Ovit Tüneli’nin açıldı

12 Haziran 2018 Yazan  
Kategori HABER GÜNCEL

OVİT TÜNELİ TÜRKİYENİN VE DÜNYANIN EN UZUN TÜNELLERİ ARASINDA
Dünyanın 2.uzun çift tüplü tüneli
Ovit Tüneli, çift tüplü olarak 2123 günde yapımı tamamlandı ve 412 milyon 366 bin liraya mal oldu. Tünel ile Rize-Erzurum arasındaki ulaşım 4,4 km kısalırken, bölgede 12 ay boyuna kesintisiz ulaşım sağlanmış olacak.
Ovit Dağı geçidinde yapımı tamamlanan 14,3 kilometrelik çift tüplü Ovit Tüneli, Türkiye’nin en uzun, Çin’de bulunan 18,2 kilometre uzunluğundaki Zhongnanshar çift tüplü kara yolu tünelinden sonra ise dünyanın 2’nci uzun çift tüplü tüneli oldu. Dünyanın en uzun tek tüplü kara yolu tünelinin ise 24,5 kilometre uzunluğuyla Norveç’teki Laerdal tüneli olduğu öğrenildi.
12 bin 600 metre uzunluğunda Dünyanın en uzun 3. Türkiye’nin ise en uzun tünelinin açılışı bugün cumhurbaşkanımız tarafından hizmete açıldı.
Rize’nin İkizdere İlçesi Ovit Dağı geçidinde yapımı tamamlanan 14. 3 kilometrelik Ovit Tüneli, Türkiyenin en uzun, dünyanın 3’üncü uzun çift tüplü tüneli oldu. Ovit projesi, Başbakanlık Osmanlı arşivi kayıtlarına göre, 1880 yılı Osmanlı Devletinin kalkınma çalışmalarında yer aldı. Proje için ilk adım 1930 yılında yol projesi ile hayata geçirildi. Kazma ve küreklerle yol yapımının başlanan bölgeye Rizeliler gruplar halinde gönderildi. Yapımı yıllarca gündemden düşmeyen Ovit Tünel projesi ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın Başbakanlığı döneminde gündeme geldi ve 13 Mayıs 2012 tarihinde temeli atıldı….

Soğuk ayran çorbası tarifi

06 Haziran 2018 Yazan  
Kategori KADIN VE MUTFAK

SOĞUK AYRAN ÇORBASI TARİFİ
şimdiye kadar yemedinizse çok şey kaybettiniz demektir. Market yoğurdu ilede yapabilirsiniz ancak kulanacağınız yoğurdun kalitesi çorbanın lezzeti ile orantılı olacaktır.Bunun için evde kendi mayaladığınız yoğurtta kullanabilirsiniz. Bu çorbanın lezzetli olmasının en büyük sırrı kesinlikle doğal bir yoğurt kulanılmasındadır.
Soğuk Ayran Aşı Çorbası İçin Malzemeler:
1 su bardağı buğday (yarma),
1 su bardağı nohut,
4 su bardağı yoğurt,
Tuz,
Su,
Nane yaprakları.

YAPILIŞI
Soğuk Ayran Aşı Çorbası Yapılışı

Buğdayı ve nohutu ayrı ayrı akşamdan ıslatalım.

Sularını süzüp, ayrı tencerelere alalım, üstlerini geçecek kadar su ile haşlayalım.

Haşlanmış bakliyatları tencereye alıp, üzerilerini kapatacak kadar kaynar su ekleyip bir taşım kaynatalım.

Yoğurda tuz ilave edip, tencerede kaynamakta olan bakliyatın suyundan kepçe ile alıp ısıtalım.

Ilıştırdığımız yoğurdu kesilmemesi için yavaşça tencereye ekleyelim, bir yandan hızlıca karıştıralım.

Kaynamaya başlayınca altını kapatıp soğutmaya bırakalım.

Tam soğuk olmasını istiyorsanız oda sıcaklığına gelince buzdolabına koyup soğutabilirsiniz.

Soğuk Ayran Aşı Çorbasının üzerini taze nane yaprakları ile süsleyebilirsiniz.

İlk namaz (Ömer seyfettin )

06 Haziran 2018 Yazan  
Kategori EDEBİYAT

İLK NAMAZ HİKAYESİ ÖZET(Ömer Seyfettin )

Oh, bu sabah ne kadar soğuktu, yatağımın hararetlerini terk ettiğim vakit, çılgın fırtınalarla haykırarak, tehditkâr rüzgarlarla camları döverek,  geçen gecenin bütün bürûdetini massetmiş olan soğuk terliklere çıplak ayaklarımı sokunca, içimde bakıyye-i leyl bir üşümenin titrediğini hissettim. Hizmetçim tabi ki uyuyordu, onu bu yakıcı soğukta sıcak yatağından kaldırmaya acırdım.

Odamın kapısını açtım. Dışarıda kesici ve parçalayıcı kışın, müfteris soğukları yüzümü ve ellerimi tokatladılar. Bu merhametsiz tokatların altında kollarımı sıvadım. Abdestimi aldım. Odama dönünce yalancı bir sıcaklık, bir nefes-i teselli gibi, havlunun altından kollarıma, yüzüme, ıslanmış saçlarıma temas ediyordu. Daha fecr-i sâdık uyanmamıştı. Fecr-i kâzibin donuk, kırmızı sükûneti gecenin serâdik-i zalâm-ı bâridini parçalayarak büyüyor ve genişliyordu.

Pencereye dayandım. Önümde, zîr-i pâyimdeki bütün evler, ebedî bir uykunun uyanılmaz kabuslarını itmâm ediyor gibi câmid ve bî-hayat duruyorlardı. Deniz, nâmahdut bir incimâd-ı laciverdi ile uyuyor ve fecrin zâil gölgeleriyle titreyen uzak ve sisli sahillere beyaz dalgalarıyla nihayetsiz bir hatt-ı fasıl çiziyordu.
Evlerin arasında fakir ve nâçiz, fakat bir azamet-i maneviye ile semaya doğru yükselen Eski Cami’in küçük ve ihtiyar minaresi daha boştu. Sonra… Bu dakika-i ezeliyette, bütün o intihâ-i leyâl sincâbî zulmetler, mâî bir şeffafiyet-i sürh gibi takattur ederken, minarenin şerefesinde genç müezzin zıll-ı zâifi hareket etti.

Ben hırkama bütün bütün büründüm. Soğuktan büzülmüş ve mütefekkir, bu kainat-ı melul ve esmere karşı unutulmaz bir hitab-ı ulûhiyetin hâtırası gibi derinden akis ve ruhumu lerze-rîz-i haşyet eden ezanı dinlerken, onbeş senedir kalkabildiğim bu büyük ve meşbû-ı ruhaniyet sabahların birincisini düşünüyordum. Ah, onbeş sene evvel…
Şimdi muhit-i tesellisinden ne kadar uzak bulunduğum annem, dünyada en sevdiğim, dünyada yegâne prestiş ettiğim bu vücud-ı muhterem, işte derhatır ediyorum, onbeş sene evvel beni ilk sabah namazına kaldırmış idi. Galiba yine böyle bir kıştı. Onun odasına bitişik olan küçük odamdaki küçük karyolamda uyurken bir buse-i esir u hâr gibi alnımı okşayan nazik eliyle, nazik ince parmaklarıyla saçlarımı tarayarak:
– Haydi, Ömerciğim kalk, demişti, kalk, haydi yavrucuğum. Ben gözlerimi açmıştım. Köşedeki küçük yazıhanemin üzerindeki yanan küçük gece kandili-An, bunu unutamam, bu bir kedi kafası idi- iki pencereli olan odamın beyaz, muşamba perdelerinin esmerliklerini aydınlatıyor ve yeşil camdan gözleriyle bakıyordu.
– Fakat anneciğim, demiştim, daha gece… Her vakit öptüğü yerden, sol kaşımın ucundan tekrar öperek:- Yok yavrucuğum, saat oniki, sonra vakit geçer… Diye koltuklarımdan tutarak kaldırdı. İçi fanilalı küçük terliklerimi giyerek ve gözlerimi yumruklarımla uğuşturarak onu takip ettim.

