Hatay ili ve ilçeleri

01 Şubat 2014 Yazan  
Kategori ŞEHİRLER VE İLÇELER

Hatay ilimiz ve ilçeleri

Yüzölçümü: 5.403 km²
Nüfus: 1.503.066 kişidir (2014  yılı sayımına göre)
İl Trafik No: 31
Hatay yöresini çekici kılan ve tarihi boyunca göçlere açık olmasını sağlayan, yaşamı kolaylaştıran iklim koşulları ve verimli topraklarının yanı sıra Anadolu’yu Çukurova yoluyla Suriye ve Filistin’e bağlayan yolların kavşak noktasında bulunmasıdır. Ayrıca Mezopotamya’dan Akdeniz’e çıkmak için kullanılabilecek en uygun limanlar yine bu bölgededir. Hatay, inanç turizmi merkezleri, antik kentleri ve yaylalarıyla turizm potansiyeline sahip bir ildir.
tarihi boyunca göçlere açık olmasını sağlayan, yaşamı kolaylaştıran iklim koşulları ve verimli topraklarının yanı sıra Anadolu’yu Çukurova yoluyla Suriye ve Filistin’e bağlayan yolların kavşak noktasında bulunmasıdır. Ayrıca Mezopotamya’dan Akdeniz’e çıkmak için kullanılabilecek en uygun limanlar yine bu bölgededir.
Hatay, inanç turizmi merkezleri, antik kentleri ve yaylalarıyla turizm potansiyeline sahip bir ildir.

HATAY’IN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ
Hatay, Akdeniz Bölgesi’nin doğu ucunda Suriye ve Lübnan dağları arasındaki El Bekaa Vadisi’ni içine alan Gor Çukurluğu’ndan oluşan bir sınır ilimizdir. Kuzeyden Güneybatıya doğru uzanan Nur Dağları (Amanos) ve Kel Dağ ile Suriye platoları arasında kalan ilin verimli topraklarına sahip olan Amik Ovası, batıda şerit halinde uzanan bir kıyı ovasını oluşturur.
İlin başlıca akarsuları Asi, Karasu ve Afrin nehirleridir. İki tane sulama amacıyla kullanılan baraj bulunmaktadır. Birisi karasu üzerinde kurulmuş olan Tahtaköprü Barajı, diğeri ise Bohsin Çayı üzerinde kurulmuş olan Yarseli Barajı’dır.
Bitki örtüsü bakımından Ardıç, Meşe, Kayın, Kızılcık, Kavak, Çınar ağaçlarından oluşan geniş ormanlık alanların dışında Mersin, Defne, Kekik ve Lavanta bitkileriyle kaplı makilikler de bulunur.
Hatay’da Akdeniz iklimi hakim olup, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer.

İKLİMİ
Hatay ili yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz iklim kuşağında bulunmaktadır. İklimin iç kesimlere doğru gidildikçe sertleştiği görülmektedir.
Antakya Merkez, Dörtyol, İskenderun, Samandağ, Yayladağı ve Kırıkhan ilçelerinde kışları ılık ve bol yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçer. Sıcaklık ve yağış ortalamaları yıllara göre değişmekle beraber ortalama yıllık sıcaklık 16-21 Cº arasındadır. Ortalama yıllık yağış miktarı ise 570-1160 mm arasında değişmektedir.

DAĞLAR
İl topraklarını Amanos Dağları engebelendirir. Güneybatı-kuzeybatı doğrultusunda uzanan ve düzenli bir sıradağ oluşturan Amanos Dağları`nın en yüksek noktası Mığırtepe`dir (2.240). Diğer yükseltiler 2.000 m.yi aşmamaktadır. Amanos Dağları`nın 800-1.000 m. yükseklik kuşağında düz basamaklar biçiminde platolar bulunmaktadır.

AKARSULAR GÖLLER
Hatay`ın en önemli akarsuyu Asi Irmağı`dır. Asi Nehri il sınırları içerisine girdikten sonra Karaçay, Afrin Çayı ve Balıklı Gölü Kanalı`nın birleşmesi ile oluşan Küçük Asi Çayı kolunu alır. Samandağı yakınlarında bir delta oluşturarak Akdeniz`e dökülür. Asi ırmağı`nı Hüseyinli, Kavaslı ve Defne dereleri beslemektedir. Ayrıca Amanos Dağları`nın batı yamaçlarından kaynaklanarak Akdeniz`e dökülen Deliçay, Mersin Çayı, Arsuz Çayı, Çoklu Deresi ve Gülcihan Çayı gibi küçük akarsuları da bulunmaktadır. Amik Gölü ise ilin en büyük gölü idi.

