İçel ili ve tüm ilçeleri

12 Aralık 2013 Yazan  
Kategori ŞEHİRLER VE İLÇELER

İçel ilimiz
Yüzölçümü: 15.853 km2.
Nüfusu 2014 yılı verilerine göre il nüfusu (1.705.774)kişi
İl merkezi Mersin’dir. Nüfusu ise 840.000′i geçmiştir.
İl trafik no: 33.
Akdeniz Bölgesi’nin Adana bölümünde yer alır. Çukurova’dan Taşeli Yaylası’ na kadar uzanan ve Akdeniz’e kıyısı olan il topraklarına kuzeydeki Toroslar’ın en yüksek kesimleri doğal sınır oluşturur. Toroslar’ın Akdeniz’e bakan güney yamaçlarında yer alan yaylalardaki yerleşim yerleri, yazın sıcaktan bunalan kıyı halkının serinlemek için çıktığı yazlıklardır. Yayla köylerinden bazılarının çevresi bağ ve bahçelerle kaplıdır.

İlkçağda Kilikya (Kilikia) adıyla anılan bölgenin batı kesiminde yer alan il toprakları oldukça eski bir yerleşme alanıdır. Burada kurulmuş olan kentlerin kalıntıları arasında eski uygarlıklardan kalma değerli buluntular ele geçirilmiştir. Zengin bir tarihsel geçmişi olan İçel, günümüzde bölgenin ve ülkemizin gelişmiş illerindendir.

COĞRAFYASI

İçel ili topraklarını Orta ve Batı Toroslar engebelendirir. Orta Toroslar’a bağlı Bolkar Dağları kuzeydoğuda Niğde ve Konya illeriyle doğal sınır oluşturur. Bu dağların 3.524 metreye ulaşan Medetsiz Tepesi ilin en yüksek noktasıdır. Orta Toroslar’ın güneydoğu uzantısını oluşturan Akçalı Dağları ilin batı kesimine doğru sokulur. Akçalı Dağları’nın güney kesiminde yer alan ve hayvancılık açısından önem taşıyan yüksek düzlükler Taşeli Yaylası adıyla anılır. Toroslar’ın bu iki sırasını Göksu vadisi birbirinden ayırır.

İçel ilindeki ovaların başlıcaları Tarsus, Silifke ve Anamur ovalarıdır. Çukurova’nın batı kesiminde yer alan Tarsus Ovası verimli bir tarım alanıdır (bak. Çukurova). Silifke Ovası Göksu’nun, Anamur Ovası da Anamur Çayı ile küçük bazı akarsuların getirdiği alüvyonlarla oluşmuş önemli tarım alanlarıdır. İlin Akdeniz kıyısındaki öteki kesimlerinde bazı küçük ve dar kıyı ovaları vardır. İçel ili kıyılarının açığındaki en büyük ada İncekum Burnu’nun batısındaki Kargıncık (Dana) Adası’dır.

AKARSULARI

Göksu, Tarsus (Berdan) Çayı, Limonlu (Lamas) Çayı, Sorgun (Alata) Çayı ve Sipahili Deresi’dir. İl sınırları dışından kaynaklanan Hadım Göksuyu ile Ermenek Göksuyu kollarının Mut’un güney batısında birleşmesiyle oluşan Göksu, Silifke’ nin güneydoğusunda Akdeniz’e dökülür. Kaynaklarını Bolkar Dağları’ndan alan Tarsus Çayı ise Tarsus kentinin güneyinde Akdeniz’e ulaşır. Deli Burun’da Akdeniz’e dökülen Seyhan Irmağı’nın aşağı çığırı Adana iliyle doğal sınır oluşturur. Suyu bol olan bu akarsuların üzerinde kurulan Silifke, Anamur, Zeyne, Bozyazı, Kadıncık I ve Kadıncık II hidroelektrik santrallarında elektrik enerjisi üretilir.

GÖLLER

Akdeniz kıyısındaki akarsu deltalarında lagün adı verilen ve denizden dar bir kıyı şeridi ya da kanalla ayrılmış bazı göller vardır. Bunların başlıcaları Dipsizgöl, Akgöl ve Paradeniz Gölü’dür. Bu kıyı gölleri balıkçılık açısından önem taşır.

İKLİMİ

Akdeniz ikliminin etkisi altında olan İçel ilinde yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlı geçer. İlin iç kesimlerindeki iklim koşulları kıyıdakine uymaz. Dağlık kesimlerde kışlar oldukça soğuk ve kar yağışlı geçer.

