Kirazın faydaları yararları nedir

10 Haziran 2017 Yazan  
Kategori BİTKİLER VE SAĞLIK

KİRAZIN SAĞLIMIZ İÇİN FAYDALARI ÖNEMİ

KİRAZIN SAĞLIKTAKİ FAYDALARI ÖNEMİ
Kirazın faydaları şunlardır:
Kiraz kanser riskini azaltır.
Kiraz vücuttaki serbest radikaller ile savaşarak kansere karşı koruma sağlar. Kanser hücrelerinin büyümesini önler. Kanseri önleyici sayısız fitokimyasallar ve besinler içerir.

Kiraz ağrı ve iltihabı yok eder.
Günümüzde pek çok insan artrit ağrısından muzdariptir. Onlar için kiraz çok iyi bir tercih olacaktır. Çünkü kiraz, anti inflamatuar özelliği ile vücuttaki ağrıyı ve iltihabı önler, iyileşmesini sağlar. Hatta vücutta üretilen C-reaktif protein miktarını azaltarak ağrılı iltihabı azaltabilir.

Kiraz kalp sağlığını korur.
Kalp için çok faydalıdır. Kalp hastalıkları riskini azaltır. Ayrıca kalp hızını ve kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur. Kalp krizi riskini de azalttığı kanıtlanmıştır.

Kiraz uyku sorunları için etkilidir.
Kiraz, vücudun uyku-uyanıklık döngüsünü düzenlemeye yardımcıdır. Uyku süresini ve uyku kalitesini artırır. Eğer uyku sorunları yaşıyorsanız, günde bir bardak kiraz suyu içmelisiniz.

Kiraz kas ağrılarını azaltır.
Kas ağrıları üzerinde olumlu bir etkiye sahip olan kiraz, antioksidan ve anti inflamatuar özellikleri ile koruyucu bir etkiye de sahiptir.

Kiraz kilo vermeyi sağlar.
Vücuttaki inatçı yağlardan, özellikle göbekte oluşan yağlardan kurtulmak zordur. Ancak kiraz tüketerek kurtulmanız mümkündür. Kiraz, yağ ve metabolizmada rol oynayan genleri düzenlemeye yardımcı olan antioksidan bileşikleri, tiamin, riboflavin ve B6 vitamini içermektedir.

Kiraz hafızayı güçlendirir.
Bellek artırıcı önemli bir meyve olarak sayılan kiraz, hafızanın gelişmesini, hızlı öğrenmeyi sağlar ve diğer çeşitli bilişsel işlevlerde önemli rol oynar. Bunun yanı sıra Alzheimer ve Parkinson gibi yaşa bağlı kognitif bozukluklara karşı koruma sağlar. Bunun için her gün bir avuç kiraz tüketilmelidir.

Kiraz yaşlanma sürecini yavaşlatır.
Vücut zamanla yaşlanır ve vücudun işlevleri yavaşladığından savunmasız olmaya başlar. Kiraz ise yüksek antioksidan seviyesine sahip olarak vücudun yaşlanma sürecini hızlandıran serbest radikallerle savaşmaya yardımcı olur. Yaşlanmayı geciktirmek için günde bir bardak kiraz suyu içmelisiniz.

Kiraz kan şekerini düşürmeye yardımcı olur.
Şeker hastalığı olan kişilerin kan şekeri seviyesini düşürmesi için mutlaka kiraz yemesi gerekmektedir.
• Kiraz hem kolesterolü hem de kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.
• Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağlayabilir. Bu nedenle romatizma ve gut hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılabilir.
• Kabızlığı önlemede etkilidir.
• Kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin taş ve kum yapmasını önleyebilir ve varsa zamanla dökülmesine yardımcı olabilir.
• Kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilir.
• Aşırı ilaç tüketimi ile karaciğerde oluşan yükün azaltılmasında yardımcı olabilir.
• Nikotinin vücuttan atılmasında yardımcı olur.
• İçerdiği meyve şekeri levüloz rahat sindirilebildiği için, şeker hastaları da kirazı yanında protein kaynağı besinlerle birlikte tüketebilir.
• A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz problemlerinin önlenmesinde yardımcı olabilir.
• 20 kirazda 12 – 25 miligram arasında antosiyanin bulunmaktadır, bu da bir aspirinden on kat daha etkilidir.

