Ankara ili ve ilçeleri

04 Şubat 2018 Yazan  
Kategori ŞEHİRLER VE İLÇELER

Ankara ve ilçeleri
Yüzölçümü: 30.715 km²
Nüfus: 5.045.083 Kişi. (2014) yılı verilerine göre
İl Trafik No: 06

ANKARA’NIN TARİHÇESİ
Ankara ve çevresinin tarihi, Bronz çağındaki Hatti Uygarlığına kadar inmektedir. MÖ.2000 yılında Hititler bölgeye egemen olmuştur. Hitit döneminde küçük bir yerleşim olduğu bilinen bu yörede Hititlere ait herhangi bir kalıntı günümüze ulaşamamıştır. Yörede Alt Paleolitik çağa ait bir yerleşime rastlanamamıştır. Ancak, 1937’de Prof.Dr.Şevket Aziz Kansu Çubuk Çayının doğu kıyısında Keçiören yakınında, Eti Yokuşunda Orta Paleolitik Çağa tarihlenen Levalloison-Mousterion aletlerini ele geçirmiştir. Yörede yapılan kazılar ve yüzey araştırmalarında MÖ.30.000-10.000’e ve 5500-5000’e tarihlenen Çatalhöyük çanak çömleklerine benzer kalıntılar Durupınar yakınındaki höyükte ortaya çıkarılmıştır. Bunun yanı sıra bölgede Kalkolitik Çağa (5500-3500) ait pek çok höyük de bulunmaktadır.

MÖ.700’de Lidyalılar Kızılırmak’a kadar olan bütün bölgeyi ele geçirmişler. MÖ.547’de de Persler buraya hakim olmuştur. Heredotos’dan öğrenildiğine göre; ordu ticaret ve posta yolu olarak kullanılan Kral Yolu buradan geçiyordu. Ankara’nın bulunduğu yerde de önemli bir konaklama ve ticaret yeri vardı.

Yazılı kaynaklarda Ankara’nın ismi ilk kez Büyük İskender’in seferleri ile ilgili olarak geçmiştir. Antik kaynaklara göre İskender ordusunu Apameia Kelainaia’dan (Dinar) Gordion’a getirdiğini oradan da “Ankyra” ya ulaştığını yazar. İskender’in Pers egemenliğine son vermesiyle Kral Yolu önemini yitirmiş, Ankyra da önemini kaybetmiştir. İskender’in ölümünden sonra (MÖ.323) Ankyra da MÖ.III.yüzyılın başlarına kadar Seleukosların elinde kalmıştır. MÖ.200’de bir Kelt ırkı olan Galatlar Ankara’yı başkent yapmıştır. MÖ.189’da Romalı komutan Manlius Vulso bu bölgeye gelerek Galatları yenmiş ve Pergamon Krallığına bağlamıştır. MÖ.168’de Pergamon Krallığı ile savaşan Galatlar bölgeyi yeniden egemenlikleri altına almıştır. MÖ.25’te Galatia denilen bu bölge bir Roma eyaleti olmuş, ekonomik ve askeri açıdan da önemli bir merkez konumuna gelmiştir. Bizans döneminde Ankara’nın imparatorluk ordularının konaklama ve ikmal yeri olmasıyla önemi sürmüştür. Bu dönem, VII.yüzyılın başlarında Sasanilerin, IX.yüzyılın başlarında Arapların saldırısına uğramıştır. Bizans’ın doğu ile ticareti arttıkça da Ankara bölgesi önem kazanmıştır.

Malazgirt Savaşı’ndan sonra 1071’de Ankara yöresi Selçukluların eline geçmiştir. 1101 ve 1102 yıllarında burası haçlı seferleri sırasında zarar görmüş, 1127’de yeniden Selçuklular tarafından ele geçirilmiştir.Daha sonraki yıllarda Danişmend hükümdarı Emir Gazi ile oğlu Mehmet Gazi, onların ölümünden sonra da Sultan I.Mesut buraya hakim olmuştur. Sultan Kılıçarslan II, devletini on bir oğlu arasında bölüştürünce Ankara da Muhiddin Mesut’un payına düşmüştür.

Alaeddin Keykubat I zamanında (1219-1237) Ankara en parlak devrelerinden birisini yaşamıştır. Moğol saldırılarından sonra bölge bir süre Eretnalıların elinde kalmıştır. Orhan Gazi devrinde (1354) Ankara Süleyman Paşa tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Anadolu 1402 yılında Timur’un saldırısına uğramıştır. 1402’de Yıldırım Beyazid ve Timur arasındaki Ankara Savaşında şehir kısa bir süre Moğol istilasına uğrayan şehir, 1414’de kesin olarak Osmanlı egemenliğine girmiştir.

Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında 1920’de Ankara’yı stratejik konumundan ötürü merkez yapmış, 1923’te de başkent ilan edilmiştir. Böylece yeni Türkiye Cumhuriyetinin Başkenti Ankara, Orta Anadolu’nun merkezi bir noktasında yeni baştan kurulmuştur.

COĞRAFYASI
Ankara ili Orta Anadolu yaylasının kuzeyinde, İç Anadolu’nun yukarı Sakarya bölgesinde yer alır. Dünyanın nüfusu ve kapladığı yer bakımından en hızlı büyüyen şehirlerinden biridir. Bozkırda modern bir başkenttir. Ortalama yüksekliği deniz seviyesine göre 900-1000 metredir. Ovaları azdır, platoları ve dağları yüzölçümünün % 80’ini teşkil eder. Ovaları ise yüzölçümünün % 15’ine yakındır. Platolardaki ormanlık saha gittikçe artmakta ve 300 bin hektara yaklaşmaktadır.
İç Anadolu Bölgesi’nin kuzeybatısındadır. Doğusunda Kırşehir ve Kırıkkale, batısında Bilecik- Eskişehir, kuzeyinde Çankırı, kuzeybatısında Bolu, güneyinde Konya ve Aksaray illeri yer almaktadır.
Ovalık bir alanda kurulan ilin yüzölçümünün; yaklaşık % 50’sini tarım alanları, % 28’ini ormanlık ve fundalık alanlar, %12’sini çayır ve meralar, % 10’unu tarım dışı araziler teşkil etmektedir.

Dağlık ve ormanlık Kuzey Anadolu ile kurak Konya Ovası arasında yer alan Ankara, Kızılırmak ve Sakarya Nehri ve havzaları ile çevrilmiş olup, kuzey ve kuzeybatısındaki dağlar yer yer ormanlık alanlarla kaplıdır.
İlin, en yüksek noktasını 2.015 m. yüksekliğindeki Elmadağ Dağı, en geniş ovasını 3.789 km²’lik yüzölçümü ile Polatlı Ovası, en büyük gölünü yaklaşık 490 km²’lik yüzölçümü (İl içi) ile Tuz Gölü, en uzun akarsuyunu yaklaşık 151 km.lik (İl içi) uzunluğu ile Sakarya Nehri, en büyük barajını 83,8 km².lik yüzölçümü ile Sarıyar Barajı oluşturmakta olup, il geneli itibarıyla 14 doğal göl, 136 sulama göleti ve 11 baraj bulunmaktadır.

