Adana ili tüm ilçeleri

14 Ekim 2018 Yazan  
Kategori ŞEHİRLER VE İLÇELER

Adana ilimizin tüm ilçeleri tanıtım sayfası.
ADANA Hakkında Genel Bilgiler
Akdeniz’de yaklaşık olarak 160 km kıyısı bulunan Adana, eski çağlardan beri Avrupa’yı Asya’ya bağlayan önemli ulaşım yolları üzerine kurulmuştur. Adana, Toros Dağlarının güneyinde yer alan Çukurova bölgesinde, Seyhan Nehri üzerine kurulmuş bir kenttir. İl merkezini kuzeyden güneye bölerek geçen Seyhan Nehri Akdeniz’e dökülür. Seyhan ve Ceyhan Nehirlerinin suladığı ovalar oldukça verimlidir. Bu özellikler nedeniyle geçmişten bugüne bir çok medeniyet bu bölgede yaşamıştır. Sahillerimizde yer alan Karataş ve Yumurtalık ilçelerimiz antik kentler olması yanı sıra, bugün de ilimizin önemli tarih ve deniz turizm merkezleridir.

Akdeniz bölgesinde yer alan Adana’nın, kuzeyinde Kayseri, doğusunda Kahramanmaraş ve Osmaniye, batısında Niğde ve Mersin, güneydoğusunda Hatay illeri bulunmaktadır. Adana ili, yer şekilleri bakımından dağlık ve ovalık olmak üzere iki bölüme ayrılır.
Adana’ya bağlı ilçeler on beştir. Sırasıyla Çukurova, Karaisalı ,Sarıçam ,Seyhan ,Yüreğir, Aladağ ,Ceyhan,Feke, İmamoğlu , Karataş ,Kozan , Pozantı ,Saimbeyli ,Tufanbeyli ,Yumurtalık

ALADAĞ İLÇESİ
Adana’ya 100 Km uzaklıkta olup Yüzölçümü 1380 km2dir.Doğusunda Kozan, güneyinde İmamoğlu ve Karaisalı, batısında Pozantı; kuzeyinde ise Niğde ve Kayseri yer almaktadır.Aladağ İlçesi, dağlık ve engebeli derin vadili bir alan üzerine kurulmuş olup, denizden yüksekliği 850 metredir.
İlçenin yeryüzü şekillerini Toros Dağlarının bir parçası olan Aladağlar oluşturur. Bu dağlar, ülkemizdeki dağların büyük bir kısmını oluşturan Alp-Himalaya dağ oluşum hareketi ile oluşmuştur. Jeolojik bakımdan en fazla bulunan kayaç türü kireçtaşlarıdır.

İlçe topraklarını Seyhan Nehri’nin kolları durumundaki Doğan Çayı ( Suyu), Zamantı Çayı, Eğni Çayı sulamaktadır. Bu çaylar yağmur suları,Toroslar’dan gelen kaynak suları ve ilkbahar aylarında erimeye başlayan kar suları ile beslenmektedir.

Zamantı Çayı İç Anadolu Bölgesi’ndeki Uzunyayla platosundan doğarak Feke yakınlarında Göksu ile birleşir ve Kapuzbaşı Şelalelerinin sularını da alarak Seyhan Nehri’ne ulaşır. İlçe sınırları içinde doğal göl bulunmamaktadır.
İlçenin güneyinde bulunan ovalarda tarıma elverişli toprakların bulunması bu kısımlarda halk tarafından yerleşme alanı olarak benimsenmiştir.

ALADAĞ EKONOMİ
İlçede halk geçimini başta tarım olmak üzere hayvancılık ve orman işçiliği yaparak sağlamaktadır. İlçe bozkır ve ormanlarla kaplı olması hayvancılığı geliştirmiştir.

olan Karaköy adıyla 1835 yılından itibaren Karaisali ilçesine bağlı bucak merkezi iken, 1973 yılında belediye teşkilatı kurulmuş ve ismi de Karsantı olarak değişmiştir.

İlçe sınırları içinde Kapuzbaşı Şelalesi ile Eyner Simit Şelalesi görülmeye değer birer doğa güzellikleridir.İlçe . uzaklıkta olup, 27 köyü bulunmaktadır.

İlçede Bulunan tarihi Eserler
Akören Kalesi, Mazılık ören yeri ve kalesi, bunların batısında Postyağbasan kalesi, 3 adet de kilise bulunmaktadır. 1987 tarih ve 3392 sayılı kanunla Aladağ ismini almıştır.

