Artvin ilimiz hakkında geniş bilgiler

25 Kasım 2018 Yazan  
Kategori ŞEHİRLER VE İLÇELER

Artvin ilimiz ve ilçeleri
Artvin’in konumu Artvin, Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan şehri. Dik bir yamaç üzerine kurulan, tarihi ve tabii güzellikleri ile göz kamaştıran Artvin; kuzeydoğusunda Doğu Karadeniz Bölgesi Karadeniz bölgesinin en dağlık, en fazla yağış alan bulutlanmanın çok olduğu, nem oranının en fazla olduğu bölümdür.Bu bölümde halk geçimini balıkçılık ve tarımcılıktan kazanır. Aynı zamanda Karadeniz Bölgesinin en çok balıkçılığın ve tarımcılığın olduğu bölümdür.kuzeydoğusunda Gürcistan sınırı, güney doğusunda Kars, güneyinde Erzurum, batısında Rize ile çevrilidir.Kuzeybatısında Karadeniz’e, ortalama 50 kilometrelik kıyısı vardır.

ARTVİN’İN TARİHİ
Artvin  Doğu Karadeniz dağlarını  derin bir şekilde yaran Çoruh vadisinin  sol yamacında 230-110 rakımı arasında,meyilli bir arazide kurulmuştur. M.Ö.2000 yıllarından kalan kalıntılara rastlanmaktadır.M.Ö.IX.yüzyılda Urartu hakimiyetine girmiş,I.yüzyılda Pontus Krallığına katılmış,V.yüzyılda Bizans egemenliğine geçmiş,646 yıllarında Halife Hz.Osman döneminde İslam topraklarına katılmış,Bizanslılarla İslam orduları arasında birkaç defa el değiştirmiş,bu değiştirmelerde Artvin nüvezi teşkil edilmiştir.

Müslüman ordularının akınlarını gözetlemek için 939 yılında Artvin Livane Kalesi yapılmıştır.Artvin’de 1068 yılından itibaren Selçuklu hakimiyeti başlamış,daha sonraları Gürcülerin eline geçmiş,tekrar Selçuklu hakimiyetinde Artvin yöresi Azerbaycan Atabegleri idaresinde kalmış,XIII.yüzyılda da Moğol ve İlhanlı istilalarına uğramış,XV.yüzyılda Akkoyunlu Osman Bey Çoruh boyların inmiş,Uzun Hasan ise bu toprakları Akkoyunlu hakimiyetine  almıştır.Bölge daha sonra Gürcü istilasına uğrayınca Artvin Beyleri Trabzon Valisi Yavuz Sultan Selim’den yardım isteyerek Gürcüleri kovmuşlardır.

Kanuni döneminde Erzurum Beylerbeyi Dulkadirli Mehmet Han Yusufeli ve Artvin’i alarak Livane Sancağı kurup(1536-1537) Erzurum Beylerbeyliğine bağlanmıştır.1578’de Osmanlı-İran mücadelesi sırasında Osmanlı hakimiyeti sağlanmış,Çıldır eyaleti kurulunca da Artvin buraya bağlanmış,Livane Sancağı da merkez olmuştur. XIX.yüzyıla kadar Türk’lerin elinde kalan Artvin iki defa Rus işgaline uğramıştır.Haziran 1828 ‘de imzalanan Edirne Muahedesi ile Ahıska Ruslara terk edilince,Çıldır eyaletinin bozulması üzerine Artvin Trabzon eyaletinin Batum sancağına bağlı Livane kazası merkezi olmuştur.

1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sonuna kadar sürmüş,5 Mart 1878 tarihinde imzalanan Ayestefanos antlaşması ile Batum,Kars Ardahan,Eleşkirt,Beyazıt ve Artvin Ruslara savaş tazminatı olarak bırakılmıştır.Bölge halkını yıldıramayacağını anlayan Ruslar,3 Mart 1918 tarihinde yapılan Brest Litavsk barışı ile halk oylaması sonucu %99’dan fazlası Türk hakimiyetini istemeleri neticesi Artvin savaşsız olarak Türklere bırakılmıştır.I.Dünya savaşı sonuna kadar işgalde bulunan Artvin halkı 1914 Kasımında direnişe geçerek Yüzbaşı İsmail Bey komutasında Melo sınır taburu şehir ve çevresini Ruslardan bir süre de olsa temizlemiştir.

2 Kasım 1914’de 18 Aralık 1917 ‘de imzalanan Erzincan ateşkes anlaşmasıyla Ruslar 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı öncesi sınırlarına çekilmiştir.Artvin Osmanluların elinde kalmış,imzalanan Mondros mütarekesi ile Artvin Osmanlıların elinde kalmış,imzalanan Mondros mütarekesi ile Artvin tekrar boşaltılmış,17 Aralık 1918’de İngilizler tarafından işgal edilmiş,İngilizler çekilirken de şehir Gürcistan’a bırakılmıştır.