İKLİMİ
Ankara’nın büyük bölümünde karasal iklim hüküm sürer. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. İç Anadolu’dan gelen Karasal iklimin etkisi ile ilin orta ve güneyinde bozkırlar,Karadeniz’den gelen Karadeniz iklimi etkisi ile de kuzeyde ormanlar yaygındır. Ankara Türkiye’deki üç ana iklim tipinin de görüldüğü üç ilden biridir (diğerleri Kırklareli ve Bolu’dur). İlin kuzeybatı ucunda Bolu sınırına yakın bir noktada bulunan Uluhan civarında iklim koşulları kısmen Akdeniz iklimi (geçiş iklimi) özelliklerini yansıtır. İlin kuzey kesimleri karadeniz iklimi etkisindeyken diğer yerlerde karasal iklim hüküm sürer. Güney ve güneydoğuya gidildikçe günlük ve yıllık sıcaklık farkları artarken yağış miktarı da azalır. Kuzeyde Kazan, Kızılcahamam ve Çamlıdere ilçeleri Karadeniz ikliminin açık etkisi altındadır. Ortalama en sıcak aylar temmuz ve ağustos en soğuk ay ise ocaktır. İlde kışın sis etkili olup hayatı olumsuz etkiler. İl genelinde yıllık ortalama sıcaklık 11.7 derece, yıllık ortalama yağış ise 389.1 mm olup ortalama basınç değeri de 913.1 mb dir. Karla örtülü ortalama gün sayısı ise yılda 60.5 gündür. Ankara ili sınırları içerisinde en yüksek sıcaklık 30.07.2000 tarihinde Beypazarı ilçesinde 43.0 derece olarak ölçülmüştür.

DAĞLARI
Dağları çok yüksek olmayıp, en yüksek dağı 2034 metre ile Yıldırım Dağıdır. Kuzey kısmı diğer yönlere göre daha yüksek ve dağlıktır. Bu kısmını Batı Karadeniz bölgesinden gelen Köroğlu dağları kaplar. Ankara’nın başlıca dağları şunlardır: İdris Dağı (1992 m), Aydos Dağı (1879 m), Abdüsselam Dağı (1610 m), Elma Dağ (1761 m), Mire Dağı (1635 m), Dinek Dağı (1742 m), Hızır Dağı (1688 m), Çile Dağı (1440 m), Yıldırım Dağı (2035 m).

OVALARI
En geniş ovası 300 km uzunluğunda ve 10-15 km genişliğinde Ankara Ovasıdır. Doğusunda Hüseyingazi Dağı ve yaylası vardır. Çubuk ovası 20 km uzunluğunda ve 15 km genişliğindedir. 300 kilometrelik bir yer kaplar. Haymana Ovası ve yaylası, Mürted Ovası, 20 km uzunluğunda ve üç kilometre genişliğinde bir ovadır. Mühim vadileri ise Balaban Deresi, Kılıçözü (Çoraközü ve Boraközü), Kızılırmak, Sakarya, Hamamözü, Kızılözü ve Çoruközü vadileridir.

AKARSULARI
Ankara, doğuda Kızılırmak ve batıda Sakarya nehirlerinin çizdiği kavisler içinde bulunur. Diğer akarsular ise, bu nehirlerin kollarıdır.

Sakarya: Eskişehir’in Çifteler kazasının yakınlarında çıkan Sakarya Nehri, Polatlı ilçesi sınırları içinde Porsuk Çayı ile birleşir. Sarıyar Baraj Gölünden sonra tekrar batıya doğru yönelir. Sakarya’nın Ankara ili içinde uzunluğu 168 kilometredir. Ankara Çayı, Kirmir Suyu, Seben Çayı, Ilıcaözü, Elvanlı, Nal ve Pınarbaşı, Çoruhözü, Balaban dereleri, Deliceırmak ve Akkuşanözü suları Sakarya ile birleşir.

Kızılırmak: Kızılırmağın 256 kilometrelik kısmı Ankara il sınırları içinde akar. Hirfanlı Barajından sonra Şereflikoçhisar-Bala Keskin-Kırıkkale ve Kalecik ilçelerinden geçer.

Ankara Çayı: Ankara iline ait en büyük akarsudur. Çubuk, Hatip ve İncesu çaylarının birleşmesinden meydana gelir. Çağlayık’ta Sakarya ile birleşir.

GÖLLERİ
Tuz Gölü: Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz gölünün bir bölümü Ankara sınırları içindedir. Derinliği az ve tuz oranı yüksektir (% 32 tuz). Ortalama derinlik 50-70 santimetredir. Yazın bir kısmı buharlaşır ve çekilen suların yerine tuz tabakası kalır. Yüzölçümü 1500 kilometrekaredir.

Emir Gölü: Uzunluğu 5-6 km, genişliği 250-300 m olan bir set gölüdür. Dar ve dolambaçlıdır. Suyu tatlıdır ve balığı boldur.

Mogan Gölü: 6 km uzunluğunda ve 1 km genişliğindedir. Derinliği 4 metreyi aşmaz. Tuzlu bir göldür. Su sporları tesisleri vardır. Su sporlarına elverişlidir. Gölde sazan, kefal ve sardalya balıkları üretilir. Kışın bazı yerleri tuz tabakasıyla örtülür. Bazı yerleri ise bataklıktır.
EKONOMİSİ
A nkara’da yapılan tarım daha çok tarla ürünlerine dayanır. Konya’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük tahıl (buğday) ambarıdır. Geniş ekim alanına sahiptir. Buğdaydan başka, yulaf, arpa, baklagiller, sanayi bitkileri, şeker pancarı, yumru bitkiler, sebze ve meyve çeşitleri, patates oldukça çok yetiştirilir. Sakarya ve buna dökülen akarsuların vadilerinde pirinç ekilir. Armudu ve üzümü meşhurdur. Polatlı, Haymana, Ş. Koçhisar, Bala ve Çubuk’ta buğday ekimi yaygındır. Arpa, yulaf, şekerpancarı, kavun, karpuz ve sebze üretimi de tarımda çok önemli bir yer tutar. Fasulye, yem bitkileri, mercimek, çeltik, ayçiçeği yetiştirilir. Meyvacılık pek yaygın değilse de armut, elma, kayısı, kiraz, vişne, erik ve ceviz gibi meyvalar yetiştirilir. En çok yetiştirilen meyve üzümdür.

HAYVANCILIK: Ankara hayvancılık bakımından önemli bir ilimizdir. Tiftik keçisinin diğer bir ismi de “Ankara keçisidir”. Tiftik keçisinin anavatanı Ankara’dır. Amerika ve Afrika’ya Ankara’dan gitmiştir. Yünü makbul olan Ankara keçisi, dünyaca üne sahiptir. Ankara ilinde tiftik keçisi, kıl keçisi, koyun (ak ve karaman cinsi) ve sığır beslenir. Tarımda motorlu araçların artışı yüzünden at ve manda sayısı gittikçe azalmaktadır. Kümes hayvanı yetiştiriciliği de önemli bir yer tutar. Ankara’nın balı da çok meşhurdur ve üretimi yüksektir.

MADENLER: Madencilik bakımından pek zengin sayılmaz. Buna rağmen bazı madenler vardır. Nallıhan’da çıkarılan linyit 150 bin tona yaklaşmıştır. Bala, Beypazarı civarında demir, Nallıhan ve Beypazarı’nda linyit; Ayaş ve Bala’da alçı taşı, Çubuk ve Nallıhan’da mermer; Haymana, Kalecik ve Polatlı civarında manganez mevcuttur. İl dahilinde molibden, volfram, bentonit, trona, feldispat, kil, manyezit, perlit, tuz, pomza taşı vardır.

