küçük el sanatları az da olsa yapılmaktadır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında tütün, çilek, buğday, arpa, nohut, ve haşhaş gelmektedir. Sera sebzeciliği de son yıllarda gelişmiştir. Hayvancılıkta ise büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği yapılmaktadır. Süt inekçiliği başta olmak üzere kümes hayvanı üretilmekte, arıcılık yapılmakta olup, yılda 12 ton bal üretilmektedir. Devekuşu ile Angora tavşanı üretilmektedir.

Kula’daki geleneksel uğraşlardan birisi de halı dokumacılığıdır.
İlçe topraklarında dolomit ve mermer yatakları vardır. İlçede önemli doğal kaynak olarak volkanik arazi yapısından üretilen ve çıkarıldığı şekilde inşaat malzemesi yapımında kullanan cüruf, mermer yatakları ile yer ve duvara döşenen kayrak taşı bulunmaktadır.Bunun yanında Acısu mevkiinde maden suyu bulunmakta olup, özel sektörce işletilmektedir.

Kula adının nereden geldiği konusunda çeşitli söylentiler vardır. Bunlardan birine göre; Kule isminden geldiği, Sardes (Sart) kralı Giges’in hasta olan kızının hava değişimi için burada bir kule inşa ettirdiğidir. Diğer söylentiye göre ise; ise Lidyalılar döneminde ki eski bir yerleşim yeri olarak kurulan Klanoda isminden geldiğidir.

SALİHLİ
Manisa’ya 72 km. uzaklıkta olup, ilçenin yüzölçümü 1.302 km2,dir. Salihli, doğusunda Kula ve Alaşehir, Kuzeyinde Demirci, Gördes ve Akhisar, batısında Turgutlu, güneyinde Ödemiş ilçeleri ile çevrilidir. Manisa’nın güney kesiminde yer alan ilçenin kuzey, kuzeydoğu ve güneyi dağlarla çevrilidir. İlçe, güneyinde Bozdağlar Silsilesi, (2.157 m.), kuzeyinde Gediz Ovası ile kaplı olup, ovanın kuzeyinde Dibek Dağları (1.120 m.), Kuzeydoğusunda Üşümüş Dağları (1.085 m.) bulunmaktadır. İlçe topraklarını Alaşehir, Gümüş, Kurşunlu ve Sart Çayları sulamakta olup, Gediz Nehrine karışarak İzmir’den Ege Denizi’ne dökülür. Gediz Nehri üzerinde Demir Köprü Barajı bulunmaktadır. Barajdan sulama, taşkından korunma, enerji ve balıkçılık yönünden faydalanılmaktadır.dır.

İlçede Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçmektedir.

İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık, ticaret ve sanayie dayalıdır. Yetiştirlen başlıca ürünler; buğday, arpa, çiğit, pamuk, tütün, mısır, üzüm, Antepfıstığı, ceviz, elma, kayısı, şeftali, kiraz, zeytindir. Manisa’nın en çık çekirdeksiz kuru üzüm üreten ve ihraç eden ilçesidir.Marmara ve Demirköprü Baraj göllerinde ise balık üretilmektedir. Hayvancılıkta ise küçük ve büyükbaş hayvan besiciliği yapılmaktadır.
İlçe topraklarında altın ve uranyum içeren cevher yatakları vardır. Ayrıca madensuyu kaynakları bulunmaktadır.

SARIGÖL
İl merkezine 140 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 423 km2dir. Manisa iline bağlı bir ilçe olan Sarıgöl, doğusunda Denizli’ye bağlı Güney ilçesi ve Uşak İli’ne bağlı Eşme ilçesi, güneyinde Buldan ve Kuyucak, batısında ise Alaşehir ilçesi ile çevrilidir. Manisa’nın güneydoğu kesiminde yer alan Sarıgöl’ün orta ve batı kesimini Gediz Ovası, doğusunu da Alaşehir Ovası kaplamaktadır. Bu ovaların kuzey ve doğu kesimini Uysal Dağı, güney kesimini de Bozdağların doğu uzantıları engebelendirmektedir. İlçe topraklarını Alaşehir Çayı’nın başlangıç kollarından Kocaçay ve Derbent Deresi sulamaktadır. Alaşehir Çayı üzerinde kurulmuş olan Afşar Barajı yapay bir göl oluşturmuştur.

Doğal bitki örtüsü;dağlık alanlarda çalı,meşe,yabani palamut ve çam;Ovalık alanlarda ise kavak,söğüt,dut gibi ağaçlar vardır.Yüksek kesimlerde kestane,ceviz gibi ağaçlar bulunur. Orman bakımından zengindir.