Bu badirelerden sonra Artvin,T.B.M.M.Hükümetinin yoğun çabalarıyla 7 Mart 1921 sabahı Gürcülerin çekilmesiyle Türk topraklarına dahil edilmiştir. Artvin 4,5 ay süreyle Ardahan Sancağına bağlı kalmış,7 Temmuz 1921’de Artvin Sancağı kurulmuş,1924’de Türkiye İdari Teşkilatı değişikliğiyle vilayet olmuştur.1 Haziran 1933 tarihinde Artvin vilayeti kaldırılarak ,merkezi Rize olan Çoruh vilayetine kaza olarak bağlı kalmıştır.

4 Ocak 1936’da Çoruh vilayeti merkezi Artvin olmuş,20 yıl süreyle kullanılan “Çoruh” adı 1956 yılında “ARTVİN” olarak değiştirilmiştir.

COĞRAFYASI
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Artvin, doğudan Ardahan, güney ve güneydoğudan Erzurum, batıdan Rize illeriyle; kuzeyden Karadeniz, kuzeydoğudan Gürcistan Cumhuriyeti toprakları ile çevrelenmiştir. İl topraklarının % 95’i ormanlarla kaplıdır. Yörede “Karagöl” adıyla anılan küçük göllere sıkça rastlanır.
İl ve çevresinde rakım farklılığından kaynaklanan ılıman, sert ve Doğu Karadeniz iklimi özelliklerine rastlanılmaktadır.

İKLİMİ,
Yeryüzü şekillerinin özellikleri nedeniyle bölgelere göre çeşitlilik göstermektedir. Kıyı kesimlerinde ılık ve yağışlı bir iklim tipi egemendir. Buna karşılık, İl’in iç bölgelerine doğru, yüksek kesimlerde kışlar sürekli ve bol karlı, yazlar serin geçer. Çoruh Vadisi’nin derin tabanında kıyıya oranla daha az yağışlı, kışları fazla sert olmayan bir iklim tipi vardır.

Artvin Doğal Bitki Örtüsü
Toplam alanın % 37’si ormanlarla kaplı Artvin’de Ardanuç, Karanlıkmeşe, Hatilla Vadisi ormanları (milli park), Şavşat-Sahara (milli park), Borçka-Macahel (Camili) bölgesindeki ormanlar bitki türleri ve yabani hayvan çeşitliliği bakımından en önemlileridir. Bu ormanlarda en fazla ladin, kayın, köknar, kızılağaç, meşe, kestane, gürgen görülmektedir.Çengel boynuzlu dağ keçisi, vaşak, boz ayı, yaban domuzu, kurt, tilki, tavşan, çakal, karaca, dağ keçisi vb. yaban hayvanları ile atmaca, şahin, kartal, doğan gibi yırtıcılar, keklik, urkeklik, çulluk, yaban ördeği, üveyik, sarıasma, sarısandal ve dağ horozu gibi diğer kuş türleri, Çoruh Nehri ve Kaçkar dağlarında sıkça gözlenebilen türler arasındadır.Doğu Karadeniz dağlarının denize bakan yamaçlarında her mevsim yağışlı, kışları ılık bir iklim sürmesine rağmen, dağlarla denizden ayrılmış Çoruh vadisinin daha farklı bir iklimi vardır. Burada yağışlar daha az ve sıcaklık farkları fazladır. İç kesimlerde kışlar kar yağışlı, yazları serindir.

ARTVİN’İN AKARSULARI
Çoruh Nehri ve Vadisi: 3225 m. rakımlı Mescit Dağları’ndan doğarak toplam 466 km. kat ettikten sonra Gürcistan sınırları içerisinde Karadeniz’e dökülmektedir. Nehir aynı zamanda dünyanın en hızlı akan nehirlerinden biridir. Yöre, her yıl dünyanın her tarafından gelen, rafting, kano ve nehir kayağı gibi akarsu sporlarını yapan yerli ve yabancı sporcuları ağırlamaktadır.

Zengin flora ve faunaya sahip Çoruh Nehri Vadisi, aynı zamanda kuşların göç yolu üzerindedir. Nehrin çevresindeki bazı kayalıklarda nesli tükenmekte olan kızıl akbaba türü koloniler halinde yaşamaktadır. Ayrıca Çoruh Vadisi boyunca; boz ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi, yaban domuzu, kurt, çakal, tilki, porsuk, sansar, su samuru, tavşan, keklik, yaban horozu, çulluk, yaban ördeği, üveyik, sarıasma, sarısandal, ardıç kuşu, güvercin, tahtalı kuşu ve çeşitli yaban hayvanı türleri bulunmaktadır.

Bayburt’tan başlayıp İspir ve Yusufeli’ni takip ederek Artvin’e kadar uzanan ve yaklaşık 260 km. uzunluğundaki nehirde, 4 farklı etapta rafting yapılmaktadır. Zorluk dereceleri 1, 2, 3, 4, 5, 6’ya kadar çıkmaktadır. Profesyonel sporcuların tercih ettiği nehirde, 1993 yılında 4. Dünya Akarsu Şampiyonası yapılmıştır.