SANAYİ: Sanayi ve ticaret bakımından memleketimizin başta gelen merkezlerindendir. Sanayi, imalat ve gıda kolunda oldukça gelişmiştir. Un, makarna, şeker, yağ, dokuma fabrikaları, süt, tereyağı, et kombinaları, deri ve trikotaj tesisleri vardır. Çimento, tuğla, kiremit ve inşaat makinaları imal eden fabrikalar hızla artmaktadır. Merkezi ve ilçelerinde fabrika sayısı oldukça fazladır. Şehir, 1956’dan bu yana “Enterkonnekte” enerji sistemine bağlıdır. İlin enerji ihtiyacının çoğu Hirfanlı, Sarıyar, Kesikköprü, Çatalağzı ve Çayırhan hidroelektrik santrallarından karşılanır.

İLÇELER:

Ankara ilinin ilçeleri; Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle, Akyurt, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Evren, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı ve Şereflikoçhisar’ dır.

AKYURT
İç Anadolu Bölgesi, Ankara sınırları içerisindeki Akyurt İlçesi, geniş ve düzgün bir arazi üzerinde kurulmuştur. İlçenin doğusunda Kalecik, batısında Keçiören, güneybatısında Elmadağ ilçeleri bulunmaktadır.

İlçe merkezi Çankırı, Kastamonu, Sinop’u Ankaraya bağlayan Devlet karayolu üzerinde olup, İl merkezine uzaklığı 32 km. dir. İlçenin kuzeyinde Kalecik’e bağlanan yol üzerinde 1250 m. yüksekliğinde Tekeli Dağı, güneyinde 1.415 m. yüksekliğinde Hüseyin Gazi Tepesi, doğusunda da 1.985 m. yüksekliğindeki İdris Dağı bulunmaktadır.

Çam, Karayatak, Kızık derelerinin birleşmesinden meydana gelen Ravlı Çayı ilçenin içerisinden geçerek Çubuk çayına karışır. Akış hızı oldukça düzensiz olan bu çay, kış ve bahar aylarında artan su miktarı ile yaz aylarında çevredeki bahçelerin sulanmasını sağlar. Ayrıca Bozca köyünde Gökseki, Örezve Soğukpınar’dan gelen çayların birleşmesiylede büyük bir dere oluşmaktadır. Dağlardan toplanan yağmur ve kar sularıyla kendi kaynağını oluşturan Akyurt Sulama Göleti şehi mekezine 4 km. uzaklıkta ve Karacalar Köy yolu üzerindedir. 1969 yılında Devlet Su İşleri tarafından yapılmış ve kullanımı 1971 yılından itibaren belediyeye devredilmiştir. Yüzölçümü 258 km2’dir.

Akyurt, tarım ve hayvancılığın yanı sıra ilçe sınırlarında kurulmuş olan pek çok fabrika ve işletme sayesinde geçim kaynaklarını bulmuş ve pek çok çalışan bu sayede meslek ve sanat sahibi olmuştur. Ayrıca Akyurt ilçesi çevre ilçeler ve Ankara ilinedeki fabrikalar ile iş istihdamı sağlamıştır.

ALTINDAĞ

ALTINDAĞ
İlçenin batı bölümünü Kocaçay, doğusunu Çubuk Çayı sulamaktadır.İlçe merkezinden geçen Çubuk Çayı ilçeyi ikiye böler. Çubuk Çayı üzerindeki Çubuk I ve Çubuk II barajları Ankara’nın su gereksinimini sağlar.Yüzölçümü 1.248 km2‘ dir.

İç Anadolu Bölgesi’nde, Ankara İline bağlı bir ilçe olan Altındağ, Ankara Ovası, Çubuk ve Mürtet Ovaları arasındaki engebeli arazide kurulmuştur. Kuzeyde Çubuk, batıda Keçiören ve Yenimahalle, güneyde Çankaya ve Mamak, doğuda ise Elmadağ ilçeleri ile çevrilidir.

İlçe, Keçiören, Yenimahalle ve Çankaya ilçelerine doğru düz, Mamak ve Çubuk yönünde ise orta yükseklikte tepelerden oluşan bir arazi yapısına sahiptir. Hıdırlıktepe, Karyağdı Dağı ve Ankara Ovası ilçemiz sınırlarındadır. Çubuk Çayı üzerinde kurulan Çubuk Barajı Altındağ’ı kuzey ve güney yönünden ikiye bölmektedir. Deniz seviyesinden yüksekliği 850 m. olan ilçenin yüzölçümü 170 km2’dir.

Ankara’nın metropol ilçe merkezlerinin başında gelmektedir. İlçenin gelişimi Ankara ile bağlantılı olmuştur. 13 Ekim 1923 tarihinde Ankara’nın başkent olmasıyla hızlı bir nüfus artışı başlamış ve 1955 yılında Altındağ ilçesi kurulmuş ve 29 Kasım 1983 tarihinde ilçe olarak bugünkü idari yapısına kavuşmuştur.

EVREN

EVREN
İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara İline bağlı bir ilçe olan Evren, kuzey ve kuzeydoğuda Kırşehir, batı ve güneyde Aksaray illeri, güneybatı ve batıda da Şereflikoçhisar ilçesi ile çevrilidir. Ankara İl Merkezine 178 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 218 km2dir.

İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. 1963 yılına kadar köy statüsünde olup, Çıkınağıl adı ile anılan ilçe 1957 yılınd, daha önceki kuruluş yeri Hirfanlı Baraj Gölü suları altında kaldığından bugünkü yerine taşınmıştır.

İlçe ve çevresinde rastlanan höyük ve kilise, kale kalıntıları bu yörenin eski bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. İlçe sınırları içerisinde Evren-Sarıyahşi yolu üzerinde Evren’ e 2 km. uzaklıkta bir höyükte bin yıla ait seramik kalıntılarına rastlanmıştır. Çatalpınar Köyünün 2 km güneybatısında bulunan Sığırcık Kalesi Geç Bizans ve Osmanlı Dönemine aittir.

1963 yılında Şereflikoçhisar ilçesine bağlı olarak belde olmuş, 1982 yılında ismi Evren olarak değiştirilmiştir. 1990 yılında çıkarılan 3644 Sayılı Kanun ile adı “Evren” kalmak kaydı ile ilçe statüsüne dönüştürülmüştür.

AYAŞ

AYAŞ
İç Anadolu Bölgesi’nde, Ankara İline bağlı bir ilçe olan Ayaş, doğusunda Sincan ve Kazan, batısında Beypazarı, kuzeyinde Güdül ve Kızılcahamam, güneyinde Polatlı ilçeleriyle çevrilidir. ilçenin yüz ölçümü 1158 km2,dir

İlçenin ekonomisi tarım ve besi hayvancılığına dayalıdır. Ayaş dutu, kirazı ve domatesi özellikle aranır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin en önemlisi şeker pancarı olup, modern yöntemlerle tarım yapılmaktadır. Ayaş, Ankara keçisinin en önemli üretim alanlarından biridir. Ayaş, cezaeviyle de ünlüdür.