OVALAR
Asi, Afrin ve Karaçay vadi tabanlarının akarsuların taşıdığı alüvyonlarla dolması sonucu oluşan Amik Ovası ilin en geniş en önemli düzlüğüdür. Amik Gölü`nün kurutularak tarıma açılması ile Amik Ovası`nın alanı 900 km2 olmuştur.
Hatay, Akdeniz İkliminin etkisindedir. Amanos Dağları iç ve kıyı kesimleri arasında bazı farklılıklara neden olmaktadır. İlin alçak kesimlerinde ender olmakla birlikte kar yağmaktadır. Bu kesimlerde yazları çok sıcak geçmektedir.

EKONOMİ
İlin ekonomisi sanayi, tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; domates, buğday, portakal, soğan, mandalina, pamuk, zeytin, patlıcan, sakız kabağı, üzüm, kavun, dolmalık biber, taze fasulye, yerfıstığı, soya fasulyesi, deri, yumurta, karides ve salatalıktır. İlde bitkisel üretim geliştiğinden hayvancılık gerilemiştir.
Sanayide ise demir-çelik, yapay gübre, dokuma, makine, yedek parça, un, bitkisel yağ, sabun, tuğla ve kiremit üretimi yapan fabrikaları bulunmaktadır. Ayrıca il topraklarında dolomi ve maden suları da vardır.

TARİHÇESİ
Hatay Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Yöredeki tarihi yaşam bulguları M.Ö. 100.000’lere kadar uzanır. Elde edilen buluntular; bölgenin orta paleolitik, neolotik, kalkolit dönemlerde ve tunç çağında yaygın bir yerleşim yeri olarak kullanıldığını göstermektedir. Amik Ovasında; Çatalhöyük, Tel Tainat, Tel Cüdeyde ve Tel Atçana’da ilk tunç çağı yerleşmeleri tespit edilmiş ve mimari kalıntılara rastlanmıştır. Kalıntılar; bu yerleşmelerde beylikler biçiminde yaşandığının ipuçlarını vermektedir.İlk tunç çağından itibaren Amik Ovası’ndaki bu beylikler; sırasıyla Akadların, Yamhad Krallığının, Hititlerin ve Mısırlıların egemenliğine girmiş, Hitit imparatoru I. Şuppiluliuma döneminde tekrar Hitit egemenliğine girerek, bu durum M.Ö. 13. yüzyıla kadar devam etmiştir.
Hitit İmparatorluğunun M.Ö. 1200 yıllarında parçalanmasından sonra Sami-Aramiler tarafından “Hattena” adıyla bir Geç Hitit Krallığı kurulmuştur. Hattena Krallığı M.Ö. 9. yy’da Asurluların daha sonra da Urartuların egemenliğinde kalmıştır.
Türkmen/Oğuzların ataları Sakalar, M.Ö. 7. yüzyılın ortalarında hükümdarları Oğuz Han önderliğinde “Batık Şehir” adını verdikleri Antakya’yı zaptedmiş ve burada 18 yıl kaldıktan sonra M.Ö. 626’da Antakya’dan ayrılmıştır.
Yapılan arkeolojik araştırmalarda milattan önce 100.000 ile 40.000 yılları arasına tarihlenen bulgulara ulaşılmıştır. İl toprakları ilk Tunç Çağından itibaren Akat Beyliği ve M.Ö. 1800–1600 yıları arasında Yamhad Krallığına bağlı bir beyliğin sınırları içerisinde yer almıştır. Daha sonra M.Ö. 17. yüzyıl sonlarında Hititler`in ve M.Ö. 1490 yıllarında Mısır`ın egemenliğine girmiştir. Ardından Urartular, Asurlular ve Perslerin egemenliğine girdi.
M.Ö. 300 yılında Antakya kurulmuş ve kent hızla gelişmiştir. Kent M.Ö. 64 yılında Roma İmparatorluğu`na katılmış ve imparatorluğun Suriye eyaletinin başkenti olmuştur.
İl toprakları M.S. 638 yılında İslam ordusu tarafından fethedilmiş, Emevi ve Abbasi egemenliğinde kalmıştır. Daha sonra 877`de Tolunoğulları`nın fethettiği topraklar sırayla Ihşitler ve Selçuklular tarafından yıkılan Halep merkezli Hamdanoğulları (Beni Hamdan/Hamdânîler) egemenliğine girdi. 969 yılında Bizans İmparatorluğunun topraklarına katılan il 11–12.yüzyıllarda Haçlı Seferleri sırasında da önemli rol oynamıştır. Antakya Memluklar tarafından Haçlıların elinden alınmıştır (18 Mayıs 1268).