Altıparmak (Barhal) Çayı: Artvin ili sınırları içinde yer alan Altıparmak (Barhal) Çayı, Kaçkar Dağları’nın güney yamaçlarından doğar, yaklaşık 40 km’lik bir mesafe kat ettikten sonra Yusufeli’nin 2 km. güneyinde Çoruh Nehri’ne karışır. Altıparmak Çayı, kano ve nehir kayağı için elverişli olup, yüksek dağlarla çevrili son derece güzel ve etkileyici bir vadi içinden akmaktadır. Dağlardaki karların bütün yaz boyunca erimesi nedeniyle, eylül ayına kadar suyun debisi yüksektir. Vadi, yaban hayatı açısından da çok zengin bir güzelliğe sahiptir.

Altıparmak Çayı Havzası’na Artvin veya Erzurum üzerinden Yusufeli’ne gelerek ulaşılabilir. Yusufeli’nden itibaren 6. km’sinde Öğdem Deresi, Altıparmak Çayı’na karışmaktadır.

Güngörmez Suyu: Yusufeli ilçesi Güngörmez dağlarında bulunmaktadır. Akşam karanlığında suyunun akmaya başlaması ve gün açıldığında suyunun kesilmesi ile ünlüdür.
Artvin’de arazinin fazla dağlık olması nedeniyle, bütün il yüzölçümünün sadece %4’ü tarım arazisi olarak kullanılabilmektedir. Mısır, buğday ekimi, meyvecılık, narenciye, yaygındır.
Hopa ve Arhavi ilçelerinde, fındık ve çay, Berta vadisi ve Ardanuç’ta bağcılık, Çoruh vadisinden Yusufeli’ne kadar olan alanda zeytin, Kemalpaşa bölgesinde tütün yetiştirilmektedir.Artvin’de arazinin fazla dağlık olması nedeniyle, bütün il yüzölçümünün sadece %4’ü tarım arazisi olarak kullanılabilmektedir. Mısır, buğday ekimi, meyvecılık, narenciye, yaygındır.
Hopa ve Arhavi ilçelerinde, fındık ve çay, Berta vadisi ve Ardanuç’ta bağcılık, Çoruh vadisinden Yusufeli’ne kadar olan alanda zeytin, Kemalpaşa bölgesinde tütün yetiştirilmektedir.
İl yüz ölçümünün %55’i çayır ve otlaklarla kaplanmış olduğundan, hayvancılık da gelişmiştir. Ayrıca Borçka ilçesi Murgul bucağındaki bakır madeni şehir ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır.

GÖLLER
Borçka Karagöller: Boçka camili karayolu üzerinde olup,Borçka ilçesine 27 km. uzaklıktadır.1800 lü yıllarda bugünkü Klaskur yaylasının yakınında bulunan bir tepenin toprak kayması sonucu Klaskur deresinin önünü kapatması ile oluşmuş göllerdir. Zengin orman örtüsü ve flora çeşitliliği ile ilgi çekmekte olup kamp turizmi için İlimizdeki sayılı yerlerdendir. Ayrıca yöre halkı tarafından mesire yeri olarak kullanılmaktadır.
Şavşat Karagöl: Şavşat ilçesine 25 km. uzaklıkta olup, Sahara Karagöl Milli Parkı içindedir. Kamp ve Karavan Turizmi için ilimizdeki en uygun yerlerdendir. Göl kenarında özel sektör tarafından işletilen 20 kişilik konaklama tesisi bulunmaktadır.

 

Dağlar
Kaçkar Sıradağları: Rize ve Hopa arasında yer alan, yıl boyunca gözlenebilen keskin buzulları, masmavi gölleri, yeşilin her tonuna sahip ormanları, coşkulu dereleri, binbir çeşit bitkileri ve hayvanları ile doğal bir park görünümünde olan Kaçkar Sıradağları’nın en yüksek tepeleri Altıparmak (3480 m.), Kavran (3932 m.) ve Verçenik’tir (3710 m.).

Dağa yaz aylarında tırmanmak ne kadar kolay ise kış aylarında tırmanmak o kadar zordur. Kış aylarında kar, vadileri doldurur, yaylaları örter ve evler yok olur. Ayrıca, buzulların eğimi her zaman çığ düşmesine uygundur.
Kaçkarlar; Doğu Karadeniz’de Rize – Hopa kıyılarına paralel olarak uzanır. Ağustos ve eylül ayları, yaz tırmanışları için en uygun zamandır. Kış tırmanışlarında ise şubat ve mart ayları en uygun zamandır.

Kaçkar Dağları, genel olarak granit, siyenit, granodiorit ve andezit türü kayaçlardan oluşmuş, şiddetli akarsu ve buzulların aşındırması sonucunda da sert bir görünüm kazanmıştır. Deniz kıyısında yükselmeye başlayan bu dağların kuzey yamaçları gür orman örtüleri ile kaplıdır. Kaçkar Dağları batıdan doğuya doğru 3 bölüm halinde uzanır. Batıda Verçenik, ortada Kavran ve doğuda Altıparmak Dağları yer alır.
Kaçkar Dağları’na kuzey ve güney rotaları takip edilerek çıkılabilir. Kuzey rotası daha çok profesyonellerin tercih ettiği rotadır.
Karchal Dağları Türkiye ile Gürcistan arasında yer alan bu dağlar, geçit kuşlarının göç yolları üzerinde bulunması, endemik bitki çeşitliliği ve uygun trekking parkurları ile ilimizdeki görülebilecek yerlerdendir.