Ayrıca Ayaş Kaplıcaları ve Karakaya kaplıcası oldukça ünlüdür. Kaplıcalar; Ayaş’a 23 kilometre uzaklıkta, Ayaş-Beypazarı yolunun 5 kilometre kadar içesindedir. Kaplıca suyunun sıcaklık derecesi 51 derece’ de 15 lt/sn, toplam mineraliz 410 mg/lt, Radyoaktivitesi 38 ş/Avp’ dir. İçme olarak kullanıldığında mide-barsak, karaciğer, safra kesesi ve metabolizma hastalıklarına iyi gelmektedir. Kaplıcalar 1000 yatak kapasitesine sahiptir. Tedavi amacıyla kullanılan kaplıca, bulunmaktadır.

BALA

BALA
Ankara’nın güneyinde yer alan Bala ilçesi, Kırşehir iline bağlı Kaman ilçesi Kırıkkale ili Karakeçili ilçesi Ankara iline bağlı Elmadağ, Çankaya, Gölbaşı, Haymana, Şereflikoçhisar ve Konya ili Kulu ilçeleri ile çevrilmiş geniş ve düz bir araziye sahiptir.
İlçe, Ankara ilinin yüksek yaylalarından biri olan Kartal yaylası üzerinde 700 metreden başlayan Kartal yaylasının 1.310 m. yükseklikteki kısmında kurulmuştur. Bala’nın geniş ovaları olmamakla birlikte arazisi tarıma elverişli topraklardan oluşmaktadır.

Bala ilçesinin en önemli yüksek dağları Küre Dağı, Paşa Dağı, dede Dağı, Kartal Dağı ve Beynam Dağıdır. Bala ilçesinin en önemli akarsuyu Kızılırmak ile Elmadağ’ından doğup Kızılırmağa karışan Balaban Çayıdır. Kızılırmak üzerinde bulunan Kesikköprü Barajı hem sulama hem de enerji üreten barajlarımızdandır.
Yüzölçümü 2. 530 km2,dir
İlçenin ekonomisi sanayi ve ticarete dayanmaktadır. Ancak, sanayideki büyük yatırımlar yerine küçük çaptaki atölyeler bulunmaktadır. İlçe merkezi dahil 56 yerleşim biriminde yaklaşık olarak tarım alanlarının dağılımında 5.500 çiftçi ailesi mevcut olmakla birlikte ilçe genelinde toplam arazi varlığı 2.321.000 dekar dır. Buğday ve arpa haricinde nadasa bırakılan arazilerin bir bölümüne 2. ürün olarak yağlık ve eğlencelik ayçiçeği, yeşil mercimek, nohut, fasulye, şeker pancarı, kavun ve karpuz ekimi yapılmaktadır.

BEYPAZARI EVLERİ

BEYPAZARI
İç Anadolu Bölgesi’nin kuzeybatı kesiminde, Yukarı Sakarya Havzası’nda yer alan Beypazarı, kuzeyinde Bolu ili, kuzeydoğusunda Çamlıdere, doğusunda Güldül ve Ayaş, güneyinde Polatlı, güneybatısında Eskişehir ili, batısında da Nallıhan ilçesi ile çevrilidir. Ankara’nın 100 Km batısında , eski Ankara-İstanbul yolu üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Ayaş, Güdül, Nallıhan ve Kıbrıscık İlçelerinin ortasında sosyal, kültürel ve ekonomik merkez olma özelliğini korumaktadır.
Yüz zölçümü 1.868 km2 dir.

İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında arpa, buğday ve pirinç gelmekte olup, bağcılık ve sebzecilik yapılmaktadır. Meyvecilikte ise; elma, armut, badem ve ceviz yetiştirilir. Hayvancılıkta koyun, Ankara keçisi üretimi yanında tavukçuluk , ipekböcekçiliği ve arıcılık yaygındır. İlçe topraklarında zengin linyit yatakları bulunmaktadır.

İlçe el sanatları bakımından çok zengindir. Bez ve kilim dokumacılığı, semercilik, Sim-sırma işlemeciliği yapılmaktadır. Dokuma olarak Bürgü denilen kadın baş örtüsü dokunmaktadır. Telkâri gümüş işlemeciliğinde mutfak eşyaları (güğüm, ibrik, yemek kapları), Demircilik el işlerinde de çapa, keser, balta, bıçak, orak, tırpan, saban demiri, tasma, maşa, kürek, kapan, soba, mangal gibi eşyalar yapılmaktadır. Tanzimatın ilânından sonra Ankara’ya bağlı bir kaza konumuna getirilmiştir (1868).

ÇAMLIDERE

ÇAMLIDERE
Ankara İline bağlı bir ilçe olan Çamlıdere, kuzeydoğu, doğu ve güneyinde Kızılcahamam, güneybatısında Güldürl ve Beypazarı, batı ve kuzeyinde de Bolu ili ile çevrilidir.
Ankara’nın kuzeybatısında yer alan Çamlıdere ilçesinin şehir merkezinden uzaklığı 108 km. dir. Çamlıdere, güneydoğudaki Bala doğusu ve Evren Mahallesi’ni kapsayan ince bir şerit dışında, İlçe sınırları içerisindeki 1850 m. yüksekliğe sahip olan Aluç Dağı bulunmaktadır. Bölgenin tümüyle volkanik kayalarla örtülü olması ve civarında birçok yerde sıcak su kaynaklarının bulunması Çamlıdere’yi çok önemli bir jeotermal merkezi yapmaktadır.Yüzölçümü 625 km2dir
İlçenin büyük bir bölümü ormanlarla kaplı olup, ilçe ekonomisi ormancılık ve arıcılığa dayalıdır. Bölgedeki en ünlü mesire yeri çamkoru orman içi dinlenme yeridir. Çamlıdere Baraj Gölü Ankara’nın en önemli içme suyu kaynağıdır. Barajın devamındaki Ali Cin Deresi’nin suları bir tünele yönlendirilerek Ankara’ya iletilmektedir.
Çamlıdere 1954 yılında ilçe konumuna getirilmiştir. İlçe merkezinin belediyesi 1904’te kurulmuştur.

ÇANKAYA

ÇANKAYA
ç Anadolu Bölgesi’nde Ankara İline bağlı bir ilçe olan Çankaya, doğusunda Mamak, kuzeyinde Altındağ, batısında Yenimahalle, güneyinde Gölbaşı ile çevrilidir.

Ankara’nın güneyinde doğu batı yönüne uzanan yamaçlarda kurulmuştur. Günümüzde ilçe statüsü taşımakla beraber Ankara’nın metropol işlevlerinin yapıldığı, yerleşim ve iş alanlarının yer aldığı bir semttir. Cumhurbaşkanlığı konutunun burada bulunmasıyla Türkiye’nin siyasi yaşamında odak noktası konumundadır.
İl merkezine 9 km. uzaklıktaki Çankaya’nın yüzölçümü 307 km2’dir.