KULLANIŞI:
• 30 gram kiraz sapını 1 litre suda 10 dakika kaynatarak hazırlayacağınız çay, böbrekleri çalıştırarak, diüretik (idrar söktürücü), kan ve idrar yolları temizleyicisi, safra akımını sağlayıcı, bağırsak düzenleyici etki gösterebilir.
VİTAMİNLERİ:
• 100 gram kirazda, 17 bin miligram C vitamini bulunmaktadır. Her insanın günde 60-80 miligram C Vitamini alması gerekiyor.
• B1, B2, B5 vitaminleri, magnezyum ve kalsiyum da bulunmaktadır.

 

Kirazın ismini Giresun kentinden aldığı ayrıca belirtiliyor.
Kirazın dünyaya hangi topraklardan yayıldığı konusunda ise farklı görüşler bulunuyor. Bazı araştırmacılar kirazın M.Ö 64 yılında Yunanistan’a, oradan da Avrupa’ya yayıldığını, bazıları M.Ö. 71 yılında Romalı komutan ‘Lucullus’ tarafından Roma’ya götürüldüğünü ve oradan da dünyaya dağıldığını bildiriyor.Uzmanlar, kirazın sadece meyve olarak değil, kökleri, kerestesi, kabukları, zamkı, yaprakları ve çiçekleri, çekirdeği ve meyve sapları da kullanılabilen çok yönlü bir bitki olduğuna dikkat çekiyor.
En iyi pipoların kiraz ağacı kökünden, en kaliteli mobilya ve çeşitli araçların kiraz kerestesinden yapıldığı biliniyor. Kiraz zamkı ise şapka ve kumaş endüstrisinde ve tıbbi amaçla kullanılıyor. Ağaç kabuğu, yaprakları, çiçekleri, meyve sapı ve çekirdekleri tedavi amaçlı kullanılıyor. Meyveleri taze veyakurutulmuş olarak tüketilebilen kiraz, ayrıca reçel, yemek, konserve ya da dondurulmuş gıda olarak değerlendirilebiliyor.
KİRAZ BÖBREK DOSTU
İdrar söktürücü özelliğiyle böbreklerin dostu olan kiraz vücudu zehirli maddelerden temizliyor. Kiraz ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor. Ayrıca yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olduğu biliniyor. Vücuttaki fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamayayardımcı oluyor.
Kirazın ayrıca peklik giderici özelliği bulunuyor. Özellikle bayat yemeklerle pastırma, sucuk gibi gıdaların zararlarını önleyen kiraz, aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlıyor. Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin deride kırışıklıkları önlediği ve giderdiği belirtiliyor.Karaciğerin dostu olan kiraz, hastalıklar, fazla ilaç tüketimi ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor. Karaciğer zamanla normale dönüyor ve safra salgısı artıyor. Böylece sindirim gücünü artırıyor. Kirazda bulunan ‘levüloz’ adlı şeker kolay sindirilebildiği için şeker hastaları hiçbir tehlike oluşmadan kiraz yiyebiliyor. Ayrıca içerdiği madensel madde ve vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı artırıyor. Yapısındaki bol fosforuylasinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamini kaynağı karoten içeren kiraz, aynı zamanda gözlerin dostu.