İçel ilinin özellikle dağlık kesimleri gür ormanlarla kaplıdır. Dağların Akdeniz’e bakan etekleri makilerle örtülüdür. Yükseklere çıkıldıkça meşe ve kızıl çamlar görülür. Daha yükseklerde ise kara çam, köknar, sedir ve ardıçlardan oluşan ormanlar vardır. Ormanların son bulduğu yüksek kesimlerde ise Alp tipi çayırlar yer alır. Bunlardan başka alçak kesimlerdeki bataklık alanların kurutulması amacıyla yoğun biçimde dikilmiş olan okaliptüsler de orman yayılışı gösterir.

TARİHÇESİ

Yumuktepe ve Gözlükule’de yapılan kazılar, günümüzden 10 bin yıl önce başlayan Cilalı Taş Devri’nde bu yöreye yerleşildiğini gösterir. Yümüktepe’deki yerleşim yerinin ortaçağa kadar sürdüğünü ortaya koyan buluntular elde edilmiştir. Tunç Çağı’nın ortalarında Kizzuvatna Krallığı’nın sınırları içinde yer alan yöre İÖ 1380′lerde Hitit İmparatorluğu’nun egemenliğine girdi. İÖ 1200′den sonra ise burada Geç Hitit Devletleri’nden Kue Krallığı kuruldu. Bir süre Asurlular’a bağlanan sonra da komşu krallıklarla bir konfederasyon oluşturan Kue Krallığı İÖ 7. yüzyıl sonlarında yıkıldı. İÖ 1150′de önce Yunanistan’a ardından Anadolu’ya gelen Dorlar, Asur egemenliğinin İÖ 614′te son bulması üzerine Likya kıyılarında doğuya doğru ilerleyerek sonradan Pompeiopolis adını alan Soloi kolonisini kurdular. Bir süre Persler’in egemen olduğu yöre daha sonra Makedonya yönetimine girdi. Büyük İskender’in ölümünden sonra komutanlarından Selevkos, Kilikya’yı da içine alan topraklarda bir krallık kurdu.

Selevkos’un Göksu deltasında kurduğu kente Selevkeia adı verildi. Kilikya kıyılarındaki kentler İÖ 1. yüzyılda Roma’ya bağlandı. İS 395′te başlayan Bizans dönemi Kilikya’da karışıklıklar içinde geçti. Yöre birçok kez Araplar ile Bizanslılar arasında el değiştirdi. Selçuklular Kilikya’yı 11. yüzyıl sonlarında ele geçirdiyse de, kısa bir süre sonra gene bölgede Bizans yönetimi başladı. Kilikya’daki birçok kaleyi elinde tutan Ermeni yöneticiler Bizans’la birlikte Selçuklular’a ve Eyyubiler’e karşı savaştı. Silifke dışında Kilikya’daki tüm Ermeni kaleleri 13. yüzyıl başında Anadolu Selçuklularının eline geçti. Bu sırada yöreye gelen Türkmen aşiretleri Kilikya’da etkili oldu. Yörenin bir kesimi Karamanoğulları’nın, öteki kesimi de Ramazanoğulları’nın yönetimine girdi. Bir süre Memlûklar’a bağlanan yöre, Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı egemenliğine girdi.Bu topraklar 1832′de Osmanlı Devleti’ne karşı başkaldıran Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa tarafından kısa bir süre için ele geçirildi. Anadolu Selçuklulan’nca “Toroslar’ın ardındaki iç ülke” diye tanımlandığından, yörenin batı kesiminin İçel olarak adlandırıldığı sanılmaktadır. İl toprakları Mondros Mütarekesi’nden sonra İngiliz ve Fransız orduları tarafından işgal edildi, İngilizler’in çekilmesinden sonra Kuvayı Milliye örgütleriyle çatışan Fransız ordusunun işgali 1922′de sona erdi.

EKOMOMİ

Nüfusunun yarıdan çoğu il ve ilçe merkezlerinde yaşayan İçel’de halk geçimini tarım, ticaret ve sanayi etkinliklerinden sağlar, 1830′larda kısa süren İbrahim Paşa yönetimi sırasında sulama, tohum ve tarım teknikleri

bakımından ilerleyen, tarıma dayalı bazı sanayi kuruluşlarına kavuşan yöre ekonomisi, daha 19. yüzyılın sonunda demiryolunun gelmesi ve Mersin limanının önem kazanmasıyla dışa açıldı.

