Malatya ilimiz ve ilçeleri

24 Haziran 2018 Yazan  
Kategori ŞEHİRLER VE İLÇELER

Malatya ilimiz genel bilgiler
Yüz Ölçümü : 12.313 km²
Toplam nüfusu 762.538 kişi 2014 yılı verilerine göre
Plaka kodu : 44

Malatya ili Doğu Anadolu Bölgesi´nin Yukarı Fırat Havzası´nda yer almaktadır. Doğuda Elazığ ve Diyarbakır, güneyde Adıyaman, batıda Kahramanmaraş, kuzeyde Sivas ve Erzincan illeri ile çevrilidir. İlçeleri: Doğanşehir, Arapgir, Arguvan, Hekimhan, Darende, Akçadağ, Yeşilyurt, Pütürge, Doğanyol, Kale, Battalgazi, Yazıhan, Kuluncuk. İl topraklarının yüzölçümü: 12.313 km², merkez nüfusu toplam 481000 dir.İl genelinde yer alan dağların başlıcaları Malatya dağları, Nurhak dağları, Akçababa dağları, Yama dağı iken, başlıca akarsular Söğütlü çayı, Morhamam çayı, Kuruçay, Tohma suyu, Sultansuyu, Sürgü suyu, Beylerderesi, Mamıhan ve Şiro çayıdır. Malatya ilinde karasal iklim koşulları hüküm sürer, ancak son yıllarda inşa edilen barajlar il genelinde iklimi yumuşatmıştır. Ayrıca Beydağlarının o muazzam görüntüsü o uzantısı şehre ayrı bir güzellik katmaktadır.İl, Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi´nin arasında tampon bir bölge olma özelliğini de taşımaktadır. Malatya ili, deprem kuşağı bakımından ikinci büyük fay kuşağında yer alır. Bölgenin dağlık ve dinamik bir yer hareketliliğine maruz kalması sonucu depremler sık sık meydana gelir. Yani kıvrımlı bir arazi şekli yaygındır. bölgede.

COĞRAFYA

Doğu Anadolu Bölgesi’ nin Yukarı Fırat Havzasında yer alan Malatya İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine doğal geçişi sağlayan yol güzergahındadır. Malatya genel olarak yüksek plato ve dağlardan oluşan bir arazi yapısına sahiptir.

İlin güney bölümü meşe ağaçlarından oluşan korular ve baltalıklarla, kuzeyi ise bozuk nitelikli yapraklı ormanlarla kaplıdır. Nehir ve çay kenarlarında kavaklık ve söğütlükler bulunur. İl merkezi ve ilçelere bağlı köylerde, kayısı başta olmak üzere geniş meyvelikler yer alır.

İKLİMİ
İklimi karasaldır; yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve çoğu kez kar yağışlıdır. Ancak son yıllarda yapılan Karakaya ve diğer baraj göllerinin etkisiyle, iklim yumuşayarak zaman zaman Akdeniz iklimi özelliklerini göstermektedir. En çok yağış, ilkbahar ve sonbahar aylarında görülmektedir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ
Malatya il topraklarının % 54’ü çayır ve meralarla, % 31’i ekili ve dikili arazi ile kaplıdır. Ormanı azdır, ormanlık alanı % 10’dur. Geniş Malatya Ovası, bozkır görünümündedir. Akarsu çevreleri orman gibi uzayan kayısı bahçeleri ile kaplıdır. Malatya Toroslarında en çok meşe, vadi yamaçlarında ardıç ağaçlarına rastlanır. Platolar çayır bakımından zengindir.

Bu topraklar, akarsular tarafından taşınan, depolanan materyaller üzerinde oluşan genç topraklardır. Üzerlerindeki bitki örtüsü iklime bağlıdır. Bulundukları iklime uyabilen her türlü kültür bitkisinin yetiştirilmesine elverişli ve üretken topraklardır.

Alüvyal topraklar Malatya ilinde daha çok Fırat Nehri ile Tohma Çayı boyunca uzanmaktadır. Toplam alanları 20.236 hektardır. Bunun 19.703 hektarı 1. sınıf, 442 hektarı yetersiz drenajlı ve 2. sınıf, 95 hektarı ise kötü drenajlı 3. sınıf arazilerden oluşmaktadır.

EKONOMİ

Malatya ekonomi olarak bölgenin en gelişmiş şehridir. Ekonomi başlı olarak kayısıya dayanır. Bunun yanında tekstil fabrikaları ekonomiye can verir. Ancak kayısı hak ettiği değeri göremediği için halk genellikle il dışına çalışmaya gider. Malatya’da iki organize sanayi bölgesi bulunmaktadır ve üçüncü organize sanayi bölgesinin altyapı ihaleleri tamamlanmıştır. Ayrıca Malatya’nın teşvik paketi kapsamında bazı büyük şirketler, bölgeye yatırım yapmışlardır. Buna Eczacıbaşı’nın yapım aşamasında olan nükleer tıp fabrikası örnektir.

