Eyüp Sultan kimdir

08 Kasım 2017 Yazan  
Kategori İSLAM VE YAŞAM

Eyüp Sultan kimdir hayatı
Gerçek ismi HZ.Halid Bin Zeyd Ebu Eyyub El Ensari’dir.Medineli müslümanlardan ve hicret sırasında Hz. Peygamber’i evinde misafir eden sahâbidir… Bütün Müslümanlar Peygamber efendimizi kendi evlerinde misafir etmek istiyordu. Bunun üzerine Peygamber efendimiz devesini serbest bıraktı. “Kusva” adlı bu deve Eyüp Sultan hazretlerinin evinin önünde çöktü. Peygamber efendimiz Eyüp Sultan hazretlerinin evinde yedi ay misafir olarak kalmıştır. Eyüp Sultan hazretleri Bedir, Uhud, Hendek ve diğer bütün savaşlarda peygamber efendimizin yanında İslâm cihad hareketlerine katılmıştır.

Peygamber efendimizin vefâtından sonra da bütün gazâlarda yer almıştır. Hz. Ali’nin hilâfeti döneminde onunla birlikte Hâricilere karşı savaşmıştır. Hz. Ali’nin Medine’deki kaymakamı Eyüp Sultan’ın Halid ve Muhammed adlı iki oğlu, Umre adında bir kızı vardı.
Rasûlullah (s.a.s.) İstanbul’un fethini ashâbına anlatıp, “İstanbul elbette fetholunacaktır; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir” diye müjdelemiştir. Hicrî 52. yılda Muaviye oğlu Yezid kumandasındaki Müslümanlar İstanbul’u kuşattılar. İslâm akîdesinin dünyanın dört bir yanına yayılması husûsunda çok canlı ve diri bir gayrete sahip olan Müslümanlar İstanbul’un fethi ve İslâm devletinin sınırlarına dahil olmasını şiddetle arzuluyorlardı. Eyüp Sultan hazretleri bu seferin hazırlanması için çok çalışmış ve sefere karşı çıkanlara öğütlerde bulunmuştu. Uzun bir yolculuk yapan Eyüp Sultan hazretleri yaşının çok ilerlemesinden dolayı İstanbul’a yaklaştıkları bir sırada hastalanmış, Yezid’e, öldüğü takdirde cenazesinin hemen gömülmeyerek ordunun varacağı en ileri noktaya kadar götürülmesini ve o yerde gömülmesini vasiyet etmişti. Burada defnedilen Eyüp Sultan hazretleri Müslümanların İstanbul’da bir sembolüdür.
Fatih, 1453 tarihinde büyük ordusuyla İstanbul önüne geldiği zaman bütün bu rivayetleri biliyor, Eyüp Sultan hazretlerinin kabrini bulmak istiyordu. Padişah bu isteğini hocası Ak-Şemsettin’e iletti ve Şeyh Eba Eyyup’un kabri olduğunu bildirdiği yer bir iki arşın kadar kazılınca bir beyaz mermer çıkacağını anlattı. Orası kazıldı, Ak-Şemsettin’in dediği gibi beyaz mermer meydana çıktı, mermerin üzerinde “Haza kabri Halit İbni Zeyd” ibaresi yazılıydı.
Kabir bu suretle belli olunca silâhtar, padişahın emriyle kendisi tarafından yerleri değiştirilen çınar dallarının ne yapılacağını Ak-Şemsettin, dalların sonradan dikildiği yerin Eba Eyyup’un yıkandığı mevki olduğunu ifade etti ki, şimdi Eyyup türbesinin hacet penceresi karşısında etrafı demir parmaklıkla çevrilmiş olan yer bu mevkidir.
Eyüp Sultan’ın kabrinin bulunmasından sonra burada şehrin ilk külliyesi oluşturuldu ve Osmanlı Padişahları asırlar boyunca Eyüp Sultan Türbesi’nde kılıç kuşanarak Eyüp Sultan’a verdikleri önemi göstermişlerdir.

EYÜP CAMİİ
Eyüp semtinin merkezinde, Haliç kenarındaki Eyüp Sultan Külliyesi içinde bulunan Eyüp Sultan Camii, İslam aleminin önemli ziyaretgahlarından biridir. Caminin içinde de yer aldığı Eyüp Sultan Külliyesi; camii , türbe, hamam ve günümüze ulaşmayan medrese ve imaretden oluşmaktaydı. Külliyenin ilk inşa edilen kısmı türbedir. Bu türbe adını, Hz. Muhammed’i Medine’ye ilk geldiğinde evinde misafir eden Hz. Ebu Eyüb el-Ensari isimli sahabeden almıştır. Halk arasında “Eyüp Sultan” olarak adlandırılan bu kişi, Emevilerin 668-669’daki İstanbul kuşatmasına katılarak bu savaşta şehit olmuştur. Mezarının bulunduğu yeri İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed’in hocası Akşemseddin rüyasında görmüş ve buraya türbesi yaptırılmıştır. 1459 yılında ise yine Fatih Sultan Mehmed tarafından türbenin yanına camii, medrese, imaret ve hamam yaptırılmış böylece külliye oluşmuştur.