İlde yetiştirilen başlıca tarla bitkileri buğday, pamuk, arpa, baklagiller, mısır, soyafasulyesi, patates ve yerfıstığıdır. Bağ ve bahçelerde ise en çok domates, limon, portakal, üzüm, çeşitli sebzeler, zeytin ve elma yetiştirilir; ilde seracılık da yaygındır. 1986′da Türkiye turunçgil üretiminin yaklaşık yüzde 40′ı, çilek üretiminin yüzde 38′i, muz üretiminin de yüzde 25′i İçel ilinde gerçekleştirildi.

Eskiden ilin dağlık ve eşik alanlarında yaşayan göçer aşiretlerinin büyük hayvan sürüleri vardı. Yörük aşiretler yüklerini taşımak için deve de beslerdi. Yörüklerden bir bölümünün göçerliği bırakarak yerleşik yaşama geçmesi sonucunda hayvancılık oldukça geriledi. Arıcılık da yapılan ilde önemli miktarda bal elde edilmektedir. Artan balıkçılık etkinlikleri sonucunda avlanan su ürünlerinden bir bölümü yurtdışına satılır. İlin doğal değerleri arasında yer alan ve soyu tükenmekte olan yabankeçileri, keklikler ve turaçlar için bazı koruma önlemleri alınmış, üretme istasyonları kurulmuştur.

Türkiye’nin en önemli limanlarından birinin bulunduğu Mersin, Beyrut limanının kullanılamaz duruma gelmesi üzerine Ortadoğu ülkelerine de hizmet veren işlek bir transit ticaret merkezine dönüştü. 1987′de Mersin limanı yakınında bir serbest bölge kuruldu.

Hızla hayata geçirilen GAP Projesi, Ataş Rafinerisi ve sahip olduğu geniş hinterland sayesinde Mersin Uluslararasi Limanı, Türkiye’nin en önemli ve en işlek limanıdır.

Halihazırda bulunan liman, trenyolu taşımacılığı’nın yanı sıra karayolu taşımacılığında Mersin önemli bir noktadadır.

Mersin Büyükşehir Belediyesi, Uluslararası Nakliyeciler Derneği ve Mersin Valiliği ile ortak olarak Mersin Lojistik Merkezi kurulma çalışmaları tamamlanmak üzeredir.

SANAYİ

İlde kurulan ilk sanayi kuruluşları tarıma dayalı çırçır, dokuma ve bitkisel yağ fabrikalarıydı. Türkiye’nin ilk hidroelektrik santralı 1902′de Tarsus’ta kuruldu. Günümüzde il sanayisinin başlıca kuruluşları un, yem, bitkisel yağ, soda, gübre, cam, plastik hammaddesi, boya, tarım ve inşaat makineleri, çırçır, iplik ve dokuma fabrikalarıdır.

Kentte Cam Sanayi, Kromsan, Coca Cola meşrubat sanayi, Çukurova (Berdan) Tekstil ve Paşabahçe gibi fabrikaların yanında ATAŞ Rafinerisi faaliyet göstermektedir.

Türkiye’nin en büyük Serbest Bölgesi olan Mersin serbest bölgesi burada kurulmuştur 300 şirkete ev sahipliği yapmaktadır. Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nde 150′ye yakın firma faaliyet göstermektedir. İşleticisi MESBAŞ’tır.

Türkiye’nin başlıca petrol arıtım tesislerinden biri olan ATAŞ Rafinerisi Mersin yakınlarındadır. İlde birçok hidroelektrik santral, ATAŞ Rafinerisi’nde de bir termoelektrik santral vardır.

Deniz, kara ve demiryolu ulaşım bağlantıları açısından olanakları bol olan İçel ili, hemen doğusunda yer alan Adana’daki havaalanından da yararlanarak havayoluyla ülkenin öteki merkezleriyle bağlantı kurar. Turizme açılmakta olan İçel kıyılarında bazı dinlence tesisleri vardır. Yeraltı kaynaklan bakımından pek zengin olmayan il topraklarında demir, barit ve dolomit yatakları vardır.

TURİZM

19. yüzyılda Türkmenler, Ermeniler, Rumlar, Çerkezler, Levanten diye adlandırılan Avrupalılar, Müslüman ve Hıristiyan Araplar İçel’de yan yana yaşamaktaydı. Ermeniler Fransız işgalinden sonra buradan ayrıldı. Rumlar da Cumhuriyet’in ilanından sonra Yunanistan’a gitti; Girit’ten gelen Türkler ise onların yerine bu yöreye yerleştirildi. Çeşitli sanayilerin kurulduğu 1970′lerde özellikle Mersin’e, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan iş bulma umuduyla gelenler yerleşti.