Osmanlı Dönemi
1516`da Yavuz Sultan Selim bu toprakları ele geçirmiş ve Osmanlı dönemi başlamıştır. Memluklerden zapt edilen Antakya, Osmanlı Devleti`nde önce Halep`e bağlı bir sancak ve daha sonra kaza olarak yönetilmiştir. Bu dönemde Antakya, Asi Nehri ile Habib Neccar Dağı arasındaki dar ve meyilli alanda, 1,5–2 km2`lik bir alan üzerine yerleşmiş orta büyüklükte bir şehirdi. Osmanlı Devleti`nin Hatay`daki hâkimiyeti 1918 yılına kadar devam etti.
Mondros Mütarekesinden sonra Fransız işgaline uğrayan ve 1921 yılında Türkiye sınırları dışında kalan Antakya, İskenderun ve havalisinde İskenderun Sancağı adıyla bir yönetim kuruldu. 2 Eylül 1938`de bu Sancak`ta kurulan “Hatay Devleti”nin Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen, başbakanı Abdurrahman Melek, milli marşı İstiklal Marşı olmuştur.
Hatay Devlet Meclisi 23 Haziran 1939 yılında Türkiye`ye ilhak kararı alınmıştır. 23 Temmuz 1939`da “Hatay” adıyla bir vilâyet olarak Türkiye`ye katılmıştır.

HATAY’IN İLÇELERİ
Hatay ilinin ilçeleri; Altınözü, Belen Dörtyol, Erzin, Hassa, İskenderun, Kırıkhan, Kumlu , Reyhanlı, Samandağ ve Yayladağı’dır.

MERKEZ
Hatay ve Antakya bölgesi, M.Ö. 333 yılında Büyük İskender ile Pers İmparatoru III. Dareios’un ordularının İssos kenti civarında yaptığı savaşla Makedon hakimiyetine girmiş olup, Büyük İskender’in ölümünden sonra komutanlarından Seleucus I. Nikator tarafından M.Ö. 300’lü yıllarda Antakya kenti kurulmuştur.
M.Ö. 64 yılında Antakya Roma İmparatorluğuna katılmış, M.S. I. yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan Hristiyanlık, Kudüs dışında ilk defa Antakya’da yayılmıştır. Hz. İsa’ya inananlara ilk defa Antakya’da “Hıristiyan” adı verilmiştir. Antakya M.S. I. yüzyılda Roma ve İskenderiye’den sonra dünyanın üçüncü büyük kenti olmuştur.

Antakya ekonomisinde en belirgin özellik ve etkinlik ticarettir. Gerek bir sınır kenti olması, gerekse girişimci insanı sayesinde Antakya bir ticaret merkezi konumundadır. Antakya bu özelliğiyle etrafındaki 21 adet belde ve 65 köyden gelenler ile nüfusunu gündüzleri ikiye katlamakta, çok canlı ve hareketli bir yapıya kavuşmaktadır. Amik Ovasının tarımsal ürün ve potansiyeli Antakya’da değerlendirilmekte, tarım ve tarıma dayalı sanayi ile tarımsal makine imalatı önemli bir ekonomik faaliyet olmaktadır. Ayrıca Antakya’da el sanatları, dericilik, ayakkabıcılık ve mobilya sanayisi de gelişmiş durumdadır. Antakya ve Hatay ulaştırma sektöründe Türkiye’de İstanbul’dan sonra en büyük araç potansiyeline sahip olup, kara yolcu ve yük taşımasında söz sahibi bir ildir.
İlçe topraklarının batı ve güneyi dağlarla çevrilidir. Batısında Nur Dağları, güneyinde Kel Dağı, orta kesimde ise Amik Ovası yer alır. İlçe topraklarını Asi Irmağı sular.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri pamuk, zeytin, buğdaydır. Akarsu boylarında meyve ve sebze yetiştiriciliği yapılır. Çırçır ve dokuma atölyeleri tuğla ve nebati yağ fabrikaları başlıca sanâyi kuruluşlarıdır.
İlçe merkezi Habib Neccar Dağı eteklerinde kurulmuştur. Ortasından Asi Irmağı geçer. Çok eski bir yerleşim merkezidir. İsmi Antakya’dır.