KİRAZIN MEYVESİ KADAR AĞACI DA ŞİFA KAYNAĞI
Kirazın ağaç kabukları yüksek ateşe ve pekliğe iyi geliyor, yaprakları müshil olarak, çiçekleriyse göğsü yumuşatıcı olarak kullanılıyor. Kirazı bağırsakları zayıf ve yüksek tansiyon sorunu olanların dikkatli tüketmeleri gerekiyor. Sapları, idrar söktürücü olduğu gibi bronşite karşı kullanılıyor. Gölgede iyice kurutulan sapla hazırlanan şurup veya demlemelerle iyileşme sağlanabiliyor. Saplar gerekirse kıyılarak bir gün süreyle su içinde ıslanmaya ve yumuşamaya bırakılıyor.
Bir litre su içine bir küçük avuç sap konularak hazırlanacak demlemeden günde 3-4 fincan içiliyor. Bu demleme günde iki kez el ve ayak banyosu şeklinde de kullanılabiliyor. Ya da hazırlanan kiraz sapı demlemesi taze veya kurutulmuş kiraz üzerine boşaltılarak yarım saat bekletildikten sonra süzülerek aynı dozda içilebiliyor. Sapları ayrık ve mısır püskülü ile kaynatılarak demlendiğinde ayak ve karın şişliği; arpa ile kaynatılarak elde edilen demlemeyse idrar söktürücü olarak kullanılıyor. Dövülmüş çekirdeğinin kaynatılmış suyu idrar zoru
sorununa yardımcı oluyor. Ayrıca çekirdekleri ısıtıldıktan sonra bir beze sarılarak karın bölgesinde ağrıların giderilmesi için kullanılıyor.
KİRAZ DAHA FAYDALI
Kirazın ayrıca damar sertliği ve mafsal kireçlenmesine da faydalı olduğuna dikkat çeken Karadeniz, şöyle konuştu: “Menopoz döneminde faydalı olmaktadır. Kiraz meyvesi ağrıların dindirilmesinde aspirinden daha fazla etkili oluyor. Araştırıcılar bu etkiyi kirazda bulunan ‘antosiyanin’ isimli kimyasalın yaptığını bildirmektedir. Kirazda
12-25 miligram arasında antosiyanin bulunmakta ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Araştırıcılara göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer görülüyor. Ayrıca kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etki yapmaktadır.”
KİRAZ ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Uzmanlar, kiraz alırken temiz, parlak ve hasarsız olmasına dikkat edilmesini istiyor. Uzmanlar, kiraz konusunda şu tavsiyelerde bulunuyor: “Rengi koyu olanlar her zaman daha tatlıdır. Saklarken kirazın saplarını çıkarmazsanız ömrü daha uzun olur. Yıkamadan plastik bir kaba koyup buzdolabında saklayın ve daima yemeden önce yıkayın. Buzdolabından çıkarıp oda sıcaklığında 1-2 saat bekletirseniz tadı daha lezzetli olacaktır. Taze kirazların 2-4 gün içinde tüketilmesi gerekir. Kirazı ayrıca derin dondurucuda saklayabilirsiniz.Bunun için kirazın çekirdeklerini çıkarmanız gerekir.”
KİRAZIN ŞAŞIRTAN ÖZELLİKLERİ