MALATYA İLİNİN TARİHÇESİ

Malatya ismini nereden almıştır
Malatya, kuruluş ve isim itibariyle başlangıçtan zamanımıza kadar büyük bir değişikliğe uğramadan gelen Anadolu şehirlerinden birisidir. Kültepe vesikalarında “Melita” şeklinde görülen Malatya’dan Hitit vesikalarında “Maldia” olarak bahsedilmektedir. Asur lmparatorluk devri vesikalarında ise Meliddu, Melide, Melid, Milid, Milidia olarak geçmektedir. Urartu kaynaklarında ise Melitea denilmektedir. Malatya kelimesinin Hititçe “bal” anlamana gelen “Melid”den türediği anlaşılmaktadır. Hitit hiyeroglif kitabelerinde Malatya şehri, bir öküz başı ve ayağı ile ifade edilmektedir.

Eski çağ coğrafyacılarından Strabon (M.Ö. 58- M.S. 21) Malatya’yı sürekli “Melitene” adı ile zikretmiştir. Kesin olarak yerini vermediği geniş bir alan içerisinde “Kataonia” ile Fırat Nehri arasında Kommagene sınırında Kapadokya Krallığı’nın (M.Ö. 280-212) on Valiliğinden birisi olarak gösterir. Ona göre Melitene, Sophene (takriben bugünkü Elazığ ile Fırat Nehri arasındaki bölgeyi ifade eder) nin karşısında kurulmuş bir eyalet olduğu kadar kentleri bulunmayan bir bölgenin adıdır. Strabon’a göre bu yöre; zeytin-üzüm ve meyva ağaçlarıy1a bezenmiş, Kapadokya’da bir benzeri bulunmayan tek yerdir.

Pline’ye dayanarak Malatya’nın Asur kraliçesi Semiramis tarafından “Meliten” adıyla kurulduğunu kayıt eder. Bu bilgi, daha sonraki çalışmalarda aynen doğrulanmıştır.
Gelişen Maldia-Melite ne (Malatya), Kalkomik çağdan beri iskan görmüş ve bugünkü Aslantapede 27 kültür katı bırakmıştır. Buradan 4 km. kuzeyde yer alan Battalgazi’ye M.S. 79-81 yıllarında Roma kralı Titus zamanında lejyon karargah olarak taşınmıştır. Yine şehre bu dönemde de Melitene adı verilmiştir. Artık bundan böyle bir şehir adı olarak bu isim kullanılmaya başlanacaktır. Roma şehir surları bu dönemde yapılmaya başlamıştır. Burası Roma devrinde, Hudutlarının korunması, coğrafi konumu ve jeopolitik önemi dikkate alınarak mühim bir merkez olarak muhafaza edilmekteydi. Bizans döneminde de bu değerini siyasi iktisadi bakımdan da korumuştur.

Bizans-Arap mücadelesi sonucunda şehir” İslam hakimiyetine geçmiştir. (M.S. 659) Bizans kaynaklarında da Melitene şeklinde kullanılan Malatya şehir adı, Araplar tarafından, kadim şekline yakın bir imla ile “Malatiyye” adıyla anılmaya başlanacaktır. Araplar, “Sugür EI-Cezeriye “nin merkezi haline getirdikleri bu şehri aynı zamanda bölgenin en büyük ve mamur bir beldesi yapmışlardır. Abbaslerden Harun Reşit döneminde (M.S. 786-809) “EI-Avasım” adıyla oluşturulan müstakil bir idari bölgenin merkezi olma hüviyetini kazanır. Böylece Malatya, 1stanbul’a kadar uzanan Rum kazalarının hareket üssü olma özelliğini de taşır. Bu merkezin bir diğer özelliği ise Tarsus, Adana, Maraş şehirleri gibi Horasan’dan nakledilen Türkler’in önemli bir yerleşim yeri durumuna gelmiş olmasıdır. Malatya’ya çok eski zamanlardan beri çeşitli sebeplere bağlı olarak Türk yerleşiminin olduğu bilmekteyiz. Bu bölgede Türk varlığı, Arap – Bizans mücadeleleri sırasında ortaya çıkmıştır.

Türkler, bu güzel ve önemli beldenin adını değiştirmeyerek Araplardan aldıkları Malatya şekliyle günümüze taşımışlardır. 11. yüzyıl başlarından itibaren Anadolu bir Türk yurdu haline gelmeye başlamıştır. Bu bölge de Türk-Bizans mücadelelerinin odaklaştığı şehirlerden biri olmuştur. 1056-1101 yılları arasında birkaç defa el değiştirmiştir. 1101 yılında Danişmenli Melik Muhammed Gazi’nin hakimiyetine geçen Malatya, bir daha kayıp edilmemek üzere Türk Beldesi haline getirilmiştir. Selçuklular döneminde “Vilayet-i Malatya” olarak anılan şehir, bir üstünlük ve asalet ifadesi olarak “Daru’r-Rifa” (Saadet, mutluluk yeri) olarak anılmıştır.