Günümüzde İçel ilindeki başlıca eğitim ve kültür kurumları Çukurova Üniversitesi’ne bağlı Mersin Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu, Mersin Meslek Yüksekokulu ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne bağlı İçelErdemli Deniz Bilimleri Enstitüsü’dür.

İL MERKEZİ MERSİN

Eski Osmanlı kayıtlarında bir köy olarak geçen Mersin Toros Dağlan’nın eteğinde, geniş bir koy kıyısına kurulmuş bir kenttir. Türkiye’nin 10. büyük kentidir. Kentin yerinde eskiden Zephyrion adlı bir ilkçağ yerleşim yeri olduğu bilinmektedir. Osmanlı döneminde yöreye yerleştirilen Türkmen topluluklarından biri olan Mersinoğlu aşiretinin bu eski yerleşim yeri yakınında bir kışlak kurduğu ve kentin adının da sonradan kıyıya inerek yerleşen bu aşiretten geldiği sanılmaktadır. Demiryoluna kavuştuktan sonra Mersinoğlu köyünün küçük iskelesi Adana’nın limanı durumuna geldi. 20. yüzyılın başlarında küçük bir yerleşim yeri olan Mersin, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Adana ve Tarsus’un sayfiyesi niteliğindeydi. 1950′lerden sonra sanayi ve ticaret alanındaki yatırımlarla gelişen Mersin, günümüzde bölgenin ve ülkemizin önemli bir sanayi merkezi ve liman kentidir.

İLÇELERİ

İçel’in biri merkez(Mersin) olmak üzere on ilçesi vardır.

MERSİN

Merkez bucağına bağlı 56,Arslanköy bucağına bağlı 7,Gözne bucağına bağlı 9, Kazanlı bucağına bağlı 3, Kuzucubelen bucağına bağlı 13 köyü vardır. Yüzölçümü 1772 km2 olup, nüfus yoğunluğu 309’dur. İlçe toprakları kıyı ovası ve hemen ardından yükselen dağlardan meydana gelir. Başlıca akarsuyu Efrenek Deresidir.

Ekonomisi tarım ve sanâyiye dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, pamuk, üzüm, turunçgiller, sebze ve meyvedir.Köylerde el tezgahlarında dokumacılık yapılır.Türkiye’nin üçüncü büyük rafinerisi ve büyük limanı bu ilçededir. Dokuma ve iplik fabrikaları, Soda Sanâyi A.Ş. Şişe ve Cam Fabrikaları, Akümilatör fabrikaları, nebâti yağ fabrikaları, un fabrikaları başlıca sanâyi kuruluşlarıdır.

İlçe merkezi, Mersin Körfezi kıyısında kurulmuştur. Portakal bahçeleri, palmiye ağaçları ve yemyeşil örtüsü ile gözleri kamaştıran tabiî güzelliğe sahiptir. Antalya-Adana karayolu ilçeden geçer. İlçe belediyesi 1933’te kurulmuştur.

 

 

 

 

ANAMUR

İlçe toprakları kıyıdaki dar ova şeridi dışında oldukça engebelidir. Kıyı ovaların hemen arkasında Toros Dağları yükselir. Dağlardan kaynaklanan suları Anamur Çayı toplar. Kıyıda Anamur Çayının getirdiği alüvyonlu topraklardan meydana gelmiş Anamur Ovası yer alır. Bu ovanın arkasından yükselen Tepeli Platosu bu ovayı soğuklardan korur.

Ekonomisi tarıma dayanır. Başlıca tarım ürünleri muz, portakal, limon, pamuk, susam, yerfıstığı ve sebzedir. Teraslama metoduyla yapılan bağcılık yaygınlaşmaktadır.Hayvancılık yüksek kesimlerde yaşayanların başlıca geçim kaynağıdır. Bir kıyı şehri olmasına rağmen balıkçılık gelişmemiştir.

İlçe merkezi, Anamur Ovasında deniz kıyısında kurulmuştur. Antalya-İçel karayolu ilçeden geçer.İl merkezine 223 km mesafededir. Anamur’a ilk yerleşenler Finikelilerdir.Hazret-i Ömer zamânında fethedilmiştir. Muzu ve portakalı meşhurdur. Anamur HidroelektrikSantralı, ilçenin 2 km doğusunda yer alır.İlçe belediyesi 1863’te kurulmuştur.