Tarihi Eserler Ve Turistik Bilgiler
Artvin, tarihi ve tabii güzellikleri bakımından zengin bir ilimizdir. Karadeniz’in Antalya’sıdır. Turizme çok müsaittir. Gerekli yatırımlar sağlanırsa, çok kıymetli bir turizm merkezi olabilir.
Borçka’da asırlık ormanlar, Şavşat ilçesi göllerinde, su yüzünde Yunus balıkları gibi gösteri yapan alabalıklar, senenin 12 ayında buzları erimeyen Altıparmak Dağları ve bunlara çarpan bulutların yağmur ve buz haline gelişinin gözle görülüşü, buradan ve diğer dağlardan akan buz gibi suları, Hopa koyu ve sahilin tabii güzelliği, derin vadiler ve koyu bir yeşillik, romatizmaya iyi gelen kaplıcaları ile Artvin çok güzel bir ildir.

Yarlık Yaylası, Kafkasör mesire yeri, Gemya Dağı, Hopa-Sarp arası, Hatila Deresi görülecek yerlerdir. Artvin ilinde çok sayıda şifalı su vardır. Fakat bunların hepsinde yeterli tesis kurulmamıştır. Otingo Çermiği, Zeytinlik Çermiği (mide ve barsak hastalıklarına), Ilıca Köy Çermiği (romatizma hastalıklarına) ve Ciskaro Maden Suyu önemlileridir. Yalnız Hasan Maden Suyu, Acısu, Erenköy İçmesi (Borçka), Oruçlu İçmesi, Çirit Düzü ve Meşeli Maden Suları (Şavşat) diğer şifalı sulardır.

Kaleler: Artvin’de çok sayıda kale vardır. Artvin Kalesi, Köprübaşı semtinde Çoruh köprüsünün yanındadır. Şimdiki kale bu eski kalenin harabeleri üzerinde Osmanlı Devleti zamanında yapılmıştır. Ardanuç Kalesi, Adakale köyü yakınında olup, Gagratlılar tarafından yapılmıştır. Ferhatlı Kalesi, Ardanuç’un Ferhatlı köyündedir. Gürcü Kraliçesi Tamara’nın yaptırdığı Parik Kalesi, Şavşat’a 16 kilometre uzaklıkta Balıklı köyündedir.

Ayrıca Boselt, Kuvarshan, Melo, Şatlel, Ustamis, Babilhan, İşhan, Öğdem, Aşbişen, Nihah, Orşnak, Vecenkert, Petrikisman, Kalmaklı, Kalarçet, Yukarı Hud ve bunlara ilaveten on kale vardır.

Camiler, Salih Bey Camii: Korzul Mahallesinde Sancak Beyi Salih Bey tarafından 1793’te yapılan caminin sanat değeri çok yüksektir. İskenderpaşa Camii, Orta Mahalle Camii, Çarşı Camii ve Balcıoğlu Camii, Hopa’da Sugören Köyü Camii, Borçka’da Muratlı Köyü Merkez Camii, Şavşat’ta Cevizli, Yusufeli’de Kılıçkaya ve Demirkont camilerinin sanat değeri yüksektir.

Ortaköy Cuma Camii: Yüksek bir tepede eski bir kilise yıkıntısı üzerine inşa edilmiştir. Hamamlı Köyü Camii, kilise iken camiye çevrilmiştir.
Ayrıca Artvin’de cami haline getirilmiş 8 kilise vardır. Hamamlı (Dolisane) Camii

İLÇELERİ
ARHAVİ İLÇESİ
Yüzölçümü 314 km2 olan Arhavi, Karadeniz’in kuzeye doğru kıvrıldığı kesimde yer alır. Güney ve güneybatısında Rize’nin Fındıklı İlçesi, doğu ve güneydoğusunda Borçka, doğusunda Hopa, batı ve kuzeybatısında da Karadeniz bulunur.

İlçe topraklarının büyük bir bölümü dağlıktır. Karadeniz kıyı şeridinin hemen arkasında yükselen bu dağlar 3000 m. yüksekliğe kadar ulaşır.

Dağlık yapıdan beslenen debisi ve akışı düzensiz bir çok derecikten beslenen ve yaklaşık 35 kilometre uzunluğundaki Arhavi (Kapisre) deresi ilçenin tek akarsuyudur. Ayrıca, yaylalar üzerinde irili ufaklı çok sayıda buzul gölü bulunmaktadır. Bunların başlıcaları; Nogadid, Sarıgöl, Alacagöl, Büyük Agara, Küçük Agara ve karagöllerdir.