Cumhuriyet öncesinde küçük bir köy niteliğinde olan Çankaya, Ankara’nın başkent olmasından, Atatürk’ün konutunun burada yer almasından sonra önem kazanmıştır. Bundan sonra da Çankaya, bir yandan kentle bütünleşmiş, diğer yandan da Ankara’nın lüks bir semt durumuna gelmiştir.
Devlet ve hükümet yönetimini sağlayan tüm kuruluşlar Çankaya’da toplanmıştır.Ülkenin en önemli kamusal karar organlarını, üniversitelerini, çeşitli ülkelerin büyükelçiliklerini, iş alanlarını, ticaret merkezlerini, bankaları, büyük otelleri, kültür ve sanat kuruluşlarını, restoranları, eğlence ve dinlence yerlerini barındıran bir yerleşim alanıdır

ÇUBUK BARAJI

ÇUBUK
İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara İli’ne bağlı bir ilçe olan Çubuk İlçesi, doğuda Kalecik ve Akyurt ilçeleri , Batıda Kızılcahamam ve Kazan ilçeleri , Kuzeyde Çankırı ilinin Şabanözü ve Orta ilçeleri , güneyde Elmadağ , Altındağ ve Keçiören ilçeleri ile çevrili bulunmaktadır.

İlçe topraklarının büyük bir bölümü doğu batı doğrultusunda dağların engebelendirdiği bir plato konumundadır. Aydost Dağı’nın uzantıları ilçenin kuzeyini, Mire Dağı güneybatısını, İdris ve Karbasan dağları da güneydoğusunu engebelendirir. İlçenin üç tarafı dağlarla çevrili , güneyi ovaya doğru açık ve denizden uzak olduğu için kara iklimi hüküm sürmektedir. İlçeye bağlı, arazisi verimsiz ve genellikle engebeli köylerin bir kısmında nüfusun şehir merkezine doğru kaydığı görülmektedir. Ova köylerinde ise böyle bir durum söz konusu değildir.

İlçenin batı bölümünü Kocaçay, doğusunu Çubuk Çayı sulamaktadır.İlçe merkezinden geçen Çubuk Çayı ilçeyi ikiye böler. Çubuk Çayı üzerindeki Çubuk I ve Çubuk II barajları Ankara’nın su gereksinimini sağlar.Yüzölçümü 1.248 km2‘ dir. 1921 yılında da ilçe konumuna getirilmiştir.

ELMADAĞ

ELMADAĞ
İç Anadolu Bölgesi’nde, Ankara İli’ne bağlı bir ilçe olan Elmadağ, doğusunda Kırıkkale ili, güneyinde Bala, batısında Mamak, kuzeybatısında Altındağ, kuzeyinde de Akyurt ve Kalecik ilçeleri ile çevrilidir.

İlçenin, güneyini Ankara İli’nin de önemli yükseltilerinden olan Elmadağı engebelendirir. İlçenin güney batısında l.862 m. yüksekliğe sahip Elmadağ’ı , kuzeyinde ise l.995 m. yüksekliğinde İdris Dağı bulunur. İlçenin batısı kısmen düzlüktür. Her tarafından derin vadilerle yarılmış yaylalar üzerinde aşınmış tepeler ve sırtlar yer alır. İlçe topraklarının sularını, Kızılırmak’ın kollarından Balaban Deresi toplar. Meyvecilik yapılan ekime elverişli alanlar, bu akarsuyun çevresinde toplanmıştır. İlçenin yüzölçümü 573 km2dir

Önceleri Asi Yozgat ve Küçük Yozgat adlarıyla da bilinen Elmadağ, Çankaya İlçesine bağlı bucak iken, 1960’ta ilçe merkezi konumuna getirilmiştir. Ankara’yı Türkiye’nin kuzeyine, doğusuna, güneyine ve güneydoğusuna bağlayan demiryolu hattı ilçeden geçmektedir.

ETİMESGUT

ETİMESGUT
İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara İline bağlı bir ilçe olan Etimesgut, kuzeyde Kazan ve Yenimahalle, doğu ve güneyde yine Yenimahalle, batıda da Sincan ilçesi ile çevrilidir.Doğudan batıya doğru eğimi azalan çanak şeklinde bir oluk vadi görünümdedir. Bu vadinin tabanına oturmuş Ankara Çayına dik tepe aralarından uzanan yan vadilerle bütünleşen Ankara Ovası yer alır. İlçenin yüzölçümü 101 km2dir

Etimesgut’un bugünkü yeri Hititler döneminde ‘Amaksis’ olarak adlandırılırken, ünlü haritacı Kiepert çizmiş olduğu haritada Etimesgut’un bulunduğu yeri Amaksyz olarak belirtiyor. Osmanlılar ise bu yeri Akmasus olarak andılar. Orman fidanlığında bulunan kuş başlı, aslan vücutlu ve kanatlı kabartma ile Boğa kabartması büyük ihtimalle Hititlerin son dönem eserleri arasındadır. Tarihi İpek Yolu’nun buradan geçmesi de ilçeye ayrı bir önem kazandırmıştır.
Etimesgut 20 Mayıs 1990’dan itibaren ilçe olmuş ve bu tarihte de ilk belediye seçimi yapılarak Etimesgut Belediyesi de kurulmuştur.

GÖLBAŞI

GÖLBAŞI
İç Anadolu platosu üzerinde bulunan Gölbaşı ilçesi Başkent Ankara’ya 20 km.uzaklıkta kurulan Gölbaşı İlçesi, doğusunda Bala, batısında Yenimahalle, güneyinde Haymana, kuzeyinde Çankaya ilçeleri ile çevrilidir. Yüzölçümü 1.010 km2 dir.

İlçe Mogan Gölü çevresinde kurulduğu için (Gölbaşı) adını almıştır. Bugün Ankara’nın mesire, sayfiye, turizm ve sanayi bölgesi durumundadır. Mogan ve Eymir Gölleri, doğal güzelliği, temiz havası ve balık üretimi ile ilçeye turistik bir değer kazandırmaktadır.

İlçe yakınında yer alan diğer önemli bir ören yeri ise Tulumtaş mağarasıdır. Ankara Çevre Otoyolunun yapımı sırasında işletilen bir taş ocağında çıkan bu mağara İncek, Hacılar ve Tulumtaş köyleri arasındaki Karayatak Tepe Mevkiinde bulunur. Ankara’ya 15 km uzaklıktadır. Uzunluğu 5 km, genişliği 1-1.5 km, yüksekliği 30-40 m olan, büyük bir kireç taşı bloğunun içinde kimyasal erimeler sonucunda oluşan mağarada görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunmaktadır. Bu mağara ve çevresi 1. derece doğal sit alanı ilan edilmiştir.
1953 yılında Gölbaşı’ndan Devlet Karayolunun geçmesi ile, nüfus artışı ve gelişme hızlanmıştır. 1965 yılında Bucak’ta Belediye Teşkilatı kurulmuştur. Bunun ardından Gölbaşı, 30 Kasım 1983 gün ve 2963 Sayılı Kanun ile ilçe yapılmış ve ilçe teşkilatı kurulmuştur.

GÜDÜL

GÜDÜL
İç Anadolu Bölgesi’nde, Ankara’ya bağlı bir ilçe olan Güdül, kuzeydoğusunda Çamlıdre, doğusunda Kızılcahamam, güneydoğu ve güneyinde Ayaş, batısında Beypazarı ilçeleri, kuzeyinde de Bolu İli ile çevrilidir.
Güdül Karadeniz’in dağlık ve ormanlık alanlarıyla İç Anadolu’nun tepeleri arasında geçiş kuşağıdır. Kuzeydeki küçük bir bölümü Karadeniz Bölgesi’ne taşan ilçe toğpraklarının kuzeyini Köroğlu Dağlarının güney uzantıları kaplamıştır. İlçe topraklarının sularını kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda akan Kirmir Çayı sular. Kirmir Çayının vadi tabanında ise Ova düzlükleri uzanır. İlçenin yüzölçümü 419 km2,dir

İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. başlıca ürünleri arasında, buğday, arpa, şekerpancarı ve üzüm gelmektedir. Az miktarda da olsa elma, armut, pirinç, nohut, mercimek ve fasulye yetiştirilir. Hayvancılık sığır ve tiftik keçisi üzerinde yoğunlaşmıştır.
Tulumtaş Mağarası
Kirmir Çayı vadisinin güneyinde kurulan Güdül, gelişmemiş bir yerleşimdir. Belediyesi 1903’te kurulmuştur. 1957’de ilçe konumuna getirilmiştir.
Güdül’ün evleri iki veya tek katlı olup, toprak damlı kerpiç duvarlıdır.