Memlüklü devleti kaynaklarında, DulkadirIiler ve diğer Türkmenlerle meskun olan Malatya ve havalisi için “İklim AI-Ozaria (Üzeyir Ülkesi) lakabı kullanılmıştır.
Osmanlılar döneminde aynı adla anılan şehirde , daha önce belirtildiği gibi, 1838 yılında Osmanlı ordusu ikamet ederek kışlamıştır. Yöre insanı Aspuzu bağları olarak bilinen yazlığa göç etmiş, orada yerleşerek bugünkü şehir oluşmuştur. Malatya, günümüze modern bir yapılanma ile gelirken asıl tarih çekirdeğini oluşturan Battalgazi (Eski Malatya), yöre insanının deyimi ile “Aşağı Şeher”, bugün turistik bir ilçe olarak varlığını sürdürmektedir. Bu bilgiler ışığında Malatya, isim olarak fazla bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir.

Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat bölümünde bulunan Malatya ilinin komşuları; kuzeyde Sivas ve Erzincan, güneyde Adıyaman, batıda Kahramanmaraş, doğuda Diyarbakır ve Elazığ’dır. Yüzölçümü 12.313 m2 ve Nüfusu 457.566 kişidir (2000 yılı Genel Nüfus Sayımına göre). Denizden yüksekliği 910-950m.dir. 35.54’ ve 39.03’ kuzey enlemleri ile 38.45’ ve 39.08’ doğu boylamları arasındadır. Malatya şehri, Malatya dağlarının (Beydağı 2.591m.) kuzey eteğinde ve Malatya ovasının güney kenarında kurulmuştur. Karayoluyla Elazığ’a 98km., Diyarbakır’a 251km., Sivas’a 247km., en yakın liman olan Akdeniz kıyısındaki Mersin’e 458km., Başkent Ankara’ya 661km., İstanbul’a 1.114km. ve eskiden İstanbul ile başlıca bağlantı yeri olan Karadeniz kıyısındaki Samsun’a 586km. uzaklıktadır; bu şehirlere demiryoluyla da bağlıdır.

İlin yüzey şekilleri kuzey, batı ve güneydeki dağlık alanlarla, orta ve doğu kesimdeki düzlüklerden oluşur. Kuzeyde doruğu il sınırları dışında kalan Yama Dağı ile bu dağın güney uzantısı olan ve Hasbek Tepesinde 2.310 m’ye yükselen Ayran Dağı ve Göl Dağı (2.402 m), kuzeybatıda Leylek Dağı (2.052 m), batıda Akçababaçalı Tepesinde 2.164 m’ye erişen Akçababa Dağı yer alır. Güneybatı, güney ve güneydoğuda ili boydan boya Güneydoğu Toroslar’a bağlayan dağlar sıralanır. Nurhak Dağının kuzeydoğu uzantıları, ilin güneybatısına sokulur. İlin güneyinde doğal sınır oluşturan Malatya Dağlarının başlıca yükseltileri Bozdağ (2.581 m) ve Beydağı (2.545 m)’dır. Genellikle step görünümlü olan bu dağlarda orman örtüsüne pek rastlanmaz.İlin orta ve doğu kesiminde ise kabaca üçgeni andıran Malatya Ovası yer alır.

Fırat Irmağının günümüzde Karakaya Baraj Gölünün suları altında kalan bir bölümü, ilin doğu ve güneydoğusundaki doğal sınırı oluşturur. İl topraklarının sularını, hepsi Fırat’a katılan birçok akarsu ile bunların kolları toplar. Başlıcaları Kuruçay, Tohma Suyu ile onun bir kolu olan Sultan Suyu ve Göksu’nun kollarından Sürgü Çayıdır. Pütürge’nin goğusunda, Diyarbakır sınırında enerji üretme amacıyla kurulan Karakaya Barajı’nın ardında oluşan yapay göl, Pütürge ve Doğanyol ilçeleriyle Malatya Ovasında bazı tarım alanlarının sular altında kalmasına yol açmıştır. Tohma Suyu ve Sürgü Çayı üzerindeki Medik ve Sürgü barajları sulama amaçlıdır. Gene sulama amaçlı Polat Barajı’nın hizmete giriş tarihi 1989’dur.