Karanlık sofadan bir lahzada geçerek odasına girdik. Bağdaş kurmuş bir zenciye benzeyen siyah ve alçak soba gürüldeyerek yanıyordu.
– Aa… Pervin de kalkmış… Pervin -hizmetçimizdi- elindeki sarı güğümü sobanın üzerinden indiriyordu. Onun kalkacağına hiç ihtimal veremezdim. Annem demişti ki:
– Pervin her sabah kalkar. Ben hiç kalkmadığım halde onun her sabah kalkmasına taaccüp ettim. Hırkamı çıkardılar, kollarımı sıvadılar, abdest leğeninin yanına çömeldim. Anneciğim:- Öyle yorulursun. Diye küçük bir iskemleyi altıma koydu, ona oturdum:- Haydi, besmele çek!.. Pervin ılık suyu ellerime döküyor, annem başucumda.- Yüzünü… Kollarını, yine üç defa… Diye fısıldıyor, unuttukça:
– Aa, hani başına mesh? Gibi ihtarlarla yanlışlarımı bana tekrar ettiriyordu. Abdest bitince annemle beraber yavaş bir sesle namaz dualarını okuyarak kollarımı ve yüzümü kuruladık, Pervin de ayaklarımı kuruladı. Ve çoraplarımı giydirdi. Isınmak için sobanın önüne gitmiştim. Arkama dönünce, annemi, arakiye seccadeyi açıyor gördüm… Sonra başına yeşil başörtüsünü örterek beni çağırmıştı:
– Gel… Gittim. Küçücük ben, onunla bir seccadede, bir yavru samimiyet ve saadetiyle o muazzez, hassas anne vücudunun yanında durdum. İki lakırdı ile, bana, yapacağımı, evvelden öğrettiklerini tekrar etti:
– İki rekât sünnet… Gece öğrendiklerini zammet, unutmadın ya? 
– Hayır… – Haydi… O, iftitah tekbirini ellerini omuzlarına kaldırarak kadın gibi yaparken, ben de gayr-i ihtiyarî onu taklit etmiştim. Sünneti bitirdikten sonra, bana, gözlerinin nûşin ve nafiz bir tebessümü ile gülerek:
– Yavrum, demişti, sen kadın mısın? Kadınlar öyle başlar, sen erkeksin, ellerini kulaklarına götüreceksin. Ve hararetli elleriyle benim küçük ellerimi kulaklarıma kaldırarak:
– İşte böyle… Diyerek erkek iftitahını öğretti. Ben de tekbiri öyle alıp annemden farkımı, niçin erkek olduğumu, erkekliğin ne olduğunu, erkek olmanın yalnız küçük kızları dövmek ve onlara hâkim olmaktan başka da farkları olacağını düşünerek namazı bitirdim.Duâ ederken sordum ki:
– Nasıl duâ edeceğim anne? O duâ ediyor ve dudakları hareket ettikçe başörtüsü de ihtizâz eder gibi oluyordu. Başını salladı, duâsını bitirdikten sonra, daha hâlâ hatırımda:
– Evvela İslam olduğum için ey cenâb-ı vâcibül-vücut hazretleri sana hamd ederim, de… Sonra vatanımızın düşmanlarını perişan etmeni senden istirham ederim, de… Sonra da bütün eziyet çeken, hasta olan, felakette bulunan, fakir olan Müslümanların selamet ve sıhhatlerini senden temenni ederim, de… Kendin için, kendi iyi olman ve şeytanın yalanlarına aldanmaman için dua et! Demişti. Ben bu basit ve Türkçe duâyı, annemin dolabındaki birbiri üstüne duran ve karıştırmalığım “duâ kitaplarıdır, sakın ilişme!” ihtarı ile daima men olunan, yıpranmış, Arapça, ve esreli üstünlü kitapları derhatır ederek içimden söyledim, fâtiha…Annem seccadeyi toplayarak bana uyuyup uyumayacağımı sordu, uykum var mıydı? Bunu bilmiyordum… Cevap vermedim.
– Haydi, öyleyse, git kitabını getir, dersini dinleyelim. 
– Peki. Artık esmer ve duman gibi bir aydınlıkla tenevvür eden sofadan hızla geçtim. Odamın perdeleri biraz beyazlaşmış, küçük gece kandilinin yeşil gözleri sönerek siyah iki nokta gibi kalmış; sanki, geceleri kendisine bakarak uyuduğum bu kedi kafası ölmüş, terk-i hayat etmişti.

Yazıhanemin üstünde açık duran kitabımı kaptım, annemin yanına koştum, hiç yanlışım çıkmadı. Annem geceleri derdi ki:- Yatmazdan evvel dersini üç defa oku, yavrum, uyurken melâikeler sana onu öğretir. O melâikeler bu gece de, uykumda bana dersimi öğretmişlerdi. Annem müşfik aferinlerle saçlarımı okşadı. Ve:
– Daha mektebe çok vakit var. Diye beni kendi yatağına yatırdı. Uykum yoktu, anneme bakıyordum. Yeşil baş örtüsü başında, bu zulmet-i münevvere içinde, bir hayal gibi hareket ederek Kur’an’ını aldı ve pencerenin kenarına, geniş sedire oturarak mühtez ve rakik sesi ile tilâvete başladı. Ruhumda bir aks-i enîn-i şiir âlûd bırakan bu güzel sesi dinleyerek… Büyük, yeşil baş örtüsünün altında, tıpkı ölen bir hemşireme benzeyen güzel ve âsım çehresini görerek… Ve yavaş yavaş sallanan başının aheng-i hafif-i münâcâtını seyrederek dalıyordum.

Perdelerin altından görülen dumanlı sema gittikçe aydınlanıyor, geç kalmış birkaç yıldız koyu lacivert bir atlasa düşmüş mâî ve nadide elmaslar gibi parlıyor, vâpesîn-i mâî neşrederek parlıyorlardı. Annemi bir meleğe benzetiyordum. Bu tahayyülle melâikeleri düşünerek… Kur’an okuyan annemin şimdi etrafına toplanmaları gereken melâikeleri müşahede ediyorum zannederek dalıyordum. Yüzümün üstünde, ahirette güller bitecek ve cehenneme girecek olursam katiyyen yanmayacak olan sol kaşımın ucunda tatlı bir ürperme duyuyor, sonra annemin münevver bir zambak aydınlığıyla parlayan dudaklarının kımıldamasına bakarak…. O görülemeyen melâike kanatlarının saçlarıma, annemin şimdi Kur’an tutan ince parmaklarıyla okşadığı sarı ve çok saçlarıma dokunduklarını hisseder gibi oluyor ve dalıyordum.

Ah, onbeş sene evvelki sabâvet ve şimdiki ben… Tatsız, neşvesiz, muhabbetsiz, aşksız ve heyecansız, her şeysiz, boş bir hiçten daha boş geçen hayat-ı serâyı taabâlûd… Şimdi mülevves emelleriyle, hırslarla, hakikatte kıymetsiz olan baîdül-vusul arzularla, hâsılı bütün bunların bir icmal-i mebhûtu olan o sebepsiz ve tahammülsüz bîkararlılıklarla mecruh olan ruhum, mecruh olan kalbim ve maneviyatım… Şimdi, daha bu gece görülmüş gibi, onbeş saniye evvel görülmüş ruhanî ve bir rüyayı kıymetdar gibi saadetleri unutulamayan ve zaten velveleli ve hüsranhîz bir rüya olan bu ömr-i fâni içinde yalnız kabus olmayan sabâvet ve hâtıratı… Şimdi düşünüyorum ki, hayatta bu muztar ve şefkatsiz mâzilerin güzâriş-i âdeminden mütehassıl ne garip bir hiçlik, ne zevalperver ve pür hayal bir beyhudelik, ne müphem, ne esrar âlûd bir sürat var!

Hafıza Duası Ve Unutkanlık Duaları

06 Haziran 2018 Yazan  
Kategori İSLAM VE YAŞAM

ZEKANIN AÇILMASI VE UNUTKANLIKTAN KURTULMAK İÇİN OKUNACAK DUALAR

“Bismillahirrahmanirrahim, Ferdün, Hayyün, Kayyûmun, Hakemun, Adlün, Kuddûsün(1). İyyâke na’büdü ve iyyâkenesta’în.(2) İnnâ fetahnâ leke fethan mubînâ.” (3) Dokuz defa okunacak.

“Ya kebîrü entellezî lâ tehdil ukûlü livasfi azametih.” (4) Bin defa okunacak.

Sonra; “Subhane rabbiyel a’la.” (5) denecek. Sonra, “Sübhane men hüve külle yevmin hüve fi şe’nin.” (6) okunacak.