AYDINCIK

Merkez bucağına bağlı 10 köyü vardır. İlçe toprakları dar kıyı ovası ve ardından yükselen dağlardan meydana gelir. Ekonomisi tarıma dayalıdır.Üzüm, turfanda sebze, muz, yerfıstığı ve turunçgillerdir. Modern seralar vardır.İlçe merkezi,Antalya-Mersin karayolu üzerinde yer alır.Gülnar’a bağlı bucakken, 19 Haziran 1987’de 3392 sayılı kânunla ilçe oldu. Belediyesi 1972’de kurulmuştur.

 

 

BOZ YAZI

İlçe toprakları dar kıyı ovası ve ardından yükselen dağlardan meydana gelir. Başlıca akarsuyu Bakırçay’dır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri muz, portakal, limon, pamuk, susam ve turfanda sebzedir. Yüksek kesimlerde hayvancılık başlıca geçim kaynağıdır.İlçe merkezi Antalya-Mersin karayolu üzerinde yer alır. Anamur ilçesine bağlı belediyelik köy iken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu. Belediyesi 1966’da kurulmuştur.

 

 

ÇAMLI YAYLA

İlçe toprakları dağlıktır. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Evlerde dokumacılık gelişmiştir.İlçe merkezi aynı isimle anılan yaylada kurulmuştur. Tarsus’a bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu. Belediyesi 1955’te kurulmuştur.

 

 

 

 

ERDEMLİ

Merkez bucağına bağlı 15, Elvanlı bucağına bağlı 19, Güzeloluk bucağına bağlı 14 köyü vardır.Yüzölçümü 2078 km2 olup, nüfus yoğunluğu 48’dir. İlçe toprakları dar kıyı ovası ve hemen bunun ardından uzanan dağlardan meydana gelir. Bolkar Dağları kıyıya paralel olarak uzanır. Dağlar yer yer sedir ormanları ile kaplıdır ve akarsu vadileriyle parçalanmıştır.

En önemli akarsuyu Sorgun ve Limonlu Çayıdır. Ekonomisi tarıma dayalıdır.Kıyılarda turfanda sebzecilik yapılır.Rüzgâr olmayan kesimlerde Muz yetiştirilir.Turunçgil bahçelerinin büyük kısmı limonluktur.İç kesimlerde buğday, arpa, yetiştirilir. Dağlık bölgelerde geçim kaynağı hayvancılıktır.Kıyı kesimlerinde balıkçılık yapılır.Köylerde el dokumacılığı ve sepet örücülüğü eski önemini sürdürmektedir.

İlçe merkezi SorgunÇayının batı kenarında kurulmuştur. Antalya-Mersin karayolu ilçeden geçer.İl merkezine 35 km mesâfededir. Kıyıları ince kumlu doğal plajlarla kaplıdır. Erdemli, 1953’te Yağlıca ve Elvanlı bucaklarının birleştirilmesi ile ilçe oldu ve belediyesi aynı yıl kuruldu.

GÜLNAR

Merkez bucağına bağlı 35, Ovacık bucağına bağlı 3 köyü vardır.İlçe toprakları dar kıyı ovası ve bunun ardından yükselen dağlardan meydana gelir.Güneydoğusunda Taşeli Platosu ve Akcalı Dağları yer alır. Dağlar sedir ormanları ile kaplı olup, küçük akarsu vâdileriyle parçalanmıştır. En önemli akarsuyu Sipahili Deresidir.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri üzüm, turfanda sebze, muz, yerfıstığı ve turunçgillerdir. Türkiye’nin en modern seraları ilçededir.İç kesimlerde hayvancılık yapılır. En çok koyun ve kıl keçisi beslenir. Arıcılık ve ormancılık gelişmiştir. Köylerde el tezgahlarında dokumacılık yaygın olarak yapılır.İlçe topraklarında demir yatakları vardır.

İlçe merkezi, Göksu Çayının güneybatısında, Çam ormanlarıyla kaplı tepelerle çevrili bir düzlük üzerine kurulmuştur. Denizden yüksekliği 800 metredir. Antalya-Mersin karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 199 km mesafededir. Belediyesi 1914’te kurulmuştur.