Malatya’nın, kendi adını taşıyan ovanın güney kenarında, yüksek dağlar eteğinde kurulması; bu dağların tabii su deposu olmasıyla ilgilidir. Kaynakların en verimlisi, şehrin 12km. güneybatısında, Derme Suyunun başlangıcındaki Pınarbaşı’dır. Buradan başlayarak kuzeydoğuya doğru, Eski Malatya ilerisine kadar uzanan alan, hemen aralıksız bir bağ ve bahçe şeridi meydana getirir. Ovada, susuz bozkırlar vardır. Şehri çevreleyen dağlar da, ormanları yüzyıllarca önce yok edildiği için, çıplaktır.

AKARSULARI
Malatya ili, Fırat havzası üzerinde yer alır. Havzanın yukarı Fırat bölümünüde oldukça geniş alanı kaplayan il toprakları, yer üstü su kaynakları açısından hayli zengindir.
Fırat Havzası
Türkiye’nin en büyük havzasıdır. Su toplama alanı 127.000 km2 dolayında olan havzanın yıllık ortalama su hacmi 28 milyar m3’ü aşmaktadır. Fırat havzasında 4.900.000 hektara yakın ovalık alan vardır. Bunun 1.700.000 hektar yer alan akarsuların en önemlileri Tohma suyu, Kuruçay, Fırat nehri ve Sürgü çayıdır.

Fırat Nehri
Keban Barajı’ndan çıkan nehir Malatya’nın Elazığ ile sınırını oluşturacak şekilde güneybatıdan güneydoğuya doğru genişçe bir yay çizerek akar. Önce Kuruçay’ı sonra Tohma suyunu alarak akan Fırat, zaman zaman kollara ayrılarak adacıklar oluştururdu. Bu alan günümüzde Karakaya Baraj Gölü sahası içinde kalmıştır. Fırat nehri, Kömürhan mevkiinde Doğu Anadolu’nun en uzun ve en derin boğazlarından biri olan Kömürhan boğazına girerek akmasına devam edip, boğazdan sonra Malatya-Diyarbakır sınırını oluşturmaktadır. Diyarbakır Çüngüş ilçesi yakınlarında Karakaya Barajı kurulmuştur.
Tohma Suyu
Malatya’nın doğu sınırını oluşturan Fırat nehrinden sonra ilin büyük akarsuyu Tohma’dır. iki koldan oluşmaktadır. En uzun kolu olan Ayvalı, Tohma çayı, Uzunyayla’dan diğer kolu olan Hacılar Tohması ise Tahtalı dağlarından doğar. Bu iki kol Malatya il sınırına girerek Mığdı üzerinde birleşip dar ve uzun Şuğul boğazından geçtikten sonra Malatya ovasından geçerek Fırat nehrine katılır. Tohma suyunun Şuğul boğazından kurtulduğu yerde Medik barajı kurulmuştur. Tohma suyu Malatya ovasından akarken kuzeyde Halavun çayı ile Epreme çayı, güneyde Dipsiz çayı, Sultansuyu, Beylerderesi Horata çayı ile Orduzu çayını alarak Fırat nehrine dökülmektedir. Bu sular Sultansuyu, Doğanşehir ve Malatya ovalarının sulanmasında önemli yer tutmaktadır.
Kuruçay
Yama dağı batısından doğan Kuruçay, Hasançelebi, Hekimhan ve Fethiye’yi geçtikten sonra Eğribük yönünde Fırat’a katılır. Yaz aylarında suyu iyice azaldığından bu sudan pek faydalanılamamak-tadır.
Sürgü Çayı
İlin güneybatı ucunu oluşturan Sürgü yöresinin sularını toplayan bu çay, Malatya yöresinin batı kesimlerinde yer alan Karakaya tepesinin güney yamaçlarından doğar. Sürgü çayı, Göksu ırmağının önemli bir koludur. Sürgü kasabasından sonra, Kapıdere’ye kadar batı yönünden akan çay sonra güneye döner. Burada, Göksu ile birleşen ve Göksu adını alan akarsu, doğuya dönerek Adıyaman il sınırına girerek Adıyaman il topraklarından Fırat’a katılır. Sürgü çayı üzerinde Sürgü barajı kurulmuş olup, bu barajdan geniş bir alan sulanmaktadır. Malatya’nın bu önemli akarsuları dışında ya doğrudan Fırat’a, ya da diğer büyük akarsulara karışan çok sayıda küçük çay ve dereleri vardır. Bunlar: Eğmir, Mircan, Göksu, Aksu, Şiro, Berenge, Söğütlüçay, Sazdere, Şotikdere, Kozluk Çayı, Yenice Çayı, Setrek Çayı, Arapgir ÇAayı, Davulga, Cevizlisu gibi irili ufaklı akarsulardır.