İlçede Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup, Sarıgöl iç, batı ve güney Ege arasında yer alan bir geçiş iklimine sahiptir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer.

İlçenin ekonomisi tarıma dayalıdır. Yetiştirilen başlıca ürünler, üzüm, buğday, arpa, mısır ve pamuktur. Aynı zamanda Manisa’nın üzüm yetiştiren ilçeleri arasındadır. Az miktarda susam, zeytin ve kiraz üretilmektedir.

Sarıgöl’ün eski ismi İnegöl’dür. Cumhuriyetin ilanından sonra 1957 yılında Manisa’ya bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.

SARUHANLI
İl merkezine 18 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 890 km2 dir.Saruhanlı, kuzeydoğu ve doğusunda Akhisar ile Gölmarmara, kuzeybatısında İzmir, güneyinde Turgutlu ve Ahmetli, güneybatısında Manisa ili Merkez ilçe ile çevrilidir. Manisa’nın batı kesiminde yer alan ilçe topraklarının güneydoğusunu Çal Dağı, kuzeybatısını Yunt Dağı (1.075 m.) engebelendirir. İlçe topraklarında Çal Dağı’nın Aysekizi Tepesi’nde 1.034 m.ye ulaşır. İlçenin doğu, güney ve batı kesimleri Gediz Ovası’nın bir bölümünü oluşturmaktadır. Gediz Ovası’ndan kaynaklanan ve Gediz Irmağı’nın kollarından olan Kumçayı ilçenin topraklarını sulamaktadır.

İlçede Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup, yazları kurak ve sıcak, kışları ılık ve yağmurludur.

İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık ve sanayie dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, arpa, mısır, üzüm, pamuk, zeytin, tütün ve susamdır. Ayrıca çeşitli sebze ve meyve yetiştirilir. Hayvancılık da ilçenin önemli gelir kaynaklarından biridir. Sanayii kuruluşu olarak; çırçır, bitkisel yağ, pamuk ipliği ve dokuma fabrikaları ile atölyeler bulunmaktadır. İlçe topraklarında magnezit ve traverten yatakları vardır.

İlçe nüfusunun büyük bir kısmını Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk ve Yugoslavya asıllı göçmenler oluşturmaktadır. Cumhuriyetin ilanından sonra 1959 yılında Manisa’ya bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.

SELENDİ
Manisa iline bağlı bir ilçe olan Selendi’nin il merkezinden uzaklığı 167 km. olup, ilçenin yüzölçümü 850 km2dir.Kuzeydoğusunda Kütahya, güneydoğu ve güneyinde Uşak, güneybatısında Kula, batı ve kuzeyinde de demirci ilçeleri ile çevrilidir. Manisa’nın en doğu kesiminde yer alan Selendi, Gördes-Uşak platosunun engebeli düzlüklerinde kurulmuştur. İlçe kuzeyde Demirci Dağları batısında Divrik Dağı ve Güneyde Kınık Tepeleri ile çevrilidir. İlçe toprakları genellikle dağlık ve dalgalı kısmen de ovalıktır.
İlçe topraklarını Eynes ve Selenge Çayları suladıktan sonra bu sular Gediz Irmağı’na katılırlar.

İlçede Ege Bölgesi’nin karakteristik ılıman iklimi hüküm sürmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılıman ve yağışlıdır.

İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; arpa, buğday, haşhaş, tütün, baklagillerdir. Az miktarda da mısır, üzüm, susam, kiraz ve zeytin yetiştirilir. Son yıllarda yayla bağcılığı, kiraz bahçesi tesisi, antepfıstığı ve zeytincilik alanında önemli gelişmeler sağlanmıştır. Ayrıca meyve ve sebzecilik de yapılmaktadır. Hayvancılıkta ise büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği yapılmakta olup, sığır, koyun ve keçi yetiştirilmektedir. Rahmanlar köyü civarında Demir, çinko, kurşun madeninden oluşan geniş maden yatakları vardır.

İlçenin tarihi ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Yöredeki en eski yerleşme, bir İlk Çağ kenti olan Slandost’tur. Ancak bu kentle ilgili de herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.

XIX.yüzyıl sonlarında Aydın vilayeti Saruhan sancağının Kula kazasına bağlı bir nahiye olarak yönetilmiştir. 1954 yılında da ilçe konumuna getirilmiştir.