ALTINÖZÜ
Merkez bucağına bağlı 22, Babatonun bucağına bağlı 8, Yiğityolu bucağına bağlı 11 köyü vardır. Yüzölçümü 357 km2 olup, nüfus yoğunluğu 163’tür. İlçe toprakları 150 m ile 680 m arasında değişen yükseklikte platolarla kaplıdır. Güneyinde Keldağ, Suriye sınırında Asi Havzası yer alır. İlçe topraklarını Asi Irmağı sular.Hatay`ın Altınözü İlçesi Kuseyr Yaylası`nın aşağı ve orta kesimini içine alan ve Hatay’ın güney bölümüne düşen 325 km. karelik bir alanı kapsamaktadır. Kuzeyi Antakya, batısı Yayladağı, güneyi ve doğusu Suriye ile çevrilidir. Sınır uzunluğu 50 km.dir Altınözü İlçesi Hatay ilinin güneydoğusunda yer almış olup, güneyden kuzeye doğru uzanan bir plato durumundadır. Yayladağı İlçesinden başlayan bu durum Amik Ovasında son bulur. İlçenin güney batısında Yayladağı, doğusunda Suriye Dağları ile Asi Nehri, batı ve kuzey batısında Habibi Neccar Dağı, kuzeyi ise Amik Ovası ile çevrilidir.

Tarihçe
Altınözü adının Osmanlılar zamanında verildiği, o dönemde Fatikli Mahalle’sinde düzenlenen tapu kayıtlarından Altınözü isminin geçmesinden anlaşılmaktadır. Altınözü, Araplar tarafından alınmasından sonra kale tipi şato anlamına gelen Kasi diye anılmış ve zamanla bu kelime bozularak, halk arasında Kuseyr denilmeye başlanmıştır.

Hatay’ın Anavatana katılışı ile bu durum son bulmuştur. Hatay il ilan edildikten sonra Altınözü de ilçe olarak 1945 yılında Hatay’a bağlanarak 9 ilçeden biri olmuştur.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri zeytin, arpa ve buğdaydır. Hatay’ın en çok zeytin yetiştirilen ilçesidir. Hayvancılık bâzı bölgelerde yapılır. İlçe merkezi Keldağ eteklerinde düz bir alanda kurulmuştur. Suriye sınırına çok yakındır. 1945’te ilçe olan Altınözü’nün belediyesi aynı sene kurulmuştur.

BELEN

Belen ilçesi Doğu Akdeniz’de Amanos dağlarının hem İskenderun Körfezi’ne bakan yüzeylerinde, hem de Amik ovasında toprakları olan bir konumdadır. İlçe merkezi Amanoslar üzerindeki çok önemli bir geçit olan ve yüksekliği 660 metre olan Belen geçidi üzerinde kurulmuştur. İlçenin en yüksek rakımı Çobandede tepesidir. İlçemizin doğusu Kırıkhan, batı ve kuzeyi İskenderun, güneyi Antakya ve güneybatısı Samandağ ilçeleri ile çevrilidir. Bir merkez belediye ve 10 köyden oluşmuştur. 11 Eylül 1991 tarihinde fiilen ilçe olmuştur.

Körfeze doğru inildiğinde narenciye ve az da olsa sıcak iklimlerde yetişen pamuk ürünleri, Amanos dağları üzerinde ise elma, kiraz, vişne, trabzon hurması gibi soğuk iklimi seven bitkiler yetiştirilmektedir.

Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki bazı illeri ve Komşu ülke Suriye’nin Kuzey kesimini kara yolu ile Akdenize bağlandığı önemli noktada kurulan ilçe yeraltı ve yer üstü kaynakları bakımından oldukça zengindir.
İlçe merkezi komşu ilçe olan İskenderun’a 15 km mesafede olması nedeni ile sanayi kuruluşu yönünden gelişememiştir. Araziler küçük, çok parçalı aile işletmeciliği şeklindedir. Bunun yanında köylerde pazarlamaya yönelik meyvecilik ziraatı giderek yaygınlaşmaktadır.
Merkez bucağına bağlı 10 köyü vardır. İlçe toprakları dağlıktır. Kıyı kesiminde dar bir ova yer alır.Ekonomisi tarıma dayalıdır. Kıyı ovasında turunçgiller, zeytin ve tahıl yetiştirilir.