İLÇE EKONOMİSİ İlçenin ekonomisi hayvancılık ve ormancılığa dayanmaktadır. Bunun yanı sıra ekilebilir alanlarda buğday, arpa, çay, fındık, meyva, mısır üretilir.Hayvancılıkta sığır ve koyun yetiştirilir. Hayvansal ürünler tereyağı ve peynirdir.

İlçe turizmi deniz ve tarihi ören yerlerinin bulunduğu dağ ve yaylarlarda yoğunlaşmaktadır. Gezi ve mesire yeri olarak Cihan Kalesi, Çifte Köprü, Gemi Kayası ve Taş Gemi piknik yeri sayılmaktadır.

Arhavi eski bir yerleşim yeri olmakla beraber tarih boyunca hiçbir zaman önemli bir merkez konumuna ulaşamamıştır.

İLÇENİN TARİHÇESİ Fatih Sultan Mehmet,1471 yılında Trabzon’daki Rum Pontus Krallığını ortadan kaldırarak bu toprakları Osmanlı topraklarına katmıştır. Günümüzdeki Arhavi ilçesinin köyleri ve Hopa ilçesinin çevresi de bu sıralar Osmanlı yönetimine alınmıştır. Fatih’in torunu Yavuz Sultan Selim Padişah olmadan önce Trabzon’da vali olarak bulunmuştur. 1510 Yıllarında Yavuz Sultan Selim Arhavi üzerinden geçerek Batum’un yanındaki Gönye Kalesini ele geçirmiş ve böylece Gönye Sancağı kurulmuş Arhavi ilçe olarak, Hopa da nahiye olarak bu sancağa bağlanmıştır.

Cumhuriyet döneminde bucak merkezi olan Arhavi 1954’de Artvin’e bağlı ilçe olmuştur.
İlçede, yaylalar üzerinde irili ufaklı çok sayıda buzul gölü bulunmaktadır. Bunların başlıcaları; Nogadid, Sarıgöl, Alacagöl, Büyük Agara, Küçük Agara ve karagöllerdir.

ARDANUÇ İLÇESİ
Ardanuç’un İl merkezine uzaklığı 39 km.dir.Yüzölçümü 969 kilometrekare olan İlçe; kuzeyde Şavşat, güneyde Yusufeli ve Erzurum’un Olur İlçeleri, doğu Ardahan, batıda ise Artvin Merkez İlçe ile komşudur. Coğrafi bakımdan kırık bir arazi yapısına sahip olan Ardanuç‘un rakımı 500 Metre olup, tipik karasal iklime sahiptir.

İlçe merkezi, Kürdevan Yanlızçam ve Horosan dağları ile çevrilidir. İlçe merkezinden, Bulanık, Horhot ve Ekşinar çaylarının beslediği Ardanuç Deresi geçmektedir. İlçenin yüzölçümünün 468 kilometrekaresi tarım arazisi, 311 kilometrekaresi Orman alanı, 149 kilometrekaresi ise dağlık ve kayalık araziden oluşmaktadır.

İLÇE TARİHÇESİ
İlçe, 810 yıllarında Gürcü egemenliğine girmiştir. Anadolu Selçuklularının akınları sırasında yöreye Türklerin yerleştikleri görülür. Uzun yıllar Selçuklular’ın yönetiminde kalan Ardanuç, Moğol istilası sonrasında Moğollular’ın hakimiyetine girmiştir. İlçe, daha sonra sırası ile Timur, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve İran Safavi devletlerinin hakimiyetinde kalmıştır.Kanuni Sultan Süleyman zamanında Erzurum Beylerbeyi İskender Paşa 1551‘de Ardanuç’u fethederek Osmanlılara katmış ve Osmanlıların ilk Ardanuç sancağını kurmuştur. 93 Harbi olarak anılan Osmanlı-Rus savaşı sonunda yapılan antlaşma ile Rusya’ ya bırakılan İlçe, Birinci Dünya Savaşı sırasında yapılan halk oylaması sonucu tekrar Osmanlı İmparatorluğu’na katılmıştır.

İLÇE EKONOMİSİ
İlçe ekonomisi büyük oranda tarıma dayalıdır. İlçe halkının başlıca gelir kaynakları tarımsal üretim, hayvancılık ve mevsimlik iş olan orman işçiliğidir. İlçede sanayi tesisi olarak Orman Genel Müdürlüğü’ne ait (ORÜS) ve özelleştirme kapsamında olan 1 adet kereste fabrikası bulunmaktadır. Büyük sanayi tesisi bulunmayan ilçede, marangoz, demirci ve oto tamircileri gibi küçük çaplı işyerleri bulunmaktadır. İlçenin en önemli gelir kaynağı hayvancılıktır. Artvin’de hayvancılığın en gelişmiş olduğu ilçe Ardanuç’tur. Büyük ve küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğu ilçenin en önemli yaylası olan Bilbilan Yaylasında yaz aylarında devamlı, cumartesi günleri ise büyük çapta olmak üzere hayvan pazarı kurulmaktadır. İlçede yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, arpa, patates, fasülye, mısır, domates, zeytin, elma, kızılcık, ceviz, üzüm ve armuttur. Kamusal imkanlarla da desteklenen arıcılık, yaylacılık kültürünün yaygın olduğu ilçede önemli gelir kaynaklarındandır. İlçede, seracılık da yaygınlaşmaktadır. İlçede; Bulanık köyündeki Rabat Kilisesi, Adakale köyündeki Gevhernik Kalesi, Ferhatlı köyündeki Ferhatlı Kalesi ile Artvin-Ardanuç yolu üzerinde bulunan Cehennem Deresi Kanyonu yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken ve turistik değeri olan yerlerdir