CEYHAN İLÇESİ
İlçe Adana’ya 43 Km. uzaklıkta olup, yüzölçümü 1.426 km2’dir.Doğusunda Osmaniye ve Hatay, güneyinde Yumurtalık, güneybatısında Karataş, güneybatı ve batısında Yüreğir, kuzeyinde de İmamoğlu ve Kozan ilçeleri ile çevrilidir.
Çukurova’da yer alan ilçe topraklarının büyük bölümü düzlük olup, Ceyhan Irmağı kıyısında yer almaktadır. İlçenin 71 köyü bulunmaktadır.

İlçenin en önemli akarsuyu adını taşıdığı Ceyhan Nehri’dir. Ceyhan Nehri güneybatıda Yüreğir ilçesi ile doğal sınırı oluşturmaktadır.

CEYHAN İLÇE EKONOMİSİ
İlçenin ekonomisi tarıma yönelik sanayie dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; buğday, soya, portakal, mandalina, karpuz ve pamuktur. Bitkisel üretim ve sanayi pamuk ekimi ve pamuğun işlenmesi üzerinde yoğunlaşmış olup yörede bir çok çırçır fabrikası bulunmaktadır. Hazar Denizi petrolünü Akdeniz’e taşıyacak Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı buradan geçmektedir.

CEYHAN TARİHİ
Ceyhan İlkçağlardan itibaren çeşitli toplulukların yerleşimlerine sahne olmuştur. Verimli topraklar ve önemli bir ticaret yolu üzerinde olmasından dolayı sık sık el değiştirmiştir.
Fenikeliler döneminden beri bir yerleşim merkezi olan Ceyhan çeşitli uygarlıkların etkisi altında kalmıştır. 1516 yılından itibaren Osmanlı idaresine giren Ceyhan, 1864’te Kırımdan gelen Nogay Türklerinin buraya iskanı ile Yarsuvat, II.Sultan Abdulhamit döneminde ise Hamidiye, daha sonra da Ceyhan nehrinden dolayı 1926 yılında Ceyhan ismini almıştır.

İlçede Bulunan Eserler
Kurtkulağı Kervansarayı, Yılankale, Ulu Cami, Sirkeli Höyüğü, Muradiye Cami, Durhasan Türbesi, Dumlu Kalesi

ÇUKUROVA İlÇESİ
Yüzölçümü 240 km²’dir
Nüfusu 310.716 kişi (2008 yılı sayımına göre )
Çukurova’nın doğusunda Sarıçam, batısında Tarsus, Kuzeyinde Karaisalı , güneyinde ise Seyhan yer almaktadır.

Çukurova, eski adıyla Klikya, Adana, Mersin, Osmaniye ve Hatay illerini içine alan güney anadoludaki coğrafi, ekonomik ve kültürel bir bölgedir. 5.62 milyon nüfusuyla, Türkiye’deki en büyük nüfus yoğunluğa sahip bölgelerden biridir.

Çukurova batıda Anamur’dan başlamakta olup Akdeniz boyunca doğuya doğru uzanmakta, en kuzeyde Tufanbeyli’ye kadar genişlemekte, İskenderun Körfezi’ni kuşatmakta, güneyde Erzin’e dönmekte ve son olarak da Suriye sınırındaki Yayladağı’nda son bulmaktadır. Çekirdek alanı ise batıda Mersin’i, kuzeyde Kozan’ı, doğuda Osmaniye’yi ve güneyde Akdeniz’i kaplayan Çukurova (Klikya) düzlüğüdür. Adana-Mersin Metropol Alanı Çukurova’nın iş ve kültür merkezidir.

Çukurova bölgesinin büyük bir bölümü, dünyadaki tarıma en elverişli alanlar arasında olan geniş, düz ve verimli bir alandır. Tarih boyunca Çukurova Avrupa’dan Orta Doğu’ya kaçış noktası olmuştur ve kuzey Orta Doğu ve Orta Asya’dan Akdeniz’e en kısa geçiş noktasıdır, ayrıca iki büyük limanı ve yağ terminaliyle ulaşımın göbeğidir.
Seyhan’dan Ayrılarak İlçe Olmuştur. . Adını Türkiye’de Verimli Topraklarıyla Ünlü Olan Çukurova’dan Almıştır.