Bundan sonra ihtiyaç neyse o söylenecek ve şunlar okunacak.: “Ya ğıyâsel müsteğîsîne velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.” (7) (Mecmuatül Ahzab)

Hz. İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Hz. Ali İbnu Ebî Tâlib (radıyallâhu anh) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek:

“Annem ve bâbam sana kurban olsun, şu Kur’an göğsümde durmayıp gidiyor. Kendimi onu ezberleyecek güçte göremiyorum.” dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona şu cevabı verdi:

“Ey Ebû’l-Hüseyin! (Bu meselede) Allah‘ın sana faydalı kılacağı, öğrettiğin takdirde öğrenen kimsenin de istifade edeceği, öğrendiklerini de göğsünde sabit kılacak kelimeleri öğreteyim mi?”

Hz. Ali (radıyallâhu anh):

“Evet, ey Allah’n Rasûlü, öğret bana!” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (asv) şu tavsiyede bulundu:

“Cuma gecesi (perşembeyi cumaya bağlayan gece) olunca, gecenin son üçte birinde kalkabilirsen kalk. Çünkü o an (meleklerin de hazır bulunduğu) meşhûd bir andır. O anda yapılan dua müstecabtır. Kardeşim Ya’kub da evlatlarına şöyle söyledi:

‘Sizin için Rabbime istiğfâr edeceğim, hele cuma gecesi bir gelsin.’

“Eğer o vakitte kalkamazsan gecenin ortasında kalk. Bunda da muvaffak olamazsan gecenin evvelinde kalk. Dört rek’at namaz kıl. Birinci rek’atte, Fâtiha ile Yâsin sûresini oku, ikinci rek’atte Fâtiha ile Hâmim, ed-Duhân sûresini oku, üçüncü rek’atte Fâtiha ile Eliflâmmîm Tenzîlü’ssecde’yi oku, dördüncü rek’atte Fâtiha ile Tebâreke’l-Mufassal’ı oku. Teşehhüdden boşaldığın zaman Allah’a hamdet, Allah’a senayı da güzel yap, bana ve diğer peygamberlere salât oku, güzel yap. Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar ve senden önce gelip geçen mü’min kardeşlerin için istiğfat et. Sonra bütün bu okuduğun duaların sonunda şu duayı oku:

“Allah’ım, bana günahları, beni hayatta baki kıldığın müddetçe ebediyen terkettirerek merhamet eyle. Bana faydası olmayan şeylere teşebbüsüm sebebiyle bana acı.
Seni benden râzı kılacak şeylere hüsn-i nazar etmemi bana nasîb et. Ey semâvât ve arzın yaratıcısı olan celâl, ikram ve dil uzatılamayan izzetin sâhibi olan Allah’ım.

Ey Allah! Ey Rahman! Celâlin hakkı için, yüzün nuru hakkı için kitabını bana öğrettiğin gibi hıfzına da kalbimi icbâr et. Seni benden razı kılacak şekilde okumamı nasîb et.

Ey semâvât ve arzın yaratıcısı, celâlin ve yüzün nuru hakkı için kitabınla gözlerimi nurlandırmanı, onunla dilimi açmanı, onunla kalbimi yarmanı, göğsümü ferahlatmanı, bedenimi yıkamanı istiyorum. Çünkü, hakkı bulmakta bana ancak sen yardım edersin, onu bana ancak sen nasib edersin. Her şeye ulaşmada güç ve kuvvet ancak büyük ve yüce olan Allah’tandır.”

“Ey Ebû’l-Hasan, bu söylediğimi üç veya yedi cuma yapacaksın. Allah’ın izniyle duana icâbet edilecektir. Beni hak üzere gönderen Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun bu duayı yapan hiçbir mü’min icâbetten mahrum kalmadı.”

İbnu Abbâs (radıyallâhu anhüma) der ki: “Allah’a yemin olsun, Ali (radıyallâhu anh) beş veya yedi cuma geçti ki Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a aynı önceki mecliste tekrar gelerek:

“Ey Allah’ın Resûlü! Geçmişte dört beş âyet ancak öğrenebiliyordum. Kendi kendime okuyunca onlar da (aklımda durmayıp) gidiyorlardı. Bugün ise, artık 40 kadar âyet öğrenebiliyorum ve onları kendi kendime okuyunca Kitabullah sanki gözümün önünde duruyor gibi oluyor. Eskiden hadisi dinliyordum da arkadan bir tekrar etmek istediğimde aklımdan çıkıp gidiyordu. Bugün hadis dinleyip sonra onu bir başkasına istediğimde ondan tek bir harfi kaçırmadan anlatabiliyorum.” dedi.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu söz üzerine Hz.Ali (radıyallâhu anh)’ye:

“Ey Ebû’l-Hasan! Kâbenin Rabbine yemin olsun sen mü’ minsin!” dedi.” (Tirmizî, Daavât 125, (3565).

Unutkanlık için etkili başka bir dua ( Hafızayı Kuvvetlendirmek İçin Dua )

“Allâhümmerzuknâ hıfzalmürselîn ve ilhâmel enbiyâi ve fehmel evliyâi bi keramike yâ ekramel ekramîn ve bi rahmetike yâ erhamerrâhimîn”

HAFIZANIN KUVETLENMESİ İÇİN DUALAR
Aşağıdaki Dualar da hafızanın kuvvetlenmesi için okunabilir ;
—————————————————————
1.Her zaman okunduğunda hafızamız kuvvetlenir:

“Rabbi zidnî ilma”

Manası: “Ey Rabbim! Benim ilmimi arttır.”

“Rabbim! İlmimi arttır” de. (Tâ Hâ Suresi, 114. Ayeti Kerime)

2.İmtihana girerken 7 defa okunduğunda zihni açtığı rivayet olunur:

”Rabbi zidnî ilmen ve fehma ve el hikni bissalihin rabbiş rahli sadri veyessir li emri vahlül ükteden bi-lisani yefgahu gavli ya Hafizü ya Rakibu ya Nasirü ya Allah.Rabbi yessir ve la tuassir Rabbi temmim bil hayr.”
—————————————————————-
3.Bu duayı günde 19 defa 40 gün okuyanların hafızalarının açıldığı, unutkanlıkların gittiği rivayet olunur:

”Ya Hayyu Ya Kayyum, fela yefutu şey’ün min ilmihi vele yeüdühü.”
——————————————————————
4.Tahrim Suresi 8.ayetin sonundaki duayı her gün en azından 100 defa okumanın beyin kapasitesinin açılmasında faydalı olduğu rivayet olunur:

“Rabbenâ etmim lenâ nûranâ vaġfir lenâ inneke ‘alâ kulli şey-in kadîr.”

Abdestli bir şekilde bir bardak suya 7 fatiha 7 kevser 7 ayetel kursi 7 ihlas okunur ve suya 3 kere üflenir ve şu tekrarlanır. bu suyu içen kişinin hafızası kuvvetli olsun denir. ve Niyet ediyorum Hafızamın güçlenmesi için diyerek 3 yudumda su içilir. Yaradanın izniyle o gün hafızası zayıf olmaz.
———————————————————————-
Her işittiğini aklında tutmak isteyen kimse, her gün 27 kere aşağıdaki duayı okur ve buna 40 gün devam ederse hafızası son derece kuvvetlenir.

Ya Hayyü, Ya Kayyüm. Fe la yefutü şey’ün min ılmih.
———————————————————————–
Şeddad İbnu Evs (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) namazda şu duayı okumamızı öğretiyordu:

“Allàhım! Senden işte (dinde) sebat etmeyi, doğruluğa da azmetmeyi istiyorum. Keza nimetine şükretmeyi, sana güzel ibadette bulunmayı taleb ediyor, doğruyu konuşan bir dil, eğriliklerden uzak bir kalb diliyorum.

AIIahım, senin bildiğin her çeşit şerden sana sığınıyorum, bilmekte olduğun bütün hayırları senden istiyorum, bildiğin günahlarımdan sana istiğfàr ediyorum!” Tirmizi, Daavât 125, (3565).

UNUTKANLIKTAN KURTULMAK İÇİN
Zekanın açılması, hafızanın gelişmesi için dua okumanın yanında, maddi tedbirlere uymak ve yapılan işin gereklerini yerine getirmek gerekir. Dersine çalışması gereken bir öğrenci sadece diliyle değil haliyle ve bedeniyle de dua etmelidir. Buna fiili dua denilmektedir. Üzerine düşen görevi hakkıyla yerine getirdikten sonra diliyle dua etmek de kavli duadır. İki kanatlı bir kuş gibi, hem fiili hem de kavli duayı beraber yapmakla istediği yere uçabilecektir.