BORÇKA İLÇESİ
lArtvin’e uzaklığı 32 km.’dir.Yüzölçümü 1.168 km2, olup Çoruh Nehrinin kıyısında bir ilçe olan Borçka’nın batısı Hopa, güneyi Artvin ve Murgul, doğusu Şavşat, kuzeyi ise Gürcistan Cumhuriyeti toprakları ile çevrilidir. İlçe topraklarının büyük bir bölümünü sarp ve geçit vermeyen dağlar kaplamıştır.
Çoruh vadisi bu dağlık bölgeyi ikiye ayırmıştır. Dağlar, çoğu yerde geniş vadi oluşumların olanak vermeyecek şekilde yüksektir. İlçe topraklarının büyük bir bölümünü Doğu Karadeniz sıra dağlarının doğu uzantısı kaplar. İlçenin doğusunda Çoruh vadisinin kuzeyinde yer alan en önemli kabartı Karçal Dağı’dır (3.414 m). Çoruh vadisinin güneyinde Balıklı Dağı Cankurtaran Geçidi vardır. Dağ ve tepeleri ayıran derin vadiler, debi ve rejimi yüksek olan akarsu yataklarını oluşturur.

İlçenin büyük vadisinde akan Çoruh Nehri, Artvin topraklarına Erzurum sınırlarından girer, Borçka’da Murgul, İçkale, Deviskel derelerini ve nihayet Aralık, Karşıköy ve Güreşen derelerini alarak Muratlı Köyüne geçer ve Gürcistan Cumhuriyeti sınırlarına girerek yurdu terk eder. İlçenin en önemli gölü “Karagöl”dür. Çevresi ormanlık olup, alanı 50.000 m2’dir. Karçal Dağları eteklerinde bulunan “Yıldız Gölü“ ilçenin ikinci gölünü oluşturur. Dağların vadiye bakan yamaçları Ladin, köknar, çam ağaçlarının oluşturduğu “orman denizi” ile süslenmiştir. Yüksek kesimlerde ise bu ağaçlara meşe, kestane, kızılağaç gibi yapraklılar karışır. Orman gülleri, orman altı bitkileri ve eğreltiler ormanlık alanlarda dikkati çeker.

İLÇE EKONOMİSİ
İlçenin ekonomisi ormancılık ve çay, fındık üretimine dayanmaktadır. Az miktarda da hayvancılık yapılmaktadır.Orman köylerinde bal üretimi de yapılmaktadır.

İLÇE TARİHÇESİ
Yavuz Sultan Selim’in Trabzon Valiliği döneminde, Borçka ve yöresi Osmanlı egemenliğine girmiştir. 1877-1878 Osmanlı – Rus Harbinden sonra Kars, Ardahan, Artvin ve Batum ile birlikte Borçka da Rus yönetimine bırakılmış, bundan sonra Borçka ve çevresi sık sık savaşlara sahne olmuştur. 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Antlaşması’ndan hemen sonra Batum, Artvin, Borçka ve çevresi İngilizlerce işgal edilmiş, İngilizlerin ayrılmasından sonra da bölgeye Gürcüler girmiştir. Gürcülerin hakimiyeti 9 Şubat l921 yılına kadar sürmüştür. Cumhuriyetin ilanından sonra , 1921 yılında Borçka, Artvin ve çevresi Türkiye Cumhuriyeti topraklarına dahil olmuştur.

Borçka, 7 Temmuz l921 tarihinde ilçe olmuş, l926 yılında Bucak haline getirilmiş, l928 yılkında da yeniden İlçe konumuna getirilmiştir.

HOPA İLÇESİ
İl merkezine uzaklığı 65 km. olup ,Yüzölçümü 289 km2,dir,Hopa’ndoğusunda Gürcistan Cumhuriyeti, batısında Arhavi, güneyinde Borçka ve kuzeyinde Karadeniz bulunmaktadır.
EKONOMİSİ
İlçenin ekonomisi tarıma dayalıdır. İlçede üretilen tarımsal ürünler, çay, fındık, mısır, kivi, elma, armut, çeltik, sebze ve turunçgillerdir. Ayrıca balıkçılık da ilçe ekonomisinde önemli yer tutmaktadır.İlçede tarıma dayalı ekonomik yapı son zamanlarda değişmeye başlamış limanın hizmete girmesi, özellikle de “Sarp Sınır Kapısı’nın” açılması ile ihracat ve ithalatta, turizmde, uluslararası nakliyecilikte çok önemli gelişmeler olmuştur.