DÖRTYOL
Merkez bucağına bağlı 10, Yakacık bucağına bağlı 3 köyü vardır. İlçe topraklarının kıyı kesiminde ovalık, bu bölgenin gerisinde yükselen dağlık bölge yer alır. Ovalar denize paralel uzarlar. En önemlisi Dörtyol Ovasıdır. Doğusunda Amanos (Nur) Dağları yer alır. Dağlardan kaynaklanan küçük akarsular ovaları sular.Hatay ilinin bir ilçesi olan Dörtyol, doğusunda Hassa, güneydoğusunda Kırıkhan, güneyinde İskenderun ilçesi, batısında İskenderun Körfezi, kuzeyinde Erzin ilçesi ve Osmaniye ili, kuzeydoğusunda da Gaziantep ili ile çevrilidir.
İlçenin kıyıdaki ovalık kesimi ile kıyının ardında yükselen dağlık kesim olmak üzere yüzey şekilleri ikiye ayrılmaktadır. Denize paralel uzanan düzlüklerden başlıcası Dörtyol Ovası`dır. Güneyindeki Payas ve kuzeyindeki Erzin ovaları bu ovanın devamıdır. Doğuya doğru kuzey-güney doğrultusunda yükselen Amanos Dağlarının en yüksek noktası olan Bozdağdaki Mığırtepe (2.240 m.) Hassa ilçesi sınırlarındadır.
Amanos Dağları`ndan doğan ve İskenderun Körfezi`ne dökülen çok sayıdaki küçük akarsu kıyı ovalarını sulamaktadır.

Bugünkü Dörtyol`un çarşısındaki anayolu Belen ile Çukurova`yı birbirine bağlayan dört ana geçiş noktası bulunmaktadır.  1909 yılında da İlçe konumuna getirilmiştir. İlçe merkezindeki dört ana yöne giden yoldan dolayı Dörtyol adını almıştır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, pamuk ve turunçgillerdir. Bahçe sebzeciliğinin yanında turfanda sebzeciliğide gelişmiştir. En çok domates, biber, patlıcan, kavun, karpuz, yerfıstığı yetiştirilir. Nur Dağlarındaki yaylalarda hayvancılık yapılır. Kıyı kesimlerde küçük çapta balıkçılık yapılır.

İlçe merkezi, denizden içeride Dörtyol Ovasında kurulmuştur. Adana-İskenderun demir ve karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 91 km mesafededir. 1909’da kaza oldu. Dörtyol Adana’ya bağlandı. 1939’da Hatay’ın Türkiye topraklarına katılması üzerine Adana’dan ayrılıp, Hatay’ın bir ilçesi oldu. Belediyesi 1924’te kurulmuştur.

ERZİN
Doğusunda Amanos Dağları yer alır. Adana, Osmaniye, Dörtyol ve İskenderun Körfezi ile çevrili ilçenin doğusunda Amanos Dağları bulunmaktadır. Erzin’de narenciye üretimi ve plajları ile tanınır. İlçe ekonomisiin büyük bölümünü tarım oluşturmaktadır.
Başlıca tarım ürünleri buğday, pamuk ve narenciyedir.Bunu dışında sebze ve çeşitli türde meyve üretimi ile hububat ekimi yapılmaktadır. İlçede sanayi gelişmemiş olup, genel olarak küçük zanaat dallarında faaliyet gösterilmektedir. Hayvancılık gelişmiştir. İlçe merkezi Nur Dağları eteklerinde düz bir alanda kurulmuştur. Adana-İskenderun kara ve demiryolu ilçe topraklarından geçer. Eski ismi Yeşilkent’tir. Erzin’in Fatih Sultan Mehmet ile Uzun Hasan arasında 1473 yılında yapılan Otlukbeli savaşından sonra doğudan gelen Türk boyları tarafından kurulduğu; adının da Orta Asya’da Tannu (Tanrı) dağları civarında bulunan (Tannu ola) Erzin şehrinin isminden geldiği sanılmaktadır. 1906 yılında Mutasarrıflık olmuş, ancak 1909 yılında bucak haline dönüştürülmüştür. Birinci dünya savaşından sonra Fransızlar ve Ermenilerin işgaline uğramış, dört yıl kadar bunların istilasında kalmış, 8 Ocak 1922 tarihinde istiklaline kavuşmuştur. Bu tarih ilçenin kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır. 11.07.1939 tarihinde de Adana’dan ayrılarak Hatay iline bağlanıştır. 1987 yılında çıkarılan bir kanun ile ilçe statüsüne kavuşmuştur.