SOMA
Yüzölçümü ise yaklaşık 826 km2’dir. Soma, doğusunda Kırkağaç, güneyinde Kırkağaç ve Akhisar, batısında İzmir, kuzeyinde Balıkesir ile çevrilidir. İlçenin kuzeybatıdaki küçük bir bölümü Marmara Bölgesi’nin sınırları içerisinde kalır. Soma’nın toprakları ilin kuzeybatı kesiminde yer alır. İlçe orta yükseklikteki dağlık alanlarla çevrili olup, güney kesimini Soma Dağı (Tarhala Dağı) kuşatır. Soma Dağı’nın Belpınar Tepesi’nde en yüksek noktasına ulaşır (1.111 m.) Batı ve iç kesimlerindeki düzlükler Soma Ovası olarak isimlendirilir. Aynı zamanda Bakırçay Ovası’nın doğu kesimini oluşturan bu düzlükler belli başlı tarım alanlarıdır.

İlçe toprakları tektonik kökenli bir çöküntü alanı üzerinde olup, Batı Anadolu’nun etkin deprem kuşakları üzerindedir. İlçenin kuzey kesimindeki Yağcılı deresi üzerinde kurulan sevişler Barajı’nın suları yapay bir göl oluşturmuştur.

Soma’nın bitki örtüsü, Akdeniz Bölgesi’nin bitki örtüsü karakterindedir. İlçede ılıman Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer.

İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık, madencilik ve sanayie dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; buğday, arpa, nohut, mısır ve zeytindir. Az miktarda pamuk, susam, kiraz ve üzüm yetiştirilir. Hayvancılıkta büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği yapılmaktadır. İlçe topraklarında zengin linyit yatakları vardır. Bu linyit yatakları 1910 yılında işletilmeye başlanmış, Almanlarla Fransızların işlettiği Soma Linyit havzasını 1939’da Etibank satın alarak işletmeye başlamıştır. Günümüzde Türkiye Kömür İşletmesi Kurumunun ve özel teşebbüsün çıkardığı kömürler, Soma termik santralinde değerlendirilmektedir. İlçenin en büyük sanayii kuruluşu Soma termik Santralidir. Ayrıca ilçede un ve bitkisel yağ fabrikaları da bulunmaktadır.

İlçenin Eski Çağ tarihi ile ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır.

TURGUTLU
İl Merkezine 30 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 740 km2 olan Turgutlu, doğusunda Ahmetli, batısında Manisa, Kemalpaşa, kuzeyinde Saruhanlı, güneyinde Ödemiş ve Bayındır İlçeleri ile çevrilidir. Manisa’nın güneybatı bölümünde yer alan Turgutlu’nun kuzeyi ve güneyi dağlık, orta kesimi ise ovalıktır. İlçenin kuzey kesimini Çaldağı, güney kesimini de Bozdağlar engebelendirir. İlçenin ortasındaki Gediz Ovası tarım alanıdır. İlçe sınırlarındaki dağlardan kaynaklanan küçük akarsular Gediz Irmağı’na dökülür. Ayrıca Irlamaz Çayı ilçe sınırları dışında Nif Çayı ile birleşir. İlçenin diğer akarsuyu olan Beşiktaş Deresi de Sarıbey Köyü yakınlarında Gediz Nehri’ne katılır. Turgutlu, fay hattı boyunca uzanan tektonik bir çöküntü alanı üzerindedir.

İlçeyi çeviren dağların yüksek kesimleri ormanlıktır. Bu kesimler kızılçam, karaçam ve 25 çeşit meşe ile Akdeniz karakteristiği gösteren bitki örtüsüne sahiptir. Bunun dışında kalan alanlar ise step görünümündedir.

İlçede Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup, yazları sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer.

İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık ve toprak sanayiine dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; arpa, buğday, çiğit, mısır, pamuk, susam, kekik, kapari, tütün, ve üzümdür. Özellikle çekirdeksiz Sultani Üzümü yetiştirilmektedir. Ayrıca şeftali, kiraz, erik ve incir üretimi önem taşımaktadır. Hayvancılıkta ise sığır, koyun ve tavukçuluk yapılmaktadır. İlçede konserve fabrikalarının etkisi ile domates, biber ve hıyar ekimi önem kazanmıştır. Konserve fabrikalarının yanı sıra, bitkisel yağ, çırçır, şarap, tarım aracı, beton direk, tuğla ve kiremit fabrikaları bulunmaktadır.

İlçe topraklarında demir, nikel ve tuğla, kiremit hammaddesini içeren cevher yatakları vardır. Ayrıca madensuyu kaynakları bulunmaktadır.

Turgutlu’nun eski çağ tarihi ile ilgili bilgiler yetersizdir.

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!