MALATYA OVASI
Doğu Anadolu Bölgesi’nin güneybatısında bulunan Malatya ovası, güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda uzanan tektonik kökenli Elbistan-Malatya-Uluova-Palu çöküntü ovaları dizisi içinde yer alır. Kabaca üçgen biçiminde olan Malatya çöküntüsünün güneyini Güneydoğu Toroslar’a bağlı Malatya Dağları, doğusunu ise Fırat Irmağı sınırlandırır. Bu çöküntü alanının güneybatı-kuzeydoğu doğrultusundaki kenarı aynı doğrultudaki Akçadağ-Hekimhan-Arapgir dağlık eşiğinden oluşur. Kenarları kırıklarla (fay) belirlenen Malatya çöküntü ovasının iç kesimi, Neojen Bölüme (y. 26-2,5 milyon yıl önce) ait göl birikintileriyle kaplıdır. Bu birikintileri de yer yer çakıl ve gre katmanları örter. Malatya çöküntü ovası biri güneyde, öteki batıda güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda uzanan iki önemli kırık (fay) arasındaki bloğun, Neojen Bölüm öncesinde çökmesi, sonra da Neojen Bölüme ait tortullarla dolması sonucunda oluşmuştur. Çöküntü alanı bugünkü biçimini, son yer hareketlerinden sonra başlayan aşınmayla almıştır. Bu aşınma önce havzayı bir süre kaplayan göl, daha sonra da yatağını derinleştirmesi sonucunda bu gölü kaparak boşaltan Fırat Irmağı tarafından düzenlenmiştir.

Eskiden susuz bir step görünümündeki Yazıhan Düzü, 1975’te tamamlanan Medik Barajı’ndan sulanmaya başladı. Lös niteliğindeki verimli topraklarla kaplı bu düzlük şeker pancarı ekimine ayrılmıştır. Erhaç Düzünün sulanmasını sağlamak için 1942’de gerçekleştirilen bir projeyle, Sürgü Çayında yapılan bir regülatörün kanallarından geçirilen Sürgü Suyu, Sultan Suyuna çevrilmiştir. Ayrıca bu akarsu üzerinde yapılan ve 1969’da tamamlanan Sürgü Barajı’nı ardında biriken sular da 45 km uzunluğundaki başka bir kanalla Erhaç Düzüne akıtıldı. Eskiden baklagil tarımı yapılan bu ovada sulama olanakları geliştirildikten sonra şeker pancarı ekimi yaygınlaştı.

Yazıhan ve Erhaç düzlerinin sonradan suya kavuşmasına karşın, eskiden beri suyu bol olan dar anlamdaki Malatya Ovası gelişmiş bir meyvecilik alanıdır. Beyler Deresinin kolu olan Derme Deresinin Gündüzbey kasabası Pınarbaşı yöresindeki kaynağından, Yeşilyurt (eskiden İsmetpaşa ve Çırmıktı) kasabasına, oradan da Yakınca (eskiden Kilayik) ve Bostanbaşı’na (eskiden Barguzu) kadar dar bir şerit biçiminde uzanan meyve bahçeleri Malatya yakınında genişler. Yetiştirilen başlıca meyveler kayısı, şeftali, elma, armut, dut, erik, badem, kızılcık ve nardır. Bunların en önemlisi, dünyaca ünlü Malatya Kayısısıdır. Buradaki meyve bahçelerinde ayrıca Türkiye’de oldukça seyrek rastlanan çekirdeği tatlı tüysüz şeftali (nektarin) yetiştirilir.

Malatya Ovasının önemli bir tarım pazarı olmasının başlıca nedeni, çeşitli yönlerden gelen yolların bu ovada birleşmesidir. Ergani Boğazı yoluyla Güneydoğu Anadolu, Murat Irmağını izleyerek Doğu Anadolu, Aksu Vadisinden geçerek Akdeniz ve Kuruçay’la Tohma Suyu vadilerini izleyerek İç Anadolu bölgelerinden gelen demir ve karayolları Malatya Ovasında birleşir.Günümüzde Malatya Ovasının doğusundaki alçak kesimler Karakaya Baraj Gölünün suları altında kalmıştır.

MALATYA İLİMİZ VE İLÇELERİ

Malatya Ilçeleri hakkında bilgi
Malatya’nın biri Merkez olmak üzere on dört ilçesi vardır.

MERKEZ
Nüfûsu 333.001 olup, 281.776’sı ilçe merkezinde, 51.225’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 26, Çolaklı bucağına bağlı 21 köyü vardır. İlçe toprakları dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Toprakların büyük bölümü Malatya Ovasında kalır. Güneyinde Malatya Dağları yer alır. Başlıca akarsuyu Fırat Nehri ve kollarıdır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, tütün, pamuk, buğday, arpadır. Sulanan yerlerde sebze ve meyvecilik yapılır. Kayısısı meşhurdur. Yüksek kesimlerde yaylacılık metodlarıyla küçükbaş hayvan besiciliği yapılır. Şeker Fabrikası, Sümerbank Pamuklu Sanâyii, un fabrikaları, metal eşyâ-makina îmâlâtı, orman ürünleri fabrikası, karton fabrikası başlıca sanâyi kuruluşlarıdır.