Hopa yöresinde ilk yerleşimin başlangıcı konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır.
Yavuz Sultan Selim’in Trabzon valiliği sırasında (1490-1512) Osmanlı topraklarına katılmıştır. Gönye kalesinin fethi (1509) ile Sancak haline getirilen Gönye’ye bağlanmıştır. Lala Mustafa Paşa tarafından 1578 yılında merkezi Ahıska olmak üzere Çıldır Eyaletinin kurulması ile bu eyalete bağlanmıştır. Çarlık Rusya’sı ile imzalanan Edirne Antlaşması sonunda (1829) Ahıska’nın bu ülkeye verilmesinden sonra Trabzon eyaletinin bir sancağı olan Batum’a bağlanmıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi sonucunda Kars ve Ardahan’la birlikte Hopa, Kemalpaşa bucağına kadar, Batum dahil olmak üzere Ruslar’a bırakılmıştır. Bunun üzerine Hopa Rize Sancağına bağlanmıştır.

MURGUL İLÇESİ
İlçenin yüzölçümü 406 kilometrekaredir.Karadeniz Bölgesi’nde Artvin’e bağlı bir ilçe olan Murgul, doğuda Artvin İl Merkezi, batıda Arhavi İlçesi, kuzeyde Borçka İlçesi, güneyde Yusufeli İlçesi ile çevrili bulunmaktadır.

İlçenin ekonomisi, bakır madeni işletmelerine dayalıdır. Bakır cevheri üretimi, cevher zenginleştirme blister bakır üretimi vardır. Ayrıca yan ürün olarak pirit konsantresi ve asit üretimi yapılmaktadır. İlçe ekonomisi büyük ölçüde bu işletmeye dayanmaktadır. Murgul’un arazi yapısının kıraç, dağlık ve ormanlık olması nedeniyle tarım arazisi yetersizdir. İlçenin 22.223 dekar tarım arazisi mevcuttur. Yetiştirilen sebze ve meyveler genellikle aile tüketiminin karşılanması amaçlıdır.

Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılan bu yöre, 1877-1878 savaşında Ruslar’ın işgaline uğramıştır. 1918 yılında geri alınan topraklar Sevr Antlaşması ile sınırlarımız dışında kalmış, 1920’de tekrar Türk topraklarına katılmıştır.

1935-1950 yılları arasında merkez Damar iken, sonradan Murgul olmuştur. 1966 yılında Göktaş olarak ismi değiştirilmiş, 1987’de ilçe konumuna getirilmiş ve adı Murgul olarak değiştirilmiştir

ŞAVŞAT İLÇESİ
İlçenin yüzölçümü 1.317 km2 olan Şavşat, doğuda Ardahan il merkezi ile Hanak İlçesi, kuzeydoğuda Posof İlçesi, güney ve güneybatıda Ardanuç, batıda Artvin Merkez ve Borçka İlçesi, kuzeyden de Gürcistan ile çevrilidir. Dağlık ve engebeli bir arazi üzerine yayılmış bulunan Şavşat İlçesinin dört yanı yüksek dağlarla çevrilidir. 3.537 m.ye yükselen Karçkal dağları, ilçenin batı ve kuzeybatı yönünü sınırlandırır. Kuzeyde 2.250 m. yükseklikteki Sivritepe (Arsiyan) dağları ile 3.000 m.yi aşan Cin Dağları bulunmaktadır. Doğuda Ardahan-Artvin sınırlarını teşkil eden Yanlızçam silsilesinden 2.650 m. yükseklikteki Sahara Dağları, Güneyde ise 3.050 m.yi bulan Karagöl Dağları vardır.

Şavşat ilçesi Akarsu bakımından zengindir. İlçede çok sayıda buzul gölü bulunmaktadır. Göllerin en büyüğü Karagöl dağlarında bulunan ve bu dağa kendi adını veren Karagöl’dür. Bol miktarda alabalık bulunan gölden sulama amaçlı olarak yaralanılmaktadır. Meşeli Köyü orman içi mevkiinde Milli parklar kapsamı içerisinde bulunan ikinci bir Karagöl mevcut olup piknik, mesire yeri özelliğine sahiptir. Pınarlı köyü yakınlarında Balık Gölü, Arsiyan yaylasında ise Kız Gölü, Boğa Gölü ve Koyun Gölü isminde göller bulunmaktadır.

İLÇE EKONOMİSİ

İlçe ekonomisi büyük ölçüde tarımsal üretime dayalıdır. Tarımsal üretim, ağırlıklı olarak, geleneksel aile tipi işletme yapısı şeklinde görülür. İlçede yetiştirilen başlıca ürünler patates, armut, elma, ayva, erik, kiraz, kızılcık ve cevizdir. İlçe ekonomisinde önemli yeri bulunan hayvancılık, giderek azalmaktadır. Bunun yanı sıra arıcılık ve seracılık da yapılmaktadır.