Ayrıca öğrendiklerini unutmamak ve onları korumak için de bazı tedbirler almalıdır. Çünkü unutkanlığa sebep olan konular vardır. Bunlardan sakınmak gerekir. Bazılarını kısaca söyleyelim:

UNUTKANLIĞA NEDEN OLABİLEN ŞEYLER
1. Harama bakmak.
2. Haramla beslenmek.
3. Zihni çok yoracak olan gereksiz şeylerle doldurmak. Televizyon, bilgisayar gibi.
4. Aşırı derecede bedene zarar verecek kadar cinsel ilşkiye girmek. Özellikle kendi kendine tatmin olmak.
5. Zihnin sürekli çalışmasını engelleyecek kadar boş durmak.

ABD Başkanı John Fitzgerald Kennedy neden öldürüldü

06 Haziran 2018 Yazan  
Kategori TARİHİ BİLGİLER

Dünyayı yöneten derin güç Rotschild hanedanlığı ( 6 )
ABD dolarını basma yetkisini Rotshild ailesinden alınınca, intikam planı devreye girdi :

Kennedy bununlada yetinmemiş 4 Haziran 1963′te Amerikan temsilciler meclisine danışarak çıkarttığı 11110 sayılı kanunla Amerikan dolarını basma yetkisini Rotshild ailesine ait olan Federal Reserve Bank’ın elinden alarak Amerikan Merkez Bankası’na vermiş ve ”bir ülkenin parasının denetimin şahısların elinde olmasının büyük bir sorun olduğunu” belirterek kendi sonunu hazırlamıştır..

Federal Reserve Bank ve dolar İsrail’in en büyük gelir kaynağıdır tabiri caizse şah damarıdır..Kennedy, doları basma yetkisini Federal Reserve Bank’ın elinden alarak adeta İsrail’in şah damarını kesmiştir..Neticede İsrail için Kennedy’nin etkisiz hale getirilmesi farz olmuştur..
Kennedy’nin seçimleri kaybetmesini beklemek boş bir umuttu çünkü Kennedy halktan büyük destek görüyordu..
Kennedy’e seçimler kaybettirilse bile sonradan kazanması yüksek ihtimaldi..Üstelik Kennedy’nin kardeşi de gelecek vaad eden bir polikacıydı..Dünyada hiçbir aile böylesine politik bir gücü elinde tutmayı başaramamıştı..Tek bir çare gözüküyordu..O da suikastti..

ABD Başkanının yardımcılığına kadar sızmışlardı.
Kennedy birşekilde öldürülürse Amerikan yasaları gereği yerine yardımcısı getirecelecekti..Kennedy’nin yardımcısı Lyndon Johnson’dı..Johnson tam bir İsrail taraftarıydı..
Kendi politik hırsları yüzünden İsrail’e gözünü kırpmadan yardım edebilirdi..Üstelik Kennedy ile hiç iyi geçinemiyordu, söylentilere göre Kennedy kendisini kovmaya çalışıyordu..
İsrail Kennedy yok etmek için suikast kararı alır ve kararı Amerikan derin devleti için derin bağlantılarını kullanarak çok gizli bir biçimde uygulamaya koyar..Kennedy’i öldürmek için en uygun ortam seçim kampanyaları için geleceği Dallas’tır..
Dallas’ta herzamanki gibi üstü açık araba ile halkı selamlayacak olan Kennedy’i korumakla görevli CIA ajanları özel olarak ayarlanacak ve başkanın güvenliği sabote edilecekti..
Böylece suikast çetesi Kennedy’i rahatlıkla Öldürebilecekti

Ve John Fitzgerald Kennedy’nin öldürüldü
Suikast çetesi için değişik rivayetler vardır.. Kimileri Kennedy’i Fransız suikast çetesinin öldürdüğünü, kimileri ise kübalı sürgünlerin öldürdüğünü iddia eder ancak kesin olan birşey varki Kennedy’i ödürenler çok profosyonel ve acımasız keskin nişancılar(snıper)’lardan oluşan bir suikast timidir..
Kennedy Dallas’ı ziyaret etmeden önce akşam yani 21 Kasım 1963 akşamı Dallas’ta gökten boşalırcasına yağmur yağmıştır Ancak şehir halkı buna rağmen başkanı eniyi şekilde karşılamak için elinden geleni yapmıştır..
‎22 Kasım 1963 sabahı Washington D.C’den Air Force One uçağı ile Dallas’a gelen başkan Kennedy ve eşi, sabah 9′ta şehir merkezinde Dallas valisi Connaly ile birlikte kahvaltı ettikten sonra üstü açık bir limuzine binerek halkı selamlamaya başlamışlardır..

Tam 6 aracın olduğu kortejde en son arabada başkan Kennedy ve vali Connaly vardır..Önde motosikletli SS korumalar ve yanda CIA ajanlarının bulunduğu arabalarla Kennedy’nin arabası Kortejle birlikte Elm caddesinden Houston’a doğru beklenmedik bir dönüş yapar…O sırada silah sesleri yükselmeye başlar..
Polisler telsizle anons etmeye başlar..”Korteje ateş ediyorlar yere yatın” diye..Tam 6 el silah sesi duyulur..Birinci mermi arabayı komple ıskalar ve alt geçitte bekleyen Edmund Harris adındaki taksi şöförünün kulağını parçalar..İkinci mermi Kennedy’i tam omzundan vurur..Üçüncü mermi Kennedy’i
ıskalayıp ön koltuktaki vali Connaly’i omzundan vurur.Dördüncü mermi Kennedy’i boynundan vurur,aynı mermi başkanın vücudundan çıkıp Vali Connaly’i sırtından vurur..Beşinci mermi arabayı ıskalayıp dikiz aynasını kırıp dışarı çıkar..ve Altıncı mermi…Altıncı mermi başkan Kennedy’i tam kafasından vurur..Başkanın kafasını parçalayan mermi bulunamaz..
Suikastten sonra yapılan araştırmalarda Kennedy’i sözde komünistlerden vatan haini Lee Harvey Oswald’ın vurduğu iddia edilir..Ortada altı mermi olmasına rağmen Oswald’ın tek katil olduğu görüşüne verilir..
İddialara göre Oswald Texas Okul kitapları bürosunun altıncı katındaki pencere dibinden İtalyan yapımı Manlicher Caracano marka snıper tüfeği ile başkan Kennedy’i ve Vali
Connaly’i altı kez vurarak başkanı öldürmeyi başarmıştır..
Sözde suikastçi snıper Lee Harvey Oswald’ın vurduğu başkan Kennedy feci şekilde can vermiş ve Lee Harvey Oswald apar topar hapsi boylamıştır..Ortadaki deliller birden çok keskin nişancının olduğunu göstermesine rağmen İsrail denetimindeki Amerikan derin devleti suçu Lee Harvey Oswald’ın üzerine
atarak delilleri bir bir yok etmiştir..Suikasti gören 57 kişi ya bir kaza ile yada intihar ile ölü bulunmuştur..
Lee Hervey Oswald ise suikastten iki gün sonra mahkeme çıkışında yüzlerce FBI ajanı ve polisin arasında yahudi bir bar işletmecisi olan Jack Ruby tarafından öldürülmüştür..
Bu Amerikan milliyetçisi yahudi,Lee Harvey Oswald’ı öldürmesinin nedenini ise ”komünistlerden Amerikanın aldığı intikam”olarak yorumlamıştır..
Birden çok keskin nişancı tarafından vurulan Kennedy’nin otopsisini Amerikan ordusundaki üst düzey amiral ve generaller yürütmüş ve otopsideki suikast delillerini bir bir sabote etmişlerdi..
Ailesi Kennedy’nin kafasının kesilerek incelenmesini ve böylelikle gerçek suikastçilerin bulunmasını istediğinde ise Amerikan birimleri konuyu şiddetle reddetmişlerdir..Kennedy apar topar gömülerek konu ört pas edilmiştir..
Başkan Kennedy’nin suikast sonucu öldürülmesinden sonra başkan adayı olan kardeşi senatör Robert Kennedy de bir basın toplantısı sırasında İsrail işbirlikçisi Filistinli bir genç tarafından kurşunlanarak öldürülmüştür…

Turuva atının kısa öyküsü

06 Haziran 2018 Yazan  
Kategori TARİHİ BİLGİLER

TURUVA ATININ ÖYKÜSÜ
Antik Truva şehrinin kralı olan Priamos’un oğlu Paris, Menelaus’un genç ve güzel karısı güzel Helena aşık olur. Aşk tanrıçası Afrodit’in yardımlarıyla Sparta Helen’i Truva’ya kaçırır. Kral Menelaus’un kardeşi Agamennon Truva’ya saldırır ve Truva savaşları başlar.