İlçe merkezi, Beydağı’nın eteklerinde Malatya Ovasının güney ucunda kurulmuştur. Sivas-Diyarbakır demiryolu ile Kayseri-Diyarbakır karayolu ilçeden geçer. Malatya eski ve yeni Malatya olarak iki kısımdır. Bugünkü Malatya eski ve târihî Malatya’nın “Aspuzu Bağları” denilen yerinde kurulmuştur. Şehir yüksek dağların eteklerinde kurulduğundan bu dağlardan inen sularla beslenir. Şehrin etrâfı bağ ve bahçelerle çevrilidir. İlçe belediyesi Cumhûriyetten önce kurulmuştur.

AKÇADAĞ
Toplam nüfûsu 51.226 olup, 10.839’u ilçe merkezinde, 40.387’si köylerinde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 43, Kürecik bucağına bağlı 16, Levent bucağına bağlı 14 köyü vardır. Yüzölçümü 1913 km2 olup, nüfus yoğunluğu 27’dir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Batısında Nurhak Dağları, kuzeydoğu ve güneyinde düzlükler yer alır. Başlıca akarsuları Sultansuyu ve Ebeler Çayıdır. Nurhak Dağlarının alçak kesimlerinde platolar vardır.

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Başlıca, tarım ürünleri buğday, fasülye, nohut, arpa, şekerpancarı ve pirinçtir. Meyvecilik gelişmiştir. Kayısı ve armutları çok lezzetlidir. Köylerde kilim ve ve halı dokumacılığı yaygındır. Dağlık kesimlerde yaygın olarak küçükbaş hayvan beslenir. Türkiye’nin en büyük havzası olan Sultansuyu Havzası ilçededir.

İlçe merkezi Nurhak Dağlarının eteklerinde kurulmuştur. Kayseri Malatya yolu ilçeden geçer. İl merkezine 34 km mesâfededir. Denizden yüksekliği 1100 metredir. Eski adı Arga idi. 1850’ye kadar ilçe merkezi Levent bucağı idi. İlçe belediyesi 1980’de kurulmuştur.

ARAPGİR
Nüfûsu 20.675 olup, 10.420’si ilçe merkezinde, 10.255’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 22, Taşdelen bucağına bağlı 17 köyü vardır. Yüzölçümü 956 km2 olup, nüfus yoğunluğu 22’dir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Kuzeyinde Yama Dağı, güneydoğusunda Gül Dağı ve bu iki dağ arasında 1500 metre yüksekliği olan platolar yer alır. Bunların en önemlisi Sarıçiçek Yaylasıdır. Fırat Nehri ve Kozlukçayı başlıca akarsulardır. Keban Baraj Gölünün bir kısmı ilçe sınırları içinde kalır. Akarsu Vâdisinde küçük düzlükler vardır.

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa ve kayısıdır. Bağcılık yaygındır. Kara üzümü kışa dayanıklıdır. En çok beslenen hayvanlar sığır ve kıl keçisidir. İlçe merkezi Kozlukçayı Vâdisinde kurulmuştur. Elazığ’ı Keban üzerinden Sivas’a bağlayan karayolu ilçeden geçer. Denizden yüksekliği 1100 metredir. Toprağı genelde verimsiz olduğundan halk başka yerlere göç eder. Bu yüzden nüfusu devamlı azalır. Belediyesi 1888’de kurulmuştur.

ARGUVAN
Toplam nüfûsu 13.907 olup, 1827’si ilçe merkezinde, 12.080’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 36, Çobandere bucağına bağlı 7 köyü vardır. Yüzölçümü 1037 km2 olup, nüfus yoğunluğu 13’tür. İlçe toprakları Fırat Vâdisinde, dağlık bir alanda yer alır. Yama Dağının uzantıları toprakları engebelendirir. Dağlarda çayırlıklarla kaplı platolar vardır. Söğütlü Çayı başlıca akarsuyudur. Akarsu Vâdilerinde küçük düzlükler vardır.

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Başlıca tarım ürünleri buğday, kayısı ve elmadır. Yaylacılık metodu ile hayvancılık yapılır. İlçe merkezi Yama Dağı eteklerinde kurulmuştur. Önceleri Arapgir’e bağlı bucak iken kazâ hâline getirilerek Diyarbakır’a bağlandı. 1873’te yeniden bucak olarak Keban’a bağlandı. Cumhûriyetten sonra Malatya’ya bağlanan Arguvan, 1954’te ilçe oldu. Eski ismi Tahir’dir. İl merkezine 60 km mesâfededir. Gelişmemiş ve küçük bir yerleşim merkezidir.