Yaptırılan bu ilk camii 1766 yılındaki depremde çok büyük zarar görmüş ve tamir edilemeyeceği anlaşılınca, Sultan III. Selim tarafından 1798’de tamamen yıktırılarak yerine yeni bir camii yaptırılmıştır. Bu yeni camii 1800 yılında tamamlanmış ve padişahın da katıldığı bir törenle ibadete açılmıştır. Günümüze kadar ulaşmayı başaran bu ikinci camidir. Camiinin 17.50 metre çapında bir ana kubbesi ve oldukça uzun iki minaresi vardır. Camii iç süslemeleri oldukça sadedir. Bu açıdan 18. yüzyıl camilerinden farklıdır. Ama mihrabındaki altın yaldızla kaplanmış süslemeleri dikkat çekicidir.

Eyüp Sultan Camii dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır, etrafında yarım kubbe, ortasında Eyüp Sultan türbesi, sandukasının ayak ucunda bir pınar, avlu ortasında asırlık bir çınar bulunmaktadır.
1458’den sonra çeşitli defalar tamir gören caminin minarelerinin boyu önceleri kısaydı, 1733’de yeni uzun minareler yapıldı. 1823’de deniz tarafındaki minare, yıldırımla hasar gördügü için yeniden inşa edildi.
Cümle kapısı önündeki Sinan Paşa kasrı 1798’de yıktırılmıştır. Yerinde ulu bir çınar ağacı gölgesinde etrafı parmaklıklı bir set ve çimen sofa vardır. Parmaklığın dört köşesinde döört çeşmecik bulunur. Bunlara hacat çeşmeleri, kısmet çeşmeleri denir.

EYÜP SULTAN TÜRBESİ
Türbe, camiin kuzeyinde, iç avlunun önündedir. Fatih Sultan mehmed tarafından 1454-55 tarihinde yaptırılmıştır. Rivayete göre iç avludaki çınarın bulunduğu yer Ebu Eyüp’ün gasledildiği yerdir. Türbe 8 köşeli, tek kubbelidir, kesme taştan yapılmıştır. cephe yüzlerine oturtulmuş olup, kasnağı yoktur. Pencere söveleri mermerdir. Kapı cephesi hariç diğerleri altta ve üstte iki pencerelidir.Kemerli kapı mermerdir, üzerinde Allah, Muhammed, kelime-i tevhid hakedilmiştir.
Türbe içi çinilerle kaplıdır. Üzerinde celi yazılar baştan başa dolaşır. Kubbe kalem işlemeleriyle süslüdür. Kubbe ortasında Ali imran suresi 193. ayeti yazılıdır.
Türbenin ortasında etrafı gümüş şebekeli bir parmaklık içinde Hz.Halid b. Zeyd ebu Eyyüb el-Ensari’nin sandukası vardır. Üzerinde siyah atlas üzerine sarı simli kisvei şerif örtülüdür. Yazıları Mustafa Rakım Efendi yazmıştır. Kisveyi bağlayan sırma kuşak üzerindeki celi hatları Sultan II. Mahmud yazmıştır.
Türbenin içinde, sandukanın ayakucunda bir kuyu bulunmaktadır. I.Ahmed ihya etmiştir. Rivayetlerde bu kuyunun ayazma olarak şifa kuyusu olduğu yazılıdır. Sandukanın üzerindeki dairevi kandillikte 36 adet buhurdan ve zemzemiye vardır. Türbenin duvarlarındaki yazılar I.Ahmed, III. Mustafa, III. Selim, II. mahmud, Abdulaziz, Hattat Osman, Ahmed Razi, Yesarizade Mustafa İzzet, Mahmud Celaleddin Efendi’ye aittir. Türbedeki sancakı şerif ve dört büyük şamdan Topkapı Müzesi’nde korumaya alınmıştır.
Türbe kapılarını tahtadan tunca çeviren I.Abdülhamit’tir. Türbenin önünde medhal vardır. Türbenin sağ tarafında kadınlar mescidi bulunur ki burada Adile Sultan itikafa girmiştir. İç avludan türbe medhaline bir hacet penceresi açılır. Hacet penceresinin iç kısmında şu hadisi şerif yazılıdır: “Devemi kendi haline bırakınız. Zira o kendine düşen görevi yapmaya memur edilmiştir. O da gitti, Ebu Eyyub’un kapısı önüne çöktü.”

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!