FEKE İLÇESİ
Adana’ya 122 Km. uzaklıkta olan ilçenin yüzölçümü 1.335 km2’dir. Feke, kuzey ve doğusunda Saimbeyli, güneydoğu ve güneyinde Kozan, güneybatısında Aladağ, batı ve kuzeybatısında da Kayseri ile çevrilidir.

İlçe toprakları Orta Torosların yüksek sıralarının kapladığı engebeli bir alanda yer almaktadır. Büyük bölümünü Tahtalı Dağları’nın engebelendirdiği ilçenin kuzeyinde Feke Dağı (1.838 m.), kuzeybatısında Tahtafırlatan Dağı (2.495 m) yükselmektedir. Bu dağlar yoğun orman örtüsü ile kaplı olup su kaynağı bakımından da zengindir. Dar ve dik vadiler içerisinden akan akarsulkar ilçe içerisinde düzlük oluşturmazlar.
Deniz seviyesinden 620 m. Yükseklikteki ilçenin 38 köyü bulunmaktadır.

İlçenin başlıca akarsuyu Seyhan Irmağı’nın bir kolu olan Göksu Irmağı’dır.

FEKE İLÇE EKONOMİSİ
İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Bitkisel üretim verimi düşük olup, az miktarda arpa, buğday, fasulye ve mısır yetiştirilmektedir. Tahtalı dağlarındaki yaylalarda çok sayıda küçükbaş hayvan yetiştirilmekte olup hayvancılığa bağlı süt ve süt ürünleri üretimi yapılmaktadır. İlçede yapağı ve kıl üretimi ve dokumacılık da gelişmiştir.

FEKE TARİHİ
Tarihi çok eskilere dayanan eski Feke, MÖ.XVI.yüzyılda Hititlerin, MÖ.VI.yüzyılda Perslerin, MÖ.333 yılında Büyük İskender’in eline geçmiş, daha sonra da Romalılar ve Bizanslıların egemenliği altına girmiştir. Kilikya’ya Arap orduları girdikten sonra buradaki Ermeni göçmenleri 1081 yılında Toroslara yerleşmiş ve Vakha Feke Kalesini Bizanslıların elinden almışlardır. Yöre daha sonra Memlüklere geçmiş, Türk boylarının Anadolu’ya gelmesi sonucunda bölgeye Türkler egemen olmuştur.

İlin kuzey kesiminde Çukurova’yı İç Anadolu’ya bağlayan Gülek geçidinden sonra ikinci yol üzerindedir.Tarihi çok eskilere dayanan Feke sırasıyla M.Ö. 16.yy’da Hititlerin, M.Ö.6.yy’da Perslerin, M.Ö. 333 yılında Büyük İskender’in eline geçmiş, daha sonra da Romalılar ve Bizanslıların idaresine girmiştir.
Kilikya’ya Arap-İslam orduları girdikten sonra buradaki Ermeni muhacirleri 1081 yılında Toroslara yerleşmiş ve Vahka Feke Kalesini Bizanslıların elinden almışlardır. Yöre daha sonra Memlüklere geçmiş, Türk boylarının Anadolu’ya gelmesi sonucunda bölgeye Türkler egemen olmuştur.

İlçede Bulunan Eserler
İlçenin kuzeydoğusundaki eski ilçe merkezinde bulunan kalenin 12.yüzyılda Bizanslılar tarafından yapıldığı sanılmaktadır.

İMAMOĞLU İLÇESİ
Adana’ya 45 km. Uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 424 km2’dir. İmamoğlu ilçesi doğuda Kozan, güneyde Ceyhan ve Yüreğir, batıda Karaisalı, kuzeybatıda da Aladağ ilçeleri ile çevrilidir.

İmamoğlu Ovasını Kuzeyde Kozan İlçesine ait Ulugedik denilen tepeler, güneyde belli bir coğrafi şekil bulunmamaktadır.

İMAMOĞLU İLÇE EKONOMİSİ
İlçe Ekonomisi büyük oranda tarıma dayalıdır. İlçenin temel gelir kaynağı tarımdır ama sulama sondaj kuyularından sağlandığı için yetersizdir. Tarımsal üretime dayalı imalathaneleri ve küçük ölçekli sanayi tesisleri vardır. Tarım ve hayvancılığın çok önemli olduğu ilçede, üretilen en önemli tarım ürünleri; mısır, buğday, şeftali, zeytin, soya, patates, kekik, nane, ayçiçeği, pamuk, yer fıstığı gibi ürünlerdir.