BATTALGAZİ
Nüfûsu 26.665 olup 14.994’ü ilçe merkezinde, 11.671’i köylerde yaşamaktadır. Merkeze bağlı 18 köyü vardır. İlçe toprakları genelde düz olup, Malatya Ovasında yer alır. Fırat Nehri ve kolları başlıca akarsularıdır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri, şekerpancarı, buğday, pamuk ve arpadır. Sulanabilen yerlerde sebze ve meyvecilik yapılır. Kayısı, en çok yetiştirilen meyvedir. Yüksek kesimlerde küçükbaş hayvan, ovalarda ise sığır besiciliği yapılır.

İlçe merkezi, Malatya Ovasında küçük bir akarsuyun kenarında kurulmuştur. Malatya-Elazığ demiryolu ve Hekimhan-Malatya karayolu ilçeden geçer. Eski ismi, eski Malatya idi. 1838 Hizip Savaşında Osmanlı ordusu komutanı Hâfız Paşa kışın burada konakladı. Bu sırada bâzı evlerin ahşap kısımları kış sebebiyle yıkılınca şehir sâkinleri burayı terk ederek bugünkü Malatya’ya yerleştiler. 3500 senelik eski Malatya târihî eserleri hâlen ayakta durmaktadır.

DARENDE
Toplam nüfûsu 48.612 olup, 11.488’i ilçe merkezinde, 37.124’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 18, Balaban bucağına bağlı 12 köyü vardır. İlçe toprakları orta yükseklikte engebeli arâziden meydana gelir. Batısında Hezanlı Dağı, güneyinde Nurhak Dağları, doğusunda Akçababa Dağları, kuzeyinde Leylek Dağı yer alır. İlçe topraklarını Tohma Suyu ve Balıklıtohma Çayı sular. Akarsu vâdilerinde küçük düzlükler vardır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri, buğday, şekerpancarı, nohut ve patatestir. Sulanabilen arâzide sebzecilik ve meyvecilik yapılır. En çok dut ve kayısı yetiştirilir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. En çok koyun ve kıl keçisi beslenir. İlçe topraklarında krom ve demir mâdeni çıkarılır.

İlçe merkezi, Malatya-Kayseri-Ankara karayolu üzerinde yer alır. İl merkezine 110 km mesafededir. Çok eski târihe sâhiptir. Eti ve Sümerlere âit eserler vardır. Eski yerleşim merkezi ilçe yakınındaki Zengibar Kalesinin içinde idi. 1070’lerden sonra kalenin eteğine yerleşen halk bugünkü Dârende’yi kurmuşlardır. Belediyesi 1868’de kurulmuştur.

DOĞANŞEHİR
Toplam nüfûsu 48.196 olup, 11.046’sı ilçe merkezinde, 37.150’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 29, Sürgü bucağına bağlı 5 köyü vardır. Yüzölçümü 1290 km2 olup, nüfus yoğunluğu 37’dir. İlçe toprakları dağlıktır. Güney ve doğusunda Malatya Dağları yer alır. Başlıca akarsuları Sultan Suyu ve Sürgü Çayıdır. Sürgü Çayı üzerinde sulama gâyeli Sürgü Barajı kurulmuştur. Akarsu vâdilerinde küçük düzlükler vardır.

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Başlıca tarım ürünleri fasulye, şekerpancarı, buğday, patates, tütün, kayısı ve elmadır. Bağcılık ve arıcılık gelişmiştir. Yüksek kesimlerde küçük baş hayvancılığı yapılır. En çok koyun ve keçi beslenir.

İlçe merkezi, Malatya-Kahramanmaraş demiryolu üzerinde yer alır. Malatya- Kahramanmaraş karayolu ilçe topraklarından geçer. İl merkezine 57 km mesâfededir. Gülşehir olan ismi 1933’te Doğanşehir olarak değiştirildi. 1946’da ilçe olan Doğanşehir’in belediyesi aynı sene kurulmuştur.

DOĞANYOL
Nüfusu 11.478 olup, 3723’ü ilçe merkezinde, 7755’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 16 köyü vardır. İlçe toprakları, orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerden meydana gelmiştir. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, kayısı ve üzümdür. Hayvancılık gelişmiş olup, en çok kıl keçisi ve koyun beslenir. İlçe merkezi Malatya Dağları eteklerinde kurulmuştur. Gelişmemiş ve küçük bir yerleşim merkezidir. Pötürge’ye bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da 3363 sayılı kânunla ilçe oldu.