Nifak Tanrıçası Erins’in saçtığı nifak tohumları yeşermiş ve Akatlarla Troyalılar karşı karşıya gelmişlerdir.
Truvalılar ise Anadolu’daki diğer güçleri yanlarına alarak savunmaya geçerler. Savaş yıllarca sürer. Kesin bir sonuç çıkmayınca Akhalılar kurnaz bir strateji benimserler. Odysseus’un fikirleri sonucunda tahtadan dev bir at yaparlar. Odysseus ve bir çok iyi asker atın içine gizlenirler ve ordunun kalanı gözden uzaklaşır.

Bunun üzerine Akhaların kaçtığına inanan Troyalılar tahta atı içeriye alarak eğlenmeye başlarlar
Truvalılar tahta atı içeri alırlar. Bu sırada zafer eğlenceleri başlar. İçkinin de etkisiyle iyice zayıf düşen Truva ordusu birden karşısında dev tahta atdan çıkan savşçı Akhalıları bulur. Eş zamanlı olarak Akhalı ordusu gizlice tekrar Truva kapılarına yanaşmıştır. Atdan çıkan askerler onları da içeri alır ve Truvalıları avlarlar. Şehri yakıp yıkarlar. Kral Menelaus’da karısı Helen’i de alıp memleketlerine dönerler.

Süt ve faydaları

06 Haziran 2018 Yazan  
Kategori BİTKİLER VE SAĞLIK

Sütün faydaları yararları nelerdir
Çocukluk döneminin ilk birkaç yılının, bir çocuğun gelecekteki sağlıklılığı üzerinde hayati bir önemi vardır. Gıdalar ve gıdaların önemli besin öğeleri, kuvvetli kemik ve diş, sıkı kas ve sağlıklı doku oluşturmaya yardım eden maddelerdir.
Süt, memeden kesilen çocuğun gıdasının önemli bir parçası olmaya devam eder. İki yaşın altındaki çocuklara tam yağlı süt verilmelidir. Çünkü sütteki yağın sağlayacağı enerji ve vitamin A’ya ihtiyaçları vardır. 2 yaşından sonra daha çeşitli gıdalarla beslenmeye başladıklarından diyetlerine Constityavaş yavaş yarım yağlı süt girebilir.

Ergenlik çağında besinlere ihtiyaç oldukça yüksektir. 12.5-15.5 yaş arasında erkek çocuklar daha hızlı büyürler ve yılda 10cm’ye kadar boyları uzayabilir. Büyüme hızı kızlarda biraz daha azdır.

Süt Tüketimi
Gençler için sağlıklı bir beslenme düzeni, mümkün olduğunca besleyici değeri yüksek olan çeşitli gıdaları içermelidir. Ergenlik çağında kalsiyum ihtiyacı kemiklerin büyüme ve gelişmesine bağlı olarak özellikle çok yüksektir.

Günde 500ml. süt veya eşdeğer miktarda peynir veya yoğurt, gençlerin kalsiyum ihtiyacını karşılayacaktır. Küçük bir kase yoğurt veya küçük bir parça peynir bir bardak sütün yerine geçebilir.

Süt aynı zamanda, enerji, protein ve çeşitli vitaminleri de sağlar ve yemek arası içecek olarak dişleri de korur.
Süt ve süt ürünlerinin uyumluluğu, çeşitliliği ve besleyici olması, bu ürünleri yaşlılar için de değerli kılmaktadır.

Süt ve süt ürünleri gıdalara ilgisini kaybeden kişiler için özellikle önemlidir. Süt çeşitli gıdalarda çeşitli pişirme şekilleri ile kullanılabilir. Soslarda, puddinglerde, kahvaltılarda veya soğuk ve sıcak içeceklerde kullanılabilir. Süt ve peynir besleyiciliği arttırmak için diğer gıdalara eklenebilir (çorbalar, püreler gibi).

Sütün Yararları nelerdir ?
* Kemik erimesini önler
* Mikrobik enfeksiyonlara karşı etkilidir
* İshali tedavi eder
* Mide rahatsızlıklarını giderir
* Sindirim sistemini düzene sokar
* Ülseri önler
* Beyine enerji verir
* Diş çürüklerini önler
* Kronik bronşiti önler
* Tansiyonu düşürür
* Yağsız süt, kolestrolü düşürür
* Kanserin önlenmesine yardımcı olur
* Büyüme ve gelişmeyi sağlar.
* Vücudu sağlamlaştırır, güçlendirir.
* Kemik erimesini önler
*-Saç ve tırnakların oluşumunda büyük rol oynar.
* Yaşlanmayı geciktirir.
* Vücutta ödem yapan sıvıların toplanmasını önler.
* Cilt üzerinde nemlendirici etki yaparak cildin yıpranmasını engeller.

Hangi hastalığa hangi poliklinik bakar

06 Haziran 2018 Yazan  
Kategori BİTKİLER VE SAĞLIK

HANGİ HASTALIĞA HANGİ BÖLÜM DOKTORU BAKAR
Hangi hastalığa hangi bölüm bakar

DAHİLİYE (İç Hastalıkları) :
Ağız kuruluğu
Göğüs ağrısı (buna bağlı sol kol ağrısı)
Sık idarara çıkma
Karın ağrısı
Mide ağrısı
Mide eksimesi
Gastrit,
İshal, Kabızlık,
Terleme,

TANSİYON : Baş ağrısı, Baş dönmesi, bulantı, kulak çınlaması, burun kanaması, kalp ağrıları. Olarak sıralanır.)

KULAK BURUN BOĞAZ (KBB) :
Boğaz ağrısı,
Burun akıntısı
Nezle
İşitme kaybı
Kulaktan kan gelmesi
Burun eğriliği
Burunda şekil bozukluğu
Burundan kan gelmesi
Horlama,
Kulak iltihabı,
Saman nezlesi,
Sinüzit,
Tükürük Bezi Hastalıkları
Uçuk,
Kulak ağrısına eşlik eden baş dönmesi
Uzun süreli kulak akıntısı
Baş dönmesi
Çene eklem hastalıkları
Kulak çınlaması
Aft

KALP DAMAR CERRAHİ i :
Göğüs ağrısı ( buna bağlı sol kolda ağrı)
Kalp,
Damar,
Damar sertliği,
Çarpıntı
Bacak damarlarında siyahlaşma
Ayaklarda morarma
Bacaklarda ağrı

ENFEKSİYON HASTALIKLARI :
Grip,
Sarılık,
Göz beyazlarında sararma,idrar renginde koyulaşma,iştahsızlık,bulantı.
Halsizlik, Yorgunluk
Karın ağrısı ve buna bağlı İshal,
Kabakulak,
Köpek, kedi, vb. hayvanlar tarafından ışırık yada tırmalanma halleri
Büyük dışkıda,Tenya,parazit.
Ayağa yada vucudun herhangi bir yerine paslı metal batması
Öksürük,balgam
Taşıyıcı sarılık
Ateş,terleme (Brucella)
Kene sokması
Ayaklarda / bacaklarda kızarıklık,şişlik,ağrı.

GENEL CERRAHİ (Hariciye) :
Apandisit : ( ilk olarak karın üst bölgesinde ağrı ile başlar, Karın üst bölgesindeki ağrı hafifler ve karın sağ alt bölgesinde ağrı başlar, Karında hissedilen ağrının yavaş yavaş şiddetlenmesi, Karında hissedilen ağrının süreklilik kazanması, Ateş, Kalp atışlarında hızlanma, İştah kaybı, Mide bulantısı ve kusma )

Memede ağrı
Memede kollara doğru yayılan ağrı
Memede sertlik hissi
Memede ele gelen sertlik
Karın bölgesinde şişlik buna bağlı ağrı
Kangren,
Basur,
Hemoroid,
İnce bağırsak,
Kalın bağırsak,
Karaciğer,
Mide,
(Tiroid bezinin az çalışması); yorgunluk, halsizlik, uyuşukluk ve uyku hali, konsantrasyon bozukluğu, sersemlik hissi, depresyon, saç dökülmesi, ciltte kuruma ve soğukluk hissi, kabızlık, kilo alma, göz kapakları ve bacaklarda şişlik, terlemede azalma, balmumu gibi cilt, soğuğa tahammülsüzlük, üşüme, ses kalınlaşması, ses kısılması, konuşmada ağırlaşma, reflekslerde azalma, tansiyon, kolesterol yüksekliği ve nabız düşüklüğü, adet düzensizliği, hamile kalmada zorluk, çocuklarda boy kısalığı ve gelişme geriliği gibi belirtilerle kendini gösterir.