Kiraz

Kiraz fitokimyasallar açısından zengindir. Bunlar: anthocyanins (mevye ve sebzelerin rengini veren pigmentler; ki bunlar hücreleri zararlı kanserojen maddelere karşı koruyan antioksidan özellikleri sebebiyle kansere karşı seçenek oluşturabilirler). Aynı şekilde bir flavonoid olan quercetinki içinde hem anti-kanser bir oluşum, hem de anti-imflamotoral ve intihistaminik (alerji ve enfeksiyon önleyici) özellikler taşıyan bir antioksidandır.
• Kiraz hem kolesterolü hem de kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.
• 100 gram kirazda, 17 bin miligram C vitamini bulunmaktadır. Her insanın günde 60-80 miligram C Vitamini alması gerekiyor.
• B1, B2, B5 vitaminleri, magnezyum ve kalsiyum da bulunmaktadır.
• Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağlayabilir. Bu nedenle romatizma ve gut hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılabilir.
• Kabızlığı önlemede etkilidir.
• Kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin taş ve kum yapmasını önleyebilir ve varsa zamanla dökülmesine yardımcı olabilir.
• Kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilir.
• Aşırı ilaç tüketimi ile karaciğerde oluşan yükün azaltılmasında yardımcı olabilir.
• Nikotinin vücuttan atılmasında yardımcı olur.
• İçerdiği meyve şekeri levüloz rahat sindirilebildiği için, şeker hastaları da kirazı yanında protein kaynağı besinlerle birlikte tüketebilir.
• A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz problemlerinin önlenmesinde yardımcı olabilir.
• 20 kirazda 12 – 25 miligram arasında antosiyanin bulunmaktadır, bu da bir aspirinden on kat daha etkilidir.
• 30 gram kiraz sapını 1 litre suda 10 dakika kaynatarak hazırlayacağınız çay, böbrekleri çalıştırarak, diüretik (idrar söktürücü), kan ve idrar yolları temizleyicisi, safra akımını sağlayıcı, bağırsak düzenleyici etki gösterebilir.
Kirazın sadece meyve olarak değil kökleri, kerestesi, kabukları, zamkı, yaprak ve çiçekleri, çekirdeği ve meyve sapları ile çok yönlü bir bitki olduğu belirtildi.
Kiraz eşsiz lezzeti ile yaz aylarının en güzel meyvelerinden biri olduğu gibi sağlığımız için de son derece yararlıdır.
Kiraz fitokimyasallar açısından zengindir. Bunlar: anthocyanins (mevye ve sebzelerin rengini veren pigmentler; ki bunlar hücreleri zararlı kanserojen maddelere karşı koruyan antioksidan özellikleri sebebiyle kansere karşı seçenek oluşturabilirler). İçindeki antioksidan maddeler aracılığı ile hem kanser hem de alerji ve enfeksiyon önleyici özellikler taşıyan bir meyvedir.
Kiraz hem kolesterolü hem de kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir. 100 gram kirazda, 17 bin miligram C vitamini bulunmaktadır. Her insanın günde 60-80 miligram C Vitamini alması gerekli olduğu düşünülünce bu çok önemlidir.Kirazda B1, B2, B5 vitaminleri,A vitamini ve magnezyum ve kalsiyum da bulunmaktadır. Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağlayabilir. Bu nedenle romatizma ve gut hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılabilir.Kabızlığı önlemede etkilidir. Kiraz menopoz döneminde faydalıdır..
Kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin taş ve kum yapmasını önleyebilir ve varsa zamanla dökülmesine yardımcı olabilir.Kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilir. Aşırı ilaç tüketimi ile karaciğerde oluşan yükün azaltılmasında yardımcıdır. Nikotinin vücuttan atılmasında faydalıdır.İçerdiği meyve şekeri levüloz rahat sindirilebildiği için, şeker hastaları da kirazı yanında protein kaynağı besinlerle birlikte tüketebilir.
Kiraz mide, bağırsak ve idrar yolları hastalıklarında çok faydalı olup, karaciğer rahatsızlıklarına da şifalı gelmektedir.Kirazın kanı sulandırır ve temizler. Çağımızın en büyük sorunlarından biri olan stresi yenmemize de yardımcıdır.Kiraz meyvesi ağrıların dindirilmesinde etkilidir. Kimi araştırıcılara göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer görülüyor. Ayrıca kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yapmaktadır.Sonuç olarak kiraz sağlığımız ve damak lezzetimiz için olmazsa olmaz bir meyvedir.
Kirazın sadece meyvesi değil, kökleri, kerestesi, kabuğu, zamkı, yaprakları, çiçekleri, çekirdeği ve meyve sapları da insanlar tarafından kullanılmaktadır.
Kiraz esas olarak meyvelerinin taze ve kurutulmuş olarak tüketilmeleri ile ayrıca, reçel, yemek, konserve ve dondurulmuş gıda olarak soframızda yerini almaktadır.
İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostu olan kiraz, vücutta biriken zahirli maddelerin karaciğer ve böbrek yoluyla dışarı atılmasını sağlıyor.
Bu sayede yaş olarak tüketilen kiraz meyvesi ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor.
Kiraz meyvesinde bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olduğu bilinmektedir.
İdrar söktürücü özelliği dolayısı ile vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olduğu ve bu şekilde zayıflamaya da yardımcı olduğu bilinmektedir.
Aspirin yerine kiraz yemek ağrıların dindirilmesinde aspirinden çok daha etkili oluyor.
Kirazda bulunan levüloz adlı şekerin rahat sindirilmesi nedeniyle, şeker hastaları da rahatlıkla kiraz yiyebiliyor.
Kiraz fitokimyasallar açısından zengindir. Bunlar: anthocyanins (mevye ve sebzelerin rengini veren pigmentler; ki bunlar hücreleri zararlı kanserojen maddelere karşı koruyan antioksidan özellikleri sebebiyle kansere karşı seçenek oluşturabilirler). Aynı şekilde bir flavonoid olan quercetinki içinde hem anti-kanser bir oluşum, hem de anti-imflamotoral ve intihistaminik (alerji ve enfeksiyon önleyici) özellikler taşıyan bir antioksidandır.

Kaydet

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!