HASSA
Hatay`ın Gaziantep sınırında bulunan Hassa, 1865’te Güneyde ve Güneydoğuda isyan halinde bulunan aşiretlerin yerleştirilmesi için görevlendirilen Fırka-i İslâhiye’nin kumandanı Derviş Paşa tarafından kurulmuştur. Hassa, Akdeniz Bölgesinde Hatay İline bağlı, yüzölçümü 495 km2 olan ilçedir. Güneyinde Kırıkhan, güneybatısında İskenderun, batısında Dörtyol İlçeleri ile kuzeybatıda Osmaniye, Kuzeyinde Gaziantep İlleri ve doğusunda Suriye yer almaktadır.
İlçenin en önemli akarsuyu olan Karasu birçok küçük dere ve çayla beslenerek, güneye doğru akar. Kuzey ve orta kesimdeki eşik alanda volkanik orijinli bazaltlardan oluşmuş taşlık ve kayalık arazi parçası yer alır.

Hassa ilçesi Hatay’ın Türkiye’ye katılışına kadar Gaziantep ili İslâhiye ilçesine bağlı bir bucak iken, Hatay’ın ilhakı ile (1939) ona bağlı ilçe konumuna erişmiştir.
Merkez bucağına bağlı 16, Aktepe bucağına bağlı 11 köyü vardır. Yüzölçümü 495 km2 olup, nüfus yoğunluğu 95’tir. İlçe toprakları genelde düz alanlarla kaplıdır. Batısında Amanos Dağları yer alır. En önemli akarsuyu Karasu’dur.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri üzüm, buğday, pamuk ve arpa olup, ayrıca az miktarda zeytin, portakal ve mandalina yetiştirilir. Hayvancılık ikinci derecede geçim kaynağı olup, en çok kılkeçisi, koyun ve sığır beslenir.
İlçe merkezi Hupnik Çayının batısında Amanos Dağlarının eteklerinde kurulmuştur. Gaziantep-İskenderun-Antakya Karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 78 km mesâfededir. Belediyesi 1938’de kurulmuştur.

İSKENDURUN
Merkez bucağına bağlı 26, Uluçınar bucağına bağlı 19 köyü vardır. İlçe toprakları Darkıyı düzlükleri ve hemen ardından yükselen dağlardan meydana gelir. Amanos Dağlarının yüksek kesimlerinde (800-1000 m) Soğukoluk Yaylası vardır. İlçe sınırları içinde kalan en öneli ova Arsuz Ovasıdır. Dağlardan kaynaklanan sular küçük dereler halinde denize dökülür.

Ekonomisi tarım ve sanayiye dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, turunçgiller, üzüm, yulaf, zeytin ve sebze olup, ayrıca az miktarda arpa, baklagiller ve yerfıstığı yetiştirilir. Hayvancılık ikinci derecede gelir kaynağıdır. Kıyılarda küçük çapta balıkçılık yapılır. İskenderun Demir Çelik Tesisleri, pamuklu dokuma fabrikaları, çimento fabrikası, nebati yağ fabrikaları, başlıca sanâyi kuruluşlardır.

İlçe merkezi, İskenderun Körfezi kıyısında kurulmuştur. Adana-Hatay karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 59 km mesafededir. Adana-Malatya demiryoluna Toprakkale’den ayrılan bir hatla bağlanır. İhrâcât ve ithâlât bakımından üçüncü büyük limana sahiptir. İsmi, Arapça küçük İskenderiye (İskenderune) den gelir. Târih boyunca çeşitli uygarlıkların hâkimiyeti altına giren İskenderun, 1822’de zelzelede büyük hasar görmüş ve tarihi eserlerin büyük kısmı yıkılmıştır. Belediyesi 1939’da kurulmuştur. Türkiye’nin en kalabalık ilçesidir.