Sulu arazilerde ikinci ekim yapılabilmektedir. Ayrıca örtü karpuzu ve narenciye yetiştirilmektedir. Hayvancılık alanında en önemli faaliyetler, besicilik ve arıcılıktır. İlçede koyun, keçi, sığır yetiştiriciliği yapılmaktadır. Süt Toplama ve Süt İşleme Tesisi, Un fabrikası,yer fıstığı sökme makinesi imalatı,arı kovan üretimi gibi ekonomik faaliyetler, ilçe ekonomisinin bel kemiğini oluşturmaktadır.
30.07.1959 tarihinde bucak teşkilatı, 1964 yılında belediye teşkilatı kurulan ilçe 18.07.1983 tarihinde Kozan ilçesinden ayrılmış ve yeni bir ilçe konumuna getirilmiştir.

KARAİSALI İLÇESİ
Adana’ya 47 km uzaklıkta olup, yüzölçümü 1.517 km2’dir.Karaisalı, kuzeyde Aladağ, doğuda İmamoğlu ve Yüreğir, güneyde Seyhan ilçesi ve Mersin, doğuda da yine Mersin ve Pozantı ilçesi ile çevrilidir.

İlin batı kesiminde yer alan ilçe topraklarının kuzey kesimini Aladağlar engebelendirmektedir. Orta kesimi hafif engebeli alanlardan, güney kesimi de Çukurova’ya açılan düzlüklerden oluşmuştur.

İlçenin başlıca akarsuyu doğuda İmamoğlu ilçesi ile doğal sınırı oluşturan Seyhan Irmağı, Seyhan Baraj Gölüne katılan Çakıt Suyu ile Körkün ve Eğlence çaylarıdır. Seyhan ve Çatalan baraj göllerinin bazı bölümleri ilçe sınırları içerisindedir.

KARAİSALİ İLÇE EKONOMİSİ

İlçe ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalı olup, dağlık bölgelerde hayvancılık ve ormancılık yapılmaktadır. Yetiştirilen başlıca bitkisel ürünler; Buğday, arpa, soya, pamuk, üzüm, portakal ve zeytindir. Az miktarda mandalina ve yerfıstığı yetiştirilmektedir.

İlçenin kurulduğu dönem kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, İlçe merkezinin güneyinde Roma dönemine ait mimari kalıntılarla karşılaşılmıştır. Yörede yeterince bir araştırma yapılmadığından bu konuda kesin bilgi bulunmamaktadır. İlçenin ismi; Hacılı Köyü’nden 1338 yılında buraya yerleştirilen Aşiretin reisi Karaisalı’dan ötürü verilmiştir. Karaisalı Ramazanoğullarından bir beydir.

KARAİSALI TARİHÇESİ
Kanuni Sultan Süleyman döneminde tutulmuş olan defterlerde burada yaşayan Türkmen topluluklarından alınan vergilerin ramazanoğulları tarafından toplandığı yazılıdır.

Tarihi geçmişi Roma devrine kadar uzanan ilçe merkezinin güneyinde Romalılara ait şehir kalıntılarına rastlanmaktadır.Çeşitli uygarlıkların yaşadığı bu yer Türklerin Anadolu’ya yerleşmesinden sonra “Çeceli” adını almıştır. Yerleşik halk Yüreğir ve Menemencioğlu soyundandır. Karaisalı adını Ramazanoğullarından Karaisalı Bey’den dolayı almıştır. İlk ilçe merkezinin bugünkü Hacılı köyü olduğu söylenmektedir. 70 köyü olan Karaisalı ilçesi

KARATAŞ İLÇESİ
İl merkezine 47 km uzaklıktadır. Yüzölçümü 922 km2 dir.Kuzeyde yüreğir, kuzeydoğusunda Ceyhan, doğusunda Yumurtalık, güneydoğu, güney ve batıda Akdeniz, kuzeybatısında da Mersin ili ve Seyhan ilçesi ile çevrilidir.

İlçe toprakları Adana İlinin Akdeniz’e doğru çıkıntı yapan güney bölümünde yer alır. Çukurova’da yer alan ilçe toprakları tamamen düz ovalık bir arazi yapısına sahiptir. İlçenin Akdeniz kıyısında doğal kumsalları vardır. Batıda Seyhan, doğuda da Ceyhan Irmağı ilçenin doğal sınırını oluşturur.