HAYMANA

HAYMANA
İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara iline bağlı olan Haymana’nın kuzey ve kuzeydoğusunda Gölbaşı, doğusunda yine Gölbaşı ve Bala, batı ve kuzeybatısında Polatlı, güneydoğu ve güneyinde Konya İli ile çevrilidir. Ankara’nın güney kesiminde yer alan Haymana bir plato niteliğindedir. Cihanbeyli platosunun devamı olan, yer yer ova ve bazen de yayla özelliğini taşıyan platonun batısında yüksekliği 1.400 m.ye ulaşan dağlar yer alır.
Yüzölçümü ise 2.976 km2’dir.

İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Bitkisel ve hayvansal üretim modern yöntemlerle yapılır. İlçenin verimli ve geniş topraklarında buğday, arpa, şeker pancarı ve baklagiller başta olmak üzere, çeşitli ürünler yetiştirilmektedir. Ayrıca yörede çok sayıda koyun yetiştirilir, özellikle merinos koyunu önde gelmektedir. İlçe topraklarında mangenez yatakları bulunmaktadır.

Kent merkezine uzaklığı 73 km. olan Haymana kaplıcalarıyla dünyaca ünlüdür. Kaplıcaların tarihi Hititlere kadar uzanmaktadır. Hititlerden sonra Romalılar devrinde kaplıca tesisleri yeniden onarılmış, ayrıca kaplıcanın 1-1.5 km doğusunda halen harabeleri bulunan bir şehir kurularak, bu bölge bir su tedavi merkezi haline getirilmiştir.

KALECİK

KALECİK
İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara İline bağlı ilçe olan Kalecik’in dıoğusunda Sulakyurt, güneyinde Kırıkkale ve Elmadağ, batısında Çubuk, kuzeyinde de Çankırı bulunmaktadır.

Ankara’nın kuzeydoğusunda yer alan ilçe, batı ve güneydeki dağlık ve engebeli kesimler ile güney-kuzey doğrultusunda Kızılırmak vadisinden oluşmaktadır. İlçenin batısını Karbasan Dağı, güneyini de İdris Dağı engebelendirmektedir. Doğuda Kızılırmak’ın kıyısında ise ova düzlükleri yer alır.İlçenin yüzölçümü 1.318 km2dir
İlçenin ekonomisini tarıma dayalıdır. Şekerpancarı, buğday, arpa, elma, armut yetiştirilir. Hayvancılık ikinci plandadır. İlçe topraklarında bentonit ve mermer yatakları bulunmaktadır.
Kalecik’ten Bir Görünüm

İlçe ismini, şehrin ortasında, çevreye hakim tepe üzerindeki kaleden almıştır. Ancak bu kale küçük olduğundan ötürü sonuna “cik” eklenmiş ve Kalecik olmuştur. Kalecik ve çevresinin tarihi oldukça eski yıllara kadar inmektedir.

İlçenin belli başlı eserleri arasında; Kızılırmak’tan su almak için yapılmış 4 km.lik Roma yer altı yolu, Romalılar tarafından yapılmış Kalecik kalesi, Çankırı yolu üzerindeki 2 Hitit Aslanı heykeli antik çağlardan günümüze ulaşanlardır. Ayrıca ilçede Tarihi eser olarak; Saray (Şehsuvar) Camisi, Küçük Şami Köyü Cami ve Türbesi, Kazancı Baba Türbesi, Çarşı Hamamı ve Hasbey, Tabakhane Camileri ile Kızılırmak üzerindeki Develioğlu Köprüsü bulunmaktadır.

KAZAN

KAZAN
İç Anadolu Bölgesi’nde, Ankara İline bağlı bir ilçe olan Kazan, kuzey ve batısı Mire Dağları ile çevrili, doğusunda Keçiören ve Çubuk, batısında Ayaş, kuzeyinde Kızılcahamam, güney doğusunda Yenimahalle ve güney batısında Sincan ilçeleriile çevrilidir. Akıncı Ovası’nın kuzeyindedir. Ovayı kuzeyden güneye doğru ayıran Ova Çayı ilçe içinden akmaktadır.
Yüzölçümü 470 km2dir.

İki önemli ulaşım yolu üzerinde bulunan Kazan’da sanayileşmenin özellikle son yıllarda ciddi bir ivme kazandığı görülmektedir. Boru, saç, ağaç kaplama, ziraii alet ve makinaları, un, yem, demir ve buna bağlı ürünler, mermer, tuğla, kiremit, araba farı gibi oldukça değişik alanları ihtiva eden irili ufaklı 50 civarında fabrika faaliyet göstermektedir. Türkiye’nin savunması açısından oldukça önemli bir proje olan F-16 savaş uçakları üretimi TAİ-TUSAŞ Mürted tesislerinde gerçekleştirmektedir.

İlçe ekonomisini ağırlıklı olarak tarım, hayvancılık ve sanayi oluşturmaktadır. Şekerpancarı, kum fasulye, kavun, buğday ve henüz yeni, yeni gelişmekte olan seracılık çiftçilerimizin gelir kaynaklarının başlıcalarındandır. Yetiştirilen bu tarım ününlerinin yanı sıra büyükbaş ve kümes hayvancılığı, arıcılık ve yumurta tavukçuluğu da yapılmaktadır. Son derece modern, hijyenik şartlarda ve veteriner hekim kontrolünde kesim yapılmakta olan belediye et kombinası yalnızca Kazan’ın değil civar ilçelerin de et ihtiyacını karşılayabilmektedir.
1987 yılında da ilçe konumuna getirilmiştir.

KEÇİÖREN

KEÇİÖREN
İç Anadolu Bölgesi’nde, Ankara İli’ne bağlı ilçe olan Keçiören, doğu ve güneydoğusunda Altındağ, güneybatı, batı ve kuzeybatıda Yenimahalle, kuzeyde de Çubuk ilçeleri ile çevrilidir. Çok engebeli bir arazi üzerine kurulmuş olan Keçiören ilçesinin kuzeyinde,.Ufuktepe ve Karyağdı Dağları,.Kuzey batısında Etlik Tepesi, batısında Yükseltepe, Doğusunda Aktepe,Hüseyin Gazi Dağı ve 1.985 metre yükseklikteki İdris Dağı yer alır.