KIRIKHAN
Merkez bucağına bağlı 46, Yalangoz bucağına bağlı 6 köyü vardır. Yüzölçümü 688 km2 olup, nüfus yoğunluğu 150’dir. İlçe toprakları genelde ovalarla kaplıdır. Batısında Amanos Dağları yer alır. Amik Gölünün kurutulması ile elde edilen Amik Ovasının bir bölümü ilçe sınırları içinde kalır.İskenderun ilçesi, Akdeniz`in doğusunda, Toroslar`ın güney uzantısı Amanos ile Habib Neccar Dağları`nın önünde Lübnan Dağları`ndan çıkan Âsi Nehri`nin ikiye böldüğü Amik Ovası bulunmaktadır. Bu ovanın ortasındaki Antakya`nın yanı başında Belen Geçidi ve Arsuz Ovası ile ondan ayrılmış İskenderun yer almaktadır. Hatay İli`nin İlçesi olan İskenderun tarih boyunca Antakya kadar önem kazanmış bir yerleşim alanıdır.
İskenderun`un kuzeydoğusunda Dörtyol ve Hassa, doğusunda Kırıkhan ile Belen, güneybatısında da Akdeniz bulunur.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünü pamuk, çiğit, buğday ve arpa olup, ayrıca az miktarda üzüm, portakal ve mandalina yetiştirilir. Yüksek kesimlerde yaylacılık yoluyla koyun beslenir. Tavukçuluk gelişmiştir. İlçe topraklarında demir yatakları vardır.

İlçe merkezi, Amanos Dağlarının doğu eteklerinde kurulmuştur. İskenderun-Cilvegözü sınır kapısı yolu ilçe merkezinden geçer. İl merkezine 39 km mesafededir. Osmanlı Devleti zamanında, İskenderun-Halep ve Antakya-Maraş yollarının kavşağında yer aldığından çok sayıda han vardı. Bu yüzden ilçeye Kırıkhan ismi verilmiştir. Belediyesi 1939’da kurulmuştur.

KUMLU
Merkez bucağına bağlı 12 köyü vardır. İlçe toprakları genelde düz olup Amik Ovasında yer alır.Doğu Akdeniz Bölgesinde yer alan Kumlu, doğusunda Suriye, kuzeyinde Kırıkhan, batısında Antakya, güneyinde de Reyhanlı ile sınırlıdır.
Amik ovasının merkezi yerinde bulunan Kumlu 1945 yılından önce Amik gölünün istilası altında çeşitli sazlıklarla kaplı bataklık bir yerdi. 1945 yılında yerleşim yeri olarak tahsis edilmesinden sonra ilk olarak “ Camuzlar” tabir edilen dört beş ailenin gelip yerleşmesi ile “ Killik Köyü “ adı verilmiştir. Daha sonra çevrenin en büyük köylerinden Akkuyu, Gökçeoğlu ve Yeni Yapan köylerinde yaşayan topraksız vatandaşların Ağaların baskıları sonucunda buraya göç etmişlerdir.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri zeytin, pamuk, buğday ve burçaktır. Suriye sınırında yer aldığından sınır ticâreti yaygın olarak yapılır. İlçe merkezi Amik Ovasında Kırıkhan-Reyhanlı karayolu üzerinde kurulmuştur. Reyhanlıya bağlı bucak iken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu. Belediyesi 1968’de kurulmuştur.

REYHANLI
Merkez bucağına bağlı 21 köyü vardır. İlçe topraklarının büyük bölümü Amik Ovasında yer alır. Suriye sınırında dağlık alanlar vardır. Ovayı, Asi Nehri ile Afrin Suyu sular.Akdeniz Bölgesi`nde hatay iline bağlı bir ilçe olan Reyhanlı, doğu ve güneyinde Suriye, güneybatıda Altınözü, batıda Merkez ilçeleri, kuzeyde de Kırıkhan ve Kumlu ilçeleri ile çevrilidir. Hatay ilinin doğusunda yer alan ilçe topraklarının büyük bölümü geniş düzlüklerden oluşmuştur. Suriye sınırındaki dağlık alanlarla çevrili olan bu düzlük Amik Ovası`dır. Reyhanlı İlçesi, Amik ovasında kurulmuş ve ismini bu yöreye yerleşen bir Türkmen aşiretinden almıştır. Cilvegözü gümrük kapısına bu ilçeden geçilmektedir.
İlçe topraklarını Asi Nehri ile Afrin Çayı sulamaktadır. Asi Irmağı güneybatıda, Afrin çayı da kuzeyde doğal sınırı oluşturur.
İlçenin ekonomisi tarıma dayalı olup yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; arpa, buğday, pamuk, zeytindir. Az miktarda üzüm ve sebze de yetiştirilmektedir. İlçede dokumacılık gelişmiş olup, birçok çırçır ve dokuma atölyesi bulunmaktadır. Ayrıca Reyhanlı Kaplıcaları da ilçe ekonomisinde önemli yer tutmaktadır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, çiğit, pamuk, zeytin ve arpa olup ayrıca az miktarda üzüm, sebze ve yerfıstığı yetiştirilir. Çırçır ve dokuma atölyeleri başlıca sanâyi kuruluşlarıdır. Cilvegözü Sınır Kapısı vâsıtasıyla sınır ticâreti yaygın bir şekilde yapılır.
İlçe merkezi, Amik Ovasının batısında Suriye sınırına yakın bir yerde kurulmuştur. İskenderun-Cilvegözü sınır kapısı karayolu ilçenin 5 km güneyinden geçer. İl merkezine 42 km mesâfededir. Eski ismi Intah’tır. Belediyesi 1939’da kurulmuştur.