İlçenin ekonomisi tahıl ve pamuk tarımı ile turizm ve balıkçılığa dayalıdır.

İlkçağda bugünkü Karataş’ın yakınlarında Mallos antik kenti bulunuyordu. Surlarla çevrili Magarsos kenti ise Mallos’un güneybatısında kurulmuş Çukurova’nın ilk liman kentlerinden biri idi

İlçede Bulunan Eserler
Yanık Kilise(Karakilise Kalıntısı), Antik Magarsus Kilisesi, Menzil Hanı Kalıntısı, Tarihi Han Kalıntısı, Amfi Tiyatro

KOZAN İLÇESİ
il merkezine uzaklığı 68 km olup, yüzölçümü 1.690 km’dir. Kozan Genel Görünüm Akdeniz Bölgesi’nde, Adana İline bağlı bir ilçe olan Kozan, doğusunda Osmaniye ili, güneydoğuda Ceyhan, güneyde İmamoğlu, batıda Aladağ, kuzeyde Feke, Kuzeydoğuda da Saimbeyli ve Kahramanmaraş ili ile çevrilidir. İlçe toprakları kuzeyden güneye doğru Orta Torosların güney uzantıları, eşik alanlar ve Çukurova’nın Yukarı Ova kesiminden oluşmuştur. Dağlık alanlar ormanlarla kaplıdır.

İlçe topraklarını Ceyhan’ın kollarından Kırksu, Delice Suyu ve Kilgen Deresi ile Seyhan Nehri’nin kollarından Göksu Irmağı sulamaktadır. Kilgen Deresi üzerinde Kozan Baraj Gölü yer almaktadır.

KOZAN İLÇE EKONOMİSİ
İlçe ekonomisi tarıma dayalı olup yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; buğday, portakal, pamuk, mandalina, arpa, üzüm ve yerfıstığıdır. İlçenin yüksek kesimlerinde hayvancılık yapılmaktadır. İlçe topraklarında kurşun, çinko ve demir yatakları vardır.

İlçenin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Kozan, tarihi bir kervan yolu üzerinde olup, İlk Çağların dinsel merkezi olan Kummanni’den geçen bu yol Hititler döneminde önem kazanmıştı. Kozan’ın kuruluşu ile ilgili kesin bir bilgi olmamakla birlikte, eski bir yerleşim yeri olduğu bilinmektedir.

KOZAN İLÇE TARİHÇESİ
Tarihi M.Ö. 1900 yıllarında dayanan ilçe, uzun yıllar Hitit Krallığı’nın bir merkezi olmuştur. Daha sonra Asurlular, İranlılar, Araplar, Selokidler, Romalılar ve Bizanslılarca yönetilmiştir. Yakınçağda “Sis” olarak anılan yöreye Ermeniler, Selçuklular, Ramazanoğulları egemen olmuş, 1854’te Osmanlılar’a isyan eden Kozanoğulları Kozan, Kadirli ve Karaisalı ilçelerini almak istemişlerdir. Kurtuluş savaşından sonra burada bulunan Fransız ve Ermeniler ilçeyi terketmişlerdir. Kozan, 1923 yılında vilayet, 1926 yılında ilçe olmuş ve Adana’ya bağlanmıştır.

İlçede Bulunan Eserler
Kozan Kalesi, Bucak Kalesi, Hoşkadem Cami, Pelesel Manastırı Kalıntıları, Anavarza Kalesi ve Kalıntıları

POZANTI İLÇESİ
il merkezine uzaklığı 98 km olup, yüzölçümü 772 km2 dir.
Adana’nın kuzeyinde, Toros dağlarından Anadolu’ya geçiş yolu üzerinde kurulan Pozantı ilçesi, ismini yakınında bulunan Doğu Roma şehri olan “Podantrani’den almıştır. Pozantı ve çevresi Hitit, Pers, Roma, Bizanslılar ve Abbasilerin idaresine girmiş, 1071 yılında da Türklerin eline geçmiştir. 1517 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1914-1917 yılları arasında demiryolunun bölgeye gelmesi ile Pozantı’da kesin yerleşim düzenine geçilmiştir. 1919-1920 yıllarında Fransızların işgaline uğrayan yöre halkı direnişe geçmiş ve 1920 yılında Pozantı işgalden kurtulmuştur. Bu dönemde Yeni Adana ismi ile il merkezi, sonra da bu statüsünü kaybederek Karaisalı’ya bağlı bir bucak merkezi olmuştur. 1954 yılında da Adana’ya bağlı ilçe merkezi olarak idari yapısını sürdürmektedir.