MUT

Merkez bucağına bağlı 69, Sarıkavak bucağına bağlı 14 köyü vardır. Yüzölçümü 2554 km2 olup, nüfus yoğunluğu 22’dir.İlçe toprakları dağlıktır. Dağlar, Göksu Çayı vâdisi ile derin bir şekilde parçalanmıştır.Göksu Vâdisinde verimli düzlükler yer alır. Dağların yüksek düzlüklerinde hayvancılık açısından önemli yaylalar vardır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, üzüm, arpa, yerfıstığı olup ayrıca az miktarda nohut, ciğit, pamuk, kayısı, zeytin ve limon yetiştirilir. Dağlık kesimlerde hayvancılık yapılır. En çok koyun ve kılkeçisi beslenir. El tezgahlarında halı dokumacılığı yaygın olarak yapılır.İlçe topraklarında kireç taşı yatakları vardır.

İlçe merkezi, yüksek dağlar arasında çanak görünüşünde, denizden yüksekliği 350 m olan bir düzlükte kurulmuştur. Mersin-Konya karayolu ilçeden geçer.İl merkezine 161 km mesâfededir.İlçe belediyesi 1869’da kurulmuştur.

SİLİFKE

Merkez bucağına bağlı 54, Mağara bucağına bağlı 13, Taşucu bucağına bağlı 9 köyü vardır.Yüzölçümü 2666 km2 olup, nüfus yoğunluğu 40’tır.İlçe topraklarının büyük bölümü plato ve dağlardan meydana gelir.Güneybatısında Akçalı Dağları, orta kesiminde Pusatlı Dağı, kuzeyinde Yüğlük Dağları yer alır. Dağlar köknar, sedir, kızılçam ve ardıç ormanları ile kaplıdır. Dağlardan kaynaklanan suları Limonlu Çayı ve Göksu toplar.Göksu’nun taşıdığı alüvyonlu topraklarla meydana gelen Silifke Ovası ilçenin en önemli düzlüğüdür.

Ekonomisi tarım, sanâyi, turizm ve balıkçılığa dayanır. Başlıca tarım ürünleri, limon, buğday, arpa, üzüm, yerfıstığı,zeytin, elma, portakal ve muz olup, ayrıca az miktarda baklagiller, soya ve badem yetiştirilir.Yüksek kesimlerde küçükbaş, ovalarda ise büyükbaş hayvan besiciliği yapılır. SEKA kâğıt fabrikası başlıca sanâyi kuruluşudur.Kıyı kesimlerinde yaygın olarak balıkçılık yapılır.

İl merkezi,Orta Torosların eteğinde Göksu Irmağı kıyısında kurulmuştur. Antalya-Mersin ve Konya-Mersin karayolları ilçeden geçer. İl merkezine 84 km mesâfededir.Tabiî güzellikler ve târihî eserler bakımından zengin olan ilçe aynı zamanda bir turizm merkezidir. İlçe belediyesi 1854’te kurulmuştur.

TARSUS

Merkez bucağına bağlı 83, Gülek bucağına bağlı 32 köyü vardır.İlçe topraklarının kuzeyi dağlık, güneyi ise ovalık araziden meydana gelir. Dağların yüksek kesimlerinde sayfiye ve hayvancılık açısından önemli yaylalar vardır.Tarsus Ovasındaki Karabucak bataklığının kurutulması için yapılan çalışmalar neticesinde 885 hektarlık alanda bir Okaliptüs ormanı kurulmuştur. Dağlardan kaynaklanan suları Tarsus Çayı ve Seyhan Irmağı toplar.Tarsus Çayı üzerinde Berden Barajı, Kadıncık Deresi üzerinde ise Kadıncık I ve Kadıncık II hidroelektrik santralleri kurulmuştur.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, çiğit, üzüm, pamuk, portakal, limon, arpa ve soğan olup, ayrıca az miktarda, yerfıstığı ve baklagiller yetiştirilir. Turfanda sebze yetiştiriciliği yaygındır.Tavukçuluk ve arıcılık gelişmiştir.Orman köylerinde oturanlar orman işçiliği yaparak geçimlerini sağlarlar. İplik, konserve, çırçır, un, nebati yağ, sabun, boya yedek parça, hazır giyim fabrikaları başlıca sanayi kuruluşlarıdır.

İlçe merkezi, Tarsus Ovasında, denizden içeride Tarsus Çayı kenarında kurulmuştur. Ankara -Adana karayolu ve MersinAdana demiryolu ilçeden geçer.İl merkezine 27 km mesafededir.Türkiye’nin İskenderun’dan sonra ikinci büyük ilçesidir. Belediyesi 1872’de kurulmuştur.

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!