SAMANDAĞ
Merkez bucağına bağlı 17, Karaçay bucağına bağlı 16 köy vardır. Yüzölçümü 382 km2 olup, nüfus yoğunluğu 234’tür. İlçe topraklarının kuzeyi dağlıktır. Dağlık alanlarda kızılçam ve karaçam ormanları vardır. Asi Nehrinin denize döküldüğü kesimde bir kıyı ovası vardır.
Akdeniz Bölgesi`nde Hatay iline bağlı bir ilçe olan Samandağı, kuzey ve doğuda Merkez ilçe, güneyde Yayladağı ilçesi ve Akdeniz, batıda yine Akdeniz, kuzeybatıda da İskenderun ilçesi ile çevrilidir. İlçe topraklarının kuzeyi engebeli ve dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Amanos Dağları`nın güney uzantısı olan Musa Dağı burada 1.281 m.ye ulaşmaktadır.

İlçe ekonomisi genellikle tarıma dayalı olup, yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; buğday, yulaf, yerfıstığı, zeytin ve mandalinadır. Az miktarda sebze ve meyve de yetiştirilmektedir. İlçedeki ipekböcekçiliği eski önemini yitirmiştir. Kıyı kesimlerinde balıkçılık yapılmaktadır.
Amanos`ların güneye inen kolları arasındaki kara parçası üzerinde kurulan Samandağ, Yunan ve Roma koloni dönemi zamanında doğal bir körfez niteliğini taşıyordu. Günümüzde ise Âsi Nehri`nin kıyı şeridini doldurmasından ötürü büyük gemilerin sahile yanaşması olanaksızlaşmıştır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri portakal, mandalina, buğday, yerfıstığı, yulaf ve zeytin olup, ayrıca az miktarda arpa, sebze ve meyve yetiştirilir. Orman ürünlerini işleyen küçük atölyeler vardır. Kıyı kesimlerinde küçük çapta balıkçılık yapılır.

İlçe merkezi deniz kıyısında kurulmuştur. İl merkezine 25 km mesâfededir.

YAYLADAĞI
Merkez bucağına bağlı 14, Kışlak bucağına bağlı 9, Yeditepe bucağına bağlı 8 köyü vardır. İlçe toprakları akarsu vâdileriyle parçalanmış dağlık alanlardan meydana gelir. Dağlardan kaynaklanan suları Asi Irmağı toplar.Akdeniz Bölgesi`nde Hatay iline bağlı bir ilçe olan Yayladağı ilçesi, ilin 50 km. güneyinde yer almaktadır. İlçenin doğusunda Türkiye-Suriye sınırı, kuzeybatıda Samandağı, kuzeyde Antakya bulunmaktadır. Akarsu vadileri ile parçalanmış olan ilçe topraklarında önemli bir düzlüğe rastlanmamakta olup, dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. İlçe topraklarından kaynaklanan küçük akarsuları Asi ırmağı toplamaktadır.
İlçede Genelde çam, sandal ve meşe ağaçlarından oluşan ormanlar yer kaplar. Ormanların olmadığı yerlerde makiler hâkim durumdadır.

İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında; arpa, buğday, tütün, üzüm, yulaf ve baklagillerdir. İlçede yetiştirilen pipo tütünü ülke çapında ün kazanmıştır. Hayvancılıkta kıl keçisi ve koyun yetiştirilmektedir.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, üzüm, arpa, yulaf, tütün ve baklagillerdir. İlçede yetiştirilen pipo tütünü meşhurdur. Yüksek kesimlerde yaylacılık metoduyla koyun ve kıl keçisi besiciliği yapılır. İlçe topraklarında fosfat yatakları vardır.
İlçe merkezi ormanlık bir yaylada kurulmuştur. Hatay-Lazkiye (Suriye) karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 48 km mesâfededir. Türkiye’nin en güney noktası ilçe sınırları içindedir. İlçe belediyesi 1939’da kurulmuştur.

Metin1.net’ten tüm Hatay’lılara selam olsun..

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!