İlçede Bulunan Eserler
Kızıl Tabya, Ak Tabya, Yakapınar Köprüsü, Anaşka Kalesi

SAİMBEYLİ İLÇESİ
Adana merkezine uzaklığı 157 km olup,Yüzölçümü 1132 km2.dir.İlçe merkezi Göksu Çayının kıyısında kurulmuştur.Adana İlinin kuzeyinde yer alır. İlçe toprakları dağlıktır. Doğusunda Dibek dağı, batısında Bakır Dağı yer alır. Dağlar derin akarsu vadileriyle parçalanmıştır. Dağların yüksek kesimleri köknar, kızılçam, karaçam ve sedir ormanları ile kaplıdır. Seyhan Irmağının başlıca iki kolundan biri olan Göksu ilçe topraklarını sular.

SAİMBEYLİ İLÇE EKONOMİSİ
Ekonomisi hayvancılık ve tarıma dayalıdır. En çok koyun ve kılkeçisi beslenir. Tarım ürünleri ilçe halkının ihtiyacını karşılayacak seviyede olup, başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, baklagiller ve üzümdür. İlçe topraklarında demir yatakları vardır. Ormancılık gelişmiştir.

SAİMBEYLİ İLÇE TARİHİ
Eski ismi Hacınlı’dır. Kurtuluş Savaşı sırasında büyük kahramanlık gösteren ve şehid olan Hacinli Saim Beyin hatırasına 1923’de Saimbeyli olarak değiştirildi. Adana’yı Pınarbaşı üzerinden Kayseri’ye bağlayan yol ilçe merkezinden geçer. İl merkezine 157 km uzaklıktadır. İlçe belediyesi 1929’da kurulmuştur.
İlçenin kuruluşu hakkında elde kesin bilgiler bulunmaktadır. Tarihi kalıntılara göre Hititler devrine kadar uzanmaktadır. İlçenin eski adı “Haçin” dir. Bu ismin de ovaya egemen olan Anavarza Beyliğin’den geldiği ve Bey Toryo’nun oğlunun adı olduğu bilinmektedir. Bölge çeşitli uygarlıkların etkisi altında kalmıştır. Osmanlı döneminde Maraş sancağının Elbistan kazasına bağlanmıştır. Kurtuluş savaşı sırasında Fransız işgali altında kalmış, 18 Ekim 1920’de Yüzbaşı Doğan ve Kaymakam Saim Bey tarafından kurtarılan bölge 1922 yılında Kaymakam Saim Bey’den dolayı bu adı almış, yeni bir ilçe olarak kurulmuştur. 1928 yılında bugünkü yerine nakledilmiştir.

SARIÇAM İLÇESİ
İlçe sınırları doğuda Ceyhan ilçesi, kuzeyde İmamoğlu ilçesi, güneyde Yüreğir ilçesi, batıda ise Karaisalı ve Çukurova ilçeleri ile Seyhan ve Çatalan barajlarından oluşmaktadır.İncirlik Üssü’nün bulunduğu İncirlik beldesi, Sabancı organize sanayi bölgesi ve Çukurova Üniversitesi ilçe sınırları içinde yer almaktadır.

SARIÇAM İLÇE TARİHİ
Sarıçam ilçesi, Adana ili, Yüreğir ilçesinin Kuzey – Doğu kısmının ayrılması ile Buruk, Sofulu, Baklalı, İncirlik, Suluca ve Kürkçüler alt kademe belediyelerinin tüzel kişilikleri sona erdirilerek 22 Mart 2008 tarihinde oluşturulmuş bir ilçedir İsmini ilçenin kuzeyinde bulunan Sarıçam ormanlarından almıştır.

SEYHAN İLÇESİ
Yüzölçümü 420 km2’dir. Seyhan’ın doğusunda Yüreğir, batısında Tarsus, Kuzeyinde Çukurova (Yeni Adana), güneyinde ise Karataş yer almaktadır. İlçenin bulunduğu alan Seyhan Irmağı’nın taşıdığı alüvyonlardan oluşmuştur.