Hipertiroidi ; sinirlilik, aşırı heyecan, duygusallık, kilo kaybı, terleme ve vücut sıcaklığında artma, ellerde titreme, nabız sayısında ve tansiyonda artış, cilt terleme ve nemlilik hissi, saç dökülmesi, sıcağa tahammülsüzlük, bağırsak hareketlerinde artma, adet düzensizliği, gözde canlı bakış, bazen tek gözde büyüme, bazen çift görme şeklinde ortaya çıkar.

Vucudda et beni veya yağ bezesi
Siddetli karın ağrısı
Büyük dışkı ile gelen kan
Dönüşümlü olarak ishal ve kabızlık.
Yağakarşı duyarlılık, bağırsak gazları ve karında doygunluk duygusu
Sağkaburga altında baskı, sağ kürekkemiğine kadaryansıyan sırt ağrıları, sağ omuz bölgesindegerginlikler.
Göbek bölgesinde ağrı ve şişlik
Kasıkta ağrı ve şişlik

NÖROLOJİ :
Hafıza kaybı
Unutkanlık
Kol ve bacaklarda uyuşma hissi
Ellerde titreme
Parmak uçlarında uyuşukluk
Vucudun sağ veya sol tarafında uyuşukluk hissi
Baş ağrısı,
Felç,
Baş dönmesi
Baş dönmesi
Kasılma
Bunama
Çift görme
Yüz ağrısı
Dengesizlik
İstemsiz hareketler
Vücutta seyrime

DERMATOLOJİ (Deri Hastalıkları) :
Sıksık tekrar eden ağız içi yaraları
Akne,
Bel soğukluğu,
Deri kanseri,
Egzama,Allerjik deri hastalıkları,
Mantar,
Nasır,
Saç dökülmesi,
Vücudun herhangi bir yerinde renk değişikliği (ala)
Siğil,
Sivilce,
Uçuk,
Kaşıntı
İyileşmeyen yada geç iyileşen deri yaraları
Cilt lekesi
Benler,çiller,doğum lekeleri,
Tırnak bozuklukları,
Ayak,koltuk altı terlemeleri,
Kıl dönmesi,aşırı kıllanma,
Sedef hastalığı,
Zona.

ORTOPEDİ :
Vucudun eklem yerlerindeki ağrılar
Nemli havalarda hissedilen eklem ağrıları
Ayak bileği burkulmaları
Bacak Bel Boyun Fıtık Kalça ağrıları
Kas Kemik Kırıklar
Omurga Omuz Romatizma
Siyatik
Topuk dikeni
Bütün eklem ağrıları
Bağ kopmaları
Lif kopmaları
Kas ağrıları
Düşmelere bağlı kol ve bacak ağrıları

ÜROLOJİ (Bevliye):
İdrar yaparken yanma hissi
İdrar yolunda akıntı.
Sık idrara çıkma
İdrar yapamama tıkanma
Böbrek taşı,Bel ağrısıyla beraber bulantı olması,
Erken boşalma,
Frengi,
İktidarsızlık,
Kısırlık,
Mesane,
Penis Hastalıkları,
Prostat
Testislerde ağrı
Gece sık sık idrara kalkma
Kanlı idrar yapma (Kanlı işeme)
Torbalarda şişme
Testislerde sertlik,şişme
Sünnet derisinde şişlik,kızarıklık.

GÖĞÜS CERRAHİ HASTALIKLARI :
Kaburga kırıkları,
Göğüs ağrısı
Nefes almada güçlük ve nefes alırken hırıltılı ses
Nefes darlığı,
Zatürre,
Pnömoni,
Tüberküloz,
Öksürüğe bağlı ağızdan kan gelmesi
Yoğun kıvamlı bağlam çıkarma
Düşme yada göğse alınan darbe sonucu göğüs ağrısı
Göğüs içerisinde sıvı toplanması
Akciğer Kanseri
Göğüs duvarı şekil bozuklukları
Göğüs içi maligniteler
Akciğer apsesi
Diafragma rahatsızlıkları
Göğüs duvarı tümörleri
Soluk borusu rahatsızlıkları

PSİKİYATRİ :
Depresyon,
Gereksiz korkular
Sosyalleşme bozukluğu
Kekemelik
Davranış bozukluğu
Uyku bozukluğu,
Uykusuzluk
Huzursuzluk
Tedirginlik
Anksiyete Bozukluğu,(Kaygı bozukluğu.)
Sosyal fobi,özgül fobi,
Kişilik bozuklukları,
Alkol,madde kullanımı,bağımlılığı,
Öğrenme güçlüğü,
Dikkat eksikliği,Hiperaktivite,
Panik atak,
Şizofreni,
İnsominio (Uyku bozukluğu,)
Davranış bozukluğuna karşı gelen bozukluklar,
Bipolar bozukluk (İki uçlu duygu durum bozukluğu )(Mani depresyon)
Şizoeffektif bozukluk,
Psikiyatrik hastalıklarda tedaviler
Davranış bozukluğu,Karşı gelme bozukluğu,
Mental Retardasyon (Zeka geriliği)

GÖZ HASTALIKLARI :
Uzağı görme güçlüğü
Yakını görme güçlüğü
Görme netliği bozukluğu
Arpacık, göz rahatsızlığına başlı baş dönmesi
Gözde kızarıklık yanma hissi
Göz kuruluğu
Baş ağrısı ( görme bozukluğuna bağlı)
Ani görme kaybı
Gözde ani ortaya çıkan sinek uçuşmaları,ışık çakmaları,
Gözde çapaklanma,
Göz ağrısı,batma.

KARDİYOLOJİ :
Göğüste tam yeri belli olmayan sıkışma hissi
Bu ağrı sol kola ve çeneye doğru yayılır
Ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır, fakat geçmez. Ağrı yarım saatten uzun sürer.
Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı
Nefes darlığı

ENDOKRİNOLOJİ :
(Tiroid bezinin az çalışması);
Yorgunluk, halsizlik, uyuşukluk ve uyku hali,
konsantrasyon bozukluğu, sersemlik hissi, depresyon,
saç dökülmesi, ciltte kuruma ve soğukluk hissi,
kabızlık, kilo alma, göz kapakları ve bacaklarda şişlik,
terlemede azalma, balmumu gibi cilt, soğuğa tahammülsüzlük,
üşüme, ses kalınlaşması, ses kısılması, konuşmada ağırlaşma,
reflekslerde azalma, tansiyon, kolesterol yüksekliği,
nabız düşüklüğü, adet düzensizliği, hamile kalmada zorluk,
çocuklarda boy kısalığı ve gelişme geriliği gibi belirtilerle kendini gösterir.

HİPERTİROİDİ :
(Tiroid bezinin çok çalışması) ise; sinirlilik, aşırı heyecan, duygusallık,
kilo kaybı, terleme ve vücut sıcaklığında artma, ellerde titreme,
nabız sayısında ve tansiyonda artış, cilt terleme ve nemlilik hissi,
saç dökülmesi, sıcağa tahammülsüzlük, bağırsak hareketlerinde artma,
adet düzensizliği, gözde canlı bakış, bazen tek gözde büyüme, bazen çift görme şeklinde ortaya çıkar.