HEKİMHAN
Nüfûsu 42.467 olup, 13.612’si ilçe merkezinde, 28.855’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 33, Hasan Çelebi bucağına bağlı 13, Kurşunlu bucağına bağlı 16 köyü vardır. Yüzölçümü 1896 km2 olup, nüfus yoğunluğu 22’dir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Kuzeyinde Ayran Dağı, batısında Akçababa Dağı ve Leylek Dağı yer alır. Başlıca akarsuyu Kuruçay’dır. Akarsu vâdilerinde düzlükler vardır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, kayısı, arpa, patates, elma, soğan ve üzümdür. Yüksek kesimlerde küçükbaş hayvan besiciliği yapılır. Köylerde halı ve kilim dokumacılığı yaygın olarak yapılır. İlçe topraklarında demir, dolomit ve kireçtaşı yatakları vardır.

KALE
Nüfûsu 8564 olup, 818’i ilçe merkezinde, 7746’sı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 20 köyü vardır. İlçe toprakları hafif dalgalı düzlüklerden meydana gelir. İlçe topraklarını Fırat Nehrinin kolları sular. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, tütün, buğday ve arpadır. Yüksek kesimlerde hayvancılık yapılır. İl merkezine bağlı bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu.

 

KULUNCAK
Nüfûsu 14.378 olup, 2240’ı ilçe merkezinde, 12.138’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 21 köyü vardır. İlçe toprakları orta yükseklikteki engebeli düzlüklerden meydana gelir. Başlıca akarsuyu Tohma Çayıdır. Doğusunda Leylek Dağı yer alır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, şekerpancarı, nohut ve patatestir. Sulanabilen arâzide sebze ve meyve yetiştirilir. Yüksek kesimlerde küçükbaş hayvan besiciliği yapılır. İlçe merkezi Tohma Çayı Vâdisinde yer alır. Dârende’ye bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, kayısı, üzüm ve arpadır. Dağlık kesimlerdeki yaylalarda hayvancılık ve arıcılık yapılır. Dokumacılık yaygındır. İplik, dokuma ve hazır giyim atölyeleri başlıca sanâyi kuruluşlarıdır. İlçe merkezi Beyler Deresi Vâdisinde kurulmuştur. Eski ismi Cırmıktı idi. İl merkezine 9 km mesâfededir. 1957’de ilçe olan Yeşilyurt’un belediyesi Cumhûriyetten önce kurulmuştur.

PÖTÜRGE
Toplam nüfûsu 35.319 olup, 4359’u ilçe merkezinde, 30.960’ı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 37, Tepehan bucağına bağlı 21 köyü vardır. İlçe topraklarını Güneydoğu Toroslar engebelendirir. Dağlar akarsu, vâdileriyle, parçalanmıştır. Başlıca, akarsuları olan Büyükçay, Şiro Çayı ve Çayboğaz Deresidir.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, kayısı, üzüm, olup ayrıca az miktarda patates, soğan, baklagiller ve elma yetiştirilir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağı olup, en çok kıl keçisi ve koyun beslenir. İlçe topraklarında demir ve pirofillit yatakları vardır.

İlçe merkezi dağlık bir arâzide kurulmuştur. Gelişmemiş ve küçük bir yerleşim merkezidir. Asıl adı “İmrun”dur. Sonraları Şiro denmiştir. İl merkezine 72 km mesâfededir. Belediyesi 1900’de kurulmuştur.

YAZIHAN
Nüfûsu 16.218 olup, 2862’si ilçe merkezinde, 13.356’sı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 26 köyü vardır. İlçe toprakları Malatya Ovasında yer alır. Başlıca akarsuyu Kuruçay’dır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri Şekerpancarı, pamuk, arpa ve buğdaydır. Sulanabilen arâzide sebze ve meyve yetiştirilir. Yüksek kesimlerde küçükbaş hayvan besiciliği yapılır. İlçe merkezi Sivas-Malatya demir ve karayolu üzerinde yer alır. Merkez ilçeye bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla, ilçe oldu. Belediyesi aynı sene kuruldu.

YEŞİLYURT
Toplam nüfûsu 31.349 olup, 9184’ü ilçe merkezinde, 22.165’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 20 köyü vardır. Yüzölçümü 568 km2 olup, nüfus yoğunluğu 55’tir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Güneyinde Mahya Dağları yer alır. Kuzeyi ise Malatya Ovasında kalır. Başlıca akarsuyu Derme Çaydır. İlçe merkezi Kuruçay’ın doğu kıyısında kurulmuştur. Malatya Sivas demiryolu ve karayolu ilçeden geçer.

İl merkezine 78 km mesâfededir. Selçuklu Türklerinden İzzeddîn Kavas tarafından temeli atılan şehir, Osmanlı devrinde önemli bir yerleşim merkeziydi. Cumhûriyetten önce ilçe olmuştur. Belediyesi 1884’te kurulmuştur.

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!