SEYHAN EKONOMİ :
Tahıl türleri arasında en çok buğday, arpa, yulaf ve pirinç yetiştirilir.Sanayi bitkileri arasında pamuk başta gelir. Yağ bitkilerinden pamuk çekirdeği (çiğit) ve yerfıstığı, meyvecilikte turfandacılık ve turunçgiller gelir. Son yıllarda soya üretimine 4/5 ini Adana vermektedir.

Adana Sanayi Odasının 1991 verilerine göre İlde tekstil, deri konfeksiyon, sentetik, elyaf, plastik. Kauçuk ve kimya sanayiine ilişkin toplan 592 adet fabrika ve kuruluş yer almaktadır. Ayrıca orman ürünleri, toprak ürünleri ve bitkisel yağ ve yan ürünlerini işleyen birçok kuruluş yer almaktadır.
SEYHAN TARİHİ
Seyhan ismini mitolojide Adanus’un oğlu Sarus’tan almaktadır. İlçenin tarihi MÖ 3000 yılına dayanmakta olup,Tepebağ höyüğünde yapılan kazılarda tarihi eserlere raslanmıştır.

İlçede Bulunan Eserler
Taşköprü, Bebekli Kilise, Saat Kulesi, Bedestan, Ulu Cami, Yağ Cami, Yeni Cami, Hasanağa Cami(Hasan Kethüda), Kemeraltı Cami, Akça Mescit (Ağca Mescit), Ramazanoğlu Konağı ve Harem Dairesi, Çarşı Hamamı, Irmak Hamamı, Gök Hanı Kapısı, Bahçe Paşa Çeşmesi

TUFANBEYLİ İLÇESİ
Adana’ya 190 km. uzaklıkta yer alan Tufanbeyli İlçesi, yüzölçümü 964 km2’dir. Tufanbeyli, doğuda Kahramanmaraş ili, güney ve güneybatıda Saimbeyli ilçesi, batı, kuzey ve kuzeydoğusunda da kayseri ili ile çevrilidir.

İlin kuzeyinde yer alan ilçe toprakları dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Orta kesimi çukurluk olan ilçe topraklarını Orta Torosların uzantıları olan Tahtalı ve Dibek Dağları engebelendirir.

İlçe orman örtüsü bakımından zengindir. dağlık alanlar göknar, kızılçam, karaçam ve sedir ormanları ile kaplıdır. İlçe topraklarını Seyhan Irmağı’nın kollarından Göksu Irmağı sulamaktadır.

TUFANBEYLİ EKONOMİSİ
Ekime elverişli alanlarının kısıtlı olmasından hayvancılığa dayalıdır. Ekime elverişli alanlarda buğday, şeker pancarı, nohut, arpa ve fasulye yetiştirilir. Hayvancılıkta daha çok kıl keçisi ve koyun yetiştirilir. Dağlık kesimde yaşayanların bir kısmı da ormancılıkla geçinmektedir. İlçe topraklarında çinko ve kurşun-çinko içeren cevher yatakları bulunmaktadır.

TUFANBEYLİ TARİHÇESİ
Yöre, Hititler döneminde önemli bir yerleşim yeri idi. Yöredeki en önemli yerleşim yeri Kummani kenti idi.
İsmi zamanla Komana’ya dönüşen kent Roma döneminde Hieropolis Komana adı ile anılmıştır. Bizans döneminde önemini yitiren yöre Ermenilerin yaşadığı bölgelerden olmuştur.

Osmanlı döneminde Hüketçe ismi ile Adana Vilayetinin Kozan sancağı sınırları içerisinde kalan Haçin (Saimbeyli) kazasına bağlı idi. 28.04.1958’de Saimbeyli’den ayrılarak Mağra adıyla ilçe olmuştur. Daha sonra ismi Kurtuluş savaşında büyük kahramanlıklar gösteren Osman Tufanbey’in adından dolayı Tufanbeyli olmuştur.

İlçede Bulunan Eserler
Şar Harabeleri, Romalılardan kalma Amfi tiyatro ile Bizans kilise kalıntıları bulunmaktadır. Gebze mevkiinde Hititlere ait kaya kabartmalarına rastlanmaktadır.

YUMURTALIK İLÇESİ
Adana merkezine 80 km uzaklıkta olan ilçenin yüzölçümü 501 km2 olup,Yumurtalık, doğu ve güneyde İskenderun Körfezi, güneybatı ve batıda Karataş, kuzeybatıda Yüreğir, kuzeyde Ceyhan, kuzeydoğuda da hatay ili ile çevrilidir.