İlçenin tek akarsuyu Çubuk Çayı’dır. Çubuk Çayı Aydos Dağlarının güney yamaçlarından doğar,.Çubuk Ovasından geçtikten sonra Keçiören topraklarına girer,İncesu ve Hatip Çaylarıyla birleşerek Ankara Çayını oluşturur. İlçenin yüzölçümü 199 Km2dir

Ankara’nın başkent yapıldığı sırada bağlarla kaplı olan Keçiören’de yalnızca sayfiye olarak kullanılan bağ evleri bulunmaktaydı. Uzun yıllar kırsal nitelikli küçük bir yerleşme olarak kaldıktan sonra, 1950’lerdeki yoğun göç nedeniyle gelişmeye başladı. Kalaba (Gelebe), Etlik ve Ovacık Köylerinin arazilerinin gelişmesinden sonra 1936 yılında Bucak olmuş, 1966 yılında Altındağ İlçesine bağlanmış, 1984 yılında da ilçe statüsüne getirilmiştir.

KIZILCAHAMAM

KIZILCAHAMAM
Bir bölümü İç Anadolu Bölgesi’nde, daha büyük bölümü ise Karadeniz Bölgesi’nde kalan Ankara iline bağlı Karacahamam ilçesi, doğudan Çubuk, batıdan Çamlıdere ve Güdül, kuzeyden Çankırı’nın Çerkeş ve Bolu’nun Gerede ilçesi ile güneyden Ayaş ve Kazan ilçeleriyle çevrilidir. Ankara ilinin en kuzey kesiminde yer alan ilçe toprakları genellikle dağlık ve ormanlıktır. Kuzey kesimini Köroğlu Dağları engebelendirir. İlçe topraklarının güneyinde Ayaş Dağları, Hızır Dağında 1.688 m.ye ulaşır.

İlçenin en önemli akarsuyu, Sakarya Irmağının bir kolu olan ve ilçe sınırları dışında Sarıyar Baraj Gölüne dökülen Kirmir Çayıdır. İlçe topraklarından doğan Kurtboğazı Deresi üzerinde kurulan Kurtboğazı Barajı, Ankara’nın içme kullanma suyunu karşılayan kaynaklardan birisidir. Kızılcahamam İlçesi Yüzölçümü 1712 Km2dir

İlçenin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Yetiştirilen başlıca ürünler; buğday, arpa, şeker pancarı, pirinç, armut, elma, üzüm ve az miktarda da baklagillerdir. Diğer önemli tarımsal etkinlik ise hayvancılıkta Ankara keçisi, arıcılık ve ormancılıktır.

Kızılcahamam isminin yöre toprağının rengi ile yörede bulunan şifalı kaplıcalarından esinlenerek halk dilinde kullanılmaya başlandığı ve bu şekilde benimsendiği sanılmaktadır.
Güneyden Ayaş ve güneydoğudan Çubuk kazaları ile çevrilidir .İlçe merkezi 660 nüfuslu Çorba karyesi (köyü) olup ,kaza 175 köyden ibarettir ..

Kızılcahamam İlçesi yeraltı suları ve doğal güzellikler bakımından zengindir. Özellikle şifalı kaplıcaları ve soğuksu milli parkı ile ünlenmiştir. İlçede üç adet baraj ankaranın su ihtiyacına cevap vermekte Soğuksu milli parkı güzel bir piknik ve mesire yeridir.Her yıl geleneksel olarak su festivali düzenlenmektedir.

MAMAK

MAMAK

İç Anadolu Bölgesi’nde, Ankara İline bağlı Mamak İlçesi, doğu ve güneydoğuda Elmadağ, güneybatı ve batıda Çankaya, kuzeyde Altındağ ilçeleri ile çevrilidir. Orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerden oluşan ilçe topraklarındaki en önemli yükselti,Ankara metropoliten alanın da en yüksek noktası olan Hüseyin Gazi Dağı’dır.

İncesu Deresi ile Hatip,Karanlık ve Bayındır çayları ilçenin akarsulardır. Bayındır barajı ile bu barajın gölünün bir bölümü Mamak sınırlarında kalır.İlçedeki Bayındır Barajı, Bayındır deresi üzerine inşa edilmiş olup, 1965 yılından bu yana su tutulmaya başlanılmıştır. İlçe hudutları içerisinde hatip çayı bulunmaktadır.
Yüz ölçümü 161Km2 dir.

İlçenin tarihi ile ilgili herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Mamak’ın merkez ilçe olması nedeniyle isminde de bir değişiklik olduğuna ilişkin bir bilgiye rastlanmamıştır. Sözlük anlamına bakıldığında Mamak Ankara’nın bir ilçesi,Ankara’nın bir semti,Ankara’nın askeri bir bölgesi olarak tanımlanmaktadır. Mamak ilçesi 1983 yılına kadar Ankara’nın Çankaya ilçesinin bir semti olmuş, 1983’te de ankara’nın ilçesi konumuna getirilmiştir.

Ankara’ nın bir bölümünün su ihtiyacını karşılayan Bayındır Barajı ve Baraj Gölü çevresinde oluştulan ağaçlık alan gazino ve çay bahçeleri ilçenin gezilip görülecek yerleridir.

Nallıhan kuş cenneti

NALLIHAN
Ankara iline bağlı Nallıhan ilçesi, doğuda Beypazarı, kuzeybatıda Göynük, kuzeyde Mudurnu-Seben, batıda Sarıcakaya, güneyde Eskişehir ve Mihallıçcık’la çevrilidir. Ankara’ya 160 km uzaklıktaki ilçenin dört bir tarafı dağ ve tepelerle çevrili olup, İlçe, kendi adıyla anılan Çayın kenarında kurulmuştur.ilçenin batısında Andız, kuzeyinde Sarıçalı, doğusunda Karageriş ve güneyinde Sündiken dağları yer almaktadır.

İlçe topraklarının sularını toplayan Aladağ Çayı, Sarıyar baraj Gölüne, Nal Deresi (Nallısu Deresi) de Gökçekaya Baraj Gölüne dökülür. Yüzölçümü 1978 km2,dir

İlçenin ekonomisi tarım ve ormancılığa dayanmaktadır.Yetiştirilen başlıca bitkisel ürünler; şeker pancarı, buğday, arpa, üzüm, elma ve armuttur. Az miktarda da baklagiller yetiştirilir. İlçede hayvancılık da önemli bir geçim kaynağıdır. Nallıhan’da Ankara keçisi ve koyun yetiştirilir, sığır besiciliği yapılır. Daha çok karaçamlardan oluşan ilçe ormanlarından tomruk elde edilir.
Nallıhan XIX.yüzyıl sonlarında Ankara’nın merkez sancağına bağlı bir kaza idi. Belediyesi 1865’te kurulmuştur.

POLATLI

POLATLI
İç Anadolu Bölgesi’nde, Ankara iline bağlı olan Polatlı ilçesi, güneyde Konya, batıda Eskişehir illeri, kuzeybatıda beypazarı, kuzeyde ayaş, kuzeydoğuda Sican, Yenimahalle ve Gölbaşı, doğuda da haymana ilçeleri ile çevrilidir.

İlçe toprakları orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerin üzerindedir. İlçe coğrafi olarak bir plato niteliği arz etmektedir. İlçenin en yüksek noktası 1437 metredir. Polatlı’nın batısından Sakarya Nehri geçmekte, doğudan gelen Ankara Çayı ve batıdan gelen Porsuk Çayı Polatlı’da Sakarya Nehri ile birleşmektedir.

Ankara’ya 78 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 3.789 km2 ve ilçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 850 metredir.