GASTROENTEROLOJİ :
Kabızlık
İshal
Kusma
Bulantı
Karın ağrısı
İrritabıl barsak sendromu
Retrosternal yanma hissi (Göğüs ortasında yanma hissi)
Asit reflüsü (Ağza acı su gelmesi)
Safra kesesi ağrısı.
Midede yanma hissi
Midede ekşime hissi
Aşırı geyirme
Aşırı gaz çıkarma
Mide hastalıkları,
Bağırsak hastalıkları,
Karaciğer hastalıkları,
Safra kesesi ve yolları hastalıkları,
Pankreas hastalıkları,
Sarılıklar,
Hepatitler

FİZİK TEDAVİ :
Ağrılı eklem sorunları
Bel ve boyun ağrıları
Kol, dirsek, el ve bilek ağrıları (sinir sıkışmaları, tenisçi dirseği, karpal tünel sendromu…) Elde-ayakta uyuşma.
Ayak, ayak bileği ağrıları (hallux valgus, düz tabanlık…)
Eklemlerde kireçlenme,Dizde kireçlenme.
Disk hernileri (bel-boyun fıtıkları)
Osteoporoz (kemik erimesi/zayıflığı)
Fibromiyalji, çeşitli kas hastalıkları,Kas ağrıları.
Romatoid artrit, Ankilozan spondilit ,Romatizmal hastalıklar
Diğer romatizmal hastalıklar (yumuşak doku romatizması; tendinit, eklem ve kas zorlanmaları…)
Felçli hastalar

NEFROLOJİ :
Gece sık sık idrara kalkma
El, ayaklarda ve gözlerde şişme
İdrar yapmada bozukluklar
Ağrılı idrar
Uykuda idrarı tutamama
Böbrek hastalıklarının tedavisi,hipertansiyon,diyabet ve aterosklerozun böbrek fonksiyonlarına karşı koruyucu hekimlik hizmetleri,son dönem böbrek hastalarının destek tedavileri ve takibi hizmetleri verilmektedir.
Böbrek iltihapları(Nefrit,Pyelonefrit gibi)
Böbrek yetmezliği(Akut veya kronik)
İdrar yolu enfeksiyonları
Hipertansiyon (Böbrek kaynaklı)

PLASTİK CERRAHİ :
Deri kanserleri
İyileşmeyen yaralar
Deri yanıkları
Doğumsal hasarlar
Yanık izleri
Yarık dudak
Yarık damak
Meme büyütme
Meme küçültme
Göz kapağı düşüklüğü
Göz kapağı hasarları
Et benleri;renkli benler
Kulak şekil / bozuklukları
Deri aşıları
Yağ alma
Yağ verme
Burun şekil bozuklukları
Deri gençleştirme (Kimyasal yöntem)
Deri kırışıklıkları için Botoks uygulamaları

Evde dondurma nasıl yapılır

06 Haziran 2018 Yazan  
Kategori KADIN VE MUTFAK

Dondurma tarifleri

Malzemeler:
2 paket krem şanti
1 su bardağı tozşeker
2 su bardağı soğuk süt
4 yumurta
isteğe göre:kakaolu krem şanti

YAPILIŞI
Yumurtaları toz şekerle karamalize olana kadar çırpın, diğer taraftan iki su bardağı krem şantiyi aynı şekilde çırpın,
iki karışımıda karıştırıp iyice karışsın daha sonra dondurucuya koyun. Üzerinden 24 saat geçtikten sonra servis yapın.
NOT:Eğer dondurmayı kakaolu isterseniz kakaolu krem şanti kullanın.çocularınız için hem güzel hem de kolay bi tarif.
Afiyet olsun

Dondurma tarifleri 2
MALZEMELER
1 adet büyük paket çikolata
2 Paket vanilya
1 Su bardağı toz şeker
2 paket kremşanti
2 Adet yumurta
2 Su bardağı süt

YAPILIŞI
Soğumuş süt ile kremşanti’yi sertleşene kadar çırpıyoruz, Daha somra üzerine çırpılmış vanilya ve yumarta eklenir, sonrada kırılmış çikolatalar katılır, kaselere yerleştirerek buzluğuz koyulur, dondukdan sonra afiyet ile yenir.

ÇİLEKLİ DONDURMA

MALZEMELER

1 su bardağı tam yağlı süt
1 su bardağı krema
6 adet yumurta sarısı
2/3 su bardağı (140 gram) şeker
1/2 vanilya çubuğu (ya da 1 çay kaşığı vanilya özütü)
Çilek püresi (tarif altta)
285 gr çilek, küp küp doğranmış

Yapılışı

Büyük bir kaseyi buz ve soğuk suyla doldurup buzlukta bekletin. Orta boy bir tencerede sütü, kremayı ve vanilya çubuğunu kaynama noktasına getirin. Ateşten alın, vanilya çubuğunu ortasından ayırıp içindeki havyarını sıyırıp sütlü karışıma ilave edin.

Paslanmaz çelik bir karıştırma kabında yumurta sarıları ve şekeri köpük köpük olana kadar karıştırın. Hala sıcak olan karışımı (süt ve krema) yavaş yavaş yumurtaya ekleyin ve durmaksızın çırpın (yoksa yumurtalar bir anda pişip topaklanır). Bu kabı benmari usulü bir tencerenin üzerinde 30-40 dakika boyunca koyulaşana kadar tahta bir kaşıkla karıştırmaya devam edin. Koyulaşan karışımı su ve buz dolu kaba oturtarak pişmesini durdurun. Önceden hazırladığınız çilek püresinin tamamını ince bir elekten geçirerek bu karışıma ekleyin ve iyice soğuyana kadar karıştırın. Üzerini hava almayacak şekilde kapayıp mümkünse ertesi güne kadar değilse de minimum 3 saat buzdolabında soğutun.

Soğuyan karışımı dondurma makinenizin prospektüsünde yazan kurallara göre makinenizin haznesine aktarıp karıştırmaya başlayın. Karıştırmanın son 2-3 dakikasında da küp küp doğranmış çilekleri ekleyin. Çok derin olmayan hava geçirmeyen plastik bir kaba boşaltıp en az 5 saat buzlukta beklettikten sonra servis yapın. Servis yapmadan 1 saat önce buzdolabı kısmına alırsanız daha iyi olur çünkü çok uzun süre buzlukta kalırsa içine eklenen çilekler haddinden fazla dondukları için yenmesini güçleştiriyor.

Kadir gecesi nedir neler yapılmalıdır

06 Haziran 2018 Yazan  
Kategori İSLAM VE YAŞAM

KADİR GECESİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR
Kadir gecesinin hangi gün oldugu konusunda birçok görüs ileri sürülmüstür. Ancak ümmetin büyük âlimlerinin çogunlugunun görüşü, Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi olduğu seklindedir.

Kur’ân-ı Kerim’in inmeye başladığı Ramazan ayı’nın yirmi yedinci gecesi. İslâm’da en kutsal ve faziletli gece Kadir gecesidir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.
İnnâ enzelnâhü fî leyletil kadr (1) Ve mâ edrâke mâ leyletül kadr (2) Leyletül kadri hayrum min elfi şehr (3) Tenezzelül melâiketü ver rûhu fîhâ
bi izni rabbihim min külli emr (4) Selâmün hiye hattâ matleıl fecr (5)

Kadir Suresinin Mealinde Allah C.C Şöyle buyurmuştur :
1. Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.
2. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?
3. Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.
4. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.
5. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.

Bu sûrenin inişi hakkında değişik rivâyetler vardır. Bunlardan biri şöyledir:
Bir kere Rasûlüllah (s.a.s) Ashab-ı Kirâma İsrailoğullarından birinin, silahını kuşanarak Allah yolunda bin sene cihad ettiğini bildirmişti. Ashabın buna hayret etmeleri üzerine Cenabı Hak bu Kadir sûresini indirmiştir (Tecrîd-Sarîh Tercemesi, VI, 313).

Bu geceye Kadir gecesi denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır.

a) Kur’ân-ı Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.
b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha faziletlidir.

c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Teâlâ’nın ezelî kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).
d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayıda melek iner.

e) Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır. Yeryüzüne inen melekler uğradıkları her mü’mine selam verirler.

Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’ın yirmi yedinci gecesinde olduğu tercih edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş, ancak; “Siz Kadir gecesini Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız” (Buhârî, Leyletü’l-Kadir, 3; Müslim, Sıyam, 216) buyurmuştur.