İlin güneyinde yer alan ilçe toprakları alçak dağlarla kuşatılmış kıyı düzlüklerinden oluşmuştur. İlçenin kuzey ve kuzeydoğusunda doğal sınırı oluşturan Misis tepelerinin yüksekliği ilçe topraklarında 500 m.yi aşmamaktadır. Çukurova’nın güneydoğu kesimini oluşturan kıyı boyunca da dar ve uzun düzlükler bulunmaktadır. Buradaki Portakalş burnu ile ilçenin güney kıyısında bulunan koy, İskenderun Körfezi’ne açılmaktadır. Buradaki tepelik alanlarda da yer yer çam topluluklarına rastlanmaktadır.

YUMURTALIK EKONOMİ
İlçenin ekonomisi tarım, balıkçılık, turizm ve sanayie dayalıdır. İlçe halkı geçimini daha çok tarımdan sağlamaktadır. yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında buğday, pamuk ve arpa gelmektedir. Az miktarda portakal, mandalina, üzüm, yerfıstığı ve soya yetiştirilir. Yumurtalık Körfezindeki dalyanlarda balıkçılık yapıldığı gibi halkın bir bölümü de teknelerle Akdeniz’de de balıkçılık yaparlar.

Yumurtalık Ayas Kalesi
bucağının ndoğusundan geçmektedir. Yumurtalık kıyılarındaki kumsallar ve tatil siteleri de yörenin ekonomisine turizm açısından katkı sağlamaktadır.
İlçe, Ceyhan’a bağlı bir bucak merkezi iken 1959 yılında ilçe olmuştur. Eski adı Ayas olan Yumurtalık’ın tarihi ortaçağlara kadar uzanmaktadır.

İlçede Bulunan Eserler
İlçede Ayas kalesi, Süleyman kulesi ve Markopolo iskelesi bulunmaktadır. Yapılış tarihi konularında kesin bilgi olmamakla beraber Orta Çağda yapıldığı tahmin edilmektedir.

YÜREĞİR İLÇESİ
İlçenin Yüzölçümü 1538 km2 olup Adana’ya 27 km uzaklıktadır. Doğusunda Ceyhan , güneydoğusunda Yumurtalık ,güneyinde Karataş,güney batısında Seyhan, güneybatısında Mersin ili, batısında Seyhan, kuzeybatısında Karaisalı, kuzeyinde de Karaisalı ile İmamoğlu ilçeleri ile çevrilidir.

Yüreğir ilçesi topografik açıdan kuzeyde dağlık, güneyde de ovalık alan
olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. İlçe merkezi ovalık alandadır. İklimi tipik Akdeniz
ikliminin özelliklerini taşır. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.

YÜREĞİR EKONOMİSİ :
Yüreğir ilçesi ülkenin en verimli tarım arazilerine yakın olması sebebiyle geniş bir yerleşim birimi olarak ekonomik hayata katkı sağlamıştır.

Özellikle de verimli tarım arazisine yakın olması ve endüstri ürünlerinin arasında en önemli ürünlerden biri sayılan pamuk ürününün yetiştirilebilirliği, beraberinde tarım arazilerinde pamuk yetiştirme alanlarında yoğunlaşmayı yaratmıştır. Hammaddelerini yakın tarım arazilerinde yetiştirilen pamuk ürününden alan bu ticari işletmeler, tekstil alanında ciddi yatırımlar yaparak üretim güçlerini arttırmışlardır.

YÜREGİR İsmini M.S.1250-1352 Yılları arasında Türk Oğuz boyundan üçoklara ait Yüreğir aşiretinin buraya yerleşmesinden dolayı almıştır.

YÜREGİRDE GÖRÜLECEK YERLER
Yüreğir’in en önemli eseri Ceyhan nehri kıyısında bugün Yakapınarı’nın bulunduğu yerde kurulan Misis Antik Kenti, Roma ve Memluk Döneminde önemini korumuştur. Ceyhan nehri üzerinde IV. yüzyılda Bizans imparatoru Flauius Constantinus tarafından yaptırılan Misis Köprüsü’nün yakınındaki, Roma bazilikası, su kemeri, stadyum, hamam, kervansaray ve mescit görülebilir.

Adana merkez ilçesinden 05.06.1986 tarihinde ayrılarak ayrı bir ilçe olmuştur

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yazaken SeviyeLi YorumLar Yazınız.!