İlçe sınırları içerisinde şifalı maden suları bulunmaktadır. Bunlardan Çermik-Çoraklı Köyü sınırları içerisinde bulunan sıcak su kaplıcası romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir.

İLÇE TARİHÇESİ Şavşat yöresi Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman devrinde Livana sancağı kurulmuş, Şavşat da bu sancağa bağlanmıştır.

Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’dan ayrılması üzerine Şavşat, Ardanuç , Oltu, Tortum ve Artvin yeniden Osmanlı Devletinden ayrılmışlardır. Batum Kars ve Ardahan 1878’de imzalanan Berlin Antlaşması ile Rusya’ya bırakılmıştır. Bu arada 1829’da Ardanuç Sancağına bağlanmış olan Şavşat da Rusya’ya bırakılan topraklar arasında idi. Berlin Antlaşması ile Osmanlı-Rus sınırı kesinleşmiş, bunun sonucu olarak da Artvin Ardanuç, Borçka ile birlikte Şavşat da Osmanlı topraklarından ayrılmış bulunuyordu. Şavşat , 27 Şubat 1921 tarihinde Ardahan Sancağına bağlı olmak üzere ilçe haline getirilmiş, 7 Temmuz 1921 tarihinde ise Artvin İline bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.

Şavşat’ta bulunan tarihi eser ve doğal güzellikler: Şavşat Kalesi, Biliban Kalesi, Dutlu Kalesi, Parih Kalesi, Tukharis Kalesi, Ustamis Kalesi, Tibet (Bagratlı) Kilisesi (Cevizli Manastırı), Kemalpaşa Kilise Camisi, Zor Mustafa Bey Türbesi, Sahara-Karagöl Milli Parkı, Sahara Yaylası, Ortaköy Vadisi, Ilıca Köyü Kaplıcası’dır.

YUSUFELİ
Yusufeli ‘nin aslinda merkez ilçe olarak pek uzunca bir tarihi yok çünkü ilçe merkezi 1950 yilinda bu günkü yerine tasinmistir.Ilçe merkezi daha önceleri Ögdem köyü ve Ersis köyleri arasinda defalarca degismisti.Bunun nedeni ozamanlar simdiki ilçe merkezi pirinç tarlalariyla doluydu ve bölgede pek kimse ikamet etmiyordu.Ögdem köyünün diger köylere esit uzaklikta kalmasi ilçe merkezi olmasinda önemli bir faktördür.
Daha sonra çikan Osmanli-Rus savaslari yillarinda ilçe merkezinin Erzuruma baglanmasi nedeniyle ilçe Ersis’e tasinmis savaslardan sonra yine Ögdem’e nakledilmistir.Osmanlı hakimiyeti ile beraber bugünkü Yusufeli ve Artvin’i içine alan bölgede kurulan Livane Sancağı nedeniyle Yusufeli Livane adıyla anılmaya başlandı.Daha sonra Yusufeli’nde Kiskim ve Peterek sancakları kurulunca Yusufeli için Kiskim ve Peterek adları kullanılmıştır.Kiskim Sancağı Yusufeli ilçesi adının Kiskim olarak belirlenmesini sağlamıştır.

1879 da kurulan ilçeye Kiskim adı verilmiştir ve 1912 yılına kadar Yusufeli’inin resmi adı Kiskim olmuştur. Kiskim adı ile Ankaranın Keskin ilçesi arasında ki isim benzerliği dolayısıyla içişleri bakanlığının girişimiyle ilçeye yeni bir isism aranmaya başlanır.Bunun üzerine zamanın kaymakamı Necati Bey ilçe idare kurulunu toplayarak ilçeye yeni bir isim bulunması konusunu tartışmaya açar.Tartışmalar sürerken kaymakam odasının duvarında asılı duran devrin padişahı V.Mehmet(Reşat) veliahtı Yusuf İzzettin Efendi’nin resminde hareketle ilçeye Yusuf-ili ismini önerir. Kaymakam Necati Bey’in Yusuf İzzeddi’nin adına önerdiği “Yusuf-ili” ismi kabul edilir.Bulunan bu yeni isim içişleri bakanlığınca da onylanarak 1912 yılında kabul edilir ve zamanla YUSUFELİ adını alır.»
EKONOMİ
Nüfusun % 70’i gurbetçilikle, % 30’ u da tarımla uğraşarak geçimini temin eder. İpek halıcılığı, halıcılık ve kilimcilik yeni aile işletmeciliği şeklinde evlere girmeye başlamıştır. Ayrıca Arıcılık, balıkçılık ve tavukçuluk gibi küçük aile işletmeleri ile aile ekonomisine katkı sağlanmaktadır. Sanayi tesisi bulunmayan ilçede istihdam sorunu yaşanmaktadır.

Türbeler: Artvin’de Ardanuç yakınında Camandar Baba Türbesi, Seferpaşa Türbesi, Şavşat yakınında Zor Mustafa Bey Türbeleri yer alır.

Ayrıca Artvin’de Türklerin yaptığı pek çok tarihi köprü ve kemer vardır.

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!