Hadislerde Kadir Gecesi
– Ubâde b. Sâmit (r.a) şöyle demiştir: Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem, Kadir Gecesi’ni haber vermek üzere Hâne-i Saâdetinden çıktı. Derken Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Buyurdular ki: Ben, size Kadir Gecesi’ni haber vermek üzere çıkmıştım. Filân ile filân kavga ettiler de ona dâir olan bilgi kaldırıldı. İhtimâl ki hakkınızda bu daha hayırlıdır. Artık siz, Kadir Gecesi’ni yirmiden sonraki yedinci veya dokuzuncu veya beşinci gecelerde arayınız

– İbn-i Abbâs (r.a)’dan rivâyet edildiğine göre, Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ashâb’ım! Siz leyle-i Kadr’i Ramazan’ın aşr-ı ahîrinde arayınız!. Leyle-i Kadir, ya Ramazan’ dan dokuz gece kala, yâhut yedi gece kala, yâhut da beş gece kaladır

– Âişe (r.a)’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ramazan’ın son on günü girince, Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem ibâdet konusunda daha da ciddî bir sa’y ü içtihâd arz ederlerdi. Gecesini ihyâ eder, ehl ü âilesini de ibâdet için uyandırırdı.

– Ebû Hüreyre radiyallâhu anh’den: Şöyle demiştir: Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız Allâh’tan umarak Kadir Gecesi’ni ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.

Zir b. Hubeyş diyor ki, Übey b. Ka’b’a sordum: Kardeşin Abdullah b. Mes’ud: “Yıl boyunca ibadet eden Kadir gecesine isabet eder” diyor, dedim.

Übey b. Ka’b dedi ki: “Allah İbn Mes’ud’a rahmet eylesin. O, insanların Kadir gecesine güvenmemelerini istemiştir. Yoksa Kadir gecesinin, Ramazanda, Ramazanın da son on günü içerisinde yirmi yedinci gecesinde olduğunu biliyordu” dedi.

– Bunu neye dayanarak söylüyorsun, Ey Ebü’l-Münzir (Übey b. Ka’b’ın lakabı)” dedim. Übey;

– Ben bunu Rasûlüllah (s.a.s)’in bize haber vermiş olduğu alametle söylüyorum ki, o da, “o gün güneş şuasız olarak doğar” dedi (Müslim, Sıyam, 220).

İslâm kaynaklarında belirtildiğine göre Allah Teâlâ bir takım hikmetlere dayanarak Kadir gecesini ve onun dışında daha bazı şeyleri de gizli tutmuştur. Bunlar:

Cuma günü içerisinde duanın kabul olacağı saat; beş vakit içerisinde Salât-ı vusta; ilâhî isimler içerisinde İsm-i Azam; bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rızay-ı ilâhî; zaman içerisinde kıyamet ve hayat içerisinde ölümdür. Bunların gizli tutulmasından maksat mü’minlerin uyanık, dikkatli ve devamlı Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalar]. sağlamaktır. Mü’minler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle değerlendirmelidir. Ebû Hüreyre (r.a)’ın rivâyet etmiş olduğu hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur:

“Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmiş günahları bağışlanır” (Buhârî, Kadir, 1).

KADİR GECESİ NASIL DEĞERLENDİRİLİR
Bu geceyi ihya etmekten maksat, bir saat dahi olsa gecenin bir kısmının ibadetle, canlı ve uyanık geçirilmesidir. Kur’an ve hadis okuma, dua ve tevbe, tesbihat ve salâvat, dini sohbetler, gece namazı ve kaza namazları başta olmak üzere, Allah rızası için daha başka iyilik ve güzelliklerle, bu mübarek geceden mümkün mertebe faydalanmaya çalışmalıdır. Bu gece, duaların pek makbul oduğu bir gecedir.
Kadir gecesi ümidi ve niyetiyle geceyi ihya eden, o geceye denk gelmese bile elbette bol sevaba kavuşur.
Bu geceye mahsus, özel bir namaz ve ibadet şekli yoktur. Kadir gecesi namazı olarak, yatsıdan sonra bir nafile namaz kılınması öteden beri hoş görülmüş bir adet ise de, güvenilir kaynaklarada bu konuda bilgi mevcut değildir. Öyleyse herkes istediği gibi nafile namaz kılabilir. Kaza namazı borcu olanın ise, bolca kaza namazı kılması daha uygundur. Ramazanın son on gecesi, kadir gecesine rastlama ümidiyle ayrı bir öneme sahiptir ve ibadetlerle ihyası müstehaptır.
Kadir gecesi, akşam ve yatsı namazlarını cemaatle kılmakla veya yatsı ve teravihin kılınmasıyla kısmen ihya edilmiş olur. Yatsı ve sabah namazının cemaatle kılınması da böyledir. Tabii ki gecenin çoğunu veya tamamını ibadetle ihya etmek çok daha güzeldir.

Hanımların namazları vaktinde kılıp, gecenin diğer amel ve adabını kollamakla; namaz kılma imkanı olmayan mazeretli kimselerin de ibadet niyetiyle dini eserler okuma, dinleme, tefekkür, dua, zikir ve tevbe gibi hallerle gecenin hakkını verip, hissedar olmaları mümkündür.
Kadir gecesindeki sevaplar, bu gece açıktan bilinmese de bin aylık sevaba denktir. Ancak açıkça bilinseydi, bu gecenin günahları da bin aylık olurdu. Şu halde bundaki gizlilik büyük bir nimettir.

KADİR GECESİ KILINACAK NAMAZ
Kadir gecesinde nafile olarak en az 4 rekat Kadir Gecesi namazı kılınabilir.
Bu namazda Zamm-i sure olarak

Kadr Suresi
İnnâ enzelnâhü fî leyletil kadr (1) Ve mâ edrâke mâ leyletül kadr (2) Leyletül kadri hayrum min elfi şehr (3) Tenezzelül melâiketü ver rûhu fîhâ
bi izni rabbihim min külli emr (4) Selâmün hiye hattâ matleıl fecr (5), İhlas Suresi okunur.

İHLAS SURESİ
Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

Niyet ettim, Kadir Gecesi’nde Allah rızası için nafile namazı kılmaya” diye niyet edilir.
1. Rek’atta; bir kere Fatiha Suresi okunup amin denir ve 3 kere Kadr Suresi okunur.
2. Rek’atta; bir kere İhlas Suresi okunup amin denir ve 3 kere İhla Suresi okunur. Ruku secdeler yapılıp oturulur. Ettehiyyat, salli barik duaları okunup selam verilir.
3. ve 4. rekatler da aynı şekilde kılınır.
Namazdan sonra bir kere Teşrik Tekbiri
“Allahu ekber, Allahu ekber, la ilahe illalahü vallahü ekber. Allahu ekber, ve lillahil hamd”
100 kere Kadr Suresi
100 kere İnşirah Suresi,
ve 100 kere de Kadr duası
“Allahümme inneke afüvvün kerimün tühıbbül afve fe’fu anni” okunur.
Manası: “Allah’ım, şüphesiz sen, affedicisin, kerimsin, kullarını affetmeyi seversin, beni de affet(Ya Rabbi)”

TESBIH NAMAZI NASIL KILINIR
Günahların afvına vesîle olan tesbih namazı 4 rek’atlı bir namazdır. Bu namazı kılabilmek için şu tesbihi ezber bilmek gerekir:

TESBİH DUASI
“Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym”

Kalben tesbih namazı kılmaya niyet edilir. “Allâhü Ekber” diyerek namaza başlanır.
Sübhâneke’den sonra 15 kere
Zamm-ı sureden sonra 10 kere,
Rükûda rüku tesbihinden sonra 10 kere,
Rükûdan doğrulunca 10 kere,
Secdede secde tesbihinden sonra 10 kere,
Secdeden doğrulunca 10 kere,
İkinci secde de secde tesbihinden sonra 10 kere,
okunur.
Böylece birinci rek’at kılınmış olur. İkinci rek’ate kalkılınca Fâtiha-i şerîfe’den önce yine 15 kere, diğer yerlerde de, tarif edildiği gibi 10’ar kere Tesbih duası okunarak 4 rek’at tamamlanır.

Tesbih namazının diğer tarafları aynen diğer namazlarda olduğu gibidir. Fark sadece okunan tesbihlerdir. İkinci rek’atte oturulduğunda, “Et-tehiyyâtü…”‘den sonra, “Allâhümme salli…“ ve “Allâhümme bârik…“, üçüncü rek’at için ayağa kalkıldığında da “Sübhâneke…” okunacaktır.

Tesbih namazında her rek’atte okunan tesbih adedi 75’dir. Dört rek’atte 300 tesbih okunmuş olur.

BU GECE NASIL DUA EDEBİLİRİZ
Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimizden, öğrenelim:
“Dedim ki, ‘Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?’
Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam “Allahümme inneke afüvvün tuhibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) dersin’ buyurdu”

 

Kaydet

« Önceki YazılarSonraki yazılar »