İlçenin ekonomisi tarım ve ticarete dayanmaktadır. Bölgede buğday, arpa, yulaf, şeker pancarı, mercimek, ayçiçeği, nohut ve üzüm yetiştirilmektedir. Ayrıca hayvancılık da önemli bir geçim kaynağı olup, merinos koyunu ile Ankara keçisi yetiştirilmektedir.

Polatlı sözcüğünün kökeni XIII.yüzyılın ilk yarısında buraya yerleşen Menteşeoğulları Beyliği aşiretlerinden geldiği sanılmaktadır. Polat sözcüğü Farsçada Pulat olup, Çevik veya Kuvvetli anlamına gelmektedir. 1926’da ilçe yapılmıştır.

SİNCAN

SİNCAN
İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara iline bağlı olan Sincan’ın kuzeydoğusunda Kazan, doğusunda Yenimahalle ile Etimesgut, güneyinde yine Yenimahalle, güneybatısında Polatlı, batı, kuzeybatı ve kuzeyinde de Ayaş ilçeleri bulunmaktadır.

İlçe topraklarını Sakarya’nın kollarından Ankara çayı sular. Yüzölçümü 364 km2dir
İlçe ekonomisini çok az olarak bitkisel üretim ile hayvancılık karşılarsa da burada yaşayanlar çalışmak amacıyla hergün Ankara’ya giderler. Ayrıca ilçede sanayi tesisleri ve kombinalar bulunmaktadır. İlçedeki kil yatakları da işletilmektedir.

Sincan’ın kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber XVII.yüzyıl arşiv kayıtlarında Sincan Köyünün adına rastlanmaktadır. Sincan, Cumhuriyetin ilk yıllarında 28 hane ve bir mescitten ibaret bir köy iken Romanya ve Bulgaristan’dan gelen göçmenlerle, 1950 yılında nüfusu 1258’e ulaşmıştır. Atatürk’ün emriyle Sincan’a 100 hanelik Romanya Köseabdi’den göçmenler getirilmiştir. Bunlar Sincan’a gelirken lale soğanları ile birlikte gelmişlerdir. Bu nedenle de Sincan denildiğinde öncelikle akla lale ve lale bahçeleri gelmektedir.

Sincan, İstanbul-Ankara tren yolu ile Ankara-Beypazarı-Ayaş Devlet karayolu üzerinde olması nedeniyle kısa zamanda hızlı bir şekilde gelişmiş, 1956 yılında Yenimahalle İlçesine bağlı Bucak Merkezi haline dönüştürülmüş ve 1983 yılında da ilçe konumuna getirilmiştir.

ŞEREFLİKOÇHİSAR

ŞEREFİKOÇHİSAR

İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara İline bağlı ilçe olan Şereflikoçhisar’ın kuzeyinde Bala ve Kırşehir, doğusunda Evren ve Aksaray, güneydoğu ve güneyinde yine Aksaray, batı ve kuzeyinde de Konya ili bulunmaktadır.

Şereflikoçhisar ilçesi Ankara’ya 150 km.uzaklıkta olup, güney yönünde Ankara’nın en son İlçesidir. Şereflikoçhisar’ın bulunduğu arazi orta yükseklikte düzlüklerden oluşmaktadır. Ekecek Dağının kuzey batı uzantılarının engebelendirdiği iç kesimde Karasamur (Karasınır) Dağı bulunmaktadır.

İlçe topraklarından kaynaklanan suların bir bölümü Kızılırmak aracılığı ile Karadeniz’e ulaşırken bir bölümü de Peçeneközü Deresini oluşturarak Tuz Gölüne doğru akar. Tuz Gölünün güneydoğusunda bulunan Hirfanlı Barajı da ilçe sınırları içerisindedir. Yüzölçümü, 1.591 km2, denizden yüksekliği 975 metredir.
İlçenin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Buğday, arpa, baklagiller, üzüm, elma, ayçiçeği ve armut yetiştirilir. Hayvancılık da önemli bir gelir kaynağıdır. Merinos ve Ankara keçisi yetiştirilmektedir. Yöre toprak altı kaynakları yönünden oldukça zengin sayılır. Burada jips, linyit ve tuğla-kiremit hammeddesini içeren cevher yatakları vardır. Tuz Gölünün batı ve doğu kıyılarında ise tuz üretimi yapılmaktadır.

Osmanlı kaynaklarında adı, Koşhisar olarak geçmektedir.Ancak, burada yaşayanlar Balkan, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarında çok şehit vermesinden ötürü de şerefli sözcüğü yasa ile buraya verilmiştir.

XIX.yüzyıl ortalarında bir süre Aksaray ve Niğde’ye bağlı kalmış, Kulu ve İnevi ile birlikte ortak yönetimle yönetilmiştir. Daha sonra Konya’nın kazası olmuştur.1933 yılında da Ankaraya bağlı ilçe durumuna getirilmiştir.
Şereflikoçhisar’da XIII.yüzyılda yapılmış, 1863’te onarılan Alaaddin Camisi bulunmaktadır. Ayrıca Sultan Alaaddin’in eşi Hurşid Hatun’a ait türbe günümüze ulaşamamıştır.

YENİMAHALLE

YENİMAHALLE
İçanadolu Bölgesi’nde, Ankara İline bağlı bir ilçe olan yenimahalle, kuzeyinde Kazan, Çubuk, kuzeydoğusunda Keçiören, güneyinde Polatlı, Gölbaşı, batısında Etimesgut ilçeleri ile çevrilidir. İlçe engebeli bir arazide kurulmuştur.

Komşu ilçelerinden gelen Çubuk Çayı, Hatip Çayı ve İncesu Deresi, Akköprü semtinde birleşen bu su Çiftlik, Güvercinlik ve Etimesgut’tan geçerek Sincan İlçesi Osmaniye Köyü yakınında Mürted Ovasından gelen Ova Çayına katılarak Ankara Çayı adını alır. Sonra da Sakarya Irmağının büyük bir kolu olarak Polatlı sınırına girer.
Ankara’ya 5 km. uzaklıktaki Yenimahalle ilçesinin deniz seviyesinden yüksekliği 830 metre olup, ilçenin İlçenin yüzölçümü 419 km2’dir

İlçe sınırları içerisinde Atatürk Orman Çiftliği Ankaralıların piknik yaptıkları, hafta sonlarını geçirdikleri bir yerdir. Cumhuriyet öncesinde çorak bir yer olan Atatürk Orman Çiftliğininin bulunduğu 102.000 dekarlık arazi içerisinde Atatürk Evi Müzesi, Marmara Köşkü, Devlet Mezarlığı, Süt ve Mamülleri Fabrikası, çeşitli seralar ve hayvanat bahçesi bulunmaktadır.
Akköprü:Yenimahalle’de en önemli tarihi eser olarak Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubad’ın 1222’de eski ticaret yolunun geçtiği yerde, Ankara Çayı, Varlık Mahallesi’nin İstanbul Devlet yolunun üzerinde yaptırdığı Akköprü’dür.Bu köprü günümüze çok iyi durumda gelmiş olup, 4’ü büyük 3’ü küçük olmak üzere 7 kemerden oluşmaktadır.
Günümüzde Ankara’nın Yenimahalle ilçesi , bütünüyle modern yapılar ve devlet kuruluşları ile yeni bir görünüme ulaşmıştır.

Metin1.net’ten tüm Ankara’lılara selam olsun..

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!